You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...

şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...

Senior Member
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
HAK ve Hakikat Partisi (HHP) Genel Başkanı Dursun Güneş, Erzurum İl Teşkilatı’nın açılış töreninde iktidara gelmeleri halinde “Adaletin kılıcını masaya koyacağız. Keseceğiz, asacağız. Kesmeye, asmaya geliyoruz." dedi.

HAK ve Hakikat Partisi (HHP) Genel Başkanı Dursun Güneş, Erzurum İl Teşkilatı’nın açılış töreninde iktidara gelmeleri halinde tekke ve zaviyeleri yeniden açacaklarını söyledi. Başında yeşil takkesiyle konuşma yapan Güneş, “Adaletin kılıcını masaya koyacağız. Keseceğiz, asacağız. Kesmeye, asmaya geliyoruz. Devlete kurşun sıkanı asacağız, devletin kasasına elini uzatanın elini keseceğiz” dedi.

Geçen Temmuz ayında kurulan HHP, Anadolu'daki teşikatlanmasına Erzurum'da başladı. Gürcükapı semtindeki parti binasının açılış törenine Genel Başkan Dursun Güneş katıldı. Açılış töreni sırasında parti binası önünde kurban kesilirken, bastonunu kurbanlık hayvanın üzerine dokunduran Güneş, Allah'ın ‘Fatih Sultan Mehmed'in ruhunu yeniden görevlendirdiğini' iddia etti. Konuşması partililer tarafından sık sık tekbir sesleriyle kesilen Güneş, ‘Sultan Fatih Geliyor. Ey arzu melun çocukları, ey Konstantine torunları, yutmayız biz bu oyunları, Muhammed Fatih geliyor’ dizelerini okuduktan sonra partiyi Osmanlı ruhuyla kurduklarını söyledi. Halka ‘can suyu' vereceklerini ve ölü kalpleri dirilteceklerini öne süren Genel Başkan Dursun Güneş, şöyle dedi:

“Onların üzerindeki psikolojik baskıyı kaldıracağız. Teşkilatımızı arslanlarla kuracağız. Genel seçime kendimizi hazırlayacağız. Allah, devleti dilediğine verir, dilediğinden alır. Dilediğini aziz, dileğinin zelil kılar. Eğer Allah nasip ederse, adalet kılıcını masanın üstüne koyacağız ve keseceğiz, asacağız. Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘kesip, asacaklar bunlar’ evet keseceğiz, asacağız. Osmanlı ruhu ile kesip, asacağız. İyi dinleyin ve yanlış yorumlamayın. Devlete kurşun sıkanı asacağız, devletin kasasına elini sokanın. elini keseceğiz. Tekke ve zaviyeleri kuracağız. Kuran kurslarını yeşerteceğiz, temiz toplum yetiştireceğiz. Bu siyaset kokmuş, çürümüştür. Bu siyaseti toplayıp çöp bidonuna atacağız.”

Genel Başkan Güneş, konuşmasının ardından ‘Kalkın yiğitlerim kalkın’ ilahisini okurken, aralarında çocukların da bulunduğu 100 kadar partiliye tekbir sesleri arasında rozet taktı.

Alıntı:
Dilediğini aziz, dileğinin zelil kılar. Eğer Allah nasip ederse, adalet kılıcını masanın üstüne koyacağız ve keseceğiz, asacağız. Hani korktukları bir şey vardı ya, ‘kesip, asacaklar bunlar’ evet keseceğiz, asacağız. Osmanlı ruhu ile kesip, asacağız.

Bu tip adamlar Osmanlı ruhuyla tıpkı Yavuz gibi alevileri asıp,kesip sözde İslam devletini kuracaklar...Bununla yetinmeyip birde Allah'ın adını kullanıp cihad uğruna insanları asıp kesecekler...Allah bu gibi yezit tohumlarına fırsat vermesin...Onların belalarını versin...:mad::mad::mad:
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Posting Freak
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
Vay be..! 40 Haramiler masal kahramanlarına mı özeniyor bunlar şimdi
[Resim: 114ld.jpg]



Ben göremem daha uzun boyunu
Ahret derler kısaltamam yolunu
Bugün Sahı Merdan sarsın oglunu
Yetis Ya Üseyin baban gidiyo
Senior Member
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
Bu yezitlerin parti proğramı



1- TAKDİMAllah (cc) insanı en güzel şekilde yaratmıştır. Onun için insanlar en güzel şeylere layıktır.

Milli ve manevi değerleri ile tarih boyunca şanlı mazisi olan milletimize yeni bir ufuk açmak amacıyla bu partiyi milletin siyasi hayatına arz ediyoruz.

Büyük devlet, büyük millet, sade, samimi ve ulvi bir manevi hayat, bayındır bir ülke, sanayileşmiş bir vatan, müreffeh insan ve Türkiye’nin modern dünyada sorumluğunun tam idraki içinde, özgürlük, adalet, barış, kardeşlik ve bölünmez birlik tartışılmaz bütünlük, kültür değerlerine sahip bir toplum halinde yükselmek amacımızdır.

Siyasi teveccühünüzle iktidara talibiz. Öncelikle yanlışlık ve kötülükleri uygulamadan söküp atmak ve yerine insan fıtratına uygun iyiyi, güzeli koymak için siyaset bir zorunluluktur.

Küçük bir azınlığın menfaatini ön planda tutan, ülküsüz ve kararsız bir anlayışa sahip siyasete dur demek için siyasete karar verdik. Unutulmamalıdır ki, halka hizmet, Hakk’a hizmettir.

