Dünya Ehl-i Beyt Vakfı Genel Başkanı Fermani
Altun, Yargıtay 7. Dairesi’nin ”cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane
olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı” kararını, ”Gerekçe gösterilen bu çağ
dışı yasaların kaldırılması ve din ve vicdan özgürlüğünün Avrupa standartları
düzeyine çıkarılarak, devletin inançlardan elini çekmesi ve tarafsız olması
gerekmektedir” şeklinde değerlendirdi.
Altun, yazılı açıklamasında, Yargıtay 7. Dairesi’nin kararının,
”Türkiye’de mevcut sistemin utancını sergilediğini” kaydetti.
Yıllardır, din ve vicdan özgürlüğünün önündeki en büyük engelin, Tekke ve
Zaviyeler Kanunu olduğunu ve bunun kaldırılması gerektiğini savunduklarını
belirten Altun, 3 ay önce Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın bir
üniversitede yaptığı konuşmasında, ”Bu çağda Anayasa’nın 174. maddesinin halen
olmasını bir utanç olarak görüyorum” dediğini hatırlattı.
Altun, ”Alevi açılımları”nın da anayasal engeller nedeniyle
durdurulduğunu belirterek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
”Kurucu iradenin 1925 yılında çıkarttığı Tekke ve Zaviyeler Kanunu,
Alevilik inanç kavramlarını, ibadetlerini, dergahlarını ve tasavvuf kültürlerini
resmen yasaklamıştır. Bu kararla din, tek mezhebe dayalı devletleştirilmiştir.
Bugüne kadar da İnkılap Kanunu, Devrim Kanunu diye bu zulmü utanmadan savunmuşlar
ve halen de savunmaktadırlar. Dersim katliamının temelinde de bu yasaklar
yatmaktadır. Çünkü Dersim, bu yasaklara karşı direnmiştir. Alevi toplumu, ne
yazık ki siyasal gücünü ortaya koyamadığı için kendini yasaklayan siyasi erke
daha kötü baskı ve zulümler göreceği korkusuyla yapışmıştır. Türkiye’de inanç
kesimleri arasında hiçbir sorun yoktur. Din ve vicdan özgürlüğünü kısıtlayan,
Alevileri dışlayan ve onlara hayat hakkı tanımayan, siyasi erk olmuştur. Bugün de
halen derinleşerek devam edecektir. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu durum,
Ortaçağı aratmamaktadır. Dünyada insanların inanç tercihlerini, ibadetlerini
yasalarla engelleyen ve engellemeye çalışan bir devletin kaldığını sanmıyorum.
Sonuç olarak, gerekçe gösterilen bu çağ dışı yasaların kaldırılması ve din ve
vicdan özgürlüğünün Avrupa standartları düzeyine çıkarılarak, devletin
inançlardan elini çekmesi ve tarafsız olması gerekmektedir. Gerçek laiklik
budur.”
,Verdana,Arial]AA
Yargıtay'ın cemevi kararına eleştiri!!
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana