You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zöhre Ana'yı Bilmek

Zöhre Ana'yı Bilmek

Posting Freak
Zöhre Ana'yı Bilmek
Sevgili Canlar,
] Bu başlık altında Zöhre Ana’yı ziyaret edenlerin kalben nasıl bir tutum içinde olması gerektiğini anlatmaya çalışacağız.
] Böylelikle İnsanların ben Zöhre Ana’ya gittim göremedim, Benim tanıdıklarım Zöhre Ana’ya gitmiş bir keramet görememişler şeklindeki gereksiz eleştirilerine de bir cevap verip açıklık getirmiş olacağız…
] Lütfen herkes kendinden ve çevresinden örnekler vererek yaşadıkları tecrübelerini anlatsınlar…

Sevgili Canlar,
Evliyalar Allah’ın birer vekilleridir. Bu nedenledir ki her şeyden haberdardırlar onlar. İnsanlara ait bütün sırları bilirler. Her insanın ne zaman nerde ne düşündüklerini bilirler. Her insanın her hareketini görüp gözetirler. Kendine gelen insanların, gelecek olan insanların, inanan insanların , inanmayan insanların her türlü niyetlerini anlar ve bilirler…

Allah kadehlerini içen arifler sırları bilirler; fakat örterler. ( Mevlana )

Pir’in eli kısa değildir; kapısında bulunmayanlara da erişir. Onun eli Allah’ın kudretli eli sayılır. ( Mevlana )

Ve yine Evliyalar kendine gelen insanlara, Hak’tan geldiklerini, boş olmadıklarını, yalan olmadıklarını göstermek için bazı kerametler gösterirler.

Can gözü açık olan Pir, aklı kıt olana göstermek için, akılla anlaşılan inciyi gözle görülür bir hale getirdi. ( Mevlana )

Ancak evliyanın bu kerametlerini görmek isteyen insanların kalben hangi niyetle ve de aklen hangi düşünceyle pir kapısına gittikleri çok önemlidir.
Yani gerçekten saygı duyarak, önyargısız, içinde kötü bir niyet olmadan Allah’tan hayırlısını dileyerek mi gitmiş, yoksa tamamen önyargılı, kötü niyetli, sırf gittim gördüm ancak hiçbir kerametini görmedim demek için mi gitmiş bunlar çok önemlidir.

Çünkü orası normal bir kapı değil hak kapısıdır. Oraya boş giden dolu döner. Ancak bunun için niyet çok önemlidir. Hele özellikle bir de hak aşkı içinde gidilirse işte o zaman o pir kapısı o insana cennet olur…

Evet sevgili canlar bu kadarlık bir açıklamadan sonra gelelim Pir Zöhre Ana’nın huzuruna giderken kalben nasıl bir tutum içinde olmamız gerektiğine.

“Daha evinizin kapısından çıkarken sizin ne niyetle geldiğinizi bilirim ben.” ( Zöhre Ana )

Her şeyden önce Zöhre Ana’yı ziyaret etmek isteyen insanların büyük bir saygı içerisinde, daha evinin eşiğinden adımını atar atmaz Allah’tan hayırlısını dileyerek, dileğini tutup, özünüde hakka bağlayıp, bütün içindeki önyargılardan sıyrılıp öyle gitmesi ve de Zöhre Ana’nın huzuruna çıkana kadar da bu saygılı tutumunu koruması gerekir. Zöhre Ana’yı tanımıyor olabilirsiniz, inanmıyabilirsiniz, bunlar hiç önemli değildir. Önemli olan saygı duyarak edepli bir tutum içerisinde ziyaretini yapıp tamamlamaktır.

Çünkü insanlar bir evliyayı nasıl görmek isterse, evliyalar kendilerini insanlara o şekil gösterir. Evliyalar, İnsanlara kendilerini görmek istediği derecede gösterirler.

“Allah insanlara gitmek istediği yola göre, onların yollarını açık tutar” ( Zöhre Ana )

Yani bir insanın Zöhre Ana’yı görmeye niyeti yoksa Zöhre Ana o insanlara kendini göstermek için hiçbir çaba göstermez…

Ancak bir insan Zöhre Ana’yı görüp tanımak isterse, o niyetle Zöhre Ana kapısına giderse Zöhre Ana bir şekilde sebep gösterip, bir şekilde kerametini o kişiye gösterip evliyalığını ispat eder…

Hele o insan Zöhre Ana’ya inanan bir insan ise, içinde Zöhre Ana’ya karşı bir aşk taşıyorsa işte o zaman Zöhre Ana’nın daha büyük sırlarını keşfeder…

“Ben şuyum veya buyum diye bir şey söylemiyorum. İnsanlar beni nasıl görüyorlarsa ben oyum.” ( Zöhre Ana )

] Dolayısıyla Gelen insan Zöhre Ana’yı bir hiç olarak görüyorsa saygı duymuyorsa, ön yargılı yaklaşıyorsa Zöhre Ana’nın o kişiye vereceği de kocaman bir hiçdir. Onun için gelip de ben hiçbir kerametini görmedim diyen insanların hiçbir şey görememesi bundandır. Yani o insanın bir şey görememesi kendi körlüğündendir, körelmiş kalbindendir…

