Her akşam karanlık inerken ışığın son kez gülümseyişi gibi yanımda kaldı hep. Keder yorgun bir dağ gibi üzerime yıkıldığında yeni şiirler kadar taze sabahlarda cesaretim oldu sevgilim oldu umut.
Bazen hayallerinizi bile yakıp geçen öyle anlar olur ki hayatın size ihanet ettiği en zalim yüzüne rengine kokusuna dokunup ağlamak istersiniz.
Rüyalarımızın "cam kuşları" bahçemizi terk ederse hayatın aşka bakan yüzünde kara güller açarkederlendiren zehirler karışır umutlarımızı...
Aşk acısı çekenler de katiller de ölür sonunda. Ama ne aşktan ne de ölümden kaçılır.
[COLOR=darkorchidNedense insanlar en çok kendi hayallerinden ve umutlarından korkarlar. Umuda ve ölüme en yakın oldukları anlarda merakla korku birbirine karışır hem kendi içlerine hem de umuda bir adım atıp sonra geri çekilirler. En çok da kendi "rüya bahçeleri"nden korkarlar.
Umuttan kaçarak umudu yakalamak ister herkes ve herkes yanmaktan korktuğu aşkı kovalar...
Eğer hayatımızda hayatınızdan başka değerli bir şey yoksa umutlarınızı "cam kuşları"yla yeni hayallere uçurmak zorundasınız.
Eğer katillerle zorbalarla hayatınız üstüne yaptığınız bütün anlaşmaları yırtmazsanız bir uçurumdan uçarak geçersiniz çıldırmanın kenarından.
Eğer
ölümle hayat arasında yüzen parçalarımızı yalandan ve ihanetten kurtaramazsak aşk da umut da terk eder hayallerimizi.
Umut beni hiç terk etmedi ama hiç kimseye de gülümsemedi...
Ne kederlere
ne sevinçlere kardeş olduk
ne de hayatımıza yeni sırlar ekledik.
Artık ne melale aşinayız ne de kardelenlere kardeş olan genç kızların çalınmış hayalleri var şiirlerimizde...
Kimse
aşklarımıza neden ateş edildiğini kardeşin kardeşi neden öldürdüğünü bilmiyor.
Hiçbir şey yerli yerinde değil herkes aynı karanfilde bir başka hüzünle yanıyor...
Bazen hayallerinizi bile yakıp geçen öyle anlar olur ki hayatın size ihanet ettiği en zalim yüzüne rengine kokusuna dokunup ağlamak istersiniz.
Rüyalarımızın "cam kuşları" bahçemizi terk ederse hayatın aşka bakan yüzünde kara güller açarkederlendiren zehirler karışır umutlarımızı...
Aşk acısı çekenler de katiller de ölür sonunda. Ama ne aşktan ne de ölümden kaçılır.
[COLOR=darkorchidNedense insanlar en çok kendi hayallerinden ve umutlarından korkarlar. Umuda ve ölüme en yakın oldukları anlarda merakla korku birbirine karışır hem kendi içlerine hem de umuda bir adım atıp sonra geri çekilirler. En çok da kendi "rüya bahçeleri"nden korkarlar.
Umuttan kaçarak umudu yakalamak ister herkes ve herkes yanmaktan korktuğu aşkı kovalar...
Eğer hayatımızda hayatınızdan başka değerli bir şey yoksa umutlarınızı "cam kuşları"yla yeni hayallere uçurmak zorundasınız.
Eğer katillerle zorbalarla hayatınız üstüne yaptığınız bütün anlaşmaları yırtmazsanız bir uçurumdan uçarak geçersiniz çıldırmanın kenarından.
Eğer
ölümle hayat arasında yüzen parçalarımızı yalandan ve ihanetten kurtaramazsak aşk da umut da terk eder hayallerimizi.Umut beni hiç terk etmedi ama hiç kimseye de gülümsemedi...
Ne kederlere
ne sevinçlere kardeş olduk
ne de hayatımıza yeni sırlar ekledik.Artık ne melale aşinayız ne de kardelenlere kardeş olan genç kızların çalınmış hayalleri var şiirlerimizde...
Kimse
aşklarımıza neden ateş edildiğini kardeşin kardeşi neden öldürdüğünü bilmiyor.Hiçbir şey yerli yerinde değil herkes aynı karanfilde bir başka hüzünle yanıyor...