You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yavuz Sultan Selim'in öldürdükleri

Yavuz Sultan Selim'in öldürdükleri

Administrator
Yavuz Sultan Selim'in öldürdükleri
Yavuz Sultan Selim hakkında yazdığım yazı, bazı kesimleri hayli kızdırdı. Yavuz’un Suriye’yi fetheden padişah olması, bugün Türkiye’yi yönetenlerin böyle bir 2. fetih rüyası içinde olmaları ve 3. köprüye bu hayal uğruna Yavuz Sultan Selim adını verecek olmaları bizi o yazıyı yazmaya sevk etmişti.

’Yavuz Sultan Selim katildir’ dedik o yazımızda.

’Vay efendim sen koca Osmanlı padişahına nasıl katil dersin’ diyenler oldu.

Yavuz’un siyasi baskılarla verdirdiği fetvalar ile Anadolu Türklüğünün temeli olan Alevilerden yüz binlerce kişinin katledilmesi, çoluk çocuk kılıçtan geçirilmesi bugün bu topraklarda hala süren Alevi-Sünni gerginliğinin de ana sebebini oluşturmaktadır. Hz. Peygamberimiz, ’Kızım Fatıma bile hırsızlık yapsa elini kesiniz’ diyerek İslam’ın insanlara bakıştaki eşitlik ve adaletini ortaya koymuşken biz yüz binlerce masum insanı öldüren Yavuz için işlediği cinayetlere uygun bir sıfat kullanmaktan kaçınacak değiliz.

Kaldı ki Yavuz, sadece Alevileri öldürmedi.

Taht için ’önüne geleni öldürdü!’
Babası II. Bayezid’den tahtı almak için ona savaş ilan etti. Yavuz’un ve II. Bayezid’in ordusu Çorlu’da Karıştıran Vadisi’nde karşılaştı. Selim, bozguna uğrayarak geri çekildi. Bu savaş II. Bayezid’i radikal bir karar almaya itti. Büyük oğlu Şehzade Ahmet’i tahta çıkarmaya karar verdi.

Ancak Selim yanlısı yeniçeriler derhal isyan ettiler. Tüm iskeleleri işgal ederek Şehzade Ahmet’in İstanbul’a ulaşmasını engellediler. Şehzade Ahmet’in taraftarlarından Veziriazam Hersekzade Ahmed’in, Beylerbeyi Hasan Paşa’nın, Kazasker Müeyyedzade Abdurrahman Efendi’nin ve Nişancı Tacizade Cafer Çelebi’nin evlerini basarak talan ettiler, adamlarını yaralayıp öldürdüler.

Bununla kalmayıp ertesi gün Babuhümayunun önünde toplanarak, evlerini bastıkları kişilerin azledilmesini istediler. Padişah bu isteklerin çoğunu kabul etti.

Şehzade Selim tahta çıkmak için yeniçeri ocağını sürekli kışkırttı, vaatlerde bulundu. II. Bayezid gelişmeler, baskılar ve ayaklanmalar karşısında saltanattan çekildiğini şu sözlerle vezirlerine bildirdi: ’Oğlum Sultan Selim Han’ı yerime nasbeyledim. Allah mübarek eylesin’.

Tahtı oğluna ’zorla’ terk eden II. Bayezid, Dimetoka’ya çekilirken Çorlu yakınlarında hayata gözlerini yumdu. Birçok tarihçi Bayezid’in Yavuz tarafından zehirlenerek öldürüldüğünü yazar. Zira Bayezid İstanbul’dan ayrılırken her hangi bir sağlık sorunu yoktu.

Bayezid oğluna kırgın ve dargın olarak dünyadan ayrıldı. Hatta yazdığı bir şiirde ’görün beyler bana nitti Selim şah’ diye dramatik bir mısra bulunur.

Yavuz, tahta geçip babasını ortadan kaldırdıktan sonra hemen kendi öz kardeşlerini hedef tahtasına koydu. Kardeşleri Şehinşah, Alemşah ve Mahmut’un hayattaki bütün oğullarını (Musa, Emin, Orhan, Mehmet, Orhan) cellada teslim ederek ortadan kaldırdı.

Bu defa küçük kardeşi Korkut’a yöneldi. Korkut Bey, kardeşine haber göndererek ’Benim mülk ve devletten bir talebim yoktur. Muradım, bir köşede huzur içinde oturup devamı devletimize dua etmektir’ dedi.

Ancak Yavuz, kardeşi Korkut’u ortadan kaldırmaya kararlıydı. En güvendiği askerlerden oluşan birliklerinin başına geçip Manisa’ya Korkut Bey’in üzerine yürüdü.

Korkut Bey, yanına sadık kölesi Piyale’yi alarak sakalını beyaza boyayarak, kıyafet değiştirip canını kurtarmak için saraydan kaçtı.

Korkut ve kölesi uzun süre bir mağarada saklandılar. Ancak 20 gün sonra yakalandılar. Verilen emir gereği Şehzade Korkut Bursa’ya getirilirken Emet Kasabası yakınlarında Kapıcıbaşı Sinan Ağa tarafından kemend ile boğularak öldürüldü.

Korkut’u boğduran Yavuz, bu defa ağabeyi Şehzade Ahmed’e yöneldi. O’nu tuzağa düşürmek için devlet erbabı adına mektuplar göndererek İstanbul’a gelmesi halinde Selim’in yerine tahta çıkacağını yazdırdı.Şehzade Ahmet bu mektuplara kanarak Malatya’dan Amasya’ya geçti. Orada kendisine bir ordu toplayarak Konya’ya oradan da Bursa’ya yöneldi.

Bursa’da kardeşi Yavuz kendisini bekliyordu. Yenişehir Ovası’nda yapılan savaşta Şehzade Ahmet mağlup oldu. Yaralı olarak Selim’in huzuruna çıkma talebinde bulundu ancak kabul edilmedi. Sinan Ağa tarafından yakalandığı yerde boğularak öldürüldü

Kısaca anlattığım ’cihan padişahı Yavuz işte bu.’

Babasını, kardeşlerini, kardeşlerinin çocuklarını ve yüz binlerce Aleviyi acımasızca öldüren bir ’kahraman!’
Ve üstelik ’darbeci!’

Bugün darbeci askerlere en ağır hakaretleri eden Vakit gazetesi de Yavuz hakkında yazdığım yazıdan dolayı ’darbeci Yavuz’u öven manşetler atıyor!’

Hülasa:
Değerli okurlarım. Tarihi şahsiyetlerimize elbette sahip çıkalım ama mevkisi ve menfaati uğruna ortalığı kana bulayanları da iyi tanıyalım. Bize başka türlü tanıtılsalar da.

’Ben kardeşlerimi öldürmezsem ilerde başıma bela olurlar, tahtı ele geçirirler’ gibi batıl ve sapık bir düşünce ile yapılan evlat katline sakın sıcak bakmayalım.

’Bir insanı öldüren bütün insanlığı öldürmüş gibidir’ (Maide-32) diyen yüce dinimizin emri ortada iken yüz binlerce masum Aleviyi katleden Yavuz’u sizce Ruz-i Mahşerde nasıl bir son bekliyor?

İçlerinde yoğun ve tedavisi imkânsız bir Alevi düşmanlığı taşıyanlara çağrım budur:
’Siz bu soruya cevap verin.’

yenimesaj.com.tr

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.