Tutulan Bu Yas-ı Matemler, 12 İmamlar için midir ?
T U N Ç yazdı:Sevgili can, gayet önemli ve güzel bir noktaya temas ettiniz.
Günümüzde bir kimlik arayışı içerisinde olan alevi toplumunun, irdelemesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.
Alevi toplumu bir yerlere yamanmak, özünden uzaklaştırılmak; sonuç olarak asimile edilmek istemiyorsa; kültürüne, "gerçek tarihine", değerlerine, inancına, ibadetlerine, erlerine pirlerine "bilinçli" bir şekilde sahip çıkmalıdır.
Alevi insanı, özünde her zaman "özgür düşünce"nin savunucusu olmuştur. Bu anlamda, günümüz Aleviliği için bir dönüm noktası olan bu konunun da, her türlü baskıdan uzak bir şekilde özgür olarak değerlendirilmesi gerekir.
Tutulan bu yas-ı matemler, 12 imamlar için midir?
Dikkatli bir şekilde düşünüldüğünde, birçok detay elde edilebilir:
1 - "12 İmam orucu" olarak adlandırılan bu yas-ı matem oruçları gerçekten kimin veya kimler için neden tutulmaktadır?
Sevgili alirengi canın da belirttiği üzere; 12 gün olarak tutulan bu oruçların, 12 imamlar için olması için, ilk zamanlarda 1 gün olarak başlayıp, zaman içerisinde diğer imamlar gaip alemine çekildikçe, oruç sayısının da yıllar sonra 12 güne çıkmış olması gerekir. Ayrıca sır olduğuna ve ahir zamanda geleceğine inanılan Mehdiyi Sakıp için yas tutmak da, pek tutarlı bir davranış olmayacaktır.
2 - Bununla beraber, eğer 12 imam oruçları gerçekten 12 İmamlar için tutuluyorsa, neden peşpeşe tutulmaktadır? Alevilik tarihinin mihenk taşları olan bu Pirlerin, yıllar itibarıyla, birbirlerini takip eden günlerde gaibe girmiş olmaları inandırıcı değildir.
3 - Ayrıca bahsi geçen 12 İmamlar orucu, özünde bir yas ise neden her sene farklı tarihlerde tutulmaktadır? 12 İmam orucunun her yıl farklı bir tarihde tutulması konusu ise, Alevilik adına bir çelişkiden ziyade, büyük bir trajedidir.
Bütün bu mantık yürütmeleri, Zöhre Ana'dan edindiğimiz "gerçek Alevilik tarihi" bilgileri ile biraraya getirdiğimiz zaman; 12 İmam orucunun, 12 İmamlar için değil, HZ. Üseyin için tutulduğu sonucuna ulaşırız.
Evet, 12 İmam orucu adıyla anılan bu yas-ı matem oruçlarının 12 günü; Yolun Serveri İmam Üseyin'in, yezit tarafından fırat nehri kenarında, balık ağı ile tutulması ve 12 gün boyunca aç ve bilhassa susuz bırakılması, 12. günün sonunda ise insanlık tarihinin gördüğü en acımasız ve en vahşi cinayetine kurban edilmiş olması nedeni ile İmam Üseyin için tutulmaktadır..
Gerçek olan budur, bildiren Zöhre Ana' dır...
Alevilik yüz yıllardır insan haklarının, hoşgörünün anası olmuştur...
Gerçek Alevilik dünyadaki hiç bir mezhepte görülmeyecek derecede akıl mantık ve bilime kısaca "doğrulara dayanır", bu nedenle de düşüncede özgür olmayı içerir...
Öyleyse, kendini "Alevi" olarak tanımlayan insanların Sevgili Tunç'un da belirttiği gibi yaptıkları ibadetlerin nedenlerini "sorgulamaları” gerekir...
Geçmiş, gelecek ve bunların şimdi ile ilişkilerini konu edinen "Zaman kavramı" insanların yaşamlarında her zaman (Zamandan bahsederken bile zamanı içine alan bir sözcük kullanan bu örnek cümle gibi

) önemli bir yer tutmuştur. İnsan yaşamında çok önemli bir yer tutan bir diğer etken de “Güneş”tir. Dünyamızda yaşam olmasının temel nedenidir Güneş. İnsanların yaşamları üzerinde öyle büyük etkileri vardır ki; Güneş ışınlarının geniş açıyla geldiği Kutuplar’da insanlar kar kulübelerinde yaşayıp bizim hayatımızda giymediğimiz kalınlıkta giysiler giyerken, Güneş ışınlarının en dik geldiği bölge olan Ekvator’da insanlar bizim yarı çıplak diyebileceğimiz bir şekilde yaşamlarını sürdürebilmektedir.
İnsanların kültürlerini, yaşayış biçimlerini, üzerine giyecekleri giysilere kadar etkileyen "güneş" varken, insanlar üzerinde ona göre çok daha etkisiz olan "ay"ı temel alan bir takvimi seçmeleri akıl dışıdır. Çünkü çağdaş medeniyetler bilimsel çalışmalarla geçmiş ve gelecek ile şimdiki zaman arasındaki ilişkiyi en iyi şekilde ortaya koymak için dünyanın günş etrafında dönmesini esas alan "miladi takvim"i keşfetmişlerdir.
Alevik yolunun, Alevilerin Piri olan Hacı Bektaş-ı Veli "Bilim'den gidilmeyen yolun sonu karanlıktır..." dememiş midir?
Yine Alevilerin karanlıktan, Muaviye'nin kurduğu yobaz şeriat düzeninden kurtulmasını sağlayan bir kurtarıcısı olan ve bir çok Aleviye göre Pir Hacı Bektaşı Veli'nin de bir başka yaşamı olduğuna inanılan Mustafa Kemal Atatürk de "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir" dememiş midir?
Bilim bugün geçmiş yaşanan olayları şimdiki zamanımıza en iyi aktaran takvim olarak "miladi takvim"i seçmiştir. Aleviyim diyen herkesin ortak noktası olan bu yüce zatlar bilimi önder olarak seçmeyi isterken Aleviler nasıl bilim dışı davranabilir?
Çağdaş dünya miladi takvimi yıllar önce seçmiş ve uygulamaya başlamışken, kendini "aydın, ilerici, çağdaş" olarak tanımlayan Aleviler oruçlarını nasıl bilime dayanmayan bir takvime(hicri takvime) göre tutabilir?
Sevgili Tunç'un da belirttiği gibi,
Bir insan, Aleviyim diyerek 12 İmamlar orucunu tutuyor ise uğruna oruç tuttuğu o 12 yüce zatı şehit edildikleri tarihte anması, hangi günde şehit edilmişlerse anlamı olan asıl o günde oruç tutması, 12 İmamların şehit ediliş tarihlerini öğrenmeye çalışması gerekmez mi?
Sevgilerimle...
"Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır."
Mustafa Kemal ATATÜRK
Ali Rıza Bey babam ise
O Zübeyde anam ise
Al bayrağım kanım ise
Koymam ahtını Zöhre Ana
M. K. ATATÜRK
İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsin
Ya nice okumaktır
Yunus Emre