[COLOR="#000000"] AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, cami ve cemevlerinin daha evvel de bir arada olduğunu ifade ederek,açıklamalarda bulundu.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, cami ve cem evlerinin daha evvel de bir arada olduğunu ifade ederek, ’Bu birlikteliği destekleyecek her türlü adımın doğru olduğunu düşünüyorum. İnşallah bu proje doğru zamanda tamamlanır’ dedi.
Kurtulmuş, AK Parti Genel Merkezi’nin bir süredir yurt çapında düzenlediği Kent Ekonomileri Forumu’nun (KEF) Bursa toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevapladı. Cami ve cem evlerinin bir arada olmasıyla ilgili soruyu cevaplayan Kurtulmuş, ’Bu memlekette Sünniler kadar Alevi kardeşlerimiz de ülkenin kurucu asli unsurudur. Türkler kadar Kürtler de öyledir. Bunları böyle bilmemiz gerekir. Bazıları Kürt ve Alevi kardeşlerimizi Türkiye’nin azınlıkları haline getirebilmek için çaba sarf ediyor. Biz hep birlikte bu cumhuriyeti kurduk. Hep birlikte ülkenin istiklalini kazandık. Bizim ülkemizin insanlarında en ufak ayrılık yoktur. Birileri bu ayrılıkları körüklemek ve çatışmalardan farklılıklar kazanmak istiyor olabilir. Biz de tam tersine bütün farklılıklarımızdan bütünlük çıkartmak istiyoruz’ diye konuştu.
’SÜNNİ VE ALEVİ KARDEŞLERİMİZİN YAN YANA OLMASI GEREKİR’
Cami ve cem evlerinin daha önce de yan yana olduğuna dikkat çeken Kurtulmuş, ’Giresun’da bu durum var. Bazı yerlerde altlı üstlü var. Mühim olan Alevi-Sünni kardeşlerimizin yan yana ve kol kola aynı toplum içerisinde var olmasıdır. Bu birlikteliği destekleyecek her türlü adımın doğru olduğunu, bu adımların arttırılması gerektiğini düşünüyorum. İnşallah bu proje doğru zamanda tamamlanır. Yeri ve zamanını tartışmam. Aslolan bu işlerde niyettir. Biz Alevi ve Sünni gruplar arasında yakınlaşmayı ne kadar sağlayabilirsek, Türkiye’nin birliğine ve dirliğine o kadar katkıda bulunmuş oluruz. Bu anlamda projenin doğru olduğuna katılıyorum’ şeklinde konuştu.
KURTULMUŞ: ’DEMOKRATİKLEŞME PAKETİNDE SONA GELİNDİ’
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, demokratikleşme paketi ile ilgili çalışmaların sonuna gelindiğini, paketteki bazı maddeleri cımbızla çekerek öne çıkarttıklarını belirterek, ’Hiç kimse hükümetin samimi şekilde çalıştığından şüphe duymasın’ dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Kent Ekonomileri Forumu (KEF) toplantısı için geldiği Bursa'da Almira Otel'de basın mensuplarının sorularını cevapladı. Demokratikleşme paketi ile ilgili soruya cevap veren Kurtulmuş, ’Aylardır bu konuda titizlik bir çalışma yapıyoruz. Dolayısıyla bu paket hakkında bilgi veremeyeceğim. Başbakan Yardımcımız Beşir Atalay, yönetiminde çok ciddi bir çalışma oluyor. Bu konuyu yürüten bir komisyon var. Ayrıca devletin gerekli birimleri de bu durum hakkında çalışıyor. Önümüzdeki hafta içerisinde bu paketin genel müzakeresi bitirilecek. Hemen hemen yarısı tartışıldı. Birtakım konularda siyasi kararlar gerekiyor. Artık işin sonuna gelindi. Kısa süre içerisinde kamuoyuna sunulacak. Paketin içerisinden bazı maddeleri cımbızla çeker gibi öne çıkarttık. Türkiye 28 yıldır bir terör mücadelesi ile karşı karşıya kalmamış olsaydı bile, demokratikleşme adına atması gereken adımlar yine onlar üzerine titizleşecekti. Parlamento açılmadan önce paket kamuoyuyla paylaşılır. Bazıları için kanuni düzenlemeler gerekecek. Bazılarında yönetmeliklerde değişiklikler olacak. Paket bitince bunları göreceğiz. Hiç kimse hükümetin samimi şekilde çalıştığından şüphe duymasın’ dedi.
