Genelkurmay Başkanlığı Irak'ın kuzeyine yönelik gerçekleştirilen harekatın bugünkü durumu hakkında internet sitesi kanalı ile açıklamada bulundu. İşte yapılan açıklamanın tam metni:
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Irak'ın kuzeyinde icra edilmekte olan sınır ötesi harekatta; 23 Şubat 2008 günü saat 17:00 itibarıyla, bölgenin dört ayrı kesiminde terörist unsurlarla sağlanan temas halen devam etmektedir.
İçerisinde ağır uçaksavar silahlarının da bulunduğu, teröristlere ait çok sayıda silah mevzii tahrip edilmiştir.
Ayrıca, bölgede savunma maksadıyla hazırlanmış tahkimli mevziler tahrip edilmiş; içlerinde bulunan teröristler ise silahlarıyla birlikte etkisiz hale getirilmiştir.
Birliklerin ilerleme istikametinde tespit edilen önemli miktarda uzaktan komutalı el yapımı patlayıcı madde ve mayın, bulundukları yerlerde imha edilmiştir.
Değişik bölgelerde tespit edilen sığınak ve mağara gibi terörist barınma tesisleri; Hava Kuvvetleri uçakları, silahlı helikopterler ve kara ateş destek vasıtalarıyla kullanılamaz hale getirilmiş; tesislerin içerisinde bulunan bol miktardaki mühimmat ile patlayıcı madde stokları tahrip edilmiştir.
23 Şubat 2008 günü devam eden operasyonlarda, uçaklar ve uzun menzilli silah ateşleri sonucu saf dışı bırakılanlar hariç, 35 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bu sonuçlara göre, iki gün içerisinde etkisiz hale getirilen terörist sayısı 79'a ulaşmıştır.
Dünkü çatışmalarda 2 personelimiz şehit olmuştur.
Harekat kararlılıkla sürdürülmektedir.
24 Şubat 2008
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
16
Okunma / Görüntüleme
6452
24 Şubat 2008
24 Åubat 2008
Almanya'da yaşayan Kocaeli doğumlu Uzay Türkmen, kendisini terk eden eşi geri dönmeyince intihar edeceğini internet sitesine yazıp, canına kıydı.
Ailesi Kocaeli'de oturan ve Almanya'da yaşadığı belirtilen Uzay Türkmen (35) isimli şahıs, eşi Sibel Türkmen'in bir süre önce kendisini terk ederek, çocukları Ada'yı da alarak Türkiye'ye gelmesi üzerine bunalıma girdi.
Eşinin geri dönmesi için siboş.com adlı bir site kurup, eşine 'geri dön' çağrıları yapan Uzay Türkmen, karşılık alamayınca kendisine ait bir internet adresinde intihar edeceğine dair bir yazı yazdı. Uzay Türkmen daha sonra intihar etti.
Alman polisi olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Uzay Türkmen'in cenazesinin uçakla doğup büyüdüğü Kocaeli'ye getirileceği ve burada toprağa verileceği öğrenildi.
İHA
Ailesi Kocaeli'de oturan ve Almanya'da yaşadığı belirtilen Uzay Türkmen (35) isimli şahıs, eşi Sibel Türkmen'in bir süre önce kendisini terk ederek, çocukları Ada'yı da alarak Türkiye'ye gelmesi üzerine bunalıma girdi.
Eşinin geri dönmesi için siboş.com adlı bir site kurup, eşine 'geri dön' çağrıları yapan Uzay Türkmen, karşılık alamayınca kendisine ait bir internet adresinde intihar edeceğine dair bir yazı yazdı. Uzay Türkmen daha sonra intihar etti.
Alman polisi olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Uzay Türkmen'in cenazesinin uçakla doğup büyüdüğü Kocaeli'ye getirileceği ve burada toprağa verileceği öğrenildi.
İHA
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu ve yönetim kurulu üyeleri dün Kuzey Irak'ta PKK kamplarına yönelik başlatılan operasyonda şehit düşen Komanda Er İbrahim Gedik'in evine taziye ziyaretinde bulunarak şehit ailesinin acısını paylaştı.
Şehit babası Abdurrahman Gedik ve ailesine başsağlığında bulunmak için yönetim kurulu üyeleri ile birlikte şehit evini ziyaret eden Sadri Şener, baba Gedik ile uzun bir süre sohbet ederek acısını paylaştı. Daha sonra okunan Kuran'ı Kerim'i dinleyen Şener, Şehit Er İbrahim Gedik ve Mehmetçikler için dua etti.
İHA
Şehit babası Abdurrahman Gedik ve ailesine başsağlığında bulunmak için yönetim kurulu üyeleri ile birlikte şehit evini ziyaret eden Sadri Şener, baba Gedik ile uzun bir süre sohbet ederek acısını paylaştı. Daha sonra okunan Kuran'ı Kerim'i dinleyen Şener, Şehit Er İbrahim Gedik ve Mehmetçikler için dua etti.
İHA
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Beşiktaş'ta bir masaj salonunda fuhuş yapıldığı ihbarını alan polis ekipleri, düzenlenen baskında 7'si kadın toplam 9 kişiyi gözaltına aldı.
Edinilen bilgiye göre Etiler Nispetiye Caddesi 28/2 numarada bulunan Loviya isimli masaj salonunda zorla fuhuş yaptırıldığını iddia eden bir kadının ihbarı üzerine polis harekete geçti.
Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışma neticesinde, masaj salonunu işleten B.G. ile İ.A. ve salonda çalıştırılan 7 kadın, fuhuş yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı.
Şahıslar Adli Tıp'ta sağlık kontrolünden geçirildikten sonra, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
İHA
Edinilen bilgiye göre Etiler Nispetiye Caddesi 28/2 numarada bulunan Loviya isimli masaj salonunda zorla fuhuş yaptırıldığını iddia eden bir kadının ihbarı üzerine polis harekete geçti.
Beşiktaş İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı çalışma neticesinde, masaj salonunu işleten B.G. ile İ.A. ve salonda çalıştırılan 7 kadın, fuhuş yaptıkları iddiasıyla gözaltına alındı.
Şahıslar Adli Tıp'ta sağlık kontrolünden geçirildikten sonra, sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.
İHA
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Manisa’nın Sarıgöl İlçesi’ne bağlı Kızılçukur Köyü’nde yaşayan 1 çocuk annesi ve 6 aylık hamile Sultan Koçyiğit (31), geçen 2 Ocak günü Denizli’de çalıştığı Nil tekstil fabrikasına gitmek üzere servise bindi. Araç aşırı hız sonucu kaza yaptı.
İşçilerden Kadriye Şılak öldü, 17 kişi yaralandı. Sultan Koçyiğit’in durumu da ağırdı. "Yaşama şansı yok" denilen ve o tarihte 4 aylık hamile olan Sultan Koçyiğit, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde, 48 günlük komadan önceki gün çıktı. Doktorlar, annenin ve bebeğin sağlığının çok iyi olduğunu söylediler.
PAMUKKALE Üniversitesi Beyin Cerrahı Doç. Dr. Bayram Çırak, Sultan Koçyiğit’in hastaneye getirildiği 2 Ocak günü durumunun çok kötü olduğunu belirterek tedavisi hakkında şunları söyledi:
"Durumu çok ağırdı. Kazada minibüs, yerde sürüklendiği için Koçyiğit’in başı ve vücudunun bir bölümü asfalta değmiş. Bu sürtünme sırasında kafatasının sol tarafı parçalanmış, sol kolu kopmuş, beyni de akıyordu. Vücudunun çok yerinde kırık vardı. İlk önce beyin zarına müdahale ettik. Beynin içinden cam kırıkları ve asfalt parçalarını temizledik. Beyinde ödem oluştu. Genç kadının hamile olduğunu da bilmiyorduk. Tomografisinde hamile olduğunu fark ettik. Tedavi şeklini tamamen değiştirdik. Beyin cerrahları, genel cerrahlar, kadın doğum uzmanları, plastik cerrahlar ve ortopedi uzmanları birlikte çalıştı. Sadece anne için değil, bebek için de hazırlık yaptık."
TABURCU OLACAK
Açılan beyne doku parçası yerleştirildiğini ve kopan kolun yerine dikilemediğini, ancak koptuğu yerdeki yaranın kapatıldığını belirten Doç. Dr. Çırak, sonrasında ise uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gören ve günlerce komada kalan Sultan Koçyiğit’in hayata döndüğünü söyledi. Doç. Dr. Çırak, talihsiz annenin bilincinin açıldığını, 10 gün içinde taburcu edilebileceğini, bebeğinin durumunun da gayet normal olduğunu kaydetti. Şu an 6 aylık olan bebeğin hiçbir şekilde zarar görmemesinin "tamamiyle bir mucize" olduğunu vurgulayan Doç. Çırak, "Basit darbelerde bile hamileler düşük yapıp bebeğini kaybederken, Sultan Koçyiğit’in bebeği ile birlikte bu kadar ağır darbelerden kurtulması gerçekten mucize. Biz, hekimler olarak elimizden geleni yaptık ama mucizeyi yaratan biz değil, Sultan Koçyiğit ile bebeğidir" dedi.
Müjdeli haber, Sultan Koçyiğit’in 11 yıllık eşi 34 yaşındaki Süleyman Koçyiğit ve 8 yaşında kızı Seçil’i mutlu etti. Kızılçukur Köyü İlköğretim Okulu 2’nci sınıf öğrencisi olan Seçil, çok özlediği annesinin iyileşip eve dönmesini istedi. Çiftçi Süleyman Koçyiğit de "Eşimi ve bebeğimi yaşatmayı başaran doktorlara minnettarım. 21 haftalık olan bebeğimizin cinsiyetini de burada öğrendik. Erkek bebek bekliyoruz. İsmini de iyileştiği zaman annesi verecek" dedi.
İşçilerden Kadriye Şılak öldü, 17 kişi yaralandı. Sultan Koçyiğit’in durumu da ağırdı. "Yaşama şansı yok" denilen ve o tarihte 4 aylık hamile olan Sultan Koçyiğit, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde, 48 günlük komadan önceki gün çıktı. Doktorlar, annenin ve bebeğin sağlığının çok iyi olduğunu söylediler.
PAMUKKALE Üniversitesi Beyin Cerrahı Doç. Dr. Bayram Çırak, Sultan Koçyiğit’in hastaneye getirildiği 2 Ocak günü durumunun çok kötü olduğunu belirterek tedavisi hakkında şunları söyledi:
"Durumu çok ağırdı. Kazada minibüs, yerde sürüklendiği için Koçyiğit’in başı ve vücudunun bir bölümü asfalta değmiş. Bu sürtünme sırasında kafatasının sol tarafı parçalanmış, sol kolu kopmuş, beyni de akıyordu. Vücudunun çok yerinde kırık vardı. İlk önce beyin zarına müdahale ettik. Beynin içinden cam kırıkları ve asfalt parçalarını temizledik. Beyinde ödem oluştu. Genç kadının hamile olduğunu da bilmiyorduk. Tomografisinde hamile olduğunu fark ettik. Tedavi şeklini tamamen değiştirdik. Beyin cerrahları, genel cerrahlar, kadın doğum uzmanları, plastik cerrahlar ve ortopedi uzmanları birlikte çalıştı. Sadece anne için değil, bebek için de hazırlık yaptık."
TABURCU OLACAK
Açılan beyne doku parçası yerleştirildiğini ve kopan kolun yerine dikilemediğini, ancak koptuğu yerdeki yaranın kapatıldığını belirten Doç. Dr. Çırak, sonrasında ise uzun süre yoğun bakım ünitesinde tedavi gören ve günlerce komada kalan Sultan Koçyiğit’in hayata döndüğünü söyledi. Doç. Dr. Çırak, talihsiz annenin bilincinin açıldığını, 10 gün içinde taburcu edilebileceğini, bebeğinin durumunun da gayet normal olduğunu kaydetti. Şu an 6 aylık olan bebeğin hiçbir şekilde zarar görmemesinin "tamamiyle bir mucize" olduğunu vurgulayan Doç. Çırak, "Basit darbelerde bile hamileler düşük yapıp bebeğini kaybederken, Sultan Koçyiğit’in bebeği ile birlikte bu kadar ağır darbelerden kurtulması gerçekten mucize. Biz, hekimler olarak elimizden geleni yaptık ama mucizeyi yaratan biz değil, Sultan Koçyiğit ile bebeğidir" dedi.
