You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şeyh Sait'in adı meydana verildi

Şeyh Sait'in adı meydana verildi

Administrator
Şeyh Sait'in adı meydana verildi
[COLOR="#000000"]Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin aldığı meclis kararıyla, 1925 yılında İstiklal Mahkemesi tarafından 47 arkadaşıyla Dağ kapı meydanında idam edilen Şeyh Said’in ismi asıldığı yere verildi.

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Meclisi , Dağkapı Meydanının, Şeyh Sait meydanı olarak değiştirilmesi için önerge sunuldu. Ak Parti Meclis Grubu adına söz alan Muhammed Akar, AK Parti Grubu olarak böyle bir isim değişikliğini desteklediklerini ve meydanın siluetini bozan yapıların yıkılarak yeniden düzenlenmesini istedi.

DBP Meclis Grubu adına söz alan Zahit Çiftkuran da, Şeyh Said’in asıldığı meydana adının verilmesini memnuniyet ile karşıladıklarını ve Şeyh Sait ve arkadaşlarının mezarlarının tespit edilmesi içinde çalışma yapılmasını istedi. Belediye meclisi, Dağ Kapı meydanını, Şeyh Said meydanı olarak değiştirilmesi kararını aldı.

Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak, ’Meclisimiz bugün büyük bir tarihi yanlışın bir parça da olsa düzeltilmesi adına önemli bir karara imza attı. Tarihi yanlışlar halkları kanlı bir girdabın içerisine sürükledi. Tekçi bir zihniyet dayatıldı, inkarcı ve asimilasyoncu ülke yarattı, kurulan İstiklal Mahkemeleriyle hukuk, adalet katledildi. Biz bugün burada bu büyük tarihi yanlışın yarattığı tahribatları bir parça da olsa onarabilmek ve ortadan kaldırabilmek için önemli bir adım attık. ’Türkiye kendi gerçeğiyle yüzleşmelidir. Yaptığı tarihi hatalardan, yanlışlardan dönmelidir. Bu kadim topraklardan, kadim halklarımız yaşıyorlar. Her birinin tarihi kökeni son derece uzun bir geçmişe dayanıyor. Şeyh Said Efendi’nin ve arkadaşlarının mezarlarının bulunduğu alan artık onların ismiyle anılacak ve büyük bir yüzleşme gerçekleşecektir’ diye konuştu.

hurriyet.com
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana
Administrator
Şeyh Sait'in adı meydana verildi
Şeyh Mahmut’un oğlu olarak dünyaya gelen Şeyh Said Nakşibendi Tarikatı mensuplarından olup, Türkiye Cumhuriyeti’ne geçiş sürecinde Ermenilerle yaşanan çatışmalar için bazı fetvalar vermiştir. 1. Dünya Savaşı esnasında Osmanlı İmparatorluğu’nun savaştığı Rusların Anadolu topraklarında ilerlemesi ile önce Piran’a, daha sonrasında da Hınıs’a taşınmıştır.

Şeyh Said 1925 yılında yakalanarak yargılanmış ve tarihte Şeyh Said Ayaklanması olarak bilinen isyanı yapan örgütün elebaşı olarak idam edilmiştir. Şeyh Said’in yargılanması ve sonrasında idam edilmesine giden süreç aslında ilk meclisin üyesi olan Yusuf Ziya ile yakından alakalıdır. Cumhuriyetin ilk döneminde kurulan ilk mecliste bir millet vekili olan Yusuf Ziya, Anadolu coğrafyasındaki birçok aşiret ile samimi olduğundan önemli bir konuma sahipti. Adı yüksek sesle söylenmese de Kürt İstiklal Komitesi olarak bilinen oluşumun başına geçen Yusuf Ziya, daha sonra yakalanarak suçunu itiraf etmiş ve Şeyh Said’in de kendisi ile işbirliği içerisinde olduğunu söylemiştir.

Şeyh Said Doğu Anadolu’daki aşiretleri teker teker gezerek, Mustafa Kemal’in çıkarttığı yasalar ile dinsizliği alenen yaydığını söylemekteydi. Mustafa Kemal’i bir din düşmanı olarak lanse eden Şeyh Said, namusun ve Kur’anın ortadan kalkacağını söylemekteydi. Arkasına bir takım güçlerin desteğini alan Şeyh Said, cumhuriyete karşı ayaklanma ile ilgili çeşitli fetvalarda bulundu ve bu savaşa katılan herkesin hem canlarının hem de mallarının helal olduğunu söyledi.

Şeyh Said hazırladığı bu fetvayı Anadolu’nun en güçlü aşiretlerinin liderlerine göndererek, mevcut hükümete karşı yapılacak savaşa destek istedi. Varto’nun en güçlü aşiretlerinden olan Hormek aşireti gibi birçok aşiret cumhuriyete bağlı olduğunu ve bu isyana katılmayacağını bildirdi. Şeyh Said bu gelişmelerin üzerine Anadolu’nun çeşitli illerini dolaşarak farklı aşiretler ile görüşmeye devam etti ve ardından Piran’daki kardeşinin evine yerleşti. Bir müddet burada yaşayan Şeyh Said, daha sonra çıkan isyanın bastırılmasından sonra göz altına alındı. 1925 yılında tutuklu olarak Şark İstiklal Mahkemesi’nde yargılanan Şeyh Said’in isyanı çıkartan oluşumun elebaşı olduğu kararına varıldı ve idama mahkum edildi.

Kaynak: merakname.com/seyh-said-kimdir/
Administrator
Şeyh Sait'in adı meydana verildi
Çözüm süreci dedikleri Türkiye Cumhuriyeti'nin çözülme sürecine döndü..Allah sonumuzu hayır etsin...

[B]
« Barıştan sonraki çalışmada başarılı olabilmek milletin istiklalinin korunmuş olmasına bağlıdır Misak-ı Milli’nin hedefi, onu temindir. » Gazi Mustafa Kemal Atatürk
[/B]
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.