İnsanların hayatı zorunluluk ve ihtiyaclar ile çoğrafyanın belirlediği sınırların içerisinde mücadele ile taraflar arasında gidip gelmesiyle taraf veya tarafsız olma ile hain olma veya militan olma gibi kavramlarla tarihe mal olan halkları dağlar taşlar derin soğuk sular anlatmaktadır.
G.Anodoluya sahip olan bir Türkiye cumhuriyet dönemlere dahil bu günde olmak üzere Irak Suriye üstünde söyleyeçekleri olmuştur ve olaçaktır.
Şimdilik durum onu net şekilde göstermektedir.Yine bu gün görünen o ki kuzey Irakta oluşturulan mahalli hükümetin Türkiyesiz ayakta kalması zordur.
Türkiyeye olumsuz siyaset götüren Ermenistan düne kadar batma aşamasında idi.
Türkiyenin bu ülkeye emperyal bakış acısından bir yapı içerisinde değildi.Çeşitli nedenlerden ticaret başka hal ve değişik yollardan yapılsada Çoğrafyanın durum ve global dünya gerçekleri yüzünden Ermenistanla sanki bir soğuk savaş var gibi avama lanse edilmişti. Ermenistan göç vermiş ulusların baskıları netice vermesini sonucu Türkiye dolaylı ticareti ve geçişi görünür kılmıştır.Bu hal ermenistan için şimdi yeni olsada ilerde bir canlılık sağlayacakıtır.
Türkiyenin elinde iyi bir koz olarak çoğrafyasını kullanacağıda aşikardır.
Buradaki kısa zamanda anlaşılmayaçak hali kendilerine koz getirmesini dileyen milliyetci topluluklarda tarihin şamarını zamanı gelince yiyeçeklerdir
Tarihi belge bilgiler Türkiyenin güney doğusun iyi analiz ederek çıkar ve çoğraf-i kültürel özellikleri iyi bir inceleme yapma zorunluğunda ortaya çok net çıkmaktadır.
Tarihi bakışta göstermektedirki çoğrafi zorunluluklar Irakın kuzeyindeki siyası oluşumların sadece kuzey/batı doğrultusunda bir açılım yapabileçeklerini göstermiştir.
Musul bölgesinde kurulan M.Ö.1900-671 M.Ö 9.yüzyılda kral 2.Aşşur-nasir apli zamanında izlenen ve kuzey batıya açılımı sağlaması anadolu suriye yollarına hakimiyet kurmasıylada büyük ticari kolonilere kurarak Akdenize ilişki kurması ile birlikte M.ö.671 yılında Mısırı ele geçirmesini sağlayan nedenler arasına açılımı sağlamıştır.(V.SEVİN Yeni Asur Sanatı Mimarlık TTK.Ankara baskısı)
Çoğrafyanın yer şekillerinin önemi ve ticaret kolonilerin güvenliği geçişi kültürel gelişimi acısındanda yoğrularak bu bölgeyi zenginleştirmiştir.
Doğu ve G.Doğu anadolu ile Irakın kuzeyi daha çok anadolu hinterlandı içerisindedir.Bu bölgede yaşayan insani unsurun esasını teşkil eden Türkle Kürtler sıcak iklim kuşağının değil soğuk iklimin kuşağının bozkır ve dağ topluluklarıdır.
Her ne kadar eski zamanlardan orta çağlara kadar güneyden Sami ve daha sonra islamiyetle birlikte onların bir devamı olan arap anadolu kafkasyaya yayılmışlarsada siyası ve askeri olduğu kadar insani unsur olarakda çöllerir ötesinde veya torosların ötesinde bir etki bırakamamışlardır.
G,doğu ve doğu anadoluya sahip olmak isteen istilacılar farklı oyunlar oyamışlardır.Bunlar göçlerle baskı kurma gibi o çağa uygun ama çoğrafyaya uygun olmayan yöntemler secilmiştir.
Ayrıca kültürel açıdan G.Anadolu arap Yahudi ve hırıstıyan kültür odak noktalarının oluşturduğu bir alan üzerinde bulunduğnu belirtelim.Aslında nufüs hareketleri yönünden suriye mezopotamya ile yakınlık gösteren güneydoğu erken dönemlerinden beri samileşmiş bir çoğrafyadır.7.yy araplar G,Doğuya kadar girmiş buraları almış buralara öğretilerini getirmiştir.Hatta bu yıllarda kufa basra şam bölgesinden olmak üsere 649-650 yıllarında kufelilerden 6000 ve Benu tağliblerinden 2000 aile azerbaycann-a yerleştirilmiş bu arap nufusu torosların aşarak bazı yerlerede yerleşselerde zamanla asimle olup yok olmuşlardır(İbnül -Ezrak Mervani Kürtler Tarihi-Çeviri:M.E.BOZARSLAN)
G.doğu ve ırak süriye kuzeyleri tarih boyunca bir çıkış yolu olarak gözükmüştür.Bu durum böyle olunca m.ö 2180 dolaylarında zagroslardan inan Guttiler saldırıs,m.ö.2025te elalılar ve Amurruların saldırısı m.ö1595 Hititler ve Kassitlerin saldırısı m.ö.611 Medlerin saldırısı m.ö.539 Pers kralı Kyrosun saldırısı istila edilmiş kaçkezde yıkılmıştır.
