You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Talib yolu (raya tolıv)

Talib yolu (raya tolıv)

Administrator
Talib yolu (raya tolıv)
Aslı Dêrsim dilinde gelen " [COLOR=#002060]Ray " kelimesi itikad ve amellerden ibaret olan hükümlerdir. Ray'in hükümlerini kabul edip, ikrar veren kişiye de t alib ( [COLOR=#002060]tolıv ) denilir. Talib Yolu'nun menşe'i ve menbası, kendine has, kendine özgü dört rükün ( [COLOR=#002060]çar him )'den teşekül eder, üç mevki ile temsil edilir. Bu mukaddes dört rükün, üç mevki sırası ile şunlardır:
[COLOR=#C00000] 1. Heq esto ke esto, Xızır'ik nebiye deyo «türkçe tercümesi» Hakk'ın varlığına ve Hızır'da onun nebisi olduğuna inanmak» manasına tekabül eder.

[COLOR=#C00000] 2. Venga Heq'i «türkçe tercümesi» Hakk'ı çağırmak veya Hakk'a ibadet etmek» manasına tekabül eder. İbadet, Hakk'a sığınıp dua etmektir. Duanın kabul olabilmesi için, insan bedenen ve manen temizlenmesi gerekir.

Bu temizlik, sırası ile şunlardır: [COLOR=#002060] 1. «Vucudun cismani pisliklerden temizlenmesi; [COLOR=#002060] 2. Uzuvların nevsani meyillerden temizlenmesi; [COLOR=#002060] 3. [COLOR=#C00000] Kalbin kötü arzulardan temizlenmesi; [COLOR=#002060] 4. Ruh temizliğini sağlamaktır.» Dua okumak istiyen bir talib, bu suretle ruh temizliğini sağladıktan sonra, Hakk'a sığınıp dualar okur.

Hakk'a ibadet iki şekilde yapılır. [COLOR=#002060] 1. [COLOR=#C00000] Ferdi ibadet; [COLOR=#002060] 2. Ayin'i Cem ( [COLOR=#002060]Cıvat ). Ferdi ibadetten maksat, dua okumak istiyen bir talib, evvela sağ elini dudaklarına, sonra alın üzerine, son olarak sol göğüs üzerine koyup, sol elini yanına salarak, başı hafif öne eğik dara durup, Hakk'a sığınıp dualar okur. Ayin'i Cem ise, ocak-zade pirlerlerin evlerinden toplanıp, toplu halde icra edildiği gibi, herhangi bir talib'in evinde de toplanıp, ocak-zade pirler tarafından icra edilir.

[COLOR=#C00000] 3. Çıralıx «türkçe tercümesi» «çıra hakkı veya ışık hakkı» manasına tekabül eder. Çıralıx, talib'in sahib olduğu mallarının muayyen bir miktarını, gönül rızası ile bağlı bulunduğu ocak pir'ine verdiği Hakk lokmasıdır. Her yol talibi çıralıx ödemekle mükellef olduğu gibi, pirler hizmetlerine karşı, talibler'inde topladığı senelik çıralıx'ın bir kısmiyle ocak giderlerini temin ederler. Diğer bir kısmını ise, dul, yetim, fakir ve muhtaçlara adil bir şekilde dağıtmakla mükelleftir.

[COLOR=#C00000] 4. Roze Xızır guretene «türkçe tercümesi» Hızır Orucu'nu tutmak» manasındadır. Hızır Orucu'nun menşe'i ve menbası, Hızır nebi ile başlar. Yüce Hakk ( [COLOR=#002060]Heq ), Hızır'a kendikatında nebilik vermekle birlikte, O'na ilminden öğretti. Hızır nebilik mertebesine eriştiği vakit, üç gün oruç tuttu. O, mukaddes gün ki, Perşembe'yi Cuma'ya bağlıyan "Xeylas gecesi" yüce Hakk, kendikatında içine helva konmuş sıcak yağlı ekmek ( [COLOR=#002060]Miaz ) ve beraberinde ebedi hayat ( [COLOR=#002060]ab'i hayat ) suyu olduğu bir sofra indirmiştir. Hızır nebi, kendisine inen bu kudret nimetiyle orucunu açar, ebedi hayat suyunu içerek nura gark olup, ölmezliğe ermiştir.

Hızır nebi ile başlayan üç günlük oruç amel'i, ihtiyari bir nefs kırma olarak, ilk talib toplumu tarafından kabül edilmekle birlikte, her Yol talibi Hızır Orucu'nu tutmayla mükelleftir. Hızır Orucu, miladi takvimine göre, her sene şubat ayının ikinci haftası ( [COLOR=#002060]peniya çeli ) salı, çarşamba ve perşembe günleri tutulur. Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece ise, Xeylas gecesidir.
]
Hızır Orucu'nun her mükellefi, yatmadan önce şöyle niyet eder: «Niyet ettim yarınki Hızır Orucu'nu tutmaya, ya Hakk! dergah'i izzettinde kabul eyle» diye dua eder. Gecenin geri kalan kısmmda ve güneşin battığ zamana kadar oruç tutar. Oruç açarken de, şöyle dua eder: «Ya Hakk! bizlere ihsan buyurduğun nimetlerle orucumuzu açarız, oruçlarımızı dergah'i izzettinde makbul ve kabul eyle.»
]
Şu noktaya dikkati çekmek lazim gerekir ki, Hızır Orucu'nun her mükellefi kine, hırsa ve nefse, egemen olmakla beraber, kendini tüm kütülüklerden arındırması gerekir. Çünkü, kişi kendini kötü işler yapmaktan alıkoymadıktan sonra, açlık ve susuzluktan başka bir netice elde edemez.

Yukarıda mevcut bulunan mukaddes dört rükün ( [COLOR=#002060]çar him ) etrafında zengin bir talib topluluğu meydana gelmiştir. Talib toplumu, inanç ve kurallarla yaşar. Kurallar ise, birkaç temsilciyi zaruri kılar. Bundan dolayıdır ki talib toplumu'nun " [COLOR=#002060]idari ", " [COLOR=#002060]ibadet " ve " [COLOR=#002060]ahlaki " faliyetleri üç mevki ile temsil edilir. Bu üç mevki, sırası ile şunlardır:

[COLOR=#C00000] 1. Pir, talib toplumu'nun en yüksek temsilcisinin unvanıdır. Talib toplumu'nu hem içte, hem de dışta temsil etme hakkı yalnız Pir'e aittir. Pir'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Pir soyundan olması, bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı ( [COLOR=#002060]çar him, çewres çêver ) eğitimini tamamlamış, bütün ahlaki mazyetlere sahip, idari işlerine muktedir, talib toplumu'nun birliğini muhafaza etmektir.» Yukarıda mevcut bulunan vasıflara haiz olmayan bir Pir'in arkasından gitmek doğru değildir.

[COLOR=#C00000] 2. Rayver, talib Yolu'nun ruhani temsilcisinin unvanıdır. Rayver'in vazifesi ise, talib toplumu'nu ocak ( [COLOR=#002060]Ucağ )'da veya ocağa bağlı bir mekanda eğitip, yetiştiren ilim sahibi bir öğretiçi olmakla birlikte, talib toplumu'nu iyiye teşvik ve kötüden uzak tutmaktır. Rayver, oruç günlerinde, bayram günlerinde, evlenme, sünnet, cenaze hizmetleri v. s. gibi, inanç bazındaki bütün hizmetleri yerine getirmede beceri ve kabiliyet sahibi olmalıdır. Ayrıca, Ayin'i Cem'i yürütme yetkisine de sahiptir.

Rayver'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı eğitimini tamamlamış, talib toplumu'nun örf ve adetini bilmeye muktedir ve diğer ilimlerden de haberdar olması şarttır.»

[COLOR=#C00000] 3. Mürşid ( [COLOR=#002060]Morşıt ), talib toplumu'nun örf ve adet hukuku'nun en yüksek temsilcisinin unvanıdır. Mürşid'in vazifesi, talib toplumu arasında vuku bulan dava ve hadiselerde, özünü dara çeken davacı veya davalıya müsevi muamele, tarafların söz haklarını muhafaza etmekle birlikte, davacı ve davalının kendilerine serbestçe arzettikleri hadiseleri dinler. Akabinde Ayin'i Cem'e katılan kapı komşulara da söz hakkını verir ve onlarıda dinledikten sonra, onların büyük bir ekseriyetinin müşterek görüş ve rızaları unsuru ile suçun haline ve derecesine göre, muhtelif cezalar verme yetkisine sahiptir. Mürşid'in kararında katiyet asıldır. Talib, Mürşid'in kararına ihtiraz edemez.
[COLOR=#C00000]
Mürşid'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı eğitimini tamamlamış, talib toplumu'nun örf ve adet hukuku'nu bilmeye muktedir, milli örf ve adetlerin orijinal karekterini daima muhafaza etmekle birlikte, talib toplumu arasında çıkan bütün ihtilafları çözümleme ehliyetine haizolması şarttır.» [COLOR=#C00000]
[COLOR=#C00000]

[COLOR=#C00000]Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain, Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.