[COLOR="#808080"]Biz kırıldık, daha da kırılırız.
Alevi "açılımları" sırasında Ali'yi sevmek Alevilikse ben de Aleviyim sözleri havada uçuşurken insanları umutlandıran güzel gelişmelerdendi Cem Tv'nin yayına başlaması. Gençler kendini geliştiriyordu tamamdı, fakat öğrenme, anlama çağına yeni girmiş olanlar ve Aleviliği hiç tanımayanlar bu kanal sayesinde kültürümüzü, ibadetimizi, inancımızı görecek ve bizi yargılamaya başlamadan önce derince düşüneceklerdi. Karalamalar bitti mi? Asla. Gören kısım yürekler değil de sadece gözler olduğu sürece at gözlükler asla yön çeviremeyecek, saygı olgusunu yok sayacaklardı. Her Perşembe Cem Tv'de yayınlanan cemler, Anadolu'ya yerleşmiş, inancını yaşayamamış veya yaşamış ama içine sinmeden sürdürmüş Alevi toplumunun içindeki korkusunu az buçuk yok etmeye yaradı. Aileler evlerinde, cem evindekiler cem evinde aynı anda tevhit oldular.
Bir zaman sonra Su Tv, Yol Tv gibi yeni kanallar karşımıza çıktı ve kanallara gelen yoğun Alevi desteği ile onların da yolu açıldı. Rekabet olmaması elbette ki imkansız, fakat Alevi toplumu kanallarını öyle güzel benimsemişti ki rekabet görülecek türden hiç olmadı.
Zaman geçti, baskıların içten içe yoğunluğu devam etse de inkar edilemeyecek bir gerçek vardı ki bu yayınlar Alevi toplumunun dile getirmediği, yürütmekten çekindiği inancını ibadetini daha rahat yaşayabilmesini sağladı.
1995 yılında İzzettin Doğan tarafından kurulan Cem Vakfı, Cem Radyo kuruluşları Alevi toplumu için ilk zamanlarda bir umut kaynağı olsa da, tekçi ve çoğunlukçu kafadaki İzzettin Doğan o zaman da Aleviler'e hitap etmedi, şimdi de etmemekte. "Başta cumhuriyet halk partisi olmak üzere, oy verilebilecek partiler olarak Milliyetçi Hareket Partisi, Genç Parti ve Yaşar Nuri Öztürk'ün Partisi'ni uygun görüyoruz.. Bu partilerin programları bizi tümüyle tatmin etmemekle birlikte kabul edilebilir düzeydedir.." sözleri aslında onun Alevilik düzeyini ve saygısını en net biçimde açıklıyor. MHP gibi bir partiye Aleviler'i yönlendirmek katillere halkını zorbalıkla aşık etmekten başka bir şey değildir elbette.
Aleviliğin her zaman Türk yorumu ve Türklere ait bir inanç olduğunu dile getiren İzzettin Doğan, bu inancı İslam içi görüp de belli bir ırka bağlamayı nasıl açıklıyor bilemiyoruz. Sözlerinden anlaşılacağı üzere sevgili zat, ya Hacı Bektaş-ı Veli'nin sözlerine riayet etmiyor, ya da kendince yeni bir Alevilik türetmek istiyor. Ulusalcı yapıda olan Aleviler'in : "Kürt yoktur, Türkmen vardır, Kürt Alevi olmaz, hepsi Horasan'dan gelmedir." Gibi klasik cümleleri İzzettin Doğan gibi kafalarda olan insanlara aittir ve Aleviliğin hoşgörü inancıyla asla uyuşmamaktadır.
Gündemde önemli bir safhada yerini alan Cami-Cem evi projesi Alevi halkının hangisini tatmin etti bilemiyoruz. Tuzluçayır'da başlayan ve büyük illere yayılan direnişlerde insanların böyle bir proje istemediği, İzzettin Doğan'ın Aleviler'i hiçbir zaman temsil etmediği anlayışı gayet açık olacak ki, Sn.Doğan'ı açıklama yapma gereğine getirdi. "Bu projeye karşı olanlar Alevi değildir" gibi bir lafı cömertçe, hiç çekinmeden dile getirebilen ocak soyundan gelen bir Başkan, Aleviler'i yok sayan, kökleri kurutulmalıdır diyen F.Gülen gibi bir adamla aynı safhada yer alabildi. Toplumları birleştirmek, ayrı gayrıyı yok etmek ibadethanelerin birleşmesiyle hallolabilecek bir mesela olsaydı, bunu düşünme yetisi İzzettin Doğan gibilerine bırakılmaz, Alevi ve Sünni toplumunun kararlarına göre gerçekleştirilirdi. Bir toplum adına karar vermek, diktatörlüğün sopasını zorbalıkla dayatmaktan başka bir şey hiçbir zaman olmadı.
Unutulmamalıdır ki Madımak'ta 33 cana kasteden güruh Camii'den namazını kılıp bu hain katliamı yapanlardır. Gazi'de, Maraş'ta, Çorum ve daha birçok katliamda insanlarımızın canını alanlar yine bu kafada hayatını sürdüren, hala Alevi kelimesini duyduğunda suratlarını büzüştüren: "Ya şimdi siz niye namazsızsınız, oruçsuzsunuz." Diyebilen bir kalabalığın ürünüdür. Okullarda Alevi öğrencilere zorla namaz kıldıran, oruç tutmuyor diye sınıftan atan, sokakta sigara içiyor diye linç eden, gece sahur zamanı ışığı kapalı diyen yuhlayan, kapıları işaretleyip ölüm fermanı veren kalabalığın ürünüdür. Şimdi sorulmalıdır, yıllardır birbirlerine içten içe kin besleyen iki toplum nasıl olacak da bu ibadethanede yanyana gelebilecek?
Gizem Konur
Direngenliğin Umudu
Radikal
Terk etmedi sevdan bizi İzzettin(!)
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
2910
Terk etmedi sevdan bizi İzzettin(!)
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi