Cumhuriyet 11.11.2012
’İnsan Atatürk’e yakın plan
Ulusu imzalı ’Atatürk’ün Yanı Başında’ adlı kitap, Atatürk’ün ’nasıl bir okur’ olduğuna ışık tutuyor.
GAMZE AKDEMİR
Atatürk’ün kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun anılarından derleyerek hazırladığı ve vefatının ardından oğlu Mustafa Kemal Ulusu tarafından bitirilen ’Atatürk’ün Yanı Başında / Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’nun Hatıraları’ adlı kitap raflarda.
Nuri Ulusu her ne kadar kendisini ’Atatürk’ün kütüphanecisi’ olarak nitelemişse de Atatürk’ün hayatındaki yeri bu sıfatın içerdiği anlamın çok ötesinde. 1927-1938 yılları arasında, on iki yıl boyunca Atatürk’ün en yakınındaki isimlerden, yakın yardımcılarından, Çankaya Köşkü’nün kütüphanecisi Atatürk’ün ölümünde de başucunda olan isimlerden biri. Hatta oğlunun ismini Mustafa Kemal koyacak kadar ona bağlı bir yoldaş.
Atatürk’ün ölümünden yıllar sonra oğul Mustafa Kemal Ulusu’nun yüreklendirmesiyle, anılarını öncelikle ’insan Atatürk’ü anlatma gayesiyle 1972’de titizlikle kaleme almaya başlamış Nuri Ulusu. 1979’da vefatından sonra ise yarım kalan kitabını oğul Ulusu yine yıllara yayılan bir çalışma sonucu tamamlamış.
Önemli kaynak niteliğindeki kitabı, hiçbir yerde yayımlanmamış Atatürk resimlerinin yanı sıra onlarca bilgi ve belgenin ışığında, yıllara yayılan bir araştırma sürecinden süzülerek kaleme almış oğul Ulusu.
’Keten mendil taşırdık’
Atatürk’ü ikon olarak değil insan olarak anlatan kitapla Atatürk’ün evine, sofrasına, yanı başına, kitap ve düşün dünyasına ve devrim çalışmalarına konuk ediyor okurları Ulusu. Ve Atatürk’ün kütüphanesinde hemen her konuda, tarih, askerlik, edebiyat, hukuk, ekonomi ve sosyoloji kitaplarının bulunduğuna dikkat çekerek başlıyor söze: ’En çok tarih kitabı bulunurmuş. Hatta babama ’Savaşlarımı kitaplardaki bilgim sayesinde kazandım’ demiş. Türk ve İslam tarihi üzerinde de çok durmuş ve çok detaylı çalışmalar yapmış. Romanların da vazgeçilmezleri arasında olduğu bilinir. Reşat Nuri Güntekin’in ’Çalıkuşu’ ile Aka Gündüz’ün ’Dikmen Kızı’nı severek okuduğunu söylemiş babama.
Hayatı çoğunlukla kütüphanede geçiyor, 4 bin 500 - 5 bine yakın kitabı var Atatürk’ün. Babam ’keten mendil taşırdık’ derdi, gözleri kızarıp yaşarana dek kaptırıp uzun saatler boyu okurmuş. Dil, alfabe başta olmak üzere tüm devrim çalışmalarında yine hep okur, araştırmalar yaparmış. ’48 saat fasılasız, uyumadan çalıştığımızı bilirim’ derdi babam. Bir de bir anekdot, sayfa kıvırmayı hiç sevmezmiş, kitaba asla zarar vermezmiş.’
Atatürk’ün yurt gezilerine de mutlaka kitaplar götürdüğünü yazan Ulusu, en fazla kitabı İstanbul’a giderken taşıdığını yazıyor: ’Kutularla derdi babam. Babama aynen şöyle demiş: ’Şimdi yeni bir savaşımız başlıyor. O da kültür ve sanat savaşımızdır ve okumakla, kitapla olur; işte şimdi cephane taşıdığımız o sandıklara kitaplarımı koy, bu sandıklarla taşınsın, cephanenin yerini artık kitaplar alsın.’’
Atatürk’ün gazeteciliği
Kitapta dikkat çeken bir nokta da Atatürk’ün yazarlığa ve gazeteciliğe gençlik yıllarında merak sararak sonrasında nasıl devam ettiğine dair verilen bilgiler. Atatürk’ün zaman zaman da bazı gazete ve mecmualara yazılar, makaleler yazdığı bilinir. Ulusu, kitabında Cumhurbaşkanlığı döneminde de yazarlığını devam ettirdiğini ama yazılarını kendi adı yerine o gazete ve mecmualardaki bazı yazarların adları ile yayımlattığını da vurguluyor. Hatta bazılarını kurum adları ile yayımlatmış Atatürk, bilhassa Hatay davası sırasında yazdığı önemli makalelerde bunu çokça yapmış.
Ulusu, babasının Atatürk’ün yazma eylemine dair en yakın şahit olduklarının ise Vakit adlı gazeteye yazdığı yazılar olduğunu ve bunların Asım Us ad ve imzasıyla yayımlandığını ifade ediyor. ’Büyük Nutuk’ ise bunların dışında elbette, onu yazdığı sırada Nuri Ulusu yine Atatürk’ün yanı başında.
Atatürk’ün yazarları sıklıkla Köşk’e davet ettiğini de anlatıyor Ulusu. Sıkı takip ettiği vatansever şairlerin başında Namık Kemal, M. Emin Yurdakul ve Tevfik Fik-ret’in geldiğini, Ziya Gökalp’i çok takdir ettiğinin de bilindiğini ifade ederek şöyle devam ediyor:
’Yunus Nadi, Necmettin Sadak, Falih Rıfkı Atay, Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi birçok yazarımız için ’Milletin uyanmasında, memleketimizin gelişmesinde çok büyük rolleri ve hizmetleri olacağından kimsenin şüphesi bulunmamalıdır’ demiş.
Ayrıca çok iyi Fransızcası olan Atatürk, Fransızca kitaplara ayrı bir önem vermiş hep. Hayranı olduğu J.J. Rousseau ile gençliğinde tanışmış olmasını keyifle anlatırmış. Montesquieu’yu da çok seviyor. Fransız tarihi ve şiirleri üzerine konuşmayı çok sevdiği Yahya Kemal’i savaşın ilk yıllarından, Büyükada’da tanıdığını söylermiş.’
Ulusu imzalı ÂAtatürkÂün Yanı Başında adlı kitap, AtatürkÂün Ânasıl bir okur olduğuna ışık tutuyor
[COLOR="Green"][SIZE="5"]
Atatürk dediler adıma benim
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA
[/COLOR]
İkrarımı verdim AliÂdir Pirim
Mürşidim Zöhre Ana posta vekilim
Latince yazısını dilden dökerim
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Askerimi düzdüm YunanÂa karşı
Üseyin kafası mızrakta başı
Deniz kenarında Mehdi duacı
BİLDİREN ; PİR ZÖHRE ANA