Müjdeli haber, Sultan Koçyiğit’in 11 yıllık eşi 34 yaşındaki Süleyman Koçyiğit ve 8 yaşında kızı Seçil’i mutlu etti. Kızılçukur Köyü İlköğretim Okulu 2’nci sınıf öğrencisi olan Seçil, çok özlediği annesinin iyileşip eve dönmesini istedi. Çiftçi Süleyman Koçyiğit de "Eşimi ve bebeğimi yaşatmayı başaran doktorlara minnettarım. 21 haftalık olan bebeğimizin cinsiyetini de burada öğrendik. Erkek bebek bekliyoruz. İsmini de iyileştiği zaman annesi verecek" dedi.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
AKP Grup Başkanvekili Bozdağ, Cumhurbaşkanı Gül’ün türbanla ilgili Anayasa değişikliğini onaylarken yaptığı "Kaygıları giderin" uyarısını dikkate alacaklarını belirtti. YÖK’ün ek 17. maddesinde yasak olan kıyafetler sayılacak.
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün, Anayasa paketini onaylarken yaptığı "kaygıları giderin" uyarısı, AKP’yi harekete geçirdi. YÖK’ün ek 17.maddesi, yeni formülle kaleme alınacak ve çene altı tarifi yerine üniversiteye girilmesi yasak olan kıyafetler sayılacak.
KAYGI GİDERİLECEK
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanının "Bazı vatandaşlarımızın endişelerini giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır" uyarısını dikkate alacaklarını söyledi. Bozdağ, Hürriyet’e şu değerlendirmeyi yaptı:
"MHP ile YÖK’ün Ek 17. maddesini düzenlerken, ’muhtemel kaygıları nasıl gideririz, ’ diye düşündük, formül bulmaya çalıştık. Ancak geçmişte buna benzer önerilerin yarattığı sıkıntılar dile getirildi. Biz de bunları dikkate alarak yeni metin hazırlamaya karar verdik. Üniversitelere nasıl girilmeyeceğine ilişkin yasakları tarif etmek, yasama tekniği açısından daha doğru olacak."
AKP’nin üzerinde çalıştığı yeni metinde, "çene altı" ifadesinin çıkarılması, burka, çarşaf ve peçe gibi yasak olan kıyafetlere atıf yapılması bekleniyor. MHP de bu formüle sıcak bakıyor
YENİ BİR FORMÜL
AKP yönetimi, Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerinin kullanımıyla ilgili 14. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı güvencenin "yasalara" taşınmasını da değerlendiriyor. Anayasa’nın bu fıkrasında, "Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasa’yla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasa’da belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz. Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir" deniyor. Bunun, başı açıklara yönelik baskıları ortadan kaldıracağı yorumu yapılıyor.
CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün, Anayasa paketini onaylarken yaptığı "kaygıları giderin" uyarısı, AKP’yi harekete geçirdi. YÖK’ün ek 17.maddesi, yeni formülle kaleme alınacak ve çene altı tarifi yerine üniversiteye girilmesi yasak olan kıyafetler sayılacak.
KAYGI GİDERİLECEK
AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanının "Bazı vatandaşlarımızın endişelerini giderecek düzenlemelerin hayata geçirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır" uyarısını dikkate alacaklarını söyledi. Bozdağ, Hürriyet’e şu değerlendirmeyi yaptı:
"MHP ile YÖK’ün Ek 17. maddesini düzenlerken, ’muhtemel kaygıları nasıl gideririz, ’ diye düşündük, formül bulmaya çalıştık. Ancak geçmişte buna benzer önerilerin yarattığı sıkıntılar dile getirildi. Biz de bunları dikkate alarak yeni metin hazırlamaya karar verdik. Üniversitelere nasıl girilmeyeceğine ilişkin yasakları tarif etmek, yasama tekniği açısından daha doğru olacak."
