Alıntı:
[B]Anadolu’da bugüne kadar yaşanan Müslümanlık, Alevi Müslümanlığıydı. Şimdi Araplaştırmaya çalışıyorlar. En büyük sorun orada. Onun için Alevilerin önünü açmak istemezler. Çünkü Aleviliğin önü açılırsa, Aleviliğin İslam anlayışı bu ülkede kamuoyuna ifade edilebilirse hiç şüpheniz olmasın Türkiye’de Sünni yurttaş oranı yüzde 8-10’da kalır. Öbürleri Müslümanlığı Aleviler gibi anlayacaktır. Zaten Türk kavimlerinin doğal olarak anlayışları oydu. Anadolu’yu Müslümanlaştıran hareket Aleviliktir. 13. asırda sadece Mevlana’ya bakmayınız, Yunus’a, Hacı Bektaş’a, Abdal Musa’ya bakmayınız, onlardan çok önce Ebûl Vefa var.
Doğu Anadolu’da hakim olan, özellikle Ebûl Vefa ve çevresi, Dersim’e gelip yerleşen ocaklardır. O ocaklardır oradaki meşaleyi yakanlar. Sonra, ikinci göç dalgasında Hacı Bektaşi Veli ve çevresi geldiğinde Orta Anadolu’yu aydınlattılar. Ondan sonra orada yerleşenler yaktıkları meşalelerle, Kırım üzerinden Balkanlara geçenlerle birlikte Balkanları aydınlattılar ve bütün bu aydınlanma hareketinin temelinde Türklerin İslam anlayışı vardı. Yani Kuranı Kerim ayetlerini saz ile, semah ile, kadın erkek bir arada, dede huzurunda icra ederek, anlamak ve uygulamak vardı. Bugün de Balkanlara gittiğinizde aynı semahların döndüğünü görürsünüz. Bu nasıl oluyor peki Sünni Osmanlı’da? Çünkü Osmanlı da başında Sünni değildir. 16. asra, yani 1517’lere kadar Osmanlı Devleti’nin dini, mezhebi yoktur. Seküler bir yapısı vardır. 1517’den, yani hilafetin getirilmesinden itibaren, Yavuz Sultan Selim’le birlikte yapı değişmiştir ve Sünnilik resmi mezhep olarak kabul edilmiştir. Kahire’den 2 bine yakın Sünni ulema getirilmiştir. Sünniliğin eğitimine başlanmıştır ve eğitimin kabul edilmesi için kılıç kullanılmıştır. Binlerce, onbinlerce baş kesilmiştir Sünniliğin yayılması için ve Aleviliğin püskürtülmesi için. Alıntı:alevierenler.blogcu.com[/B]