Tags: bilgi veri toplama[COLOR=#3E3E3E], bilgiye ulaşma[COLOR=#3E3E3E], teknikleri[COLOR=#3E3E3E], toplama[COLOR=#3E3E3E], veri[COLOR=#3E3E3E], veri toplama araçları[COLOR=#3E3E3E], veri toplama ne demek[COLOR=#3E3E3E], veri toplama yöntemleri
Mustafa TAŞTAN- H.Murat BABADALI- Esra KARAKAŞ
VERİ NEDİR ?
Veri, ’bir sonuca ulaşabilmek için gerekli olan ilk bilgi’ ya da ’anlam çıkartmada veya sonuca varmakta kullanılan nicelikler, olaylar, kayıtlar veya sayı kümeleri’ olarak tanımlanabilmektedir. Bir başka ifade ile, veri henüz ’işlenmemiş kanıtlar’dır. Örneğin, bir nesnenin rengi, ağırlığı, yaşı; bireylerin belli bir konudaki görüşleri, tutum ve davranışları birer veridir. Araştırmada, veri denince, araştırma amacını gerçekleştirmek için gerekli olan kanıtlar akla gelir. Bu kanıtların ne olacağı ve nerelerden sağlanacağı, araştırma planlanırken kararlaştırılır.
Veri duyu organlarına dayalı olarak elde edilir. Araya girebilecek araçlar, bu gerçeği değiştirmez. O halde veri, gözlenen ve kaydedilen şeydir.
Araştırmada kullanılan veri iki grupta toplanabilir. Bunlar olgusal veriler ve yargısal verilerdir.
Olgusal nitelikteki veriler, kişisel yargılardan bağımsız olarak var olan, herkesin üzerinde anlaşabildiği türden gözlenebilir ölçütleri olan gerçeklerdir. Nesnel sağlamlığı en yüksek kararlar, olgusal türden verilere dayalı olarak alınabilenlerdir. Bu nedenle, araştırmalarda, olgusal nitelikte veri elde etme amacı en üst düzeydedir.
Yargısal nitelikteki veriler ise, olgusal nitelikte olmayan öteki tüm verilerdir. Bu veriler, öznel olup, ayrıca yorumu gerektirirler. Pek çok psikolojik ve sosyolojik özellikler bu türden verilerle belirlenebilmektedir: başarı, genel yetenek, kişilik, ilgi, görüş, tutum vb. bu nitelikteki verilere örnektir.
GÖZLEM
Türk Dil Kurumu’nun resmi web sayfasında gözlem kavramına;
’1.Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede.
2.İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede.
3.Felsefe: Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.
4.Edebiyat:Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi.
5.Astronomi:Bir gök cismini veya olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat.’ açıklamaları ile yer verilmiştir.
Gözlemle ilgili yapılan farklı tanımalar bulunmasına rağmen bunların ortak bir zeminde çakıştığını görüyoruz.
Gözlem, kendiliğinden oluşan veya bilinçli olarak hazırlanan olayları ortaya çıktıkları sırada sistematik ve amaçlı bir biçimde incelemektir. Bir başka anlamda gözlem araştırmacının gerçek hayatı içinde, bireylerin davranışlarını, olayları bir plan dahilinde gözlemesi, izlemesi ve kaydetmesi işlemidir.
Bu tekniğin kullanılması doğa ile uğraşan bilim adamlarında görülür. Örneğin, tabiatta bitki türleriyle, kuşlar ve hayvanların yaşamlarını inceleyen bilim adamları, gözlem tekniği ile veri toplamaya öncelik verirler. Laboratuar deneylerine dayalı araştırmalarda elde edilen verilerin hemen hemen hepsi gözlem tekniğine dayanır. Toplumsal bilimlerde, bazı sorunlar nedeniyle gözlem tekniğiyle veri toplamaya pek sık rastlanmaz.
Toplumsal bilimlerde gözlem tekniği ile veri toplama iki şekilde yapılmaktadır:
Basit Yoğun Gözlem
Sistematik Yoğun Gözlem
GÖRÜŞME
Görüşme ya da diğer ismi ile mülakat, çağdaş toplumbilimlerinin araştırmalarında en sık başvurulan bir gözlem tekniğidir. Görüşme yapmak demek, karşılıklı konuşmaya açıklık, kesinlik ve güvenilirlik kazandırmak demektir.
Ozankaya, görüşmeyi, bireylere özgürce ya da belli bir soru kağıdına bağlı kalınarak sorular sorulmasına dayalı bir toplumbilimsel araştırma yolu olarak açıklamaktadır.
Araştırma yöntemleriyle ilgili literatürde görüşmenin tanımı; ’sözel olarak bilgi toplama’, ’araştırma konusunda ilgili kişilerden sorulacak sorular çerçevesinde bilgi almak’ ve ’yüz yüze araştırmacının deneklere soru sorarak veri toplama’ olarak ifade edilmektedir.
Bu tekniğin temeli karşılıklı konuşmadır. Karşılıklı konuşma, bir toplumsal birim ve iletişim öğesi olarak her bireyin gündelik yaşamında sık sık başvurduğu bir işlemdir. Her insan gündelik yaşamında sayısız örneklerde ya bir görüşmeci ya da bir görüşülen kimse olarak rol almıştır.
Görüşme en az iki kişi arasında sözlü olarak sürdürülen bir iletişim sürecidir. Survey araştırmalarında görüşme tekniği ile veri toplama, iletişim teknolojisindeki gelişmelere paralel olarak gittikçe yaygınlaşan bir yöntemdir. Görüşme, çoğunlukla, yüz yüze yapılmakta ise de telefon ve televizyonlu telefon gibi anında ses ve resim ileticileriyle de olabilir. Ayrıca, sağır ve dilsizlerle gerçekleştirilen hareketli (simgesel) iletişimde görüşme sınıfına girer.
Görüşmenin önceden belirlenmiş bir amacı vardır. Görüşme tekniğinin dayandığı ilke ve kurallar çoğunlukla belli bir sorunun çözümüne yönelmiştir. Bu da birey olarak görüşmecinin elde edilen bilgilere getirebileceği yanlılık sorunudur. Bugüne kadar ki uygulamalar aynı gözlem konusunda çeşitli görüşmeciler arasında önemli ayrımların doğabildiğini göstermiştir. Bu durum, gerçekte bir araç olan görüşmecinin gözleme katabileceği yanlılığın temel bir sorun olarak belirlenmesine yol açmış ve görüşmeci yanlılığının tanınması, bu yanlılık payının belirlenmesi ve denetim altına alınması, görüşmenin hesaplaşmak zorunda kaldığı başlıca güçlükler olmuştur. Bu nedenle, bu tekniğin kuralları, ilkece görüşmecinin güvenirliğini sağlamak ya da görüşmeyle elde edilen bilginin yinelenme koşullarını hazırlamak amacı güder.
Görüşme genellikle önceden hazırlanmış bir anket (mülakat cetveli) çerçevesinde yapılır. Görüşmeci, soruları görüşülen kişiye, anket yönergesinde belirtilen sayıda, sözel olarak okur ve görüşülen kişinin sorulara verdiği cevaplar görüşmeci tarafından anket üzerine kaydedilir veya işaretlenir.
Görüşme tekniği ile veri toplama, araştırmacıya ve görüşme yapılan kişiye, anket yöntemiyle veri toplamaya göre daha fazla esneklik sağlamıştır.
Görüşme tekniğinde yüz yüze karşılıklı iletişim vardır. O nedenle tekniğin temeli karşılıklı ilişkiye dayanır. Araştırmacının veya görüşmecinin, araştırma için objektif verileri elde etme ve görüşme ortamını düzenleme konusunda çok iyi yetişmiş olması gerekir. Çünkü bilimsel bir araştırma için veri toplama amacına dönük görüşme biçimi, günlük yaşamımızda diğer insanlarla yapılan görüşme biçiminden çok farklıdır. O nedenle araştırmacı dışında, araştırma için, görüşme tekniği ile verilerin toplanmasını gerekli kılan bir durumda, görüşmeci olarak kullanılması düşünülen kişilerin özel olarak seçilmesi, eğitilmesi ve hatta eğitim sonunda denenmesi ve ondan sonra sahaya gönderilmesi gerekir.
Görüşmecinin iyi bir iletişimci olması gerekir. Görüşme ile veri toplama sürecinde ne tür bir iletişimin kurulacağını ancak görüşmeyi yapan kişi bilir. Bu kişi çoğunlukla araştırmacının bizzat kendisidir.
