You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Zina, Tecavüz ve Müftü

Zina, Tecavüz ve Müftü

Administrator
Zina, Tecavüz ve Müftü
Her sabah; en kötüsünü dün gördük, duyduk, yaşadık; bu gün daha kötü ne görebiliriz ne duyabiliriz ne yaşayabiliriz ki diyerek başlıyorum. Fakat benim müstesna iyi niyetim ağzının payını alıp köşesine çekiliyor her seferinde. Mesela dün 3 kişi öldürüldüyse ertesinde 5 kişi öldürülüyor ya da dün 3 suçlu aklanıyorsa ertesinde 5 suçlu aklanıyor ya da dün biri çocuk istismarı suçuna rağmen serbest bırakılıyorsa ertesinde bir başkası bebek tecavüzünü aklamaya kalkıyor. Yani bu ülkede insan olarak kalmayı başarabilmiş kişiler için her sabah bir öncekinden daha karanlık daha boktan daha acı daha adaletsiz daha suçlu daha kanlı daha berbat başlıyor.

2008 yılında, 14 yaşında bir çocuğa cinsel tacizde bulunma suçuyla tutuklanan Hüseyin Üzmez geçtiğimiz günlerde prostat rahatsızlığı ve psikolojik nedenlerden/bahanelerden dolayı tahliye edildi. Şu kısacık cümlenin içindeki trajediyi görebiliyor musunuz? 14 yaşında bir çocuk taciz ediliyor ve suçlu, sağlık adı altındaki sebeplerle özgürlüğüne kavuşturuluyor. Hakkında sayfalarca yazmaya gerek var mı?

Bu olay dünlerden bir düne ait ki dünlerde kalan taciz ve tecavüz vakalarını ve o vakalar sonucunda "Rızası vardı" "Tahrik etmişti" vs. bahanelerle adaletten dönenleri uç uca eklesek gezegene tur bindiririz.

Gelelim bugüne. Samsun müftüsü (İsmini yazmayacağım çünkü bir değil bin değil, sapkınlık modası bireylere indirgenebilecek sınırı çoktan aştı artık koca bir zihniyet söz konusu) zina ile bebek tecavüzünü birbirine eş tutup akıl donduran açıklamalar yaptı. (Donan akıllar bizimdir donmayan akılların varlığına inanmak istemiyorum ama varlar)
Zina nedir kuzum, hadi üstüne azıcık düşünelim? İki insan var ve birbirleriyle sevişmek istiyorlar kendi bedenleri ile ilgili karar verebilmek istiyorlar ama birileri çıkıp sevişmek kadar masum/normal bir olayı zina etiketiyle karalayıp tecavüzle aynı düzleme yerleştiriyor. Bak tekrar yazıyorum. İki birey iki beden var ve birbirleriyle sevişme kararı verebilecek biyolojik yaşa gelmişler. Öyle ya birilerinin her fırsatta sömrdüğü Allah, insanları kendi kararlarını veremeyecek kadar aciz yaratmış olamaz değil mi? Kafatasının içinde beyin taşıyan her kişi kendine az çok doğru ve yanlış çizgiler çizebilecek güçtedir. Yanılıyor muyum yoksa? Yoksa acziyet içinde miyiz, bu yüzden mi birileri sürekli olarak ne yapmamız gerektiğini söylüyor bize? İyiyi kötüyü ayıramıyor muyuz, günahkar olup olmama kararı bize ait değil mi? Sırat köprüsünden geçerken açılın ben erk sahibiyim siz Sırat'tan geçmeyi beceremezsiniz ben geçireyim mi diyecekler? NE? Nedir bu yatak odalarına kadar uzanan diller? Nedir bu sürekli olarak ahlakımızı namusumuzu sevabımızı günahımızı kontrol altında tutma dayatması? Nedir bu gündem içinde gündem yaratma çabalarına alet edilen cinsel konular? Nedir senin bedenin ama benim kararım dayatmaları?! Bunları da geçtim bebek tecavüzlerini sevişmek eylemiyle kıyaslayacak kadar mı çıktınız zıvanadan? (Yazılarda din iman konularına girme sebebim herkese anladığı dilden konuşma gayretindendir. Başka türlü olmuyor anlatamıyorum derdimi, anlamıyorlar da diyebiliriz tabi ama demiyoruz.)

Daha da kötüsü bazı anne veya anne adaylarının da bu söylemlere destek vermesi. Hangisine üzüleceğini hangisine daha çok kızacağını şaşırıyor insan. Nefretten ölmek diye bir şey olsaydı çoktan ölürdüm galiba.

Bu açıklamaları yaptıran ruh halini düşünüyorum (ki düşünmemek için bir ilaç ya da cerrahi müdahale olsaydı hiç tereddüt etmez dalardım.) ama çıkamıyorum içinden. Mesela bu adamlardan biri benim babam amcam dayım kardeşim falan olsaydı? Düşünsene baban bebek tecavüzlerini aklamaya çalışıyor, amcan sevişmekle tecavüzü bir tutuyor! Ya da düşünmeyin, hiç kimse bu kadar kötüsünü hak etmiyor çünkü.

Buradan henüz akıl sağlığını kaybetmemiş anne ve babalara sesleniyorum, çocuklarınıza her zamankinden daha fazla dikkat edin. Çünkü bu zihniyet artık her yerde. O kadar çoklar o kadar iğrençler o kadar güçlüler ki! Dışarıda ilk fırsatta çocukların ırzına geçmek veya öldürmek için bekleyen zincirini koparmış bir kitle var! Bu günler elbette geçecek ama geçene kadar ne yapıp ne edip çocuklarınızı koruyun.

Not olarak; bu açıklamayı kusan müftü daha öncesinde de çocuklara isim olarak verilen bağzı kelimeleri sakıncalı ilan etmiş ve sağolsun "İsim her dilden olabilir. Yeter ki anlamı güzel olsun, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmasın.'' diyerek lütuf göstermişti.

Bu kadar değil tabii. Bir de kadın kadına horon mevzusuna dil atmışlığı var ki evlere şenlik. Müftü amcamız "Yanınızdaki kardeşiniz bile olsa kadınlı erkekli el ele tutuşup horon oynayamazsınız. Kadınların kendi aralarında horon oynamalarının İslam'a göre hiçbir sakıncası yoktur. Kendi aralarında oynarlar, kendileri izlerler. Samsun Müftüsü olarak ben bile izleyemem kadınların o horonunu. Siz hiç izleyemezsiniz. Demek ki kadın oynayacak kadınlar izleyecek. Erkek oynayacak, kadın - erkek izleyecek. Kadın erkek karışık şekilde oyun oynamak İslam'a göre haramdır ve hesabı vardır. Türküler de müstehcen olmayacak." demiş ve eklemişti: "Yiyelim, içelim,içkiden uzak duralım, kumardan uzak duralım. Eğlencelerimizi yapalım ama kadınlı-erkekli karışık yapmayalım?" Hayır babanız ya da anneniz değil bizzat müftümüz alayımızı batakhaneden çıkarmak için söylemişti bu lafları. (Çünkü biz bataklığa saplanmış zavallı insanlarız, maazallah müftü olmasa hep orada kalacağız.)

Son olarak müftüler müftüsünün dövme hakkında ufkumuzu açan açıklamalarını da ufaktan hatırlayalım: "Dövme yaptırmak İslam dinince kesinlikle caiz değil ve haramdır. Dövme yaptırmak vücuda eziyet verir. Dövmesi olan kişinin abdest ve namazı kabul olur. Bu açıdan bir sıkıntı yok. Ancak insanını kendine acı vermesi vücudunu değiştirmesi nedeniyle caiz değildir. Bunun yanı sıra yapılan dövmeyi gören kişilerin bundan rahatsız olması da ayrı bir durum. İnsanların gözüne hoş gelmiyor."

Hadi hayal edelim; bir gün hiç tanımadığınız biri karşınıza dikilip zina yapma (Açıklaması: devletten izinsiz sevişme) kızlı erkekli oynama zıplama içme (Yanındaki bu erkek de kim hemen uzaklaş ondan) dövmelerini sildir gözümü rahatsız ediyor vs. dese... ne yaparsınız? Vereceğiniz cevapları az çok tahmin ediyorum. Oysa bütün bunları ve daha fazlasını bu ülkenin politikacılarından yıllardır duyuyoruz. Hiç tanımadığımız insanlar yıllardır bize ne yapmamız ve ne yapmamamız gerektiğini söylüyor. Mevzunun farkında mısınız?

Zina, Tecavüz ve Müftü - belda gürsel - Radikal Blog
Administrator
Zina, Tecavüz ve Müftü
Tecavüz ve bebek kavramlarını yan yana kullanabilmek aklı başında bir insanın harcı değildir, bunu ancak ve ancak ruh hastaları düşünür herhalde..Cinsel eğitimin yetersiz olduğu ülkemizde sapkınlığa meyilli bu kadar insan varken dini misyona sahip bir müftünün bu tür örnekleri verirken bir kez daha düşünmesi gerekmez mi? Dini değerleri kullanarak insanların beynine zaten tecavüz ediyorsunuz, kadın ve erkeğin birbirinden yasaklandığı bir toplumda , beyni cinsel tecavüze uğramış bir birey bedensel tecavüz gerçekleştirmiş çok mu ?
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.