You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Tuncay özkan:inatçı ve kindar

Tuncay özkan:inatçı ve kindar

Administrator
Tuncay özkan:inatçı ve kindar
İnatçı ve kindar bir siyasi dönemden geçiyoruz. Bu dönemde iyi kötü, temiz kirli sayılıyor. Zalimin zulüm ile gücünü arttırma sürecini yaşatıyorlar bize. Cehaletin iktidarıdır süren.

Oysa bu dönemin “Ecinni” kadrolarının hakimiyetini sevdamızla aşabiliriz. Bunun için yapmamız gereken şey; tüm toplum olarak, her kesimden insanımızla birlikte olmak, ayrışmamak, birbirimizi dışlamamak, bir ulusal bilinçle kucaklayıcı davranmaktır.

Bu topraklara yerleşen ve zulmüyle inatçı, gelecek korkusuyla kindar davranan iktidarın etrafa saçtığı musibetlerden çoğumuz korkup saklanıyoruz. Oysa o musibetin ortaya çıkış nedeni korkutup sindirmekti zaten. Başarılı oldular.

Bazılarımız, yaşanan kötülük kendisine ulaşana kadar görmezden gelmeyi tercih ediyor. Peki bu böyle sürecek mi?

Bazılarımız, o kötülüğün rantı için, onlarla beraber olmaktan kaçınmıyor. Halkın servetini yağmalıyor, benliğini satıyor.

Bazıları ise, Hz. Ali’nin dediği gibi; “…din ameliyle dünyayı talep eder, dünya ameliyle dini istemez. Cübbesinin eteğini takvayla toplar, kendisini doğru iş yapanlardan gösterir. Allah’ın kusurları örtüşünü, günah işlemeye ve kötü işler yapmaya vesile kılar.” Bir de olanı biteni “sessiz”, “sedasız” izleyen o sessiz ve büyük kitle: Halk, ulus var; Şehitlerin sahibi.

Türk ulusu elem ve acı denizinde boğuluyor. Yalan ve cehalet ülkenin iktidar odaklarının aracı oldu. Korku artık yerleşiyor. İktidar kendisi dışında hiç kimsenin varlığına dayanamıyor. Tabii bir de dalkavuklar ile rantçılar var. Oysa Türkiye’nin birikiminden yararlansa, geçmişe küfretmese, tarihi iktidarıyla başlatmasa, bilmediklerini sorsa pek çok felaket önlenecekti. Ama lider odaklı otokrasi, giderek toplumu korku ve sindirme ile teslim alırken, AKP inatla kafasındakini yaşama geçirmeye, kindarlık etmeye ve toplumu bölüp, parçalayıp yönetmek noktasında çatışmaları körüklemeye devam ediyor. Dur demeyecek miyiz?

Ulusumuzun o büyük ve sessiz çoğunluğunun ağızları kapalı, gönülleri yaralı. Ulusun önderleri öldürüldüler, mahpus edildiler, etkisizleştirildiler. Artık yeter demeyecek miyiz?

Değerleri bunca alaşağı edilen, kendine ve birbirine güvensizliği doruğa çıkan, Türkiye’nin yapmaması gerekenleri AKP yapıyor. AKP’nin yanlışlarını sandığa gömmeyecek miyiz?

Bizim yapmamız gereken, Türkiye’ye sahip çıkmaktır. Türkiye’ye sadece sağcılar ya da solcular, sadece Sünniler veya Aleviler, sadece zenginler veya yoksullar sahip çıkarsa birlik sağlanabilir mi?

Bu imkansızdır.

AKP’nin “böl, parçala, yönet” politikası bu ayrılıkları körükleyip sonra “benden başka çare yok” açılımına da yarıyor. Sadece AKP yetseydi toplum böyle lime lime olur muydu?

Dün oy için, Kürt seçmen açılımı vardı.

Bugün oy için açılımı tutmayınca, kahrolsun Kürtler.

Dün oy için herkesi kucaklayacağız vardı.

Bugün bizim gibi düşünmeyenler düşman diyorlar.

Propaganda çağının yeni Gobbels’lerinin yönlendirdiği AKP yerel seçim sonrası oluşturduğu “Savaş Kabinesiyle” artık “Hep veya Hiç” oyunu oynuyor.
İçeride; PKK, BDP, MHP, CHP, Apo, terör, hepsi aynı kefede diyor. Böylesi görülmedi. AKP, Meşruiyet zeminini radikalleştirerek, bindiği dalı keserek söylüyor bunları.

Dışarıda; İsrail, Amerika, kısmen AB düşmanı; seçime kadar! AKP’ye Araplar, Filistin’in Hamas kanadı ve İran dışında dost yok. Aklınızı sevsinler sizin.
Hani bizi çağdaş uygarlıkla tanıştıracak AKP siyaseti? Kar gibi eridi cahilin cüreti. Takke düştü kel göründü. Rahatla kükreyen, zorda el etek öpen popülist cehalet bu.

Sorun BİZ’im kendimizi ulusumuza, birlik ve beraberlik içinde anlatma ve bütünlüğü sağlamamızla ilgilidir. AKP seçmenine ulaşma, onlara gerçeği aktarma ile ilgilidir.

Türkiye’nin çözümü birlik ve bütünlüktür. Herkes şunu bilmek ve unutmamak zorunda:

Tek tek hiçbir hedefimize ulaşamayız.

Hayati önemdeki çözümleri hatta imkansız olanları hep beraber yapabiliriz. Ne diyoruz hep bir ağızdan:

- Susma sustukça sıra sana gelecek!

Ve

- Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya da hiç!

Türkiye ya büyük bir siyasi hamle ile birlik ve beraberliği tercih eder.
Ya da AKP ile parçalanır: Kaos içindeyiz.

Bizim görevimiz Türkiye’yi bir ve beraber tutmaktır. AKP’li seçmene, kardeşlerimize anlatmaktır.

Siyasi çabamız, kavgamız bunun içindir.

Her şey Türkiye, hepimiz için.

AKP’yi ve yaptığı zulmü, kötülüğü en önce AKP’ye oy veren seçmenler başta olmak üzere, her yurttaşımıza anlatmalıyız. Her birimiz 10 kişiye ulaşmak zorundayız.

Türkiye’nin birliği ve beraberliği hayatidir.

Onun için bunca zulme katlanıyoruz.

Ve yılmadan, yorulmadan bu zulmü yeneceğiz.

Onun için sağı solu herkesi kucaklayarak; BİZ yaparak diyoruz ki:

Ya hep beraber ya da hiç!

Varlığımız Türkiye’ye feda olsun.

Tuncay Özkan
21 Haziran 2010

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.