Ama kazadan daha büyük şok sonrasında gelen devlet zafiyetiydi. İşte inanılmaz çelişki yumağı… Sincan’daysanız, öğleden sonra hastalanmayın. Çünkü…[B]
Talat Atilla’nın Güneş Gazetesi’ndeki köşe yazısı…
BBP Genel Başkanı rahmetli Muhsin [/B] Yazıcıoğlu 'nun helikopterinin düşmesinin ikinci gününde telefonum çaldı. Arayan MDHP Genel Başkanı ve eski BBP Genel Başkan Yardımcısı Avukat Yusuf Erikel'di...
MDHP Başkanı Yusuf Erikel'in sesi üzgün ama umutluydu
'Muhsin Başkan donuyor yardım et lütfen!...'
İlk şaşkınlığımı üzerimden atar atmaz yanıt verdim
'Benim de içim yanıyor Sayın Başkan, ne yapmam gerekiyorsa yaparım...'
Erikel'in yanıtı beni şoka soktu
'Kimseye ulaşamadım seni arıyorum. NASA'daki bir Türk yakınımın sayesinde Muhsin Başkan'ın helikopterinin koordinatlarını belirledik. Üstelik 3 kişiden de canlı sinyali alınıyor... Bu koordinatları verebileceğim bir devlet yetkilisine ulaşmam konusunda bana yardımcı ol...'
Hemen telefonu kapatıp Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, Ankara Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz ve Başbakanlık kriz merkezini cep telefonumdan arayarak durumu anlattım ve MDHP Lideri Yusuf Erikel'in cep telefonu verdim.
Özellikle Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal'a yüksek ilgisinden dolayı teşekkür ederim. Korumasına 'Acil durum' deyince Meclis Başkanı Köksal Toptan'la olan görüşmesini erken bitirip cep telefonuma yanıt verdi.
Buraya kadar her şey normal... Ama devlet yetkililerinden yanıt aradığım iki sorum var...
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Avukat Yusuf Erikel'in NASA'dan aldığı koordinatları devlet sıfatını kullanarak daha önce alamaz mıydı?
Devlet yetkilileri Muhsin Yazıcıoğlu 'nu NASA'dan alınan koordinatlarla mı buldu?
MDHP Lideri Yusuf Erikel, Yazıcıoğlu 'nun cenazesi bulunmadan bir gün önce bana, 'NASA 3 kişinin yaşadığını bildirdi' dedi. Oysa, yapılan resmi açıklamada 'Muhsin Yazıcıoğlu helikopterin düşme anında iç kanamayla öldü' ifadesi vardı.
Soruyorum Bu kadar çelişki sizce de fazla değil mi?
Tuhaf işler
Ankara'nın Sincan ilçesindeki okurlarımdan 'Sincan Devlet Hastanesi öğleden sonra kapanıyor, özellikle acil b ölüm ünün atıl olması nedeniyle ve bizler bazı özel hastanelere yönlendiriliyoruz. Sincan halkı nüfusun az olduğu Fatih bölgesine yönlendiriliyor' şikayetleri aldım. Bu durumu kısa bir süre önce atanan Sincan Devlet Hastanesi Başhekimi Şükrü Özdemir'e sormak istedim ama her nedense telefonlarımdan kaçtı. Umarım Sağlık Bakanımız Recep Akdağ orada neler olduğuna bir bakar!
İkisi de istifa etmeli
Muhsin Yazıcıoğlu 'nun Teneke gibi bir helikopterle eksi 15 derecede adeta 'İhmal suikastine' kurban gitmesinin sorumluları mutlaka ortaya çıkarılmalı. Hiçbir yetkilinin sutre gerisinde gizlenmesine kamuoyu müsaade etmemeli. Muhsin Bey'in vefatında tanımlanamaz olaylar gelişti. Akıl almaz bir sağduyu eksikliği yaşandı. Sağlık Bakanı Recep Akdağ olayın duyulmasından hemen sonra 'Helikopter hava şartlarından düştü' açıklaması yaptı.
Pilotaj hatası veya sabotaj ihtimalini yok saymak için kesin bir bilgi gerekirken Bakan Bey bu açıklamayı nasıl yaptı anlayamadım?
Düşen helikopterin yeri dahi belirlenemeden, neden ve nasıl düştüğü nasıl bilinebilir?
Ya Kayseri Valisine ne demeli?
Fak-Fuk fonunun başından Kayseri Valiliğine atanan Bilici'nin olaydan kısa bir süre sonra yaptığı açıklama aynen şöyle idi
'Kurtarma ekipleri olay yerine ulaştı. Muhsin Yazıcıoğlu yaralı, şuuru açık. Arkadaşlar kendisini hastaneye ulaştıracaklar...'
Bir vali asparagas bir haberi kamuoyuna nasıl aktarabilir?
Devletin bir bakanı, içinde bilgi olmayan kişisel görüşlerini tüm Türkiye'ye nasıl ilan edebilir?
Sağlık Bakanı Akdağ Ulaştırma Bakanlığı'nın yapacağı bir açıklamayı yapana kadar kendi asli görevi olan ambulans helikopteri Muhsin Yazıcıoğlu 'na yetiştirmeliydi...
Bu ağır bir ihmal ve görev zafiyetidir.
İstifa ve azil bugünler içindir...
Haber: TürkTime