Tarihi şahsiyeti. Adının „Abdullah“ olduğunda mevsuk kaynaklardan bir çoğu, birleşiyorlar. Battal („kahraman“
sıfatı, tarihi kaynakların hepsinde, onun lakabı olarak, görülmektedir. Künyesi, ibnü’l-Esir’e göre, Abdullah Ebü’l-Hüseyin olup aslen Antakyalı ve Sibt’e göre, şam’lıdır. ibn Asakir’e göre, Emevilerin azatlı bir kölesi idi ve arap aslından değildi. Battal'ın yaşadığı zamanı, onun bulunduğu rum seferlerine dair verilen haberlerden öðreniyoruz. Battal, Mesleme'nin Bizans'ı kuşatmasına iştirak etmiş gibi gösterilir. Bu kuşatma miladi 717'de başladı ve miladi 718 ağustosunda kaldırıldı. Battal'ın ölüm tarihi üzerinde kaynaklar her ne kadar birleşmiş değillerse de, her halde bu arap kumandanı Battal, Emevi ordularının hicri 98-122 (M.717-740) yılları arasında Rum seferlerinde bulunmuş, hicri 122 (M.740)'de, bugünkü Afyonkarahisar yakınlarından bulunan eski ''Akroinon'' mevkiinde vukua gelen büyük savaşta öldürülmüştür.
Menkibevi şahsiyeti. Battal'ın adı etrafında, daha ilk kaynaklardan başlayarak, bir menkibeler halesi meydana gelmiþtir. Onun Rum seferlerindeki maceraları, Taberi'den başlayarak, arap tarihçilerinde ve Bizans kroniklerinde, ya bir birinden nakledilmek suretiyle yahut da birbirini tamamlayacak şekilde, anlatılmıştır. Bunların hepsinin tarihi hakiki hadiseler olduğunu arap tarihçileri bizi inandırmak istiyorlar. Çoðuda, verdikleri haberleri, ravilerin adlarını kaydetmek suretiyle, tevsik gayretini görürüz. Bununla beraber, bu rivayetlerin bazılarında menkibe kokusu farkedilir.
Menkibe ile mevsük tarih, bütün orta çağ edebi mahsüllerinde olduðu gibi, Battal maceralarını hikaye eden eserlerde de, çok defa ayırt edilemiyecek derecede, birbirine karışmıştır; Battal romanlarındaki menkibelerin bir çoğu tarih kitaplarında tesbit edilmiþ vakaların bir az bozulup şişirtilmesi ile meydana geldiği gibi, tarih kitaplardaki vakalar da, ihtimal, hakiki vakalarýn oldukça menkibeleþiþ şekilleridir. Eski kaynaklarda menkibenin tarih olarak kabül edildiği, çok defa vaki olan bir şeydir. Yarı menkibevi eski Battal epizodlarını þu kaynaklarda buluruz.
Kaynak: Taberi (M.839-923), Tarih-i Taberi, c.3, sa.496-498 E.O.Y. İbnü’l-Esir (M.1160-1234), El-Kamil, c.5, sa.206-207 B.Y. İslam ansiklopedisi, Leyden tabi, ma.Battal M.E.B.Y. Büyük osmanlı tarihi, c.1, sa.224 Ý.O.Y.
Anadolu'da, bilhassa Alevi zümreler, Battal'ı çok benimsemişlerdir. Battal'ın Alevi-bektaşi an'anesine çoktandır yerleşmiş olduğunu, onun Bektaşi evliyasına ait menkibeleri toplayan kitaplara girmiş olması vakýasý da ispat eder.
Türkçe Battal romanının esas fikri de, haricilere karşý kin ve adavet telkin edecek mahiyettedir. Battal'ın, hariciler ile ve onların reisleri „Hakem Malun“ ile olan maceralarını anlatan fasıl’dan başka, kitabın başından Hz. Ali evladının uzun nikbet ve felaket yıllarını anlatan sahifeler eserin bu tavrını açıkça gösterir. İşte eseri bu şekli ile alan Alevi zümzeler Battal'ı, onun emevi aslını kale almadan, sevmişler ve kendi kahramanları arasına sokmuşlardır; Alevi şairleri, gerek Battal'ı, gerek babası Hüseyin Gazi’yi þiirlerinde hürmetle anarlar. Bu şiirler Battal'ın mensür romanını kaynak olarak almışa benziyor. Hata Anadolu’da toplanan şifahi rivayetlerin de hemen tamamiyle bu kitaptan çıkmış olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bundan başka, menþe’leri Alevi olup olmadığı beli olmamakla beraber, Hüseyin Gazi ile Battal'ın maceralarını, Alevi şairlerine yakışan uzun destanlar tarzında anlatan manzümelere de rastliyoruz.
Seyid Battal Gazi hikayeleri, Hz. Ali ve oğulları ve diğer islam kahraman destanları ile birlikte, Türkiye haricindeki türkler arasında da çok yayılmıştır. Kendi istiklallerini kaybettikleri halde, bu vaziyet ile hiç bir zaman uyuşamamış olan türk zümreleri, bir çok kayıtlar ile tahdite dilmiþ ictimai hayat şartları içinde, bu kahraman destanları satırlarında kendilerine bir teseli bulmuşlardır. Bu nevi hikayeler kısmen yazýldýklarý şivelerde ve kısmen mahalli şivelere uydurularak, sık sık neşredildiği ve halk tarafından büyük bir alaka ile okunduğu gibi, kahramanların kendileri de bu muhitlerin evladı gibi olmuşlardır. İş bununla da kalmamış, arap kumandanı Battal'ı en büyük Seyid olarak kabül etmişlerdir. Seyid Battal Gazi Ocağı'ndan seyidler, Eskişehir'de ve Amasya'da bulunmaktadırlar. Amasya Merzifon, Sarı Köyü, Oymaağaç Köyü, Balgöze Köyü ve Merzifon'daki Tekke mahallesinde bu soydan seyidler, Seyid Battal Gazi Ocağı unvanı altında hala yaşadıkları bilinmektedir; onların seyidlik hakkındaki fikirleri ve soyunu güstermek bakımından, çok dikkate sayandır.
Pir Ali Baba