You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yılda 3 bin 500 kişi kayıp

Yılda 3 bin 500 kişi kayıp

Posting Freak
Yılda 3 bin 500 kişi kayıp
Cumhuriyet
21.05.2009


Kaybolanların çoğunluğunu kadınlar, çocuklar, okuma yazma bilmeyenler oluşturuyor. Aileler devletin ilgisizliğinden şikâyetçi

Yılda 3 bin 500 kişi kayıp©

Türkiye’de yılda ortalama 3 bin 500 kişi kayboluyor. Kayıpların üçte biri erkek, üçte ikisi ise kadın ve çocuk. Kayıplar arasında okuma yazma bilmeyenler ile ilkokul mezunlarının oranı yüzde 71. Yüzde 24 oranla en sık görülen kaybolma nedenini, zihinsel ya da bedensel engel nedeniyle kaybolan ya da kaçırılanlar oluşturuyor.

MELTEM YILMAZ

Türkiye’de yılda ortalama 3 bin 500 kişi kayboluyor. İstatistikler, kayıpların üçte birinin erkek, üçte ikisininse kadın ve çocuklardan oluştuğunu gösteriyor. Kaybolan kişilerin yüzde 55’i 15-30 yaş grubunda iken, yüzde 59’u Marmara Bölgesi’nde kayboluyor. Kayıplar arasında okuma yazma bilmeyenlerle ilkokul mezunlarının oranı yüzde 71, yüzde 24 oranla en sık görülen kaybolma nedeni zihinsel ya da bedensel engel dolayısıyla kaybolma ya da kaçırılma oluşturuyor.

Zihinsel engelli oğlunun 1992’de kaçırılması üzerine kendisi gibi yakınlarını kaybetmiş ailelere yardım etmek üzere Yakınlarını Kaybetmiş Aileler Derneği’ni (YAKAD) kuran İsmet Özbilici’nin 1999 yılında vefat etmesi üzerinde bayrağı devralan Zafer Özbilici, 17-31 Mayıs Kayıplar Haftası kapsamında sorularımızı yanıtladı.


‘KOLLUK KUVVETLERİ KAYIPLARI ARAMIYOR’

YAKAD Başkanı Özbilici, Türkiye’de kayıplar konusunda, “bir toplama merkezinin bulunmaması nedeniyle” çok büyük bir sosyal boşluğun olduğunu, “kaybolmanın suç olmaması nedeniyle kolluk kuvvetlerinin kayıpları aramadığını” dile getirdi. Yaşanan çaresizlik ve belirsizlik nedeniyle kayıp yakınlarının belli bir süreden sonra “kayıplarının ölüsünü arar hale geldiğini” ifade eden Özbilici, bu konudaki emniyet verilerinin de güncellenmediğini, bulunan kişilerin de kayıtlarda halen “kayıp” sıfatıyla geçtiğini belirttti.

Türkiye’deki kayıpların yüzde 75-80’i ilk 15 gün içerisinde bulunabiliyor. Kayıpların bulunmasında en çok ailenin çabası etkili oluyor. Geri kalan yüzde 20-25’lik kesimse ya hiç bulunamıyor ya da çok uzun yıllar sonra bulunabiliyor.


ORGAN TİCARETİ KUŞKUSU

Özbilici, bulunamayan kayıplar konusunda “organ ticaretinden” kuşkulandıklarını belirterek “bazen özellikle deniz kenarlarında kol, bacak gibi uzuvların bulunduğu bilgisini alıyoruz. Bu uzuvlar buralara bırakılıyorsa vücudun geri kalan kısımları ne yapılıyor” sorusunu yöneltti. Özbilici, 1994’te faaliyete geçen 2004’e kadar 750 dolayında kişinin bulunmasını sağlayan “Kayıp Otobüsü”nün maddi imkânsızlıklar nedeniyle hareket edemediğini belirterek kayıplar arasında bulunması en zor olanların zihinsel engelliler olduğunu, bu kişilerin altını kirletmesi gibi nedenlerden ötürü insanların onlara yaklaşmadığını belirtti.


ADLİ UZMANLARLA ÇALIŞMA

Özbilici, YAKAD aracılığı ile 1994’ten bu yana kaybolan 950 kişinin bulunmasını sağladıklarını belirterek dernek olarak Adli Tıp uzmanlarıyla yaptıkları çalışmalar sonucu “resim yaşlandırma programı” kullandıklarını, bu programla 10 yıl önce kaybolmuş bir kişinin 10 yıl sonraki halinin görülebileceğini, bu sayede kayıpların bulunmasının kolaylaştığını söyledi.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.