You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Sünni fetvası'yla Alevi çözümü...

'Sünni fetvası'yla Alevi çözümü...

Posting Freak
'Sünni fetvası'yla Alevi çözümü...
İslam Hukuku Profesörü Dr. Hayrettin Karaman, İslam camiasında etkili ve önemli bir din bilginidir. Din alanına derin bir hâkimiyeti bulunduğunu konunun uzmanları kabul ederler. Ben de cemevi konusunda ne düşündüğünü öğrenmek için 13 Eylül 2013 tarihinde Yeni Şafak gazetesinde yer alan ‘Bir dinin iki mabedi olmaz’ başlıklı yazısını okudum.

Şaşırmadım; cemevleri sorununun arkasında yatan temel anlayışı daha derinlemesine kavradım. Önce Karaman Hoca’nın ne dediğine bakalım: “Daha önce, özellikle şehirlerde Alevilerin ölülerinin cenaze namazları da camilerde kılınıyordu, ikinci adımda bazıları cenazelerini cemevlerinden kaldırmaya başladılar. Üçüncü adımda cemevlerinin, tıpkı camiler gibi ibadethane (mabed) olarak tanınması talebi ortaya çıktı. (...) Her ikisi de Müslüman olan Sünniler ile Aleviler, bütün Müslümanların ortak mabedi olan camide namazlarını kılar, cenazelerini kaldırır; samah, ayin, zikir, dini musiki, özel sohbetler gibi yine bir kısmı ibadet sayılabilecek faaliyetlerini özel mekânlarında (tekke, dergâh, cemevi...) yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur; yoksa farklı dinlerin mensupları gibi ibadetlerini, farklı mabetlerde yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur? (...) bir dinin iki mabedi olmaz. Mabed, mezhebleri ve tarikatleri farklı da olsa bir dine mensup olan bütün müminlerin ortak ibadethanesidir. Bu ibadethane dışında kalan ve içinde bir dine mensup grupların bazı ibadetler ile ayinler vb. icra ettikleri yerlere ‘mabed’ denmez, ‘tekke, dergâh, cemevi, dernek evi’ gibi isimler verilir.”


Karaman’ın sözlerinin özeti şu: Aleviler Müslümandır. Müslümanların da bir ibadet yeri vardır, o da camidir. O zaman cemevinin ibadet yeri sayılması, iki ayrı ibadet yeri olmasına neden olur ve dinde bölünmeye yol açar.

Gerçeği görelim, Aleviler kimlikleriyle yaşamaya karar verdikleri andan itibaren, şehirlerde cemevlerini kurmaya başladılar. Özellikle 1990’lı yıllarla birlikte bütün Anadolu şehirlerinde, Alevilerin yaygın olarak yaşadığı yerlerde cemevleri kuruldu. Alevilerin önemli bir kesimi Karaman’ın da dediği gibi, artık cenazelerini buralardan kaldırıyorlar, ibadetlerini burada yapıyorlar. Cemevlerinin sayısı yaygınlaşarak artıyor. Yani milyonlarca Alevi cemevini ibadethane olarak görüyor, kullanıyor.

Aleviler, özellikle son 20 yıl içinde geleneksel cemlerini, şehirlerde kimliklerini korumanın da verdiği bir enerjiyle cemevlerinde yapıyorlar. Bu artık bir toplumsal tercihe ve örgütlenmeye dönüşmüş durumda. Aleviler, Sünni kesimin din âlimlerinin ne dediğine değil, kendi dedelerinin sözlerine kulak veriyorlar.


İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

Ne devlet kararıyla ne kanunla ne de Sünni ulemanın fetvasıyla Alevileri bu tercihlerinden çevirebilirsiniz. Bu, inanç özgürlüğüne de insan haklarına da uygun değildir. Zaten mümkün de değildir.

Hükümetlerin inançlara ilişkin bir tercihi, bir önceliği olamaz. Başbakan’ın ve bakanların bu konuda bireysel değerlendirmeleri ve saptamaları bulunabilir.

İnanç konusu, bir özgürlük konusudur. Kimin neye nasıl inanacağına, ibadetini nerede yapacağına devlet karışamaz. Devletin yapacağı, yurttaşların, inançla ilgili taleplerini karşılamak ve onlara destek olmaktır.

Hayrettin Karaman’ın ve onun gibi düşünen Sünni dünyasının etkili isimlerinin yapması gereken; Alevilerin inançlarına saygı göstermek ve onlara yukarıdan akıl vermeyi, tebliğlerde bulunmayı bırakıp cemevlerinin ne olup olmayacağını Alevilerin kararlarına terk etmektir.

Alevilerin siyasi İslam’a karşı bir tepkisinden ve güvensizliğinden söz edilebilir. AK Parti’ye karşı önyargılı davrandıklarını iddia edenler de var. Bunun siyasete olumsuz yansımaları olduğu da söylenebilir.

Peki, onların bu şekilde davranmalarının, güvensizliklerin, tepkilerinin arkasında, Sünni kesimden gelen dayatmaların, önyargıların, yukarıdan ‘ben bilirim’ tutumlarının varlığı inkâr edilebilir mi?

Geleneksel Sünni fetvalarıyla Alevi sorunu çözülmek bir yana, iyice içinden çıkılmaz hale gelebilir.

Konu teoloji konusu değildir. Din âlimlerinin çözebileceği, çözmesi gereken bir sorun da değildir.

Sorun, yalnızca ve ancak, yurttaş-demokratik devlet ilişkisi temelinde çözülebilir.

Oral Çalışlar
Radikal
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler

Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.

Mürşit Zöhre Ana..
Administrator
'Sünni fetvası'yla Alevi çözümü...
Alıntı:Her ikisi de Müslüman olan Sünniler ile Aleviler, bütün Müslümanların ortak mabedi olan camide namazlarını kılar, cenazelerini kaldırır; samah, ayin, zikir, dini musiki, özel sohbetler gibi yine bir kısmı ibadet sayılabilecek faaliyetlerini özel mekânlarında (tekke, dergâh, cemevi...) yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur; yoksa farklı dinlerin mensupları gibi ibadetlerini, farklı mabetlerde yaparlarsa mı birlik ve beraberlik olur? (...) bir dinin iki mabedi olmaz.

Hayrettin hocam, bu toplumu en az sizin kadar tanıyoruz ve ne tesadüf ki biz de bu toplumun bir ferdiyiz !..

Müslümanların ortak mabedi Camidir sözünüz ruhlara ne kadar da " birlik" mesajı veriyor ama gerçek te öyle mi sayın hocam ?

Sünni itikade mensup mezheplerin farklı camilerde namaz kıldıklarını, Cemaatlerinizin kendi camilerini yaptırıp kendi cemaatlerinin yaptırdığı camilere gittiğini bilmediğimizi mi sanıyorsunuz Allah aşkına ?..

Camilere giden , Ehlibeyti seven tüm samimi dindarlara saygımız sonsuz. Camilere karşı da değiliz. Herkes Allah'ı kendi ibadethanesinde çağırsın.

Bir dinin iki mabedi olmazsa o zaman sizi cemevlerimize davet ediyorum sayın hocam !..

Osman halifenin değiştirdiği ve sizin de inandığınız Kuran'da ibadetler camilerde yapılır emri var mı yok mu?

Kuran'da namazın ne saati, ne şekli ne de adı var ! Sünni cenahın "Dinin direği" diye ifade ettiği namazın adı bile geçmiyorken; Sen kalkmış bir dinin iki mabedi olmaz diyorsun.

Hz.Muhammed camide mi ibadet yapıyordu yoksa başka bir mekanda mı?


Bizim dinimiz Muhammet-Ali , Ehlibeyt dinidir. Ne senin ne de bir başkasının Alevi/Bektaşileri; Emevi geleneklerine inandırmaya ve Emevi yapımı camilere sokmaya gücün yetmez sevgili hocam !..

Din içinde din arama, Din Muhammet Ali'nindir,
Yol içinde yol sorarsan ,Yol Muhammed Ali'nindir.

Saygılar.



İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.