Tarih; 1925
Anlatan; Hümeyra Hanımsultan (Sultan Vahidedin’in torunu)
![[Resim: 1488696_418292114971369_240456465_n.jpg]](https://fbcdn-sphotos-g-a.akamaihd.net/hphotos-ak-prn2/1488696_418292114971369_240456465_n.jpg)
’Biz daha memleketten çıkmadan önce, Refet Paşa İstanbul’a gelmişti. Her tarafta bayram yapılıyordu.
Bu günlerde ’Yaşa Mustafa Kemal Paşa’ diye bir marş söyleniyordu. Bende dayımla beraber (Şehzade Ertuğrul Efendi) Bu marşı ezberlemiştim.
Dışarı gitmemize kadar hep söylerdik. Birgün Villa Manolya’da Şahbabamın (Sultan Vahideddin) penceresinin altında dayımla oynarken yine bu marşı söylüyorduk. Kalfalardan biri geldi, ’Aman cicim, Şahbabanızı kızdırmak mı istiyorsunuz? Sakın böyle ’yaşa’ demeyin. Hiç ’Yaşa Mustafa Kemal Paşa’ Olur mu? ’Kahrolsun diye söyleyin. Yoksa şahbabanız kızar’ dedi.
Çocukluk işte’ İnandık, öyle söylemeye başladık. Birden Şahbabamın üst kattaki dairesinin penceresi açıldı. Dışarıya sarkarak ’Çabuk buraya gelin’ diye bağırdı. Çok kızgındı. Onu ilk defa böyle görüyordum.
Bizi her zaman yanına çağırıp konuşan, şeker falan veren şahbabamızın yerinde sanki bir başkası vardı. Dayımla beraber korka korka yukarı çıktık.
Şahbabamın ciğerlerinden biri yoktu. Ama üst üste sigara içer, birini söndürmeden birini yakardı. Kehribar bir ağızlığı vardı’
Odasına girdiğimizde rengi kıpkırmızıydı. Hiç kimseye yüksek sesle söz söylemeyen Şahbabamı ilk defa böyle hiddetli görüyordum. İzmariti su dolu kaba attı. ’Cızzz’ diye çıkan sesi aradan 60 sene geçmesine rağmen hala unutamam.
Bize ’Bu marşın sözlerini kim değiştirdi? Diye sordu. Dayımla titreye titreye olanları anlattık. ’Cahil Kalfa’ dedi. Elleriyle göstererek ’Bana bakın! Bir daha böyle bir şey söylediğinizi işitirsem ağzınızı tutar, kulaklarınıza kadar ayırırım.
’Mustafa Kemal Türk askeridir. Türk paşasıdır. Benim paşamdır. Hiçbir Türk askerine hakaret edilmesine izin vermem’
Kaynak kitap; Murat Bardakçı ’Şahbaba’ Sahife, 369