You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Posting Freak
Siz kimsiniz?
Cumhuriyet- Dergi
28.06.2009

[B]Siz kimsiniz?[/B]

Siz kimsiniz? Onlar, yanıtın üç yıllık bir çalışmanın ürünü olacağını bilmiyorlardı. Türkiye’yi dolaşıp bin kişiyle görüştüler. Kürtler, Türkler, Lazlar, Aleviler, sağcılar, solcular, milliyetçiler... Amaç, insanlara birbirini tanıma imkânı vermekti. Devinim, şimdi web’de seyircilerini bekliyor.

ESRA AÇIKGÖZ

Ekrana düşen yüzler sürekli değişiyor, kimlikler de... Türkler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Aleviler, Sünniler, solcular, sağcılar, milliyetçiler... Kimsiniz, sorusuna yüzlerce yanıt almak mümkün, hele de Türkiye gibi pek çok farklı etnik ve kültürden insanın yaşadığı bir ülkede. Fotoğraf sanatçısı Kerim Bora ve ekibinin peşine düştükleri soru işte buydu. Ancak zamanla genişledi, derinleşti, çeşitlendi; Türkiye’de genç olmak, cinsiyet ayrımcılığı, eğitim, gecekondular ve sosyal adaletsizlik de konu başlığı olarak yerini aldı... Sadece proje değil, onlar da projeyle büyüdü, kendi önyargılarıyla yüzleşip, “öteki”leriyle karşılaştılar... Devinim, üç yıllık bir çalışmanın ürünü, 70 bin kilometrelik yol yapılarak, 20 ilde, bin kişiyle görüşüldü. Biz de Kerim Bora ve proje görüşmelerinde kilit rol oynayan Erhan Arık ile konuştuk.

“Bu ülkede dertlerimiz var” diyerek başlıyor söze Bora, “ne kadar dertleniyorsak, o kadar sorumluluk alma ihtiyacı doğuyor”. İşte onları yola düşüren de bu sorumluluk olmuş. Günlük hayatlarımızı dahi etkileyen, tanımlar karmaşasının üstüne gitmişler.

Her şeyin kutuplara ayrıştırılmasından, siyahla beyaz üzerinden konuşulmasından rahatsız Bora. “Oysa” diyor, “Türkiye’de grilerimiz çok fazla ve birbirimizden çok az farkımız var. Ancak birbirimizi tanımıyoruz, tanımadan fikir sahibi olamayız. Bu projenin birinci amacı tanımak. Aslında orada konuşanların söyledikleri birebir bizim düşündüklerimizle bağdaşmıyor, ancak bir dinleme kabiliyeti edindik. Bu çok önemli. Birbirimizi tanımaktan korkuyoruz, çünkü tanıdığımızda başkalaşacağız zannediyoruz.”

İlle de başkalaşalım ya da bir yerde buluşalım demiyor, tek isteği dinlemeyi öğrenmemiz. Belki böylece küçük pencerelerimizden bakmayı bırakıp, daha geniş görebilir, çokluğun zenginlik olduğunu kavrayabiliriz. Bir projenin bunları sağlayamayacağını biliyor. Zaten onlar da “Türkiye’yi kurtaracağız” diye yola çıkmamışlar aksine sergi, enstalasyon yapmak gibi basit bir istekle yola çıkmışlar, ancak zamanla işin şekli değişmiş. Bunu şöyle anlatıyor Bora:

“İşin içine girdikçe öyle bir sorumluluk hissediyorsun ki bu böyle verilemez diyorsun, buna da girmek lazım, bunu da konuşalım... Sonra da ben uzman değilim ki demeye başlıyorsun. O anlamda kendi içinde başkalaşıyor proje. Kendini öğretiyor, ne kadar cahil olduğunu ve cahilliğine inandığını öğretiyor. Kendi verilmiş şifrelerini sorguluyorsun. Her yerden o kadar çok şifre almışsın ki...”

Arık için projeyi cazip hale getiren de bu olmuş. Proje sayesinde bu yaşa kadar öğrendiği tanımların çok da doğru olmadığını görmüş. Kendi karmaşalarıyla yüzleşmiş. Bu durumu şöyle anlatıyor:

“Karadeniz’de bir şeyler yapılması düşünüldüğünde kafamda Karadeniz’e dair sadece Lazlar olduğunu gördüm, daha derin bir bilgi yoktu. Oysa ben Ardahanlıyım. Biliyorum, etkili olabilirim dediğim coğrafyaya gittiğimde, aslında yanı başımızda yaşayan Türkmenler hakkında hiçbir şey bilmediğimi gördüm.”

Bu durum Bora için de geçerli, mesela ilk defa proje sayesinde bir transseksüelle oturup konuşmuş.

Onu konuşmaya ikna etmesi gerektiği için başta rol yaparken yakalamış kendini, ama zamanla, dinlemeye başladıkça role gerek kalmamış. Projenin gösterdiği bir şey daha var Bora’ya; mağdur olanların daha çok kendilerini geliştirdiği.


KORKUYORUZ...


Arık, insanları konuşmaları için ikna etmekte pek zorlanmamış, ancak batıda sorunlar çıkmaya başlamış. “Çünkü onların kafasındaki siyasi paranoyalar daha fazla. Dünyada binlerce insan, bu tarz bağımsız işler yapıyor, ancak Türkiye’de herkes birini bir yere oturtmak istediğinden bağımsız iş yapmak çok zor. Sizi bir kalıba koymak istiyorlar. Bunun arkasında başka bir şey vardır, diye düşünüyorlar” diyor.

Bu önyargıların ve pek çok değerdeki erimenin başlangıcı olarak 12 Eylül’ü görüyor Bora; özellikle de solun yasadışı hale getirilmesini, Sünni İslamın yükseltilmesini. Bora, “Az düşünüyoruz, hiç sorgulamıyoruz, birbirimizi tanımak adına hiç çaba harcamıyoruz” diyor. Türkiye’nin, pragmatizm üzerine kurulu Amerika’ya doğru gittiğini söylüyor. İşte tam da bu yüzden, insanlar özeleştiri yapmalı, ‘nerede yanlış yapıyorum’u konuşmalı.

Projelerin yayınlandığı Devinim.tv’nin web’teki izlenme oranı yüksek olsa da Bora için bu yeterli değil. Türkiye’de insanların henüz, kendileriyle ilgili anlatılanları dinleme alışkanlığı edinmediklerini söylüyor, “Yine de başkalaşıyoruz, ancak ‘bu nereye varır’dan ziyade ‘nereye gitmek istiyoruz’u düşünmeliyiz” diyor.

Devinim, bundan sonra da devam edecek. Sadece belgesel gösterimleriyle değil, insanların gelip kendilerini anlatacakları Toplumsal Barış Atölyeleri, projelerin üretileceği kuratör atölyeleri de olacak. Bütün bu çalışmaların birkaç isim üzerinden gitmesini istemiyor Bora, o yüzden atölyeler Türkiye’ye dair derdi olan, samimi herkese açık.

Yapılması planlanan bir proje daha var: Korkuyoruz. “Gecekondularda çekim yaparken aklıma geldi bu benim” diyor Bora, “Emirgân’da oturuyorum, Armutlu’dan korkuyorum. Oraya gidince güvenli olduğunu gördüm. Korkunun bir nedeni tanımamak, ikincisi de içinde algıların farklılaşmasından korkmak. Çünkü ne kadar fakiri dışarıda bir yere koyarsan, o kadar ajite olmuyorsun. Yapmak istediğimiz bir kuratör birlikteliğiyle gecekondular üzerine bir proje çıkarmak, sonra da bunu yerinde, gecekondularda izlettirmek” diyor. l

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.