]Alevi yurttaşların yoğunlukta yaşadığı Maraş’ın merkez Dulkadiroğlu ilçesine bağlı Terolar bölgesinde 27 bin kişilik mülteci kampının yapımı sürüyor. Alevi yurttaşların yoğun yaşadığı bölgedeki kamp, AFAD tarafından yapılıyor. Suriye’den gelen mültecilerin kampa yerleştirileceği ifade ediliyor. Ancak yöre halkı kaygılı... Kampa Suriye’de savaşan selefi ve cihatçı grupların kalacağından endişe ediyorlar.
]TARİH, TEKERRÜR EDEBİLİR KAYGISI
]Maraş, 1978’de yaşanan katliamla bilinen bir yer. Resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 105 Alevi yurttaş öldürüldü. Alevilere ait 200'ün üzerinde ev yakıldı, 100'e yakın işyeri tahrip edildi. Yıllar önce inançlarından dolayı katliama uğrayan Aileviler, bölgede kampın yapılması ile tarihin tekerrür etmesinden endişe ediyorlar.
]
]SURİYE’DE OLANLAR KOKUTUYOR
]Kampın yapılacağı Teroler Cem evinde eylemlerini sürdürenlerin çoğu, 1978 katliamına bire bir tanık olanlardan. Kimisi oğlunu, kimi kardeşini kimi babasını kaybetmiş. Saldırılara bire bir tanık olmuşlar. Korkuyorlar. Kaygılılar’ ’Suriye’de sırf alevi oldukları için öldürülen binlerce kişiden ne farkımız var’ diye soruyorlar.
]
]78 KATLİAMI HAFIZLARDA CANLI
]Terolar’dayız. Eylemde olan Alevi yurttaşları dinliyoruz. Geçmişte yaşadıkları acıyı, trajediyi ve katliamları gözyaşları ile anlatmaya başlıyorlar’
]Meryem Deliter, 78 Maraş katliamı tanıklarından. Ailesi o tarihte köyde kaldığı için katliamdan kurtulmuş. Ancak yakın akrabaları katliamdan kurtulamamış. Katliamdan sonra göç etmek zorunda kalmışlar. Akrabaları, yakınları yurtdışına gitti. Kimisi daha çevre köylere dağıldı. Son yıllarda ise geri dönüşler başladı. Her şey AFAD kampının köylerine yapılması ile son buldu.
]
]ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN ÖLDÜRÜLDÜK
]’Üniversite, alışveriş merkezi, hastane yapılsınlar, ama kamp yapılmasın’ diyen Meryem Deliter, ’78’de katliamı yaşadık. Olaylar 5-6 gün sürdü. Babamın amcasının oğlu vuruldu. Gece gündüz yemeğini yiyen arkadaşı, ’Bu Alevidir’ diye gösterince öldürdüler. Cenazesini bir tarlaya gömmüşlerdi. Sıkıyönetim oldu. 13 gün sonra cenazesini alabildik’ ifadeleri ile yaşadıklarını anlattı.
]Kampın yapılmasından sonra eski trajedilerin hafızalarda tekrar canlandığını belirten Deliter, Suriye’de yaşananları örnek gösterdi. ’Burada da aynı katliamın yaşanmayacağı garantisini kim verebilir’ diye sordu.
]
]KORKUDAN DIŞARIYA ÇIKAMIYORUZ
]3 aydır rahat yüzü görmediklerini, sürekli bir korku içinde olduklarını belirten Diliter, hayatlarının şimdiden değişmeye başladığını anlattı: ’Eskiden yürüyüşe giderdik. Şimdi ise gece kapıya çıkamıyoruz. Korkuyoruz’ Kampın etrafında 10 metre sur yapacaklarmış. Peki Sur’un arkasında ne olacak, bilmiyoruz. Kimler içeride barınacak. Kimler buralara yerleştirilecek. Bu sorular kolay kolay cevap bulmaz’ dedi.
