SİYASAL İSLAMCILARIN CUMHURİYETE KARŞI GÖRÜŞLERİ: (1940-1960)
LAİKLİĞE KARŞI FİKİRLER:
Türk halkı yüzde yüz Müslümandır. Laiklik kuralı Türk’ü Müslümanlığı tanımamaya kadar götürmüştür. Türkiye’de, dini unutturmak şeklindeki laiklik, devrim yobazlığıdır ve artık ölmek üzeredir.
KURANIN TÜRKÇE OKUNMASINA KARŞI FİKİRLER:
Kuran diliyle ibadet, laiklik prensibine karşıdır. Kuran Türkçeye çevrilemez ve Türkçe yazılamaz. Bu hem imkansız hem de dine aykırıdır. Kuran diliyle ibadetten halkın men’i toplumun kalbine hançer sokmaktan farksızdır. Arap harflerinin kaldırılması ile, Türk ilim ve din hayatı ruhsuz, köksüz bir hal almıştır. Bunun için eski harflerin öğrenilmesi de gereklidir.
DİL DEVRİMİNE KARŞI FİKİRLER:
Öztürkçe uydurma bir dildir. Öztürkçecilik bir soysuzlaşma hareketidir. Amacı, Türk milletinin tarihi kaynaklarını söndürmek, dilimiz üzerindeki Arap etkisini silmek, dine karşı bir davranışta bulunmaktır.
DİN EĞİTİMİNİN MİLLİ EĞİTİME BAĞLANMASI:
Halk Partisi’nin, din derslerinin okutulmasını ve din mekteplerinin idaresini Diyanet İşleri Başkanlığı’na vermemesi bir hatadır. Milli Eğitim Bakanlığı Tevhid-i Tedrisat Kanununun kabulünden sonraki davranışları ile toplumun infialini kazanmıştır.Medreselerin kapatılması bunun ispatıdır.
KOMÜNİZM MESELESİNE YAKLAŞIMLARI:
Din, komünizimle mücadelede, ona karşı mukavemet için gerekli en büyük kaynaktır. Dinsizler komünizimle mücadele edemezler. Dinde reform yapacağız iddialariyle, Kur’anın hükümlerini bertaraf etmek modası komünizme götüren bir akımdır.
MEZHEP ÇEKİŞMELERİNE YAKLAŞIMLARI:
Türk milleti yüzde yüz Müslüman bir millettir, bunun içindir ki Alevilik, Şiilik gibi İslamlığa sonradan sokulan ve İslam Birliğini bozan cereyanları kabul etmez. Ali- Muaviye kavgası dini değil siyasi bir kavgadır. Dine uygun değildir. İslam birliği ülküsü, bütün İslam memleketlerinde hakim bir düşünce haline gelmiştir. İslam birliğini gerçekleştirmek gereklidir.
İSLAMİYETTE SOSYAL VE DEMOKRATİK DÜZEN:
Kur’an Müslümanlığın anayasasıdır. Bu kitapta akla aykırı hiçbir şey yoktur. Din ile dünya işleri birdir. İslamda bu iki düzen birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
BATILILAŞMA MESELESİ:
“Garplılaşma” sadece teknik alanda yapılmalıdır. Doğunun kültür, maneviyat ve ahlakiyat alanlarında batılılaşmaya ihtiyaç yoktur. İslamiyetin eski parlaklığını kaybetmesi de gerçek ruhunu kaybedip Hıristiyanların baskısı altında kalmaları sebebiyledir. Avrupa Osmanlı devletini ve İslam medeniyetini çökertmiştir.
Çok partili hayata geçişle birlikte CHP ve Cumhuriyet kurumlarına karşı saldırılar islamcılar tarafından din kisvesi altında yapılmıştır. Bu gün de söylemleri aynıdır.
Bu yazı Tarık Zafer Tunaya'nın "İslamcılık Cereyanı" adlı kitabından alıntılarla derlenmiştir.
Siyasal islamcı saldırılar
Siyasal islamcı saldırılar
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi