You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Türbe ziyaretinde ölüden(!) bir şey istenir mi?

Türbe ziyaretinde ölüden(!) bir şey istenir mi?

Posting Freak
Türbe ziyaretinde ölüden(!) bir şey istenir mi?
Türbe ziyaretinde ölüden bir şey istenebilir mi?
Memleketimizde türbe ve mezar ziyaretlerinde bilgisizlikler yaşanmakta, Allah için ziyaret edilen türbede Kur’an okuyup dualar edilerek ölüye yardım edilecekken tam aksine, ölüden yardım isteyenler görülmekte, yalnızca Allah (cc)’tan istenecek şeyleri ölüden isteyenler de çoğalmaktadır.
Halbuki mezar ve türbeler ölüden bir şeyler istenmek için ziyaret edilmezler. Belki bir şeyler hediye etmek için ziyaret edilirler. Çünkü ölü artık hayır hasenat yapamaz olmuştur. Yaşayanlar ise her türlü hayra gücü yetecek durumdalar. Gücü yetenler yetmeyenlere yardım ederler, yardım istemezler.

Bu yüzden ziyaretçiler Kur’an okur, dualar eder, mezarında eli kolu bağlı yatan ölmüşlere sevap bağışında bulunurlar. Şurası da bir gerçektir ki, manevi hediyelerle memnun etmek istedikleri bu ölülerin Allah yanındaki itibarını da asla bilemezler. Sadece iyi bir insan olabileceğini düşünür, hüsnü zanda bulunurlar. Bu konudaki bilgileri hüsnü zandan ibaret olur.
İşte bu hüsnü zandan hareketle yapacağımız duamızda diyebiliriz ki:
– Rabbimiz! Ziyaretinde bulunduğum bu zatın senin yanında itibarının olduğunu sanıyorum. Şayet bu hüsnü zannım doğruysa bunun hatırı için benim şu duamı kabul eyle, şu isteğimi yerine getir, şu çıkmazdan beni kurtar!
Evet, türbede böyle dua edebiliriz. Zira bu duada ölüden bir şey istemiyoruz. Yine Rabbimizden istiyoruz. Ancak hüsnü zanda bulunarak itibarı olduğunu zannettiğimiz ölünün hatırına duamızı kabul eyle diyoruz. Yani türbe sahibini vesile ve vasıta yapıyoruz duamızın kabulü için. Yoksa ölüden bir isteğimiz olmuyor asla. Bu noktayı iyi tespit etmek lazımdır. Şirk görüntüsü buradan kaynaklanmaktadır.
Şayet niyeti böyle yapmayıp da ölünün kendisinden isteyerek:
– Ey bu türbe ve mezarda yatan büyük insan! Sen benim isteklerimi verecek kudret ve kuvvettesin. Lütfen benim çıkmazda olan şu işlerimi hallet. Oğlumu evlendir, kızımı gelin et, ailemle aramı düzelt!. gibilerden ölünün kendisinden talepte bulunulursa, bu, Allah’tan başka istekleri verecek kudret ve kuvvet sahibi birinin daha bulunduğuna inanmak olur ki, böyle ikili bir inancın sahibi şirke düşmüş, batıl inanca kaymış sayılır, şirk ithamından kendini kurtaramaz. Zaten türbe ve mezar mekanları, şirke düşmelere çok müsait ruh hali de oluştururlar ziyaretçilerde. Bu ruh haliyle kimi ziyaretçiler ölünün kabrine mumlar yakar, kurban niyetiyle adak horozlar keser, mezar taş ve türbe demirlerine yüz göz sürüp, ağaç dallarına allı yeşilli çaputlar bağlar, bunlara birtakım özel mânâlar yükleyerek beklentilere girerler. Çocuğu olmasını, kızının oğlunun sınav kazanıp evlenmesini, kocasıyla arasının düzelmesini, bilhassa böyle türbe ve mezarlarda isterler. Mekanın meydana getirdiği ruh hali bu türlü sapmalara çok müsait hava oluşturur ziyaretçilerde. Ama İslam, ölünün elinde bu istekleri karşılayacak imkan ve selahiyetin bulunduğunu kabul etmez. Aksine ölüde böyle bir selahiyetin olduğuna inanmayı da şirke düşme olarak yorumlar.
Kaldı ki, türbede yakılan mumlar, kesilen horozlar, bağlanan allı yeşilli çaputlar ölüye hiçbir fayda da sağlamaz. Bu masraflarla bir yoksulun ihtiyacı karşılansa sadaka sevabı sağlar. Sadaka hürmetine Rabbimiz belki dilekleri kabul da edebilir. Bu sebepledir ki Efendimiz (sas) Hazretleri:
Allah (cc)’tan istenecek şeyleri benden isteyerek benim kabrimi tapınak haline getirmeyin!. buyurmuş, ziyaretçilerine açık seçik ikazda bulunmuştur.
Bir diğer hadisinde de:
– Sizler nerede olursanız olun okuduğunuz salavatlarınız bana ulaşır, kabrime yönelmeniz gerekmez! buyurmuştur. Nitekim Nuh suresindeki ayetlerin tefsirinden, ilk putperestliğin mezarlardaki ölü ziyaretlerinde başladığını öğrenmekteyiz. Kabir ziyaretlerinde zaman içinde ölüden medet umup yardım dilemeye başlanmıştır.
İmam–ı Birgivi’nin (Ziyaret–ül Kubur) risalesindeki şu tarihi olay, mezar ve türbe ziyaretlerinde geçmişteki durumla İslami titizliği olanca açıklığıyla ortaya çıkarmaktadır. Müslümanlar İran fethi sırasında (Tetir)’de tapınak haline getirilen bir türbede çürümemiş bir ceset bulurlar. Bunun Danıyal peygambere ait olduğu söylenir. Halife Hazret–i Ömer’den ne yapmaları gerektiğini sorarlar. Gelen cevap kabir ziyareti konusunda fevkalade ölçüler vermektedir. Bu konulardaki titizliği bilinen halife Hazret–i Ömer der ki:
– İnsanlar henüz kabir, türbe ziyaretlerini bilmiyorlar, Allah’tan isteyeceklerini ölüden de isteyerek şirke düşebiliyorlar. Danıyal peygambere ait olduğu söylenen mezarı da böyle bir şirke düşme yeri haline getirebilirler. Siz bir düzine mezar kazın, kimsecikler görmeden de bu mezarlardan birine bir gece cesedi gömün. İnsanlar hangisinde olduğunu bilemesinler, oraya toplanıp da peygamberin kabrini puthane haline getirme imkanı bulamasınlar.
Aynen öyle yapılır, ziyaretçilerin şirk görüntüsüne girmeleri de ancak böyle önlenir. Bilmem bu bilgiler bizlere bir şeyler söylüyor mu? (zaman AHMED ŞAHİN 20.09.2002 )
Sayısal Loto'nun bugün yapılacak çekilişinde büyük ikramiyenin 5 milyon YTL'ye ulaşmasının ardından zengin olma hayalleri kuran bazı Gaziantepliler, Ali Baba Türbesi'ne akın etti. Dualar okuyup doldurdukları Loto kuponlarını türbenin duvarlara süren kadınlar, "Büyük ikramiyenin bize çıkması için Ali Baba aracılığı ile Allah'a yalvardık" dedi .( Milliyet) [Resim: 47.jpg]
... GÜNÜMÜZDE ŞİRK DOLU KULAKTAN DOLMA İSLAM ADINA YAPILAN BU HAREKELER KADAR, DİNLE İLGİSİ HİÇ OLMAYAN NİCE İNSANLARIN DA BAZI MEZARLARA GİDİP " DİLEK,İSTEK,ŞİKAYETLERDE ( GELİŞEN DİNCİ AKIMLARI , TEHLİKEYE DÜŞEN LAİKLİK ...VS ) BULUNMALARINI DA İLGİNÇ BİR ANTİ PARANTEZ OLARAK BURAYA KAYDEDELİM...!

