İlginç bir iklime doğuyor adı geçen “sol parti”. En ilginç yönü ise girişimin soldan çok bir takım cemaatleri heyecanlandırması. Aksiyon dergisi uzun zamandır uzun haberler yapıyor bu girişim hakkında. Zaman gazetesi ise çok yakından takip ediyor ayıp olmasa girişimciler adına kulis bile yapmaya niyetli gibi.
Bu heyecanın nedeni de gizli saklı değil aslında. Ali Balkız’ın açıklamasını Zaman gazetesi “CHP'yi baraj altında bırakacak karar” diye gördü örneğin. Star gazetesi “Ergenekoncu değil gerçek sol parti” başlığını attı. Her iki gazeteye göre de “Aleviler, CHP'ye rakip olabilecek alternatif parti çalışmalarına destek veriyor”du. Her iki gazetenin arkasındaki çevreler için yeni sol parti girişimi, CHP’yi bitirme planın en önemli parçası olarak görülüyor belli ki. Olmadı Mustafa Sarıgül diye düşünüyor olmalılar.
Ali Balkız’ın CHP’li Onur Öymen’e Meclis’te yaptığı gaf dolayısıyla en fazla yüklenen kişi olması da açıklığa kavuşmuş oldu böylece. O konuşmanın yeni parti için bir fırsat yarattığı düşünülmüştü. Yandaş medyanın açtığı “Onur Öymen’e ölüm” kampanyası ile bir taşla iki kuş vurulmuş oldu böylece. Bir yandan CHP yıpratıldı, diğer yandan yeni sol partiye büyük bir destek sağlanmış oldu.
Yeni parti girişimi sırasında kamuoyu yoklaması yapılıp yapılmadığını bilemiyoruz. Ancak “bir Alevi partisi” girişimine Alevilerin sıcak bakmadığı biliniyordu. Dersim ile bu sorunun giderilmeye çalışıldığı yönünde çok fazla işaret var artık.
Hedefin CHP olduğu bir çıkarsama değil aslında. Yeni sol parti girişiminin girişimcileri bunu açıkça ifade ediyor zaten. Balkız, "CHP bu kez baltayı taşa vurdu. Dersim, Alevilerin bu kadar peşin CHP'ye teslim olup olmayacaklarını belirleyen bir milat olacak. Dersim sayesinde CHP'nin bir yönü daha artık çok iyi bilinir hale geldi. CHP geçmişteki 'Türk ve Sünni' tipolojisi yaratma amacını hâlâ sürdürüyor" diyor. AKP ile ilgili tek bir sözü yok.
Ufuk Uras, hükümetin başlattığı demokratik açılıma CHP’nin olumsuz tavrının parti kurma sürecini hızlandırdığını söylüyor. Parti kurulunca, “Demokratik açılım konusunda somut bir siyaset” izleyeceklerini de sözlerine ekliyor. Fuat Keyman’a göre “Bu partiye sol demek de tek başına yeterli değil.” Amacı da şu şekilde belli ediyor: “Parlamenter demokrasiye, seçimlerin önemine inanacak şekilde, Türkiye’nin yaşadığı ekonomik ve kimlik temelli adaletsizliği çözmeye çalışacağız.” Mithat Sancar ise “CHP’nin sol olarak görülmesinin yanlışlığını vurgulayacağız” diyor.
Kurulursa eğer, CHP’yi yıpratacakları kesin. “Sol” adı da bu strateji gereğince tercih edilmiş olmalı. Zira “yeni sol parti” liberal kaynıyor. Fuat Keyman, Mithat Sancar, Ahmet İnsel liberal kimlikleriyle tanınan öğretim üyeleri. Ufuk Uras’ın ise solculuktan çok uzun zamandır sıdkı sıyrılmış durumda. Ortak noktaları bütün kötülüklerin Cumhuriyetten kaynaklandığına ve AKP’nin ülkeye demokrasi getireceğine iman getirmiş olmaları. Onlar da tıpkı kendilerini destekleyen matbuat gibi bunun önündeki tek engelin CHP olduğu kanaatindeler.
Dersim kampanyası ve 8 Kasım mitingi “yeni sol parti girişimi” için iki önemli tarih demek ki. Ergenekon operasyonunun kısa verimi de sayabiliriz bu girişimi. Ali Balkız’ı belge gösterip ikna ettiler. Ama en mahcubu hala o. Düne kadar inkar etti “Alevilerin” parti girişimi içinde olduğunu.
“İnkar inkar nereye kadar, vatandaşın elinde imkan varsa kullanacak tabii” diyecekseniz, katılırım ben de. Derdimiz başka “neden Aleviliği ve solculuğu kullanıyorsunuz” diye soruyoruz sadece. “Sünniliği siyasete alet ettiler, siz de Aleviliği mi alet edeceksiniz” diyoruz haklı olarak.
Madem kimlik siyaseti yapacaksınız, neden siyasi kimliğinizi saklıyorsunuz canım kardeşlerim, bana onu söyleyin!
Orhan Gökdemir.