Çözüm süreci ile ilgili de konuşan Kurtulmuş, ’Çözüm süreci, sandıkta yüzde 50 oy almış bir hükümet partisi için önemli sorumluluktur. Biz bu süreçte siyasi riskten kaçınmadık. Çözüm paketi sonuçlandırılamadan önümüzdeki seçimlerde 3-5 puan oyumuz artar diye düşünmedik. Bu durumu her partinin böyle düşünmesi gerekir. Bu bizim için siyasi olmaktan çok insani meseledir. 28 yılda 50 bine yakın insanın öldüğünü biliyoruz. Topraklar yakıldı, insanlar boşaltıldı. Terör Türkiye’ye en mütevazı rakamla 620 milyar dolarlık maliyet yükledi. Türkiye’nin bu hazin tablonun dışına çıkmasını istiyoruz. Yeni bir Türkiye’nin temeli konusunda bunları gerçekleştirelim. 30 yıllık sorunlar bir günde çözülmüyor. Asıl olan 3 iradenin bir araya gelmesidir. Bunlardan bir tanesi siyasi iradedir. Siyasi irade bunun için gayret gösterdi. Rahmetli Erbakan ve Özal’ın gayretleri şimdi ortaya çıkıyor. O zaman derin Türkiye’nin karanlık unsurları bu sorunun çözülmesine müsaade etmedi. Çözüm süreci, başbakanımızın, 'Maliyeti ne olursa olsun bu sorunu çözeceğiz' demesiyle başladı. Tabii bu da yetmiyor. Elinde silah olanın da 'Silahları bırakacağım' demesi gerekiyor. Şu ana kadar terör örgütü bunu yapıyor. Bunun yanında halkın da desteği gerekiyor. Halkın desteği yüzde 70’ler seviyesine ulaştı. Buradan çok açık söylemek istiyorum, doğu ve güneydoğuda bu yüzde 95’lere çıktı. Bunun için eylem yaparlarsa, baltalamaya çalışırlarsa, karşılarında Türk ve Kürt halkını bulurlar. Barış ve huzur isteyen, çocuklarını bu olaylarda kaybetmek istemeyen aileler, bu sürece çomak sokmak isteyenlere karşı tedbir alır. Sabırla işin sonuna gelinmiştir. Herkesin hareketlerine ve sözlerine sahip olması gerekir. Mühim olan üzüm yemektir. Bu konuda gerekli adımlar atılacaktır’ diye konuştu.
Kurtulmuş, İmralı’ya heyet gideceğiyle ilgili soru üzerine şunları söyledi:
’Bugün heyet gidebilir. Dün bazı demeçler yer aldı. Fevkalade yanlış bilgidir. Bu konuyla ilgili çözüm paketiyle ortada bir şey yok ki İmralı’ya gitsin. Sürecin devamı ve atılacak hukuki adımlar konusunda kimseye danışacak bir şey yok. Halkın talepleri ortada. Şu anda çözüm süreciyle ilgili kim ne dediyse her şey masadadır. Bir şey diyemedim diyen kimse yoktur. Her şey masadadır. Ayrıca bu süreçte akil insanların görüşmelerinden , sivil toplum kuruluşlarından da önemli bilgiler alınmıştır. Bunları değerlendiriyoruz. Anketlerle vatandaşlardan gelen talepler de vardı. İktidar, ağır bir sorumluluk, risk almış; en güçlü şekilde bitirmek ister. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Herkesin, 'Bu iş ancak böyle çözülür' diyeceği bir paket ortaya çıkacağına inanıyorum. Vatandaşlardan bu konularda ortaya çıkacak olumsuzluklara kulak asmamasını istiyorum. Bunlar değerlendiriliyor ve en güzel sonuca ulaşılacaktır’.