islamustundur.com
"Atatürk büyüktür, ruhu Ali’ dir"
Posting Freak
Türbe ziyaretinde ölüden(!) bir şey istenir mi?
insanlar tüllerle çaputlarla türbenin etrafını sarıp sarmalıyor bundan büyük sacmalık varmıdır artık öyle birşey oldugki türbeler kazanc kapısı yaptılar evlenemiyenler türbelerde koca arıyor ne hale geldik insanlar gercege inanmaz bir mezar olur bu ermiş derler inanır gider adaklar keser gercekler onlara yanlıs geliyor cünkü
Babam Seninle Dogdum Seninle Ölecegim Varsın Bana Ölüm Senin Yolunda Senin Işıgında Gelsin Grurumsun Pirimsin Atamsın Örnek Aldıgım Tek Lidersin BABAM
Atatürk
Posting Freak
Türbe ziyaretinde ölüden(!) bir şey istenir mi?
"Memleketimizde türbe ve mezar ziyaretlerinde bilgisizlikler yaşanmakta, Allah için ziyaret edilen türbede Kur’an okuyup dualar edilerek ölüye yardım edilecekken tam aksine, ölüden yardım isteyenler görülmekte, yalnızca Allah (cc)’tan istenecek şeyleri ölüden isteyenler de çoğalmaktadır."