Siyaseti tek başına gaye olmaktan çıkartıp, milletimize hizmetin bir vasıtası olacağını vaad ediyoruz.

Yüce milletimizin tarih boyunca insanlığa medeniyet ve huzur vermiş özelliklerini, inançlarını rehber edinen, adaletli, mutlu bir toplum kurmayı amaçlayan, milli iradeyi hakim kılma amacı güden, gücünü milletin iradesinden alan siyasi partiye ihtiyaç olduğu apaçık ortadadır. Allah’ın izniyle niyetimiz milletimizin beklediği iktidar olmak ve şerefle dolu yeni bir tarih başlatmaktır.

Yaratılmışların en şereflisi insanın değerlerinden olan tanımak, sevmek, güvenmek konusunda, biz insanlarımızı tanıyoruz, inanıyoruz ki insanlarımız da bizi tanıyorlar, insanlarımızı seviyoruz, inanıyoruz ki insanlarımız da bizi sevecek. Milletimizin engin irfanına güveniyoruz. Milletimiz de bizim samimiyetimize güvenecektir.

Hak ve Hakikat Partisini kurup sunmak bizden, teveccüh ve takdir milletimizden, tevfik Yüce Allah’tandır.

2- TEMEL İLKELER VE SİYASİ PRENSİPLER
a- Siyasi Prensipler

· Milletin birliği ve bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü tartışılmaz.

· Milletin iradesi esastır.

· Siyasette güven tesisi esastır.

· Adaletten herkes eşit şekilde yararlanacaktır.

· Devletimiz barışta öncü rol olacaktır.

· Milletimizin maddi ve manevi kalkınması ve ilerlemesi esastır.

· İç ve dış politikada milletimizin menfaati her şeyin üstündedir.

b- Temel Hak Ve Özgürlükler
· İnsana Bakış
İnsanların hak ve özgürlük mücadeleleri yüzyıllar boyunca sürmüş olup, kolay elde edilememiştir. Bu haklar ve özgürlükler elde edilirken, insanlar büyük mücadele vermişlerdir. Bu konuda Yüce Dinimizin insanlara tanımış olduğu bütün haklar ve özgürlükler bütün insanlığın hizmetine sunulmasında en büyük temel dayanağımız ve güç kaynağımız olacaktır. Bu bağlamda partimizin insana bakış politikaları şu şekildedir.

- Yaratılanların en şereflisi olan insandan daha üstün bir değer, varlık ve mefhum tanımıyoruz,

- Ülkesinde, huzurlu, mutlu, ekonomik sorunları çözülmüş, hak ve özgürlüklerini kullanabilen, hür iradesiyle yaşayabilen, maddi ve manevi varlığını yaşatabilen, başka memleketlerin insanlarına muhtaç olmayan, yaratılışındaki sırra uygun bir hayat sürdürebilmesini temin etmek için tüm imkanlarımızı seferber edeceğiz,

- Programımızda insanı merkez alıp, insanı sevgi temelleri üzerine oturtarak, yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevdiğimizden, en büyük değeri vereceğiz,

- Din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım göstermeksizin, kanunlar önünde insanımızı eşit kılmak için tüm çalışmalarımıza rehber edineceğiz,

- Özgürlükleri ve temel hakları demokrasinin teminatı olarak görmekteyiz.

- İnsan hakları ve özgürlükleri üzerinde kamunun yararı dikkate alınarak, bütün baskıların karşısında olacağız,

- Partimiz, ülkemizin insan hakları ve özgürlükleri ile ilgili taraf olduğu uluslar arası sözleşmeleri dikkate alacaktır.

- Partimiz, Türk toplumunu ileri uygarlık seviyesinin üstüne çıkarmada, Atatürk İlke ve İnkılaplarını en önemli vasıta olarak kabul eder ve bunu toplumsal huzurun bir sonucu olarak görür.

· Din ve Vicdan Hürriyeti
Partimiz, din ve vicdan hürriyetinin kişilerin dokunulamaz, yargılanamaz ve sınırlandırılamaz bir hak olduğu inancındadır. İslamiyet hiç kimsenin tekelinde değildir ve hiçbir şekilde menfaat amaçlı, siyasi amaç, çıkar veya duygu sömürüsü olarak kullanılmamalıdır. Hiç kimse veya siyasi partiler din kisvesine bürünüp, vatandaşı aldatamayacaktır. Bunlar tamamen devletin kontrolü altına alınıp, kimse dini alet edemeyecektir. Ancak dindar insanımıza karşı da rencide edici ve küçük düşürücü tavır ve uygulamaların insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bu amaçla Din ve Vicdan Hürriyeti babında aşağıdaki politikaları izleyeceğiz.

- Ülkemizde yaşayan insanlarımızın, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetleri kesinlikle devlet güvencesinde olacaktır,

- İnançlarının gerektirdiği şekilde hareket edebilmeleri için gerekli olan tüm çalışmaları yapacağız,

- Sınırlayıcı olmayacağız, geliştirici, akılcı ve teminat altına alıcı olacağız,

- Ayrıca, temel ilke olarak kimse ibadete, dini törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz fikrini benimseyeceğiz,

- Dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kimse kınanamaz ve suçlanamaz felsefesi ile hareket edeceğiz,

- Partimiz, din ve vicdan hürriyetinin teminatı olarak, demokrasinin de vazgeçilmez bir şartı olarak laikliği telakki etmektedir. Laikliğin dinin önünde bir mani değil, inançların özgürce yaşanmasına imkan sağlayan temel bir hak olduğu kanaatindeyiz.

· HukukHukuk anlayışımız “Adalet Mülkün Temeldir” ilkesi ile örtüşmektedir.

Hukukun üstünlüğüne dayalı yönetim esas alınacaktır. Kuvvetler ayrılığı ilkesi hassasiyetle uygulanacaktır.

Hukuk devleti değerlerinin hayata geçirilmesi anayasa ve yasalar, bağımsız bir yargı ile mümkün olacağından;bireysel hak ve özgürlüklerin korunması, hak arama yollarının açık tutulması, kanunlar önündeki eşitlikte hukukun evrenselliği esas alınacaktır.

Hukukun vazgeçilmezlerinden olan yargıya da gerekli önem verilecektir. Bağımsız yargıya müdahaleye asla müsamaha gösterilmeyecektir.

Cumhuriyetimizin temel amaçları doğrultusunda yaşama ve güçlenmesine katkıda bulunulacaktır.

Kollektif irade tüm anayasa, kanun, tüzük çalışmalarında esas alınacaktır.

Yargı çalışanlarının özlük hakları, çağın gereklerine uygun hale getirilecektir.

Partimiz uzlaşma ve ortak akılla sağlam ve sistemli bir çalışmadan azami yararlanması, tüm vatandaşlarımızın ortak ihtiyaçlarına göre yapılacaktır.

Şeffaf toplum anlayışı ile adaletli yapılanma esas alınıp, yerel ve genel yatırımlarda uygun mali proje ve teknik destek verilecektir.

Kamu vicdanında meydana getirdiği tahribat nedeniyle sık sık af kanunu çıkarılmaktan azami ölçüde kaçınılacaktır. Hükümlülerin ceza infaz kurumlarındaki bulunmalarındaki asıl amaç kanunların caydırıcılığı, hak ve adaletin yerini bulması ile bireylerin rehabilite edilmesi ve topluma kazandırılması esastır.

· Gençlik ve Spor“Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” ilkesiyle, milletimizin sağlıklı, akıllı, dinamik ve çalışkan bir toplum olabilmesi için gerekli altyapı hazırlıkları yapılarak, aşağıdaki programlar işlenecektir.

- Partimiz gençlerimizi, milli ve manevi değerlere bağlı, özgür düşünceli, kendi başına karar verebilen, sorgulayan, kendi toplumunun ve evrensel anlayışın doğrularından haberdar olan ve hayatın güçlükleri ile baş edebilecek donanımlı ve yetenekli olarak yetiştirmeyi hedeflemektedir.

- Gençlerimizin ülke yönetimine katılımları teşvik edilip, konuyla ilgili teşkilatlanmalar desteklenecektir.

- Gençlerimizin sosyal faaliyetlere katılımı sivil toplum kuruluşları ve mahalli idarelerle işbirliğine gidilerek temin edilecektir.

- Özellikle gençlerimize yönelik sosyal, kültürel ve eğitim faaliyetleri düzenlenerek, gençlerimizin bu aktivitelerden azami ölçüde faydalanmaları sağlanacaktır.

- Yurtdışındaki gençlerimizin kendi kültürlerine yabancılaşmalarını önleyici tedbirler alınacaktır,

- Her yaş grubundan insanımızın faydalanabileceği spor ve dinlenme tesislerinin devlet tarafından yapımı teşvik ve tesis edilecektir.

- Sosyal ve spor tesislerimiz azami ölçüde yaygınlaştırılarak, özellikle gençlerimizin bu etkinliklere katılmaları ve zararlı alışkanlıklardan vazgeçmeleri sağlanacaktır.

- Parti olarak spor politikası geliştirerek, devletin bütün spor dallarına eşit ve tarafsız olarak yaklaşmasını temin edeceğiz.

- Yerel yönetimlere daha fazla kaynak aktararak sportif faaliyetlere yönelik hizmet sunmalarını temin edeceğiz.

- Ülkemizi dünya çapındaki spor müsabakalarında başarıyla temsil etmiş bütün sporcularımıza maddi ve manevi destek verilecektir.

· Demokrasi
Demokraside egemenlik halka aittir ve bu özellik demokratik rejimi diğer tüm rejimlerden ayıran temel niteliğidir. Bu nedenle; demokrasi ve hukuk kuralları yurttaşların rızası ile oluştuğu bir yönetim biçimidir. Demokrasi hoş görüye dayalı bir sistemdir. Farklı tercihlerin rekabeti, sağlıklı bir demokratik sistemin vazgeçilmez unsurlarındandır.

· Özürlüler Ve Bakıma Muhtaç Vatandaşlar
Partimiz yoksullar, bakıma muhtaç yaşlılar, çocuklar ve işsizler için özel programlar oluşturacak, zor durumdaki vatandaşlara, terkedilmiş ve kimsesiz oldukları duygusu yaşatılmayacaktır. İşsizleri, fakirleri, düşkünleri, hastaları ve özürlüleri gözeten onların insan onuruna yakışacak şekilde yaşamalarını sağlayacak bir sosyal devlet anlayışı sağlanacaktır.

Fiziki özrü ve manisi bulunan insanlarımıza iyi bir eğitimle topluma kazandırmanın yollarını arayıp, gerekli olan çalışmalar daha da artırılacaktır.

Engelli vatandaşlarımıza kendilerine uygun iş ortamları hazırlanacak, ulaşım, eğitim ve spor imkanları daha da geliştirilecektir.

· Laiklik

Partimiz, laiklik anlayışına; cumhuriyetimizin ve demokrasimizin ana temellerine saygılı ve değişmez oldukları anlayışıyla bakmaktadır.

- Laikliği bütün din ve vicdan hürriyetlerinin tarafsız alındığı bir temel olarak görmekteyiz. Yani devleti felsefi inanç ve din karşısında taraf olmayan bir yapı olarak algılamaktayız.

- Laiklik ilkesini fertlere değil, devlete ait bir yaklaşım görmekteyiz.

- Devlet olarak kamu hizmetleri sunarken, her vatandaşa düşünce, vicdan ve dini inançlarına bakmaksızın eşit şekilde davranacağız.

- Devletin demokratik ve laik yapısına aykırı düşmemek kaydıyla, tüm halkımızın, inançları doğrultusunda ferdi ve toplu olarak, kapalı ve açık alanlarda tören, ibadet ve dini faaliyetleri ifa etme, öğrenme, yaşama özgürlüğüne sahip olduğuna inanmaktayız.

· İslamiyetYüce dinimizi, milletimize ve dünya milletlerine huzur, barış, adalet, kardeşlik bahşeden, ferdi ve içtimai hayatımıza yön veren ulu güç kaynağımız olarak görmekteyiz. Partimiz, İslamiyet’i temsil etme iddiasında olmayıp, bu yüce dinin hizmetçisi olma iddiasındadır.

Herhangi bir oluşumun Müslümanların ve İslam’ın temsilcisi olarak gösterilmesine karşıyız. İslamiyet’in, demokrasi, çağdaşlık, gelişimcilik, akılcılık değerleri taşıdığı ve bu değerlerle çakışmadığı kanaatindeyiz.

· MilliyetçilikAynı ülkede yaşayan, bayrak, din, dil ve kültür ortamında yoğrulmuş bütün insanları kardeş ve birbirinden ayılmaz tek bir millet olarak görmekteyiz.

Böyle bir ortamda yaşayan bütün insanların birimiz hepimiz, hepimiz birimiz ilkesiyle hareket edeceği, asla yabancı güç ve unsurların etkisiyle milletine ve vatanına hainlik düşünmeyeceği kanaatindeyiz. Bu düşünceyle ırkçılık ve bölücülük politikalarının tamamının karşısındayız.

· Bürokrasi
Partimiz bürokrasideki hantal ve işlemeyen yapıyı revize ederek, günün şartlarına uygun teknolojik gelişmeleri kullanıp, idari sistemdeki karar alma, uygulama ve denetim fonksiyonlarını maksimum seviyeye çıkarmak için gerekli olan projeleri hayata geçirecektir. Bürokrasilerdeki alışılagelmiş formalitelerin tamamı kaldırılarak, yerine hızlı, şeffaf ve akılcı yöntemler uygulanacaktır.
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Posting Freak
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
Ya bunlarda çıkıp konuşuyorlar ya ben şaşırıyorum.Az önce haberlerde izledim neymiş"Tekke ve zaviyeleri kuracağız. Kuran kurslarını yeşerteceğiz, temiz toplum yetiştireceğiz. Bu siyaset kokmuş, çürümüştür. Bu siyaseti toplayıp çöp bidonuna atacağız.”
Soruyorum sizlere;sizin gibiler yüzünden bu ülke bu hale gelmedi mi?
Asıl sizin gibi insanlıktan yoksun insanları alıp çöpe atmak gerekiyor.Bu siyaseti çürüten sizin gibi MUSTAFA KEMAL ATATÜRK yolundan ayrılmış yezit soylarıdır..........
Anamın adı Hüsniye Ana
Babam Şah Üseyin kafası kopa
Horasan ilinden Karyağdı Ana
Kimseler bilemez Sultanım burada


[Resim: zohreanaxq1.jpg]
Senior Member
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
"ERGENEKON PAŞALARININ EGEMENLİĞİNE SON VERECEĞİZ"
TOKAT- Hak ve Hakikat partisi genel başkanı Dursun Güneş, Fahri Alem gençlik derneği binasında düzenlediği basın toplantısın da teşkilatlanmak için Türkiye’yi gezdiklerini belirterek, Tokat’a geldiklerini kaydetti. Güneş, yaptığı konuşmada dağdan yumağı yuvarladıklarını, çok yakın zamanda bütün Türkiye’yi kuşatacaklarını söyledi. Güneş, konuşmasını şöyle sürdürdü; “ İl ve ilçelerde teşkilatlarımızı kurmaya başladık. Tüm Müslümanların inancı ile seçimlerde meclise gireceğiz. Halkın üzerinde olan egemenliği yüce Allah’ın izniyle anayasayı değiştirerek halkın anayasasını gündeme getireceğiz. Halkın anayasasını yapacağız ve toplumun mozaik’ine göre bir anayasa meydana getireceğiz. Demokrasi sağlayacağız. Ergenekon paşaları yıllardır Müslüman Türk milletinin üstüne kabus gibi çökmüş, bütün Müslümanlara, inananlara Türkiye’ye eza,cefa eylemiş paşalar egemenliğine son vereceğiz. Terör belası PKK ile mücadele ederek terörü kökünden bitireceğiz. Bunun içinde devlete kurşun sıkan, Türk askerine kurşun sıkan, Türk elçisine kurşun sıkan herkesin kendi kafasına kurşun sıkmasını bilmesi gerekecek. Biz infaz yasasını geri getireceğiz. Devlete kurşun sıkanın kalemini kıracağız. Türkiye hak ettiği yeri bulacaktır. Osmanlı ruhu ile dirilecek, yeniden şaha kalkacaktır. Türkiye’yi bağımsız bir devlet haline getirecektir. Hak ve özgürlükler istediğimiz gibi, biz eğitimde de eşitlik istiyoruz. Aşamalı bir eğitim yapacağımıza inanıyoruz. Herkes evladını istediği gibi okutup eğite bilecek. Baş örtüsüne karşı olanları anti laik olarak İslam düşmanlığı yaptığını görüyoruz. Bunların kutuplaşmaya gittiğini, haçlı zihniyetiyle beraber, İslam kültürünü ortadan kaldırmak istediklerini biliyoruz. Siyonist İsrail’in pazarı yapmayacağız Türkiye’yi, Türkiye’nin satıldığını hepimiz biliyoruz. BOB başkan yardımcısı olan Tayyip’in siyonizme hizmet ettiğini biliyoruz. Biz bu siyonist kanadını kıracağız. Partimizi kuracağız seçimlerde meclise gireceğiz ikinci seçimlerde de hükümeti ele alacağımıza inanıyorum. Bu kirli siyaseti denize dökeceğiz. Benim memurum işini bilir anlayışına son vereceğiz. Hazreti Ömer’in adaletini getireceğiz. Sultan Fatih ve Yavuz sultan Selim gibi yeni bir çığır açacağız.”şeklinde konuştu.