AKP’nin üzerinde çalıştığı yeni metinde, "çene altı" ifadesinin çıkarılması, burka, çarşaf ve peçe gibi yasak olan kıyafetlere atıf yapılması bekleniyor. MHP de bu formüle sıcak bakıyor
YENİ BİR FORMÜL
AKP yönetimi, Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerinin kullanımıyla ilgili 14. maddesinin ikinci fıkrasında yazılı güvencenin "yasalara" taşınmasını da değerlendiriyor. Anayasa’nın bu fıkrasında, "Anayasa hükümlerinden hiçbiri, Devlete veya kişilere, Anayasa’yla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya Anayasa’da belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde yorumlanamaz. Bu hükümlere aykırı faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir" deniyor. Bunun, başı açıklara yönelik baskıları ortadan kaldıracağı yorumu yapılıyor.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
24 Åubat 2008
Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin milyonlarca YTL’lik bütçeye sahip yan kuruluşu Bel-Pa’nın Genel Müdürü, eski Etimesgut Belediye Başkanı Yalçın Beyaz, sekreteri için terk ettiği imam nikahlı sevgilisinin, kendisinden intikam almak için, bıçak tehdidi ile 500 bin YTL nakit ve 500 bin YTL tutarında senet gasp ettiği iddiasıyla savcılığa başvurdu.
MEMUR maaşıyla sevgilisine, iki ev ile 1 milyon YTL kaptıran Bel-Pa Genel Müdürü Yalçın Beyaz’ın şikayeti, "Ankara’nın İSKİ’si patladı" yorumlarına neden oldu. Şikayet sonrası, Beyaz’ın resmi nikahlı eşi ve dört çocuğu olmasına rağmen, Bengidar Kübra Cengiz ile imam nikahı kıyarak 9 yıl yaşadığı, Cengiz’e iki ev ve kooperatif hisseleri aldığı, eski sekreteri F.Ç. ile de aşk yaşadığı, ondan da iki çocuğu olduğu ortaya çıktı. Beyaz, Emniyet Müdürlüğü Gasp Masası’na verdiği ifadede şunları anlattı:
EŞİM DE BİLİYOR
1999’da tanıştığım Bendigar Cengiz (aile arasında Kübra ismini kullanan) ile imam nikahlı olarak yaşamaya başladım. Bunu, resmi nikahlı eşim ve çocuklarım da bilir. 2004’te Balgat’taki evi Bendigar’a ben aldım.
BIÇAKLA TEHDİT
Nisan 2007’de ayrılmaya karar verdik. Bendigar, ilişkimiz nedeni ile tazminat olarak 500 bin YTL para istedi. Ben de bu paranın çok olduğunu, kendisine ev aldığımı söyledim. Bunun üzerine Bendigar mutfaktan aldığı bir bıçakla bana saldırdı. Tehditle 500 bin YTL’lik borç senedi imzaladım. Ancak bana, "Senetle uğraşamam, paramı hemen getir, yoksa bu evden çıkamazsın" dedi. Cep telefonumdan şoförüm Faruk Özalkan’ı aradım, 500 bin YTL’yi bularak getirmesini istedim. Şoförüm, 100 bin YTL bulabildiğini söyledi. Arkadaşım Emin Genç’ten 400 bin tutarında döviz buldum.
SENEDİ VERMEDİ
Bendigar’a paraları verdiğimi, senedi iade etmesi gerektiğini söyledim. Bendigar da "Senedi vermiyorum, git" dedi. Çok gergin olduğumdan ve kötülük düşünmediğimden evden çıkarak gittim. Bu olaydan dolayı şikayetçi olmadım. Nedeni konumum itibari ile çevremde duyulmasını istemedim.
