You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yatacağınız yer, kaçacağınız delik yoktur

Yatacağınız yer, kaçacağınız delik yoktur

Posting Freak
Yatacağınız yer, kaçacağınız delik yoktur


AKP İktidarıyla ilişkilerini "karşılıklı menfaat" zeminine oturtan yandaş medyanın gazete ve televizyonlarındaki haberler, sanki AKP iktidarı milletimiz için bir veli nimetmiş gibi sunulmaktadır. Ancak geçmişte faşist ve komünist diktatörlüklerin olduğu ülkelerdekine benzer bu şişirme haber ve yorumlar, aslında; bir kuşatma hareketidir. Bu, tek merkezden düğmesine basılan "tek tip" haberlerle; hiçbir sıkıntımız yokmuş, iç ve dış politikada, her şey güllük- gülistanlıkmış… Gibi bir hava verilmek istenmektedir.

Sonuçları itibari ile "masa başında" iyi hesaplanmış bu "şişirme" haberler, toplumu; "AKP ile bütünleştirmek" emeline hizmet etmektedir. Stratejik bir şekilde tasarlanmış hedef ve sonuçları hesaplanarak servis yapılan bu tarz haberlerle, mevcut gündem saptırılmaktadır. Bu yolla; ahlaki erozyon girdabında boğulan ve ekonomik cinnet geçiren, sosyal bunalım yaşayan toplumumuz, 'boş ve manasız' gündemlerle meşgul ettirme ve 'gerçekleri gizleme' gayesi güdülmektedir. Bu, halkın tepkilerini tepelemektir. Zira ülkemizin sosyal ve ekonomik durumuna bir göz gezdirdiğimizde; geçen yedi yıl içinde; çiftçi perişan olmuş, ürettiklerinin karşılığını alamamıştır. Taban fiyatlar evlere şenlik. Bedava mazot verilecek denilmiş, aldatılmıştır. Tarımı destekleyecek bütün girdilerin boş sözden öteye geçmemesi sebebiyle tarım kesimi, hayal kırıklığı ve şok yaşamış, iki milyon civarında çiftçi toprağını ekmekten, tarım yapmaktan vazgeçmiştir. Halkımız aş, iş, ekmek, kira, elektrik, su borcu, yakacak, giyecek ve okul masrafı derdine düşmüş. Üstüne üslük, milyonlarca insan icra borcundan dolayı kanuni takibata uğramış, ceza evlerini doldurmuştur. Halinden memnun olmayan milyonlarca çiftçi, köylü, işsiz, emekli, dul ve yetimlerimizin yanı sıra; büyük şirketlerle rekabet imkânı olmayan küçük ve orta ölçekli esnaf ve sanatkârlar kepenk indirmekte ve işsizler ordusuna katılmaya devam etmektedir. TÜİK gelir dağılımı tablosuna göre, AKP iktidarında nüfusun yüzde 80'i yoksulluk sınırının altında kalmıştır. En fakir yüzde 20'lik kesim ile en zengin yüzde 20'lik kesimin harcamaları arasındaki farklılaşma, AKP döneminde baş döndürücü bir şekilde dar gelirlilerin aleyhine artmıştır. Memur kesiminin ise her yüz çalışanından 43'ü açlık sınırının altında, 57'si ise yoksulluk sınırının altında kalan bir maaşla hayata tutunmaya çalışmaktadır. Memurların maddi sıkıntıları, yaşam zorluğundan kaynaklanan bunalımları zaman zaman, öfke seline dönüşmekte, ancak AKP iktidarının "soruşturma ve işten attırma" tehdidiyle, meydanlara inmesi engellenmektedir. İleride ne olacağını bilmeyen yarınından ümitsiz insanımızın Hükümete karşı derin bir öfkesi var. Ancak; kapısının önüne bırakılan bir pakete razı olmasını isteyen AKP iktidarının ahlaktan, insaf ve vicdandan uzak merhametine, eğri tuttuğu terazisinin kefesinden hakkına düşen paya ve de onun yalan vaatlerine mahkûm.

Mamafih "eşitlikten" sıkça söz eden Başbakan Erdoğan'ın bu hususta hakkını da yemeyelim. O sözünü tutmuştur. Zira Türk Milletini "yoksullukta eşitliğe" mahkûm etmiştir. AKP'nin ekonomi karnesinde ancak; İnsan onuruna yakışmayan bir eziklik, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamayan bir babanın mahcubiyeti, altını kaynatmaya çalıştığı boş tenceresinin karşısında, sessizce içine akıttığı gözyaşıyla duran bir annenin, ızdırabı vardır. Evet. Seçim meydanlarında 'İslam ahlak ve adaletini referans aldıklarını söyleyip, din'i duyguları istismar ederek oy avcılığı yapan Başbakan ve cümle AKP'liler milletimizi aldatmışlardır.

Hülasa; Bugünkü Türkiye tablosunun bir yüzünde AKP iktidarının milletimizi duçar ettiği yokluk ve yoksulluk, öbür yüzünde yalan, talan, haksız mal edinme yoluyla zengin edilmiş haramzadeler var. Bunun içindir ki; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 6 Nisan 2010'da TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmadaki; " Ne var ki, ben de Başbakana, bunca haram malın, yetim hakkının, kul hakkının, yoksulluğun ve tahribatın, teslimiyetin hesabını vermeden peşini bırakmayacağımızı açıklamak istiyorum. Başbakan ve ekibi bilmelidir ki; bu yaptıkları karşısında, "yatacağı yer de yoktur, kaçacağı delik de yoktur" sözleri Başbakan'ın MHP'yi neden hedef aldığının en açık işaretidir.


İktidarla menfaat odağında birleşen medyanın gerçeklerden uzak ve tamamen yalan beyin yıkama usullerini anlamakta güçlük çekmeyiz.

Ancak milli şuur ve İslam imanına sahip olduklarını söyleyen ve son günlerde gazetelerde arz-endam eden bazı eski milliyetçiler ile AKP bostanında Bostancı-başı olan bazı 'milliyetçi aydın' olarak bildiğimiz kişiler ne diye bu; "Karunların" haram sofralarında bağdaş kurmuşlar? Asıl anlayamadığımız bu. Onu da tarih ve zaman ifşa edecek. Bekleyelim ve görelim.

Abbas Bozyel/Ortadoğu[/QUOTE]
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Mustafa Kemal Atatürk

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.