]SURİYELİLERE KARŞI DEĞİLİZ
]1978’de yaşanan katliamın diğer bir tanığı Satı Yıldız... Oda diğer mağdurlar gibi Maraş’ta yakınlarını kaybetmiş. Aradan 37 yıl geçmesine rağmen yaşanan acıyı bir an olsun unutmamış. Köylerine kamp yapılmaya başlanınca eylemlerin sürdüğü Cem evine koşmuş.
] ’Biz Suriyelilere karşı değiliz. Onlarda mağdur. Ama burası yeri değil. Kaç bin kişi gelecekmiş, biz burada nasıl yaşayacağız’ diye başlıyor anlatmaya Satı Yıldız. Ancak kaygılarını da gizlemiyor. 78’de yaşadığı katliamları anlatmaya başlıyor:
]
]KAPILARIMIZA ÇARPI ATTILAR’
]Tek tek kapılara çarpı attılar. Biz ne olduğunu bilmiyorduk. Bizim Alevilerin kapıları işaretliydi. Babam ve annem evde oturuyor. Ekmek yapıyorlar. Kalabalık bir grup, ellerinde bıçak, satır, kazma ve sopalarla kapıya dayandı. Benim kardeşim sedirin altına girmişti. Silahla ateş açtılar, ayağına kurşun gelmiş, korkusundan ses bile çıkarmamıştı. O sırada bir adam geldi. ’Bu aileyi tanıyorum. Bunları öldürürseniz, biz de sizi öldürürüz demiş’. Öyle kurtulmuşlar. Ama oğlum kurtulamadı. Oğlum Maraş’ta çalışıyordu. Çocuğumun arkadaşı ’bu Alevi’ diyor. Onu orada vuruyorlar. 4 gün biz cenazeyi alamadık.
]
]KATLİAMLARI YAŞAMAK İSTEMİYORUZ
]Her şeyimizi talan ettiler. Çok şeyler yaşadık. Katliam yaşandığı yıl doğanlar, şimdi 37 yaşında. Biz Maraş’la baş edemedik. Birkaç yıl sonra Maraş’a gitmedik. Ama sonra mecburen gittik. Çok şükür o günler bitti derken, bu defa bu kamp yapılmaya başlandı. Biz o katliamları tekrar yaşamak istemiyoruz. Gidecek yerimiz de yok.
]BİZ MÜLTECİLEŞİYORUZ
]Döne Göksungur, katliam olduğunda köylere kaçan ailelerden. 78 yılından bu yana köyde kalıyor. Oda diğerleri gibi katliamı bu gün gibi hatırlıyor. Mültecilere karşı olmadığını özellikle vurgulayan Göksungur, ’Bu kampın zoraki bir dayatması olduğu için karşıyız. Fakat mülteciler mazlumlaştırılıyor, biz mazlum halk mültecileştiriliyoruz. Yerimiz yurdumuz elimizden alınıyor. Yaşam alanımız elimizden alındığı için biz kampa karşıyız’ dedi.
]
]YAŞAM ALANIMIZ YOK OLDU
]Kampın yapıldığı yerin köyün merası olduğunu hatırlatan Göksungur, ’Doğal yaşam alanımız bozuldu. İnsanların huzuru bozuldu. O yüzden kaygılıyız. Sesimizi yetkililer duymuyor. Sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Aylardır burada kampa karşı tek kişi de olsa direniyoruz. Biz mülteci konumuna düşüyoruz’ ifadelerini kullandı.
]İBADET ETTİĞİM YER, EYLEM YERİMİZ OLMUŞ
]Eylemlerine sert müdahalede bulunmasını da eleştiren Göksungur, şiddet yöntemlerine başvurmadıklarını hatırlattı. Göksungur, ’Çadırımız elimizden alındı, ardından yakıldı. Çadır kurmamıza bile izin vermiyorlar. Biz eylem yerimizi Cemevi olarak belirledik. İbadet ettiğimiz yerimiz şimdi eylem yerimiz oldu. Sabah akşam buradayız. Neredeyse köyün dışına çıkaracaklar. Kendi yerimize, kendi köyümüze kimliksiz giremiyoruz. Kamp yapımı ile köye girişte aramalar başladı. Buralı değilsen bırakmıyorlar. Hayatımız alt üst oldu’ dedi.
]KAYNAK: HABERDAR