TEHDİT TELEFONU
30 Eylül 2007’de cep telefonuma tehdit ve küfür mesajı geldi. Gelen telefonu aradım, açan kişi, ’Kübra’nın (Bendigar) kocasıyım benim karımla uğraşma’ dedi, senedi ödememi istedi. O günden beri sürekli tehdit ediliyorum.
ÖLÜM TEHDİTLERİ
Kendisine iyi niyetle vermiş olduğum 500 bin YTL’lik senedimi başkasına veren ve benden zorla 245 bin Euro ve 100 bin YTL parayı alan eski imam nikahlı eşim Bendigar Cengiz’den, telefondan arayan, beni tehdit eden tanımadığım erkek şahıstan, daha sonra özel numaradan arayarak senet tahsili için tehdit eden şahıstan davacı ve şikayetçiyim.
Geçmişte çimento tüccarı olduğum için varlıklıyım
Maaşı 1872 YTL olan Bel-Pa Genel Müdürü Yalçın Beyaz, Hürriyet’in "Bu kadar mal varlığınız var mı, yani hanımefendiye iki ev almışsınız, bir çırpıda 500 bin YTL vermişsiniz" sorusunu şöyle yanıtladı:
"İçişleri Bakanlığı’na verdiğim mal beyanı vardır, belediye başkanlığı yapmadan öncede sonrada verdiğim mal beyanım var. Maaşla alakalı değil yani, belediye başkanı olmadan önce Ankara’nın en büyük demir çimento tüccarıydım, benim 17 tane kamyonum 7 tane volvo TIR’ım vardı. Geçmişten gelen mal varlığım var yani."
Beyaz, gasp iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu savcılık soruşturması devam ederken, olaylarla ilgili olarak "Ufak tefek olaylar oldu, önemsenecek hiç bir şey değil, karşılıklı oturduk çözdük, konu çözüldü yani" dedi.
500 bini Yıldız’a ben verdim güvence olarak da senet aldım
Yalçın Beyaz’ın şikayeti üzerine Bendigar Cengiz, gözaltına alındı ve Gasp Büro Amirliği’nde ifade verdi. Cengiz, suçlamaları kabul etmedi. Cengiz, parayı bir arsa alımı için imam nikahlı kocası Beyaz’a verdiğini, ancak arsayı beğenmediği için almaktan vazgeçtiğini, güvence olarak karşılığında senet aldığını, Beyaz’ın parasını geri vermediğini belirtti. Cengiz, ifadesinde şunları anlattı:
"Suçlamalar tamamen gerçek dışıdır. Melih Gökçek, Beyaz’a arsa komisyon koordinatörlüğü vermiştir. Bu görevinden dolayı benim de arsa sahibi olmam gerektiğini söyledi ve 500 bin YTL istedi. Ziynet eşyalarımı sattım ve ailemden para alarak tamamlayıp verdim. Güvence olarak senet aldım. Sonra arsanın yerini beğenmeyince vazgeçtim. Tam tersi kendisi, benim paramın üzerine yattı. Bana iftira atacağını bilseydim senedi icra yoluyla tahsil ederdim.
Bahse konu mesajları çektiğim doğrudur. Eski sekreteri ile ilişkisi olduğunu öğrendim. Ancak bana benden önce olduğunu ve altı ay önce bu ilişkiyi bitirdiğini söyledi. Bu mesajları çektiğim dönemlerde, eski sekreteri F.Ç. ile ilişkisi olduğunu ve ondan çocuklarının bulunduğunu öğrendim. Ben de bu kızgınlık ve acının etkisiyle bahse konu mesajları yazdım."
İSKİ SKANDALI NASIL ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) Genel Müdürü Ergun Göknel, 1993’te İSKİ’yle iş yapan müteahhitlerden trilyonları bulan rüşvet almakla suçlanmıştı. Skandal, Göknel’in eşi Nurdan Erbuğ’dan boşanıp, kendisinden 26 yaş küçük sekreteri Feray Karvar ile evlenmesiyle patlak vermişti. Nurdan Erbuğ, Göknel’in boşanma karşılığında kendisine 800 bin dolar verdiğini açıklayınca İSKİ’deki para trafiği ortaya çıkmıştı.
