Sevgili Murat058, size katılıyorum. Bir olmalıyız, iri olmalıyız ve diri olmalıyız. Kim istemez ki böyle bir bütünlüğü, dayanışmayı ve böyle bir bütünlükten ortaya çıkacak olan gücü... Hepimizin istediği bu zaten...
Burada arkadaşlarımın vurguladıkları ve tepkisel yaklaştıkları konu Alevi toplumunu temsil etmekle yükümlü olan Alevi derneklerinin bu yetiye ne kadar sahip oldukları konusunda yaşadıkları kötü tecrübeler, sözler ve uygulamalardır.
Benim dikkatimi çeken ve Türkiye'de Alevi kurumları arasında söz sahibi olan iki derneği örnek olarak vermek isterim. Bunlardan birincisi Cem Vakfı diğeri ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneğidir.
Cem Vakfı; 1995 yılında yılında Süleyman Demirel'in Alevilerin Kürtleşmesini engellemek için önayak olup İzzettin Doğan "dedeye" kurdurduğu bir Alevi yapılanmasıdır. CEM Vakfı derken birçok Alevi CEM'i ibadetimizin adı olarak düşünür ki öyle değildir. Açılımı; Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezidir. Söylemlerinde Atatürkçüdür ama Atatürk'ün resimlerini cemevlerinden kaldıran bir Atatürkçüdür. Selçukludan Osmanlı'ya kuş uçmaz kervan geçmez bölgelerde yaşayan, baskıdan, zulümden ancak Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet ile kurtulan Aleviler olarak Atatürk'e bu şekilde borcunu ödemiş bir Alevi vakfıdır... Cem Vakfının en önemli özelliği devletin benimsetmek istediği "Aleviliğin" sözcüsü konumunda sağ siyasi partilerin ve sermayenin uşaklığını yapmasıdır. Devletin bize biçtiği kefeni giydirme görevini üstlenen bir Alevi vakfının Anadolu Alevi inancına sahip insanlara kazandıracağı nasıl bir haktan bahsedebiliriz?.. Alevi dedelerinin Diyanet'e bağlı olarak kurulacak olan Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığına bağlı çalışmasını isteyen yine bu vakıf ve başkanıdır. Amaç nedir peki? Amaç, alevi toplumunun zihinlerini tek bir merkezden hem de Sünni Hanefi merkezli bir yapıdan denetlemek ve yönlendirmektir. Bu başkanlıkta çalışacak olan dedelere maaş bağlanması işin "resmi" rüşvet kısmıdır !.. Söylendiği gibi her ocakzade dede'ye maaş bağlanmayacak sadece Din hizmetlerinde çalışıp , devletin yeni aleviliğini anlatan, öğreten dedelere bağlanacaktır... Cem vakfının Ankara Mamak Tuzluçayır'da Cami Cemevi projesi bardağı taşıran son damladır. Ülkeyi kapalı kapılar arkasında yöneten "dini" Sünni bir cemaatin %100 desteğiyle içiçe cami ve cemevi yapılması Hınzır rolüne üstlenen bu vakıf başkanının son tangosuydu. Muaviye'ye hazretlik ünvanı veren, Alevileri Müslüman olarak görmeyen bir cemaatin Alevilere cemevi ve aşaevi yaptırmasını kabul edecek kadar "onurlu" olan bu vakfı ve başkanını kınıyorum. Medya'yı hergün işi gereği sıkı takip eden biri olarak biliyorum ki Alevilerin bu kesimi dışında destek veren yok !..
