aslıcan yazdı:arkadaşlar ben birşeyi merak ediyorum bazı insanlar zöhre anaya karşı neden bu kadar tepkililer?
yani inanmamak ayrı bişey bu kadar tepki göstermek ayrı birşey
bir çok yerde zöhre anayı sevenler kadar sevmeyen ve kötüleyen insdanlarla karşılaşıyorum.
sizlerin zöhre anaya karşı(bana göre)abartılı sevginize ne kadar şaşırıyorsam bu kadar abartılı tepkili olunmasına da o denli şaşırıyorum.
bir çok insan tıpkı benim gibi tanımıyor ama çok tepkili bunun sebebi ne olabilirki ben anlam veremiyorum.
tanımamak inanmamak normal ama tanımadıgın halde bu kadar tepkili önyargılı olmak hakarete varan sözler söylemek niye anlamıyorum.
kime ne yapmış olabilirki yada bu insanlar benim sizin bilmediğiniz ne biliyorlar zöhre ana hakkında cidden merak ediyorum.sizin bir fikriniz varmı?
Sevgili Aslıcan kardeşim,
Zöhre Ana’ya olan sevgimizi abartılı bulduğunu yazmışsın. Hakka olan aşk hiçbir zaman abartı olarak tanımlanmamalıdır. Olsa olsa Hak aşkıyla coşmak, ya da yanıp tutuşmak olarak tanımlanabilir. Bizler de Zöhre Ana’nın ilmi, ışığı ve kerametleriyle aşka gelip coşuyoruz. Ve bu coşkuyla da O’nun yolunu en iyi bir şekilde insanlara anlatmaya çalışıyoruz. Bizim bu sevgimiz Ana’yı gerçek anlamıyla tanımayanlara abartı olarak gelebilir. Ancak bizim için çok doğal olmakla birlikte, hatta yetersiz bile kaldığını söyleyebiliriz.
Sevgili canlar,
Leyla ile Mecnun’un, Ferhat ile Şirin’in aşkını bilmeyeniniz yoktur. Bu mübareklerin hakka olan sevgi ve aşklarına bakalım. Acaba bizim sevgimiz ne kadar abartılıymış görelim.
Genelde çoğu insanlar Leyla ile Mecnun’u, Ferhat ile Şirin’i ] halk ]aşığı olarak bilirler. Ancak bizler Zöhre Ana’dan öğrendik ki bu mübarekler aslında birer ]Hak ]aşığı’dırlar . Ve her biri birer evliyadır.
Onların birbirlerine olan aşkları iki karşı cinsin birbirine karşı şehvet içeren şeklinde aşkları değildir. Onların aşkları tamamen mübareklerin birbirlerinin sıfatlarında hakkın sıfatlarını görmesidir. O mübarekler birbirlerinin cemaline bakınca Ali’nin cemalini gördükleri için Ali’nin aşkıyla kendilerinden geçmişlerdir. Ve birbirlerine Ali’nin aşkıyla koparılamaz bir bağla bağlanmışlardır.
O mübarekler bu aşk karşısında çöllere düşmüşler. İşkenceler çekmişler. Dağları delmişlerdir. Ayrılıklar yaşayıp hasret çekmişlerdir.
Şimdi bu hak aşkıyla yapılanlar abartımıdır? Hayır. Tamamen Ali’ye duyulan aşk ve bağlılıktır.
İşte bugün de Ali Zöhre Ana’dır. Peki ona sevgi besleyenler Zöhre Ana için ne yapmışlardır. Kendi çabalarınca bir parça olsun Onun yolunu savunmaya çalışmışlardır. Acaba abartı bunun neresinde?
Sevgili Aslıcan kardeşim,
Zöhre Ana’ya gelen abartılı tepkiler konusunda sonuna kadar haklısın. Bunu anlamak için Yezit’in İmam Hüseyin’e yaptığı zulmü anlamak yeterlidir. Yezit’in bunu tamamen yapmasındaki en büyük sebep çıkar, para, mevki, şan, şöhret hırsı, ve de Allah Muhammed Ali yoluna duyduğu düşmanlıkdır.
İşte bugün ki Yezit’lik de tamamen kendini pis nefis olarak göstermektedir. Yezit’i başka yerde aramaya gerek yok. Bu Zöhre Ana’ya atıp tutanlar tamamen pis nefislerinin, yani çıkar, para, mal, mülk, mevki şan, şöhret hırsına kapılmış olmalarının sonucudur. Gözlerine adeta bir perde inmişçesine bir Allah elçisine olmadık hakaret ve düşmanlıklar yapmaktadırlar.
Bu tür insanlar kanı bozuk insanlardır. Çünkü gerçek inanan alevi insanları Pirleri ve Evliyaları her yerde görür, onlara hörmet ve hizmet ederler. Onlara her türlü sevgi ve saygıyı göstermeye çalışırlar. Ve yalnız onların yolundan giderler. Çünkü bu asil davranış yapı olarak onların asil kanlarında vardır .
Zöhre Ana’ya düşmanlık besleyenler, bence geçmişini yeniden araştırıp damarlarındaki kana başka bir kan karışmış mı? diye bir bakması lazım.