Nicel Görüşme ise nitel görüşmeye tam karşıt özellikler taşıyan bir görüşme tekniğidir. Diğer bir ismi kantitatif görüşmedir. Bu teknikte aşırı ölçüde sistemleştirilmiş görüşme cetvellerine başvurulduğu gibi görüşmeciye hiçbir girişkenlik tanımayarak standartlaştırma sorunu çözülmek istenmiştir. Bu amaçla, hemen tümü kapalı uçlu sorulardan oluşmuş ve son biçimini almış bir cetvel kullanarak soruların her durumda olduğu gibi sorulup yanıtların sunulan belli seçenekler içinde alınması yoluna gidilmiştir. Böylelikle, girişkenlik payı en düşük düzeye indirilmiş olan görüşmeciye salt mekanik bir rol yüklenmiştir. Görüşmeciyi, tüm soruları herkese aynı biçimde yöneltmekle görevlendirerek yanıtların önceden saptanmış seçenekler içinde alınmasını isteyen kamuoyu yoklamaları, nicel görüşmenin tipik örnekleridir. Ancak nicel görüşmeyle standartlaştırma uğruna derinlik elden kaçırılmıştır. Kişilerden elde edilecek bilgiler konu hakkında derinlemesine bilgiler olmayıp daha çok hali hazır durumu en iyi yansıtan bilgilerdir.
Görüşme Türleri
- Görüşmeye Katılanların Sayısına Göre Görüşme:
- Görüşülmek İstenen Kişiye Göre Görüşme
- Görüşmedeki Kuralların Katılığına Göre Görüşmeler
Görüşme Tekniğinin Kuvvetli ve Zayıf Yönleri:
Bireyler arasındaki sözlü ilişkiler, görüşme tekniğinin en kuvvetli ve aynı zamanda en zayıf yönüdür. Görüşme tekniğinin, belli başlı kuvvetli yönleri arasında koşullara göre esnek olabilmesi, hemen herkese uygulanabilir olması, geri besleme mekanizmasının anında işleyebilmesi, cevaplarda bireyselliğin korunması, soruların cevaplama oranının yüksek tutulabilmesi ve özellikle de karmaşık ve duygusal ağırlıklı kişisel sorunların ortaya çıkarılmasında uygun bir teknik olduğu görülür.
ANKET
Sosyal araştırmalarda herhangi bir problemle ilgili olarak çeşitli kimselerin bilgi ve tecrübelerinden faydalanmak amacıyla yapılan yazılı soruşturmalardır. Diğer bir tanımla anket, ferdin veya grubun kendi hakkında bilgi vermesi şeklidir. Bilgi toplama aracı önceden belirlenen soru cetvelleri ile yapılır.
Anket yazılı iletişim yoluyla veri toplama tekniğidir. Anket, görüşme tekniğinde ortaya çıkan görüşmeci boyutundan yoksun olduğu gibi yapısı gereği standartlaştırılmaya çok daha elverişli bir tekniktir. Anket tekniğinde araştırmacı, bilgi verecek kimse ile yani cevaplayanla yüz yüze değil hazırlayacağı genellikle de kapalı uçlu sorulardan oluşan bir anket formu veya soru cetveli yardımıyla ilişki kurar.
Anket yönteminde, araştırmacı ile veri kaynağı olan denek arasındaki iletişim yalnızca yazı ile yapılır. Yani anket, deneğin veya grubun kendisi veya görüşleri hakkında sorulan soruları yazarak yanıtladığı bir veri toplama aracıdır. Anket, alan araştırma yöntemlerinde veri toplamak için en çok kullanılan bir bilgi toplama aracıdır.
Anket yöntemi ile veri toplama diğer veri toplama tekniklerine göre daha ucuz ve daha kolaydır. Anket ile veri toplamada geniş bir gruba ulaşma imkanı vardır.
Anket formu cevaplayanların bizzat dolduracakları bir kağıt kullanarak sorulara cevap vermesine yarayan bir gözlem aracıdır. Gözlem araçları içinde en çok standartlaştırılmış olanı durumundaki anket formunda, bilgi edinilecek konulara ilişkin sorular kesin ve son şekillerini almıştır. Bu soruların sıra düzeni ve sayıları da düzenlenmiş durumdadır.
Araştırmacının cevaplayanla yüz yüze gelmemesi, anket tekniğini görüşmecinin gözleme getireceği çeşitli etkilerden arındırmıştır. Ancak istenen bilgileri elde edebilmek için her durum ve şarta uygun düşecek ortalama bir araç yani anket formu kullanmak zorunda kalındığı da bir gerçektir. Bu sebeple anket formuna herkes tarafından aynı biçimde anlaşılmaya ve amaca uygun olarak cevaplamaya elverişli bir nitelik kazandırılması gerekir. Bunun yolu ise soruları standart bir şekle (çoktan seçmeli hale) sokmaktır. Böylece anket tekniği esneklikten yoksun bir nitelik kazanmış olmaktadır.
Anket tekniği, görüşme gibi konuyu baştan sona bütün canlılığıyla ayakta tutacak bir karşılıklı konuşma ortamında değil cevaplayanın geniş ölçüde kendiliğinden teşvik edilmek zorunda kaldığı bir okuma yazma ortamında geçer. Görüşmede dikkat ve ilginin azalması, başka alanlara kayması veya konunun saptırılması halinde duruma müdahale etmek üzere her an uyanık bulunması gereken bir görüşmeci varken, anket tekniği bu imkandan yoksundur. Kısacası anket tekniği, cevaplayanların dikkat ve ilgisinin dağılmasını önleyecek veya onları yeniden canlandıracak teşvik imkanlarının çok yetersiz olması yüzünde sınırlı bilgiler sağlayabilmektedir.
Verilen cevapların yoklanması imkanlarının kısıtlı olması sebebiyle anket tekniği ile yüzeysel bilgiler elde edilebilmektedir. Diğer bir deyişle, anket, derinliğine bilgiler edinebilmek için yeterince elverişli olmayan bir tekniktir. Dolayısıyla, derinliğine bilgiler elde edebilmek istendiğinde görüşme tekniğine başvurmak uygun olur.
Anket tekniği, cevaplayanlara araştırmanın amaçlarını benimsetme ve onlarla sağlanacak işbirliğini sonuna kadar sürdürme yolunda etkin araçlardan da yoksundur. Bu teknikte cevaplayanların araştırmaya katılmalarını sağlamak üzere başvurulabilecek tek araç sunuş mektubudur. İşbirliğini devam ettirebilecek önlemler alınamadığında cevaplayan ilgi ve dikkatinin dağıldığı anda anket formunu cevaplamayı bırakabilir. Dolayısıyla da tamamlanmış anket formu sayısı beklenenin altında kalabilir.
Anket formu, ister cevaplayanlara tek tek gönderilsin isterse görevlilerce elden dağıtılsın, kapağında hemen hemen daima bir sunuş mektubu bulunur. Bu, görüşmecinin, ne yaptığını, niçin yaptığını ve kim için yaptığını görüşülene açıklanması amacıyla hazırlanır. Sunuş mektubunun mümkün olduğunca fazla etkileyici olmasına özen gösterilmelidir. Sunuş mektubunda açıklanmamış hiçbir nokta kalmamalı, fakat kısa olmalıdır. Çünkü anket formunu almış olanların büyük bir çoğunluğu uzun bir mektup okumak istemezler. Uzunluk genellikle sunuş mektubunun etkisini azaltır
DENEY VE DENEYLEME
Gözlem teknikleri içerisinde yer alan ancak tam olarak yaygın gözlem tekniklerine uymayan, bu nedenle ayrı bir başlık altında incelenmesi uygun olan bir diğer veri toplama tekniği deney ya da deneyleme tekniğidir.
Deney, bir varsayımın sınanması yada gerçekleşmesi amacıyla başvurulabilecek özel bir yöntemdir. Koşulları araştırıcı tarafından belirlenmiş olan bir gözlem olarak da tanımlanabilir. Koşulların oluşturulup deney sonuçlarının alınmasına ilişkin işlemlerin tümüne deneyleme denir.
Deneyleme tekniği, ilk olarak Bacon tarafından ortaya atılmıştır.Ancak uzun süre bu tekniğin doğa bilimleri için uygun olduğu, toplumbilimleri açısından olanaksız olduğu; bir toplumsal olayın aynı koşullarla yeniden yaratılmasına olanak olmadığı görüşü savunulmuştur.Sonraları ise teknolojinin yardımı, toplumbilimlerindeki ölçme tekniklerinin gelişimi ile deneyleme tekniğinin toplumbilimlerinde de uygulanabileceği ortaya koymuştur. Bir araştırmada deney tekniğine, daha çok, değişkenler arasında bir ilişkiyi araştırma yada bir varsayımın sınanması yada gerçekleşmesi amaçları ile başvurulur.