Pir Sultan Abdal Kültür Derneğine baktığımızda bu dernek; Aleviliğin inançsal sorunları ile ilgili doğrudan bir hedef gözetmemektedir. Bunun yerine esas amaçlarının demokratikleşme, laiklik, temel hak ve özgürlükler, halkların kardeşliği gibi konularda sosyal ,kültürel çalışmalar yapmak gibi amaçlara ağırlık vermektedir. Derneğin genel görüşü Aleviliğin; Hititlere, Sümerlere, Mezopotamya'ya, Ermeni, Hıristiyan, Bizans ve Anadolu'da yaşamış ,medeniyet kurmuş kültürlerin bir bileşkesi olarak meydana gelmesidir. Bu inanç mozaiği bu arkadaşlara göre Şaman, Zerdüşt, Mani gibi çok tanrılı dinlerin etkilerini taşımaktadır. Cem vakfının "Alevi İslâm" anlayışı yani Aleviliğin İslam içi bir mezhep olduğu görüşü, Pir Sultan Abdal derneğinde tam tersi bir anlayışa kendini bırakır. Bu dernek Aleviliğin islam ile farklılıklarını ortaya koymak ve Aleviliğin İslam dışı bir inanç olduğunu vurgulamak için paneller, konferanslar düzenler. Pir Sultan Abdal derneğinin isim vermeyeceğim ama bazı şubelerinde bulunma fırsatım oldu. Bu yapılarda istisnasız olarak gözlemlediğim şu ki Alevi İnanç ve ibadetleri gözardı edilmektedir. Hele ki Mustafa Kemal Atatürk'ü düşman olarak görmeleri şahsım adına beni bu mekanlardan soğutmuş ve terketmeme neden olmuştur. Aleviliğin siyasi, kültürel boyutu elbette olması gerekir ama yalnış paradigmalarla yalnış hedeflerle Alevilik adına bir adım atılamadığını ve atılamayacağını şahsi fikrim olarak söylemek istiyorum. Yüce Pir Sultan Abdal haşa bir devrimci, asi değildir !.. Yüce Pir, Hakkın nuruyla bezediği , Hz.Üseyin postuna oturan, inancıyla, ibadetiyle, topluma örnek olan, Ehlibeyt sancağı çeken bir şahsiyetti. Bugün bu derneğin gençleri Pir Sultan Abdal'dan önce Ernesto Che Guevara'yı , Lev Troçki'yi rehber ediniyorlar. Bunun sorumlusu olarak bu gençleri görmüyorum. Sorunun nedeni derneğin yapılanmasıdır, amaçlarıdır bana göre tabii !..
Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin bir dönem genel başkanlığını yapan Kazım Genç'in; PKK'nın yayın organı Roj TV'ye konuk olarak katıldığını biliyorum. Alevilik adına, Pir Sultan Abdal'ın yaşam biçimini örnek alarak kurulan bu Alevi derneğinin silah, kadın, insan kaçakcısı Pkk terör örgütü ile ne gibi bir bağlantısı olabilir ve neden terör örgütünün yayın organına çıkarak Türkiye aleyhine söylemlerde bulunur ? Evet, ülkemizi eleştirebiliriz ki zaten sonuna kadar yapıyoruz bunu. Ama bu eleştirileri ülkeyi bölmek ve yıkmak için yemin etmiş, emperyalist devletlerin güdümünde kurulan silahlı bir terör örgütünün televizyonunda yaptığınızda o zaman kimse kusura bakmasın ne benim ne de diğer Alevilerin bu konuda safiyane bir düşünce içerisinde olamayız.
Aşağıda bazı Alevi Dernek ve Vakıf Başkanlarının düşünceleri ve siyasi alt yapıları hakkında bilgi paylaşıyorum. Alevilerin kimin ellerine kaldığını, Alevilerin nasıl yönlendirildiğini göstermesi bakımından ibretliktir bana göre !..
Dünya Ehlibeyt Vakfı Başkanı Fermani Altun Cami Cemevi projesi ile ilgili olarak : "Önemli olan binalardan ziyade gönüllerin iç içe olmasıdır. Fethullah Gülen çok sevdiğim biri ve yakın dostluğum var."
Türkmen Alevi Bektaşi Derneği Genel Başkanı Özdemir Özdemir, AA muhabirine, projeye destek verdiklerini belirterek, "Fethullah Hoca'nın uzattığı samimi, dost eli, düşman eli değil. Bir cemaati temsil eden bir fikir ve ilim adamının, din büyüğünün Türkiye'de yaşayan Alevi yurttaşlara karşı uzattığı el, protestolarla geri çevrilmemeli" dedi.
