You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Suriye’nin sahipsizleri: Alevi Türkmenler

Suriye’nin sahipsizleri: Alevi Türkmenler

Administrator
Suriye’nin sahipsizleri: Alevi Türkmenler
Suriye’deki iç savaştan kaçarak İstanbul’a gelen ve mülteci kamplarında barınamadıkları için parklarda yaşayan Alevi Türkmenler, Pir Sultan Abdal Derneği’nin girişimiyle İstanbul Gaziosmanpaşa’daki, Sarıgazi Pir Sultan Abdal Cemevi’ne küfürlü içerikürüldü. RS FM, Alevi Türkmen oldukları için, Türkiye’de barınamadıkları iddia edilen o mültecilere ulaştı.

Savaş başladıktan sonra, Suriye’de muhaliflerin kontrolüne geçen Halep’in Hayderiye bölgesinden kaçarak, Türkiye’ye sığınan Alevi Türkmenler, Taraf gazetesinde yayımlanan bir haberle gündeme geldi. Ayfer Çalıkıran imzasını taşıyan haberde, Fatih Belediyesi tarafından Alevi Türkmenlerin parklarda yaşamaya mecbur edildiği, Sünni Suriyelilerin ise kamplara yerleştirildiği iddia ediliyordu. Gazete yaklaşık 120 kişiden oluşan 35 Alevi Türkmen ailenin Kumkapı sahilindeki parklarda yaşam mücadelesi verdiğini, belediyenin daha önce yapılan müracatlara ragmen, mültecilere yardım etmediğini öne sürüyordu.

Fatih Belediyesi ise yazılı bir açıklama yaparak haberde yer alan iddiaları yalanladı. Açıklamada, Fatih’te 25 binden fazla Suriyeli mültecinin bulunduğu vurgulanırken, ’kimin alevi kimin sünni olduğunu bilmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla haberde iddia edildiği gibi mezhep farklılığı yüzünden bir ayrım yapılması imkansızdır’ ifadelerine yer verildi.

RS FM, Pir Sultan Abdal Derneği’nin girişimiyle İstanbul Gaziosmanpaşa’daki Pir Sultan Abdal Cemevi’ne küfürlü içerikürülen mültecilerin izini sürdü.

MALATYA’DA ÖZEL KAMP

Görüşüne başvurduğumuz ilk isim, Gaziosmanpaşa PSAKD Şube Başkanı Cemsi Onuk.

Taraf gazetesindeki haberi duyar duymaz harekete geçtiklerini ve ilk etapta 130 sığınmacıyı Cemevi’ne getirdiklerini söyleyen Onuk, polislerin gelmesiyle 20 kişinin kaçtığını belirtti.Onuk, Kaymakam ile bir görüşme yaptıklarını ancak soruna çözüm bulunamadığını ifade etti. Mültecilerin tedirgin olduğunu söyleyen Cemevi yetkilisi, devletin, sorunun çözümü için adım atması gerektiğini, Malatya’da Alevi Türkmenler’e özel bir kamp yapılması yönünde duyumları olduğunu bilgisini de paylaştı. Onuk, pek çok Alevi kurumunun yardımıyla 56 kişinin evlere yerleştirildiğini ancak bunun geçici bir çözüm olduğunu savundu.

KİMLİK NUMARASI VERİLMELİ

Bir diğer Cemevi yetkilisi Hıdır Çam ise, mültecilere iş olanağı yaratılması için geçici kimlik verilmesi gerektiğini belirtti. CHP’den 3 milletvekilinin kendilerini ziyaret ettiğini de söyleyen Çam, konunun Meclis gündemine taşınmasını istedi.

ÇOCUKLAR OKUL İSTİYOR

Kadın sığınmacılarla konuşmamız mümkün olmadı. Ancak Cemevi yetkilisinin söylediğine göre, kadınların en büyük talebi çocuklarının okula gitmesi. Özellikle yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla, Suriyeli çocukların, semtteki akranlarını görüp ’okul’a özendiğini belirten yetkili, bu konuyla ilgili adım atılması çağrısında buldu.

’ALEVİLERİ BOĞAZLIYORLAR’

Peki Suriyeli Türkmen Aleviler, neden Türkiye’yi geldiler? Hangi yolları kullandılar? Türkiye’de neler yaşadılar? Savaş bitince dönmeyi düşünüyorlar mı?

Sorularımızı yanıtlayan, Melik H. görüntü almamızı istemiyor. Nedenini sorduğumuzda ise, ’zaten rezil olduk’ diyor. Açıkca söylemese de tedirgin olduğu anlaşılan Melik H’nin 6 çocuğu var. Karısı bir konfeksiyon atölyesinde çalışırken, kendisi çocuklara bakıyor. Türkiye’ye geçebilmek için muhaliflere 5 bin Suriye lirası ödediklerini söyleyen Melik H. Halep’teyken ticaretle uğraştığını belirtiyor. Ülkenin kuzeyindeki, El Kaide gibi terör örgütlerinin Alevilere yönelik katliam başlattığını öne süren Melik H. ’Alevi olduğumuzu gizliyoruz çünkü kimliğini söyleyenleri boğazlıyorlar’ diyor. Burada kötü bir muamele görmediklerini de belirten Melik. H. Türkiye’nin ’açık kapı politikası’ sayesinde sınırı geçtiklerini de gizlemiyor.

Gelenler arasında, pek çok iş kolundan insan var. Ticaretle uğraşan da milli piyangoculuk yapan da’ Melik H. de bir müzisyen. ’Kendisine bundan sonra neler yapacaksınız?’ dediğimizde, ’biz buralıyız, artık gitmeyiz, iş ve yaşayacak yer istiyoruz’ diyerek, kendileri gibi on binlerce insan olduğunu iddia ediyor.

Melik’in oğlu Hasan ise arkadaşsızlıktan şikayetçi ve okula başlamak istiyor. Hasan, İstanbul’u sevdiğini söylerken, kendisi gibi Suriyeli çocuklarla arkadaşlık yaptığını, buradan gitmek istemediğini anlatıyor.

’YARDIM ETTİK, SUÇLU OLDUK’

İkinci durağımız, halen 76 Suriyeli mültecinin barındığı, Sarıgazi Pirsultan Abdal Cemevi. Mülteciler için Cemevi’nin bahçesinde, çadırlar kurulmuş. İçeri girdiğimizde, yardım paketleriyle karşılaşıyoruz.

Sarıgazi Cemevi Başkanı Zeynel Odabaşı’na, ’şu anda durum nasıl?’ diye soruyoruz. Odabaşı, resmi kurumlardan herhangi bir yardım gelmediğini söylerken, ’hiçbir karşılık beklemeden mültecilere sahip çıktıklarını, ancak yaptıklarının suç olarak görüldüğünü’ ifade ediyor. Çadırlarda hasta çocukların ve hamile kadınların olduğu bilgisini de veren Odabaşı, şu ana kadar 450 mülteciyi ağırladıklarını, ancak hala 3 bin civarında mültecinin parklarda yaşamaya devam ettiğini belirtiyor.

’ARAP MÜLTECİLERLE ANLAŞAMIYORUZ’

Cemevi Başkanı Zeynel Odabaşı, görüşme talebimizi, avluda oturan mültecilere iletiyor. Önce kimse konuşmak istemiyor. Görüntü alınmasına ise tamamen karşı çıkıyorlar. Görüntüsünü ve ismini yayınlamayacağımızı söyleyerek, Halep’ten gelen 40 yaşlarındaki bir sığınmacıyla konuşmaya başlıyoruz. Halep’teyken taksicilik yaptığını, Türkiye’ye geldikten sonra bir süre, Gazi Antep’teki akrabalarının yanında kaldıklarını söyleyen mülteci, ailece iş bulma ümidiyle İstanbul’a geldiklerini ifade ediyor. İsmini vermek istemeyen mülteci, ’neden kamplarda kalmadınız’ sorumuza ’Biz Türkmeniz, Araplar’la anlaşamayız’ diyerek yanıt veriyor. Ev ve iş talebinde bulunan mülteci, ’gözümüzle görmedik ama kamplarda tecavüz ve taciz olduğu yönünde duyumlarımız oldu’ diyor. Halepli mülteci, ’Ne Esad tarafından ne muhalifler tarafından zarar gördük’ derken, yabancı ülkelerden gelen teröristlerin Alevilere saldırdıklarını iddia ediyor. Mülteciye göre, Suriye’ye dönebilmelerinin tek yolu: Esad’ın kazanması.

’ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN KİMLİK NUMARASI ALAMIYORUZ’

İsimlerini ve yüzlerini paylaşmak istemeyen aynı aileden iki mülteci ise kaldıkları çadırın önünde, görüntü almamamız şartıyla görüşme talebimizi kabul ediyorlar. İkisi de aynı talepleri iletiyorlar: ev, iş ve çocukları için okul.

Sünni mültecilere, geçici kimlik numarası verildiğini iddia eden mülteciler, ’Alevi olduğumuzu söylemesek biz de alırız, ancak şu ana kadar denemedik. Yakında deneyeceğiz’ diyorlar. Alevi Dernekleri’nin yardımı olmasaydı burada yaşayamayacaklarını söyleyen mülteciler, Türkmen kökenli oldukları için burayla ilgili aidiyet duygularının gelişmiş olduğundan da söz ediyorlar.

’ESAD KAZANIRSA DÖNERİZ’

İçlerinden biri ’alevileri kesiyorlar, daha önce sorun yok

Devami...

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.