(Uygarlığın yakındoğudan doğuşu-Frrankfort)Unutmayalımki G.Doğu islam yahudu hırıstıyan kültürünün odak noktalarının oluşturduğu bir alan üzerinde bulunduğunu belirtelim....(doğu ve g.doğu kimliği hakkında öneriler ve çözüm yolları.O.TÜRKDOĞAN)
Günümüze geldiğimizde Tarihi gelişimler ile medeniyet ve çıkar pastasının büyümesi ulusculuğun yayılması ile birlikte toplumlar üzerinde emperyallerin oyunlarıda hız kazamasına sebep olmuştur.
Bu gün kuzey ırakta siyasi liderler başkanlar aşiret reisleri kominal durumdan çıkmaya pek niyetli gözükmemektedirler.
Lakin şunuda çok iyi bilmektedirlerki geleçeklerinin devamı kuzey komşu Türkiyeden başkası değildir.
Diğer çıkarçı devletin bu girişimide oyalamak amaçlı olarak kafkasya sınırına kadar bir sınırı çizmeye çalışması ve bunu toplumlara her yönü ile vermeye çelışması sömürünün devamı kardeş kanının akması devamı demektir.
Bu g.doğu ve Irakın Suriyenin kuzeyi bir değirmen gibi ne verirsen alıp götürüp yok etmektedirki bu emperyallerin işine gelmektedir.
Siyaset ve aşiret siyaseti ayrı tellerden konuşuyor gibi gözüksede hep aynı düdüğü çaldıkları kesindir.Söylevler ile bazı siyası direnişler ulusal emperyal çıkarlarına uygun olmadığından insancıl yapıların kazanması şu halde mümkün değildir.
Çözümü tarihi gelişimleride göremeyen liderler aşiret reisleri ve siyaset yapan aşiret reisleri yeni sömürü düzenlerinin kurucuları olmaktan kendilerini alı koyamamaktadır.Halkına inemeyen bir siyaset zorunluluklar ve okyanus ötesi desteği yitirince yok olacağı açıktır.Türk ve Kürk düşmanlaştırılması halkların dinlerin kültürlerin aşağılaşması tavan yapmış bir ortamda barış kardeşlik sözleri ne kadar geçerlidir bilmem.
Ama görünen o ki tarih boyunca geçişlerin beşiği anadolu ve denizlere dünyaya açılmanın yolu anadoluyu harçıyoruz harçadıkçada üzerindeki sevgi dolu insanlar nefret kin saygısızlık medeniyetsizlik ekiyoruz.
Eğitim medeniyet ekonomi unsurları etkileyen din kardeşliğide okyonus ötesi ultumatonlarda türk kürt halkını etkilerken kızılbaşlan bu oyunun içine çekilmisede yine en büyük darbeyi kardeşlerimiz dediğimiz kürt ve türklerden yiyen olmaktan artık ders alabileçekmiyiz?darbeler bizim inancımızın öğretisi insancıl olmaksındandır.Ama artık bilinçli olmak gerekmektedir.Anadoluda bilinç artmadıkça inancı sorgulamadıkça birileri tarafından kullanılmaya sömürülmeye devam edersin.
Yorgun demokratla hızlı demokrat olmamak gerekmektedir.Alevi öğretisini iğrenç sayan ve düşmanı gören bir inanca ve dünya görüşünü medeniyet ve çıkarlar sömürüye dur demesini öğretmek zordur.Tepeden inme ile gelen öğreti ayaklanma direniş adına ne derseniz diyin zamanla yok olup gider.
Kardeşliği ve eğtitimi medeniyeti öğrenip;
"sömüren erk yardakçılarına aşiret reisine pis namussuz iki yüzlü siyasetcisine yöneticiye namusuz ve medenileşemeyen avam-a tarikat şıhına ÖRGÜTLENMEMİZE İZİN VERMEYENLERE yok dediğimiz zamanda var olabiliriz"
fert olamayan insanımız emperyalin hertürlü kullandığı argümanların ağına birine değilse diğerine düşmek zorundadır.
Yaşasın çıkarların kardeşliği yaşasın bu bağlamda halkların kardeşliği insana yakışan inanclara saygılı misyonerlik yapmayan inanc önderlerine selam olsun kahrolsun emperyalizim ve burjuvazi demekten başka bir şey şimdi elimizden gelmiyor....
Türkler kürtler anadolu 1.