Türbe ve mezar ziyaretlerini aynı kefeye koymak son derece yanlış. Mezar ziyaretleri zaten bir şey dilemek için yapılan ziyaretler değildir. Bilerek ve isteyerek türbe ziyaretlerini hafife almak için bu şekilde ifade edilektedir.
Ölen kişiye yaşarken zerrece yardımı dokunmamış, bir gün olsun yüzünü güldürmemiş akrabanın o öldükten sonra mezarının başında Osman Mushafını okumakla ne yardımı olabilir. Bu ne saçma bir yaklaşımdır.

Türbe ziyaretine gelince o yerin türbe olduğu insanların verdiği onayla olmuyor. Öyle olsaydı dinciler baba ve dedelerinin mezarını türbe ilan ederler insanlar da ziyaret ederdi. O mübarekler yaşarken ışık ve kerametlerini bildirenlerdir. Hak yolunda ömrünü adayıp can cömertliğinde bulunanlardır. Onlar sadece bedenlerini toprağa yatırırlar ancak batında daima yaşarlar. Bizi görürler duyarlar, onlara bağlılığımız ehlibeyt sevgisinin bir gereğidir. Onların mekanları türbeleridir, türbelerini ziyaret sevgi, saygı ve bağlılığımızı göstermenin bir sembolüdür. O mübarekler de bu sevgi ve bağlılığımızın mükafatını hakkın izniyle verirler. Bu verileri alan binlerce insan vardır. Türbede yatan mübareklere "ölü" diyen kör yezit bunu gördüğü halde gönlünün karası gerçekleri idrak etmesine manidir.



[COLOR="blue"] "Bu sebepledir ki Efendimiz (sas) Hazretleri:
– Allah (cc)’tan istenecek şeyleri benden isteyerek benim kabrimi tapınak haline getirmeyin!. buyurmuş, ziyaretçilerine açık seçik ikazda bulunmuştur.
Bir diğer hadisinde de:
– Sizler nerede olursanız olun okuduğunuz salavatlarınız bana ulaşır, kabrime yönelmeniz gerekmez! buyurmuştur."

Peygamberimize atfedilen yukardaki uydurma hadis Ömer'in ehlibeyte olan düşmanlığının bir ürünüdür. O döneme tanıklık eden en yakın yazılı kaynak 30 yıl sonra yazılanlardır. 30 yıl ehlibeyti asıp keserek sürgün eden Ömer onların türbelerine ziyareti dahi engellemek için bunları uydurmuştur. Peygamberin kabrine yönelmeyenler neden namazda Kabe'ye yöneliyorlar. Hac sırasında Kabe'yi tavaf etmek neden şirk sayılmıyor. İbrahim peygambere iman edenler kafir, katli vacip ama onun yaptığı söylenen ve içinde yıllarca putların barındığı söylenen Kabe'ye yönelmek serbest. Bu çelişkiyi neden görmüyorlar. Çünkü şeriat mantık kabul etmez. Şeriat körü körüne itiatı emreder.
Şirk Ömer'in uydurduğu bir kavramdır. Ehlibeyt sevgisini, Muhammed-Ali ve oniki imamlara bağlılığı engellemek ve onların varlığını unutturmak için uydurulmuş bir kavramdır. O inancı devam ettiren Suudiler neredeyse peygamberimizin türbesini de yerle bir edeceklerdi.Atatürk'ün müdahalesiyle bu önlenmiş. İşte bizdeki dincilerin gerçek yüzü bu.



"Sayısal Loto'nun bugün yapılacak çekilişinde büyük ikramiyenin 5 milyon YTL'ye ulaşmasının ardından zengin olma hayalleri kuran bazı Gaziantepliler, Ali Baba Türbesi'ne akın etti. Dualar okuyup doldurdukları Loto kuponlarını türbenin duvarlara süren kadınlar, "Büyük ikramiyenin bize çıkması için Ali Baba aracılığı ile Allah'a yalvardık" dedi."

Dinini bilmeyen, İslam diye şeriatı dayatan yobazlar halkı da şaşılaştırıyorlar. Bir yanda karanlık şeriat tehdidi öte yandan kerametleri yıllarca tecrübeyle sabit türbeler. İnsanlar arasatta kalmış, yolunu yitirmiş bir halde.
Türbelerde dua edilir ve mum yakılır. Ziyeretçilere lokma verilir hayır yapılır. Bez, ip, çorap, mendil, selpak, eşarp, poşet, kağt bağlanmaz.

Ehlibeyt aşkını, Muhammed_ Ali yolunu, oniki imam sevgisini Ömer- Osman siyasetinde bulamayız.

Zöhre Ana'mız inancımızda tek ışığımızdır, tek bilgi kaynağımızdır.

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.