[QUOTE][/QHazreti Ömer’in adaletini getireceğiz. Sultan Fatih ve Yavuz sultan Selim gibi yeni bir çığır açacağız.”şeklinde konuştu.
UOTE]
Doğru o saydıklarının adaleti meşhur...Biri soya kasteden soysuz,biri Alevi katiliamı yapmış olan insancık....:mad::mad::mad:
Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Senior Member
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
[FONT="Times New Roman"]TÜRKİYE’NİN MESELELERİ
RAHMAN VE RAHİM OLAN ALLAHIN ADIYLA BAŞLARIM


Allah-u Teala (c.c.) bizleri insan olarak yaratığı için insan olarak yaşamak bizim en tabii hakkımızdır. Bozulan dünya düzeni içerisinde Allah-u Teala’yı (c.c.) temsil edecek bir halifeye ihtiyaç vardır.

Yeniden Osmanlı ruhunda olduğu gibi, manevi bir ruhun önderliğinde doğacak bir güneşin, bütün dünyayı aydınlatarak, dünyaya huzur barış ve kardeşlik getireceğine inanıyoruz.


HAK VE HAKİKAT PARTİSİ olarak, Türkiye’nin meselelerini, öncelikle şu başlıklarla ele alıyoruz;


1- “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”. Bu ilke sözde kalmamalı, egemenlik milletin olmalı ve paşalar devrine son verilmelidir. Asker asli vazifesini ifa üzere kışlasına çekilmelidir.

2- Yirmi dört senedir devam eden terör örgütü bitirilmeli, terör üreten bataklıklar kurutulmalıdır. Bunun için terörün elebaşları asılmalıdır. Terör hakkında gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Ergenekon terör örgütü buna dâhil edilmelidir.

3- Türkiye Cumhuriyeti anayasası değiştirilmelidir ve sivil bir anayasa yapılmalıdır. Türkiye cumhuriyeti bu anayasa ile idare edilemez.

4- Milleti yakıp kavuran enflasyon önlenmeli, sosyal güvence sağlanmalıdır.

5- Kalkınma köyden başlatılmalı, “orta direk” ayakta tutulmalı, tarım politikası gözden geçirilmeli ve tarıma yeniden dönülmelidir. “Köylü bu milletin efendisidir” bu unutulmamalıdır.

6- “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”. Yasama - yürütme – yargı organları engellenmemeli, hiç kimse kendisini bunun üzerinde görmemelidir.

7- Bu milletin maneviyatı, kutsal dinine bağlılığı, ibadet ve itaati engellenmemelidir. Dinini diyanetini bu insanlar öğrenebilmeleri için bütün önlerindeki engeller kaldırılmalıdır. Temiz bir toplumun yetiştirilmesine özen gösterilmelidir. Bunun için diyanet camileri halka ve hizmete açmalıdır, imamları görev başına çağırmalıdır. Camiler önceden olduğu gibi sosyal eğitim ve kültür yuvalarına dönüştürülmelidir.

8- Milli eğitim… İnsanların eğitim hakları önlenmemeli ve başörtüsünün inancın gereği olduğu gerçeği kabul edilmelidir. Üniversiteler, temiz bir toplum yetiştirmeye özen göstermeli, oligarşi karşısında milleti temsil etmelidir, oligarşi olmamalıdır. Vakarlı yürümeli değerini artırmalı ve herkesin saygı duyacağı bir yapıya kavuşturulmalıdır.

9- Yolsuzluklar ile mücadele... Mafyanın olduğu bir toplumda, yolsuzluklar hat safhaya erişir. Yolsuzlukları önlemeniz için, var olan mafya gücünü ortadan kaldırmanız adaleti sağlam zemin üzerine oturtmanız gerekmektedir. Bunun içinde halkın arasında mikrobik bir hastalık halini alan rüşveti kaldırtmanız kaçınılmaz bir gerekliliktir.