Hakkında dava açılan Ergun Göknel, "Toplanan paraların tamamı müteahhitlerin SHP’ye yaptığı bağışlardır. Paralar bana değil, partiye gitti. Bu 800 bin doları Amerika’dan buldum" diyerek kendisini savundu. Göknel ve yardımcısı Ziya Kurtaran ile birlikte mahkum olarak 5 yıl hapis yattı. Cezaevinde bıçaklanan Göknel’i genç eşi de bir süre sonra terk etti. Göknel yaşadıklarını "Ağlayayım mı Güleyim mi, Medya Yargı ve Politikanın İSKİ Sınavı" adlı kitapta topladı.
MEMUR maaşıyla sevgilisine, iki ev ile 1 milyon YTL kaptıran Bel-Pa Genel Müdürü Yalçın Beyaz’ın şikayeti, "Ankara’nın İSKİ’si patladı" yorumlarına neden oldu. Şikayet sonrası, Beyaz’ın resmi nikahlı eşi ve dört çocuğu olmasına rağmen, Bengidar Kübra Cengiz ile imam nikahı kıyarak 9 yıl yaşadığı, Cengiz’e iki ev ve kooperatif hisseleri aldığı, eski sekreteri F.Ç. ile de aşk yaşadığı, ondan da iki çocuğu olduğu ortaya çıktı. Beyaz, Emniyet Müdürlüğü Gasp Masası’na verdiği ifadede şunları anlattı:
EŞİM DE BİLİYOR
1999’da tanıştığım Bendigar Cengiz (aile arasında Kübra ismini kullanan) ile imam nikahlı olarak yaşamaya başladım. Bunu, resmi nikahlı eşim ve çocuklarım da bilir. 2004’te Balgat’taki evi Bendigar’a ben aldım.
BIÇAKLA TEHDİT
Nisan 2007’de ayrılmaya karar verdik. Bendigar, ilişkimiz nedeni ile tazminat olarak 500 bin YTL para istedi. Ben de bu paranın çok olduğunu, kendisine ev aldığımı söyledim. Bunun üzerine Bendigar mutfaktan aldığı bir bıçakla bana saldırdı. Tehditle 500 bin YTL’lik borç senedi imzaladım. Ancak bana, "Senetle uğraşamam, paramı hemen getir, yoksa bu evden çıkamazsın" dedi. Cep telefonumdan şoförüm Faruk Özalkan’ı aradım, 500 bin YTL’yi bularak getirmesini istedim. Şoförüm, 100 bin YTL bulabildiğini söyledi. Arkadaşım Emin Genç’ten 400 bin tutarında döviz buldum.
SENEDİ VERMEDİ
Bendigar’a paraları verdiğimi, senedi iade etmesi gerektiğini söyledim. Bendigar da "Senedi vermiyorum, git" dedi. Çok gergin olduğumdan ve kötülük düşünmediğimden evden çıkarak gittim. Bu olaydan dolayı şikayetçi olmadım. Nedeni konumum itibari ile çevremde duyulmasını istemedim.
TEHDİT TELEFONU
30 Eylül 2007’de cep telefonuma tehdit ve küfür mesajı geldi. Gelen telefonu aradım, açan kişi, ’Kübra’nın (Bendigar) kocasıyım benim karımla uğraşma’ dedi, senedi ödememi istedi. O günden beri sürekli tehdit ediliyorum.
ÖLÜM TEHDİTLERİ
Kendisine iyi niyetle vermiş olduğum 500 bin YTL’lik senedimi başkasına veren ve benden zorla 245 bin Euro ve 100 bin YTL parayı alan eski imam nikahlı eşim Bendigar Cengiz’den, telefondan arayan, beni tehdit eden tanımadığım erkek şahıstan, daha sonra özel numaradan arayarak senet tahsili için tehdit eden şahıstan davacı ve şikayetçiyim.