Zöhre Ana’dan şifa görmek isteyen insanların şifa görebilmeleri veya görememeleri tamamen kendi ellerindendir. Zorla kimseye Zöhre Ana bir şey vermez. Ve yine kendini hiç kimseye zorla ispatlamak gibi bir çaba içine girmez. Nasıl ki Allah elinde gücü olduğu halde bir sürü inanmayan kafirleri kendine inandırmak gibi bir çaba içine girmiyorsa bu durum Allah elçileri olan evliyalar için de geçerlidir. Evliyalar inanmıyan insanlar için değil, inanıp Hak yolunda gitemye çalışan insanlara yol göstermek için çaba gösterirler. İnanıp inanmamak insanın kendi hür iradesine kalmış bir şeydir.

“Bir testiyi bir pınarın başına koysan kendiliğinden dolar mı hiç?” ( Mevlana )

Zöhre Ana’dan bir şeyler almak isteyen insanların bunu önce kendilerinin istemesi lazım. Önce kendilerinin bir çaba göstermesi lazımdır…

Ben kendimden bir örnek vereyim. Mesela ben bazı zaman İstanbul’dan Zöhre Ana’ya gittiğimde Zöhre Ana o zaman bir şehir dışında türbe ziyaretinde olabiliyor. Ve o gün Zöhre Ana olmadığı için ziyaretçi almıyacak deniliyor. Ancak birkaç saat sonra haber geliyor ki Zöhre Ana bugün döndü ziyaretçi alacak deniyor. Böylelikler Zöhre Ana’yı görüyordum. Bazı zaman ise gittiğimde inançlı olmama rağmen ben de göremiyorum.

Bu çok kere başıma geldi. Kendi kendime bunun analizini yaptığım zaman şu sonucun farkına vardım. Evden çıkarken içimde Zöhre Ana’ya karşı bir aşk duyarak, Zöhre Ana’yı görmeyi çok isteyerek gittiğim zaman ne olursa olsun Zöhre Ana’yı bir şekilde görüyordum. Ancak evden çıkarken kafam tamamen dünya işleri ile meşgul bir şekilde gittiğim zaman, içim de o sıcaklığın yerini soğuk bir düşünceye terk ettiğim zamanlar Zöhre Ana’yı kesinlikle görmek kısmet olmuyordu…

Aynı şekilde Zöhre Ana’dan şifa alırken de büyük bir aşkla gittiğim zaman şifasını o anda orda görmüşümdür. Ancak içim soğuk bir şekilde gittiğim zamanlar şifasını bir zaman sonra görmüşümdür.

[COLOR=darkorchidZöhre Ana'dan bir şey dilerken, mutlaka hayırlıysa olsun diye niyet ederim. Nitekim Zöhre Ana'ya dilek tutup da gerçekleşmeyen dileklerim de var. Ancak bir zaman sonra gördüm ki bu yerine gelmeyen dileklerim hakkımda hayırlı olmayan, İyi ki de olmamış dediğim dileklerimdi.

] Bunun içindir ki Hiç kimse Zöhre Ana’dan ben bir şey görmedim diye yaygara koparmasın. Önce kendi niyetini bir gözden geçirip önce kendine bir çekidüzen versin. Çünkü Zöhre Ana kimin ne için kendine geldiğini çok iyi bilir. O yüzden de insanlara niyetlerine göre yaklaşır ve kendini gösterir.

Önce insanlar özünde varsa sevgisini, saygısını, ve de inancını Zöhre Ana’ya göstersinler ki, Zöhre Ana dan da bir şeyler görebilsinler...

Bilinmelidir ki, hiçbir zaman Hak kapısına sıradan bir kapıya gider gibi gidilmez. Vardığın O kapı bir Hak kapısı ise, Hakka olan saygını göstereceksin ki, O kapılar da sana daima sonuna kadar açık kalsın...

Zöhre Ana'ya inananlarla inanmayanların o kapıda aynı derecede bir karşılık alması sizce ne kadar adil olur? Allah'ın adaletine ne kadar yakışır?
Mustafa dediler benim adıma
Bir sıfatı Ali bindi atıma
Şimdi de ZÖHRE ANA geldi sıfata
Duyulsun şanımız Yüce Allah' a

(PİR ZÖHRE ANA)
Son Düzenleme: 08/02/2009, 22:35, Düzenleyen: adgan.
Posting Freak
Zöhre Ana'yı Bilmek
Çok güzel ve yerinde bir paylaşım. Sevgili adgan cana çok teşekkür ederim.
Ben de İzmirli canlarla sık sık dile getirdiğimiz şu düşünceyi paylaşmak istiyorum.
Zöhre Ana bir hazinedir, o hazineden kürekle değil yürekle alabilrsiniz.
Zöhre Ana'yı görmek, tanımak, anlamak ve yaşamak için önce niyet sonra da temiz bir yürek gerekir.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.