Başkanlığını eski Gaziantep AKP İl Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Hortoğlu'nun yaptığı Anadolu Alevi-Bektaşi Federasyonudur ve bu "Alevi" yapısı da Cemaatin yeni projesine destek vermektedir. Vermeyip te ne yapsın o koltuğa şans eseri veya Alevilik yolunda yıllardır verdiği hizmetlerin karşılığı olarak mı oturdu ?..
Sevgili Murat058, Alevilik yıkık duvarlar üzerindedir. Alevi adı altında yapılanan dernek, vakıf, federasyon gibi kurumların ne halde olduklarını umarım anlatabilmişimdir. Siz hâlâ gelin canlar bir olalım diyorsanız ben de diyorum ki kiminle can olalım ?
Cem Vakfı ile mi
Pir Sultan Abdal Derneği ile mi
Dünya Ehlibeyt Vakfı ile mi
Türkmen Alevi Bektaşi Derneği ile mi
Anadolu Alevi-Bektaşi Federasyonu ile mi ?
Aşk ile..
’sosyalist aleviler’ nereye koşuyor !..
Konu Sahibi / Yazar
barishaber
Kategori / Forum
Serçeşme (Tartışma Meydanı)
Yorumlar / Cevaplar
8
Okunma / Görüntüleme
7482
’sosyalist aleviler’ nereye koşuyor !..
Âsosyalist aleviler nereye koşuyor !..
Alıntı: Pir Sultan Abdal derneğinde tam tersi bir anlayışa kendini bırakır. Bu dernek Aleviliğin islam ile farklılıklarını ortaya koymak ve Aleviliğin İslam dışı bir inanç olduğunu vurgulamak için paneller, konferanslar düzenler. Pir Sultan Abdal derneğinin isim vermeyeceğim ama bazı şubelerinde bulunma fırsatım oldu. Bu yapılarda istisnasız olarak gözlemlediğim şu ki Alevi İnanç ve ibadetleri gözardı edilmektedir. Hele ki Mustafa Kemal Atatürk'ü düşman olarak görmeleri şahsım adına beni bu mekanlardan soğutmuş ve terketmeme neden olmuştur. Aleviliğin siyasi, kültürel boyutu elbette olması gerekir ama yalnış paradigmalarla yalnış hedeflerle Alevilik adına bir adım atılamadığını ve atılamayacağını şahsi fikrim olarak söylemek istiyorum. Yüce Pir Sultan Abdal haşa bir devrimci, asi değildir !..
Yukarda ki yazıya sonuna kadar katılmakla birlikte bir kaç şeyde ben söylemek istiyorum. Bende şube belirtmiyerek şunu söylemek istiyorum. Pir Sultan Abdal derneklerinin genelinde Atatürk sevgisi yoktur ve denidiği gibi Atatürk düşmanlığı vardır.Şu örnekle anlatayım; Gittiğim bir PirSultan Abdal derneğinde Atatürk'ün resmi olmadığını farkettim ve yetkili kişiye sordum, şu zamanlarda en çok alevilerin Ata'sına sahip çıkması gerekirken bana şunları söyledi. Asmıyoruz evet assak ne olucak asmacak ne olucak ki? Atatürk'e önem vermeyen zerre kadar Atatürk'çü olmayan bunun için çabalamayan bir dernektir...Ata'sız yola çıkmak o yolun yol olmadığını gösterir.
Alevilerin ve alevilik yolunun Ata'sına sahip çıkmayan saçma sapan derneklere ihtiyacı yoktur... Bunlar Aleviliği doğru anlatabilmek adına bir çaba içerisinde değil tam aksine aleviliği siyasetin içine çekip rant yapma peşindedirler...
Benden evvel ben oldum
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Beni bende ben buldum
Sahralara indim durdum
Bana Ali dediler
Merdan idim dirildim
Her bedene verildim
Kırk Kapı dört makamda
Öldüm öldüm dirildim.
Mürşit Zöhre Ana..
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi