Zöhre Ana'nın Hz.Ali ve Atatürk'le Fotoğrağları...
HfcMEN yazdı:Bu foruma kayıt olmamın nedeni burda bulunanlara akıl falan vermek değil.Her neyse ben devam edeyim ben zöhre ananın bulunduğu yere gittim her nekadar gitmek istemesem bile ve içeriye girmeden önce gördüğüm şey karşısında şaşırıp kaldım gördüğüm şey bir tarafta ismini zikrederken bile tüylerimi diken diken eden HZ.ALİ bir taraftada yaşadığımız toprakları bizden öncekilere ve bize sunan yüce önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ve ortasındada kendisini bu iki yüce insanla bir tutan benim için sıradan bir kişi.Sadece dışardaki resimi görerek bile bazı şeyleri anlamak mümkün ama akıl yıkamak hiçte zor bir şey değil sizleri suçlamıyorum. 54 55 senelik geçmişi olup 29 sene önce yaşadığı bir olayla kendini pir diye tanıyan ve insanlara tanıtan birine inanmak HZ.ALİ'ye, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'e, PİR SULTAN ABDAL'a HACI BEKTAŞ-I VELİ'ye saygısızlık ve onları hiç olarak görmekten başka bir şey değildir... İNANCINIZI TEKRAR SORGULAYIN...
Arkadaşımızın kafası karışmış anlaşılan.
Sorun değil, anlatırız, aydınlatırız:
1. Pir olmak için hangi yüzyılda yaşamak gerekiyor?
2. O yüce Pir Hz.Ali de bazı insanlara sıradan bir insan geliyor, Mustafa Kemal Atatürk de. Ama bu insanların bu şekilde düşünmeleri bana göre "tamamen bilgisizlik ve yalan bir tarihle beslenmelerinden" ileri geldiği için ben gülüp geçiyorum. Yani senin için Zöhre Ana sıradan bir insan olabilir ama bizim için bir Pir gerçek bir evliyadır. Atatürk'ün ve Ali'nin sesidir.
3. Sorgulamadan inanılmaz. Sorguladıktan sonra ise dönüş olmaz. Biz sorguladık ve inandık sen merak etme.
Şimdi söyle bakalım,
sen olsan;
Aleviliği Hz.Ali'den uzaklaştıran onu inançsız ibadetsiz bir yol haline getimeye çalışan zihniyete mi inanırsın yoksa,
30 senedir durup dinlenmeden insanlara Muhammed Ali yolunu, inanç ve ibadetlerimizin aslını anlatan Zöhre Ana'ya mı?
sen olsan;
Diyanetten nemalanmaya Aleviliği İslama yamamaya çalışan yobaz zihniyete mi inanırsın yoksa,
30 senedir bunlarla mücadele eden insanları aydınlatan Zöhre ANa'ya mı?
sen olsan,
türbe başlarında eğlencelerle siyasi propagandalar yapan, alevi toplumunu bir taraftan ateizme bir taraftan da alabildiğince şeriata yamamaya çalışan ve pirlerin isimlerini kullanarak örgütleneceğiz diye birbirlerini yiyen dernek vakıflara mı yoksa;
30 yıldır tek siyaseti Mustafa Kemal olan ve hiç kimseye yaranmadan her tür baskıya göğüs gerip tek başına Muhammed Ali sancağını taşıyan gerçek Pir Zöhre Ana'ya mı inanırsın?
sen olsan,
semahı barlarda, düğünlerde oyuncak haline getiren, semah kurslarını gençlerin kız erkek arkadaş bulduğu ortamlar haline döndüren, cem gibi kutsal bir ibadette dem diye rakı bardakları tokuşturan, tv lerde haremlık selamlık göstermelik cem ibadeti yapan, deyişleri türkü barlarda meze niyetine kullanan, Pir Sultanı, Karacaoğlanı, derisi yüzülen Nesimiyi sıradan bir halk ozanı olarak gören zihniyete mi inanırsın yoksa;
Semahı
"evliyanın Hak aşkıyla coşup, kolunu kanadını çırparak uğunması ve Kırklar katında en büyük ibadetten biri" olarak tanımlayan, semahın hem bedenen hem de ruhen temiz bir şekilde sadece cemlerde dönülmesi, cemlerin ise asla içkiyle değil Pirin önderliğinde Hak aşkıyla yürütülmesi gerektiğini savunan, ve bu yolun ne hadislerle, ne tabletlerle, ne kuranı kerimlerle sadece ve sadece Haktan gelen Pirler vasıtasıyla yürüdüğünü söyleyen, batın ve zahir alemininin sahipleri o yüce Pirlerin türbelerinin asla içkiye ,siyasete alet etmememiz gerektiğini öğütleyen Zöhre Ana'ya mı?
sen olsan,
İnançlarını satmak uğruna ALeviliği yozlaştıran, tek dertleri ceplerini doldurmak, siyasi rant elde etmek olan avrupa kökenli aleviciklere mi inanırsın yoksa;
Tek derdi Muhammed Ali yolu olan, yaptığı binayı insanlığın hizmetine sunan, yoksullara yardım eden, çocukları okutan, burslar veren, onlara yol gösteren, tiyatro, halk oyunları saz kursları gibi sosyal faaliyetlere öncülük eden ve destek veren, lokmalar pişirip gelen insanlara karşılıksız yediren, ihtiyacı olanların cenaze hizmetlerini, morg hizmetlerini, kurban hizmetlerini gördüren, her sene Türkiye ve dünyadaki çeşitli türbelere toplu olarak ziyaretler düzenleyip, gittiği her yerde "Ali" diye haykıran gerçek Pir, Pir Zöhre ANa'ya mı,
sen olsan,
hayatlarında bir dikili fidanı olmayan, yolumuzu yozlaştırmaktan başka hiçbir işe yaramayan insanların mı peşinden gidersin yoksa,
Bir elmadan can veren, dermansız dertlere derman olan, lokman hekim pir Zöhre Ana'nın mı?
Şimdi iki yolun var arkadaşım:
ya
Yazılanları kulak ardı edip bilgisiz ve ön yargılı bir insan olarak hayatına devam edersin,
ya da
bunları duyduktan sonra bir kez daha gidip bir de bunları Zöhre Ana'ya sorup kendi ağzından dinlersin.
Aşkı hürmet ile...
[size=7]"Benim Testim Kerbela Suyudur..."[/size]
[size=7]Zöhre Ana[/size]