10- Siyasi iktidarlar, bu ülkeye taraflı bakmamalı, bir bütün olarak ele almalıdır. Güneş gibi şefkat ve merhametle insanların üzerine doğmalı, din, ırk ve renk ayrımı yapmamalı, eşit taksimat yapmalıdır. Aradan husumeti kaldırmalı, milletin güvenini sağlamalıdır ve milletin refahı için çalışmalıdır.

11- Satılan TÜRKİYE!...Kurtuluş savaşını biz niye verdik? Satılarak işgal olan bu topraklar, ecdadımızın kanları ile yoğrulmuştur. Yabancı düşmanların eline teslim edilmeyecek kadar kıymetli-değerli olan bu vatan topraklar, binlerce baş verilerek geri alınmış iken, bir karış toprak satmak kabul edilemez. Bugünkü satılan topraklar tam bir işkâldır. İşte bu işkalın bazı belgeleri.


1- Oyakbank Hollanda’lı ING BANK’a 2 milyar 673 milyon dolara

2- İki Türk Bir Hong Kong’lu ya İzmir Limanı 49 yıllığına 1 milyar 275 milyon dolara

3- Eczacıbaşı İlacın %75 i 602 milyon dolara Çek Zentiva’ya

4- Garanti Sigorta’nın %80 hissesi 486 milyon dolara Hollanda’lı Eureko B.V. ye

5- TÜRK TELEKOM un %10 hissesi 477 milyon dolara Sudi Soudi Oger şirketine

6- Dünyanın en büyük alışveriş merkezlerinden olan Cevahir’in %50 si Kuveyt’li ye

7- Kent Gıdanın zaten sahibi olan İngiliz Firmasına falım ve first sakız 450 milyon dolara

8- Çukurova Grubunun Genel Sigorta’sının %80 i İspanyol Mapfre’ye 375 milyon dolara

9- Sabancı’nın Enerjisa firmasının % 50 si Avusturya’lı Verbund’a 327 milyon dolara

10- Şekerbank’ın üçte bir hissesi Kazak Turan Alem Securities’e 300 milyon dolara

11- TMSF elindeki Sitebank'ı Yunan Novabank'a

12- TEB'in yüzde 50'si Fransız BNP'ye

13- Yapı Kredi, TMSF tarafından Unicredito-Koç ortaklığına

14- Dışbank, Fortis'e

15- C Bank'ın kontrol hissesinin tamamı İsrail Bank Hapoalim'e

16- Finansbank, Yunan NBG'ye

17- Tekfenbank, Yunan EFG'ye

18- Denizbank, Dexia'ya

19- Adabank, bir Kuveyt finans kuruluşuna

20- PETKİM'in %51i Socar-Turcas-Injaz Ortak Girişim Grubu'na 2 milyar 50 milyon dolara satıldı.

Türkiye'de mülk edinen yabancıların sayısı, 62 bin 500'e ulaştı. 779.452 kilometre kare izdüşümü yüzölçümüne sahip Türkiye'de satılan taşınmazların yüzölçömü ise 285 milyon metrekare oldu. Yüzölçümü açısından Hatay, kişi sayısı bakımından Antalya, mülk adedi açısından ise İstanbul birinci sırada yer alıyor. Türkiye'de mülk sahibi ülkelere bakıldığında yüzölçümüne göre Suriye birinci oldu.


Alanya Ticaret ve Sanayi Odası (ALTSO) Başkan Yardımcısı ve İnşaat Komitesi Başkanı Hüseyin Erkek, yabancılara mülk satışıyla ilgili bir rapor hazırladı. Rapora göre, satışların 6 bin 53'ü, yeni kanunun yürürlüğe girdiği 7 Ocak 2006'dan 24 Temmuz 2006'ya kadar olan dönemde gerçekleşti. Bu dönemde satışı yapılan taşınmaz alanının büyüklüğü 800 bin metrekareye ulaştı. Aynı dönemde mülk edinenler ise 1876 İngiliz, 801 İrlandalı, 749 Alman, 357 Hollandalı, 296 Norveçli, 176 Belçikalı, 90 Yunanlı olarak belirlendi.


Türkiye ile arasında tam karşılıklılık anlaşması bulunan ülke sayısının 88 olduğu belirtilen raporda, Türkiye ile arasında tam karşılıklılık bulunmayan ülke sayısının 33, vatandaşları Türkiye'de sadece bina mülkiyeti edinebilen ülke sayısının 26, vatandaşları Türk Dışişleri ve İçişleri bakanlarının ortak izniyle taşınmaz edinebilen ülkeler sayısının 6 olduğu kaydedildi.


SURİYELİLERE MİRAS YOLUYLA GEÇİŞ

Türk vatandaşlarının Suriye'deki taşınmazları toplamının 1 milyon 34 bin metrekare olduğu da belirtilen raporda, Türkiye'deki Suriyeliler'e ait toprak miktarının ise 241 milyon metrekare olduğu, bunun da Türkiye'deki yabancılara ait taşınmazın yüzde 88'ine karşılık geldiği bildirildi. Rapora göre, Türkiye'de mülkü bulunan yabancılar arasında yüzölçümü büyüklüğüne göre Suriye'den sonra Almanya, Lübnan, Yunanistan, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri ve Mısır geldi. Suriyeliler'e ait mülklerin yüzde 70'e yakını miras yoluyla geçmiş.


