''Bu bölgede yetişen meyve sebze fidanları önceden Antalya yöresinden geliyordu. Kendi ihtiyacımı karşılamak için başladığım fidancılığı genişletip pazarlamaya başladım. Fidanlar, üretim aşaması boyunca hiç toprak yüzü görmüyor ve tarımsal ilaç kullanılmıyor. Tamamen organik. Almanya'dan getirdiğimiz vermikulit adı verilen gübreyi viollerin içine boşlatıp fidanları viol içinde yetiştiriyoruz.
Serada viol içine ekilen tohumlar bir buçuk ay içinde yetişip dikime hazır hale geliyor. Organik fidanlar diğer fidanlara göre daha kaliteli, asla hastalık görülmüyor. Ziraat Mühendislerinin gözetiminde üretimi gerçekleştiriyoruz. Organik domates fidanı, tarla fidanına göre dekarda 2 ton daha fazla ürün veriyor. Organik ürün daha hızlı gelişip, bol verim sağlıyor.''
Kavas, geçen yıl 2 milyon adet fidan ürettiklerini ve 3 günde hepsini sattıklarını ifade ederek, ''Müşteriler seraya gelip daha üretim aşamasındayken fidanları satın alıyor. Üretimin büyük bölümünü sipariş üzerine yapıyoruz'' diye konuştu.
"Topraksız tarım önemli"
Celal Bayar Üniversitesi Saruhanlı Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Sebze, Meyve İşleme Teknolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Zeki Hepçimen, toprağın yorulmaması, erozyon ve tuzlanmanın önlenmesi bakımından topraksız tarımın toprağın geleceği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Türkiye'de toprağın verimli kullanılmamasının temel sorun olduğunu ifade eden Hepçimen, şu bilgileri verdi: ''Ülkemizin tarımsal bir politikaya sahip olmaması ve geleceğe yönelik planlarının bulunmaması nedeniyle en önemli milli servetimiz olan toprak, gittikçe verimsiz hale gelmektedir. Bu nedenle topraksız üretim önem kazanmaktadır. Ayrıca geleneksel tarım işleme modelleriyle toprağımız, orantısız ve dikkatsiz kullanılan gübre ve ilaçlarla elden gitmektedir. Bu bakımdan organik ve topraksız tarım projeleri hem toprağımızın değerini koruyacak, hem de artıracaktır. Sağlıklı gıda üretim ve tüketimi de bu sayede olacaktır.''