Geçmişte çimento tüccarı olduğum için varlıklıyım
Maaşı 1872 YTL olan Bel-Pa Genel Müdürü Yalçın Beyaz, Hürriyet’in "Bu kadar mal varlığınız var mı, yani hanımefendiye iki ev almışsınız, bir çırpıda 500 bin YTL vermişsiniz" sorusunu şöyle yanıtladı:
"İçişleri Bakanlığı’na verdiğim mal beyanı vardır, belediye başkanlığı yapmadan öncede sonrada verdiğim mal beyanım var. Maaşla alakalı değil yani, belediye başkanı olmadan önce Ankara’nın en büyük demir çimento tüccarıydım, benim 17 tane kamyonum 7 tane volvo TIR’ım vardı. Geçmişten gelen mal varlığım var yani."
Beyaz, gasp iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu savcılık soruşturması devam ederken, olaylarla ilgili olarak "Ufak tefek olaylar oldu, önemsenecek hiç bir şey değil, karşılıklı oturduk çözdük, konu çözüldü yani" dedi.
500 bini Yıldız’a ben verdim güvence olarak da senet aldım
Yalçın Beyaz’ın şikayeti üzerine Bendigar Cengiz, gözaltına alındı ve Gasp Büro Amirliği’nde ifade verdi. Cengiz, suçlamaları kabul etmedi. Cengiz, parayı bir arsa alımı için imam nikahlı kocası Beyaz’a verdiğini, ancak arsayı beğenmediği için almaktan vazgeçtiğini, güvence olarak karşılığında senet aldığını, Beyaz’ın parasını geri vermediğini belirtti. Cengiz, ifadesinde şunları anlattı:
"Suçlamalar tamamen gerçek dışıdır. Melih Gökçek, Beyaz’a arsa komisyon koordinatörlüğü vermiştir. Bu görevinden dolayı benim de arsa sahibi olmam gerektiğini söyledi ve 500 bin YTL istedi. Ziynet eşyalarımı sattım ve ailemden para alarak tamamlayıp verdim. Güvence olarak senet aldım. Sonra arsanın yerini beğenmeyince vazgeçtim. Tam tersi kendisi, benim paramın üzerine yattı. Bana iftira atacağını bilseydim senedi icra yoluyla tahsil ederdim.
Bahse konu mesajları çektiğim doğrudur. Eski sekreteri ile ilişkisi olduğunu öğrendim. Ancak bana benden önce olduğunu ve altı ay önce bu ilişkiyi bitirdiğini söyledi. Bu mesajları çektiğim dönemlerde, eski sekreteri F.Ç. ile ilişkisi olduğunu ve ondan çocuklarının bulunduğunu öğrendim. Ben de bu kızgınlık ve acının etkisiyle bahse konu mesajları yazdım."
İSKİ SKANDALI NASIL ORTAYA ÇIKTI
İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) Genel Müdürü Ergun Göknel, 1993’te İSKİ’yle iş yapan müteahhitlerden trilyonları bulan rüşvet almakla suçlanmıştı. Skandal, Göknel’in eşi Nurdan Erbuğ’dan boşanıp, kendisinden 26 yaş küçük sekreteri Feray Karvar ile evlenmesiyle patlak vermişti. Nurdan Erbuğ, Göknel’in boşanma karşılığında kendisine 800 bin dolar verdiğini açıklayınca İSKİ’deki para trafiği ortaya çıkmıştı.
Hakkında dava açılan Ergun Göknel, "Toplanan paraların tamamı müteahhitlerin SHP’ye yaptığı bağışlardır. Paralar bana değil, partiye gitti. Bu 800 bin doları Amerika’dan buldum" diyerek kendisini savundu. Göknel ve yardımcısı Ziya Kurtaran ile birlikte mahkum olarak 5 yıl hapis yattı. Cezaevinde bıçaklanan Göknel’i genç eşi de bir süre sonra terk etti. Göknel yaşadıklarını "Ağlayayım mı Güleyim mi, Medya Yargı ve Politikanın İSKİ Sınavı" adlı kitapta topladı.
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)
Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Konuyu Okuyanlar: 8 Ziyaretçi