ALAN BÜYÜKLÜĞÜ

Raporda, yabancılara ait taşınmaz satışlarında, alan büyüklüğü açısından Hatay'ın, kişi sayısı bakımından Antalya'nın, taşınmaz sayısı açısından İstanbul'un ilk sırada yer aldığı kaydedildi. Yine yabancıya satılan taşınmazların illere göre toplam yüzölçümü sıralamasında Hatay'ın ilk sırada bulunduğu ifade edilen raporda, Hatay'ı sırasıyla, İstanbul, Muğla, Antalya, İzmir, Bursa, Adana, Aydın, Manisa, Balıkesir'in takip ettiği bildirildi.


MÜLKLERİN EDİNME NEDENİ VE ŞEKİLLERİ

Türkiye'deki mülklerin edinilmesi neden ve şeklinin de ele alındığı raporda, yüzölçümü bakımından, Hatay'da yüzde 64 miras, İstanbul'da yüzde 66 miras, Muğla'da yüzde 96 satış, Antalya'da yüzde 98 satış, İzmir'de yüzde 68 satış, Bursa'da yüzde 93 satış, Aydın'da yüzde 92 satış, Manisa'da yüzde 74 satış, Balıkesir'de yüzde 68 satış, Adana'da yüzde 74 satış yoluyla gerçekleştiği ifade edildi.


Raporda ayrıca, işyeri niteliğindeki taşınmazlarda ilk sırayı İstanbul'un, konut niteliği taşıyan ve yabancı gerçek kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlarda ilk sırayı arsa payına göre Muğla'nın, turistik tesislerde ilk sırayı, taşınmazların arsa payı büyüklüğüne göre Antalya'nın, kişi ve taşınmaz sayısına göre ise İstanbul'un aldığına yer verildi.


Yabancıların sahip olduğu mülk sayısının ilçe bazında değerlendirilmesinde ilk on ilçe İskenderun, Sarıyer, Reyhanlı, Alanya, Kumluca, Fethiye, Ceyhan, Yıldırım, Bodrum ve Ortaca oldu. Bu mülklerin edinim nedenlerinin de vurgulandığı raporda, İskenderun'da yüzde 67, Sarıyer'de yüzde 89, Reyhanlı'da yüzde 99 miras, Alanya'da yüzde 98, Fethiye'de yüzde 95, Yıldırım'da yüzde 93, Bodrum'da yüzde 93, Ortaca'da yüzde 98 satış ile edinildiği bildirildi. Bu ilçeler arasında, arsa türünden taşınmazlarda, yüzölçümü, taşınmaz sayısı ve kişi sayısı açısında ilk sırada Alanya yer aldı. Alanya'da 12 bin 684 metrekareye ulaşan 50 parselin, 20 kişi tarafından satın alındığı belirtildi. Türkiye'de gayrimenkule yatırım yapan yabancılar arasında 14 bin 456 kişiyle İngilizler birinci, 14 bin 382 kişiyle Almanlar ikinci, 13 bin 905 kişi ile Yunanlılar üçüncü sırada yer aldı.

İSRAİLLİLER'İN TAŞINMAZLARI 10 İLDE TOPLANIYOR

Raporda, İsrail uyruklulara ait taşınmazların tamamının 10 ilde toplandığına da işaret edilerek, bu taşınmazların toplam yüzölçümünün, 80 bin 487 metrekare ve 142 kişiye ait 106 parsel olduğu vurgulandı. İsrail uyruklulara ait taşınmazların yüzölçümü bakımından yüzde 65'ini arsa, yüzde 29'unu ise arazi türü taşınmazlar oluşturdu.


Not: Türkiye’nin gerçek yüzölçümü 814.578 km2 , izdüşüm yüzölçümü ise 779.452 km'dir


Bu bilgiler 2006 yılına kadar olan satışların sadece bir kısmı ile ilgili.Şu anda sene 2008 ve satışlar hızlanarak devam ediyor.


Borç Batağına Düşen Türkiye’nin Yıllık Borç Faizi Ödemesi

Türkiye’nin 2007 yılında ödediği sadece borç FAİZİ 54 (ellidört) milyar dolardır. Basit bir hesapla; Haftada ödenen borç faizi 1 milyar doların üstünde, Günde ödenen borç faizi 148 milyon doların üstünde Saatte ödenen borç faizi 6 milyon doların üstünde, Dakikada ödenen borç faizi 100 bin doların üstünde.


Bu faiz toplam ülke bütçesinin % 25 i ediyor. Türkiye ‘nin vergi gelirlerinin % 33 ü faize gidiyor. Ülkemizin ödediği yıllık borç faizi , yıllık yatırım giderlerimizin 7 katı büyüklüğünde. Türkiye ‘nin bir dakikada ödediği borç faizi yüzbin doların üzerindedir. Bu yaklaşık ikiyüzelli asgari ücret demektir. Her dakikada ikiyüzelli çalışanın maaşını biz borç faizine veriyoruz. Yani günde otuzaltıbin çalışanın maaşı faize yani boşa gidiyor.


Bir saatte ödediğimiz faiz ile yüzlerce insana istihdam sağlayacak bir fabrika kurulabiliyor. İşsizlik oranının % 30 ları aştığını düşünürsek durumun vehametini daha iyi anlarız. Yani her saat başı biz ülkenmizin işsizliğini önleyecek, milli hasılamıza katkıda bulunacak, insanların eğitimine ve ülkemizin yükselmesine , gelişmesine katkı sağlayacak bir yatırımı faiz ateşinde yakıyoruz. Bu bir saatte yandığımız kadarı. Bu yangının aylık büyüklüğü dörtbuçık milyar dolara yakındır. Bu borçlanma ve faiz politikalarının ülkeyi getirdiği durumu daha iyi anlatabilmek için şu verilerde faydalı olacaktır; Türkiye ekonomisinin kesintisiz IMF yönetimine girdiği 1998-2007 döneminde milli gelirin yıllık büyüme hızı yüzde 3.5 civarındadır. Dış borçlardaki yıllık ortalama artış ise yüzde 11.4'tür. Görülüyor ki Türkiye yılda ortalama büyüme hızının üç katından daha fazla borçlanıyor. Daha anlaşılır bir ifade ile Türkiye bazı medya gruplarının ve hükumet yetkililerin övünerek anlattıkları ekonomik büyümenin aksine her geçen gün birazdaha dışa borçlanıp biraz daha dışa bağımlı hale geliyor

Arkadaşlar biz HAK ve HAKİKAT PARTİSİ olarak bir kurtuluş harekâtı başlattık. Bu gemi tasarlanarak kurulan bir gemi değil. Bu gemi Rahim Rahman’ ın (c.c.) inayeti ile kurulan ehl-i beyt gemisidir. Bu gemi kurtuluşu arayanların gemisidir. Bu gemi vuslat arayanların gemisidir. Bu gemi davayı dava edinenlerin gemisidir. Bu gemi hakkın gemisidir. Hakk’a inanan Hakkı üstün tutanların gemisidir. Bu gemi son gemidir. Kıyamet başınıza kopmadan, burası bir Afgan olmadan, Bağdat gibi yıkılmadan, Salamonlar başınıza hâkim olmadan, “Büyük İsrail” devleti kurulmadan, haçlılar sizi kuşatmadan devletinizi elinizden almadan, izzet ve namusunuzu koruyun. Kâfirlik her yana yayıldı küfür aşikâr oldu. Küfür bir millet iken İslam param parça oldu, Afganistan’a döndü. Arz ağlıyor , İslam kan ağlıyor, İslam devletleri birer birer işgal oluyor ve sıra sana geliyor. Bölücü terör örgütü fırtına estiriyor. Haber veriyor, işbirlikçileri onu destekliyor. Taşeron firma iş başında. Bu hükümette taşeron. Aklını başına al ey Türk ulusu !... Memleketin satılmasından hisse al Ekonomik veriler Türkiye’nin ve Dünya’nın iyiye gitmediğini gösteriyor. Ve örnek alınan ekonomik ve siyasi politika idolleri birer birer yıkılıyor. Tabular yıkılıyor. Batıl zayi oluyor çünkü hak doğuyor. Bizim HAK VE HAKİKAT PARTİSİ olarak bütün bu sıkıntılara çaremiz var. Akademik açıdan yapılması gereken işlerden önce ekonomiyi ve siyaseti idare edenlerin ahlaklı ve milli menfaati kendi menfaatinden önde gören insanlardan oluşması gerekir. Çünkü ne planlarsanız planlayın, planlanan fiiller, ahlaksız ve menfaati söz konusu olduğunda, milleti ve devletin bekasını hiç düşünmeyen insanların yönetiminde ise boşa çıkar. Toplumumuz kaybettiği ahlaki yapıya muhtaçtır. Bu yapı sağlandığında kimse haksız yere devletin milyon dolarlarını götüremez, belediyeler kayıtsız denetimsiz tamamen siyasi yatırımlar yapamaz, hükümetler günü kurtarıp siyasi rant sağlamak için milletinin ve devletinin öz malı olan toprakları peşkeş çekemez. Üretime dayalı bir ekonomik yapı oluşturulması için Türkiye’de yeterli işgücü ve istihdam olanağı vardır. Bunun önündeki tek engel dışa bağımlı bir siyasi yapıdır. Biz Hak ve Hakikat Partisi (HAK PARTİ) olarak ülkemizde yanan ve ençok bizleri yakan, en çok garip gurebayı yakan bu yangına bir son vermek amacındayız. Ülkesini ve milletini seven vatandaşlarımızla omuz omuza vererek bu sorunların üstesinden gelebileceğimizi biliyoruz. Biliyoruz ki Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Fakat ,sadece, hiçbir şahsi ve siyasi menfaati ülke çıkarırından önde tutmayacak bir samimiyetle , kararlılıkla ve sorunların üstüne gitmekle çözülebilir. Bu samimiyet ve kararlılık Hak ve Hakikat Partisinde mevcuttur. Ülkemizin her sıkıntısı yıllardır teşhis edilmekten bile kaçılmışken tedavi beklenemez hale gelmiştir. Ülkemiz için, milletimiz için , dertlerimizin tedavisi için yola çıktık. Geliyoruz!…Milletimizin devletimizin bekası için HAK VE HAKİKAT PARTİSİ.

Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”
Member
şeriat istekleri ve bir grup insancık(lütfen okuyun)...
HAK ve Hakikat Partisi (HHP), bir de siz gelin bakalım bi siz eksiktiniz zaten. Bunalar nedir ?nelerle uğraşıyoruz? başımızdakiler yetmiyormuş gibi. Ağzı olan konuşuyor derler ya işte bunlarda konuşuyor.
Adaletin kılıcına gelince, o kılıcın kimleri keseceği hiç belli olmaz.
Pirim sizin gibilerine fırsat vermesin...
Cihana gelmişim Mustafa diye
Atatürk büyüktür sıfat kim ile
Allahın yolunda dervişler ile
Mürşit kapısıdır Zöhre Ana size

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.