· Deneylemeyenin Kullanıldığı Durumlar:
1.Deneyleme her şeyden önce,olayların kendiliğinden belirme olasılığının düşük olduğu durumlarda başvurulan bir işlemdir.
2.Gözleme elverişsiz koşullar altında oluşan yada çok kısa bir süre gözlenip kaybolan olayların yinelenmesi amacıyla deneylemeye başvurulur.Örneğin,panik yada yığın eylemleri gözleme elverişsiz kısa süreli olaylardır.Bu durumda bir toplulukta kısa süreli bir panik yaratmak üzere bir deneysel değişkenin işe karıştırılmasıyla bu tür olayların gözlenmesi sağlanabilir.
3.Elverişsiz koşullarda beliren olayların gözlenmesini sağlar.Örneğin, bir trafik kazası, çeşitli etkenlerin rol oynayabileceği karmaşık bir olaydır.Bu olayda sürücünün payını saptamak üzere belli bir süre elverişli ulaşım sistemi içinde yeterince denetlenmiş ve kurallanmış bir trafik akışı sağlayacak deneyleme düzeni oluşturulabilir.
4.Değişik görünüşler içinde gerçekleşen bir olayın gözlemi deneylemeyi gerektirebilir.
5.Kendiliğinden gerçekleşmemiş, ancak bilimsel amaçlarla denenmesi yararlı görülen olayların gözlemlenmesi amacıyla başvurulan denemeler niteliğindedir.Örneğin bir iş yerinde işçi donanımını engelleyen önlemler,bir okulda izlenen yeni eğitim programı gibi.
· Sosyal Bilimlerde Deneylemenin Güçlükleri:
1.Sosyal bilimler yinelenebilir gözlemlere elverişli değillerdir.
2.Sosyal bilimlerde deneyleme, istendiği anda başvurulamayan ve maliyeti yüksek olan bir işlemdir.
3.Sosyal bilimlerde olayların olduğu gibi gözlenmesi güçtür.Her olay kendine özgü sayısız değişken içerir.
4.Sosyal bilimlerde sonuçları gözlenmek istenen bir etkiyi ötekilerden kolaylıkla ayırmak olanaksızdır.
5.Sosyal bilimlerde bireylerin deneysel etkenlere karşı tepkide bulunma olasılığı vardır.
Sosyal bilimlerde bunlar gibi güçlükleri çoğaltmak mümkündür ancak deneyleme kolaylığının bilimler arasında bir ölçüt olarak kullanılması sakıncalıdır.
KAYNAKÇA
AKKAYAN Taylan; Osmaneli, İstanbul: Edebiyat Fakültesi Basımevi, 1990.
ARSEVEN A. Doğan; Alan Araştırma Yöntemi, Ankara: Gül Yayınevi, 1993.
AZİZ Aysel; Araştırma Yöntemleri ve iletişim, 3.Basım, Ankara: Turhan Kitabevi, 2003.
BALOĞLU Burhan; Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemi, İstanbul, Der Yayınevi, 1997.
DUVERGER Maurice; Sosyal Bilimlere Giriş, 4. Basım, Ankara, 1990.
GÜRSAKAL Necmi; Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri, Bursa:U.Ü.Basımevi, 2001.
KARASAR Niyazi; Bilimsel Araştırma Yönetmi, 13. Baskı, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 2004.
OZANKAYA Özer; Temel Toplumbilim Terimleri Sözlüğü, 1. Baskı, İstanbul, Cem Yayınevi, 1995.
SENCER Muzaffer; Toplumbilimlerinde Yöntem, 3.Basım, İstanbul: SayYayıncılık, 1989.
SENCER Muzaffer ve Yakut IRMAK; Toplumbilimlerinde Yöntem, 2. Baskı, İstanbul, Say Kitap Pazarlama, 1984.
SERPER Özer ve Necmi GÜRSAKAL, Araştırma Yöntemleri, İstanbul: Filiz Kitabevi, 1989.
TDK Resmi Web Sitesi, http://www.tdk.org.tr/TDKSOZLUK/SOZBUL.A...e=g%F6zlem (1 Aralık 2004).
ÜNSAL Pınar; Örgütsel Araştırmalarda Anket Yöntemi, İstanbul, Çantay Kitabevi, 2003.
Veri Toplama Teknikleri
Konu Sahibi / Yazar
PELİN
Kategori / Forum
İnsan Kaynakları
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
29410
Veri Toplama Teknikleri
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)