’DOĞU VE GÜNEYDOĞU CİDDİ MANADA KALKINACAK’
28 yıllık süreçte yaklaşık 50 bin insanın öldüğüne dikkat çeken Kurtulmuş, ’Türkiye uzun yıllar terör belasıyla bu kadar şiddetli şekilde karşı karşıya kalmıştır. 28 yıllık süreçte Türkiye’de yaklaşık 50 bin insan öldü. Bir insanın dahi canının karşılığı dünyanın bütün servetleriyle ölçülmez. Üç aydır üzerinde çalıştığımız ’Terörün ülke ekonomisine maliyeti’ çalışmasını tamamladık. Terörün ülke ekonomisine tahmini maliyeti, en azını söylüyorum, 1 trilyon 144 milyar liradır. Dolara vurduğumuzda 620 milyar dolar. Yaklaşık 620 milyar doları Türkiye kaybetmiştir. Eğer bu parayı teröre harcamasaydık, Türkiye’de bugün her aileye bir araba, bir ev alabilirdik. Terörün Türkiye’ye. Büyük maliyeti gözler önüne sermek için söylüyorum. Çözüm sürecinin sona ermesiyle birlikte birçok yatırımcı doğu ve güneydoğu bölgesine yatırım yapacak. O bölgeler ciddi manada kalkınacak’ şeklinde konuştu.
AHMET FARUK ÇABUK
’sünni - alevi yan yana olmalıdır
Konu Sahibi / Yazar
GAMZE
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
1
Okunma / Görüntüleme
3041
’sünni - alevi yan yana olmalıdır
Âsünni - alevi yan yana olmalıdır
Biz Alevilerin ,Aleviliği veya bir başka şeyi Numan Kurtulmuş gibi bugün söylediğini yarın unutan, tersini söyleyen bir kişiden öğrenecek değiliz.
Siz önce dürüst olmayı, ilkeli olmayı öğrenin. İsrail'in saldırıları karşısında Başbakana her türlü sözü söylediniz şimdi yardımcılığını yapıyorsunuz !.. Böyle bir siyasi anlayışı etik bulmuyoruz ve öğretici bulmuyoruz.
Sünni kardeşlerimizle bir alıp veremediğimiz yok. Allah herkesi Ehlibeyt sevgisi versin ıslah etsin. Ancak bu projenin amacı Alevi Sünni kardeşliği falan değil geçin bunları. Hocaefendiler bir karar almışlar Alevileri asimile edecekler. İzzettin hocanın bir sözü var ki Alevilere bundan büyük bir hakaret olur mu diye insan düşünmeden edemiyor !..
"Cemevi Aşevini de onlar yapacak"
Alevilerin kendi cemevlerini yapacak gücü yok mu? Hele ki Muaviye'ye Hazreti, Allah ondan razı olsun diyen bir cemaatin Alevilerin hangi inancına saygı duyduklarını anlamış değilim. Bir insan ya Ehlibeyti sever ya da Muaviye piçini. Bir kalpte ikisine yer olmaz. İzzettin hocanın bunları görmezden gelmesi hiç mantıklı gelmiyor...
Siz önce dürüst olmayı, ilkeli olmayı öğrenin. İsrail'in saldırıları karşısında Başbakana her türlü sözü söylediniz şimdi yardımcılığını yapıyorsunuz !.. Böyle bir siyasi anlayışı etik bulmuyoruz ve öğretici bulmuyoruz.
Sünni kardeşlerimizle bir alıp veremediğimiz yok. Allah herkesi Ehlibeyt sevgisi versin ıslah etsin. Ancak bu projenin amacı Alevi Sünni kardeşliği falan değil geçin bunları. Hocaefendiler bir karar almışlar Alevileri asimile edecekler. İzzettin hocanın bir sözü var ki Alevilere bundan büyük bir hakaret olur mu diye insan düşünmeden edemiyor !..
"Cemevi Aşevini de onlar yapacak"
Alevilerin kendi cemevlerini yapacak gücü yok mu? Hele ki Muaviye'ye Hazreti, Allah ondan razı olsun diyen bir cemaatin Alevilerin hangi inancına saygı duyduklarını anlamış değilim. Bir insan ya Ehlibeyti sever ya da Muaviye piçini. Bir kalpte ikisine yer olmaz. İzzettin hocanın bunları görmezden gelmesi hiç mantıklı gelmiyor...
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi