You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Administrator
Semah nedir?
Semah nedir?

HAŞA Kİ BİZİM SEMAHIMIZ
OYUNCAK DEĞİLDİR.
O BİR AŞK HALİDİR
SALINCAK DEĞİLDİR.
HER KİM Kİ SEMAHI
BİR OYUN SAYAR
ONUN NAMAZI
KILINIR DEĞİLDİR
HÜNKAR HACI BEKTAŞİ VELİ

Alevilerin temel ibadeti olan CEM ayinlerinin ayrılmaz bir parçası da semah dönmektir. Semah cemin belli bir aşamasında bağlama eşliğinde kadın ve erkek canların çalınan ezgiler eşliğinde birlikte yaptıkları dinsel törenlerdir. Semah dönülmeyi,cem ayininden ayırmak olası değildir. Semah dönmek,cem ayini içinde yapılan 12 hizmetten biridir.

Cem ayini sırasında törenin bazı bölümlerinde ve özellikle son bölümünde dedenin işareti ile kadın ve erkek canlar semaha kalkarlar. Semah dönen canlar duygunun,sevginin,aşkın doruk da olduğu bir duygulu an yaşarlar.

Semah dönenler adeta kendinden geçercesine büyük bir aşkla,şevkle,huşu içinde ayrı bir dünyaya yolculuk edercesine izleyen canları da büyüleyecek tarzda su gibi akıp giderler.

Alevilerin döndükleri Semahı onların ibadeti olan cem ayinlerinden ayrı düşünmek ve incelemek yanlıştır. Aleviliğin kutsal kitabı olan İmam Cafer Buyruğu ve halk arasında yaşayan mevcut inançta semah 12 hizmetten biri olarak yapılır. Yani Semah Alevilerin yaptıkları bir ibadetin parçasıdır.

Ülkemizde son üç beş yıldır Alevilik kendisini tanıtmaya başladığından beri,semah dönmek daha da bir güncellik kazanmıştır. Yüzyıllarca gizli saklı yapılan cem ayinlerinin bir parçası olan semah,yapılan çeşitli törenlerde,şenliklerde folklorik gösteriler içine konmuştur. Bu durum ilk başta Alevilerin hoşuna gitmiş. Kendi kültürlerinin tanınmasına hizmet eder düşüncesi ile seyirci kalınmıştır. Yapılan semahlar alevi olan ve olmayan kesimlerce tanınmış ve beğeni kazanmıştır.

Çünkü alevi ana babadan doğup da bugün cem görmemiş bir kuşak oluşmuştur. Bu kuşak bir anlamda semahları dışa açık alanlarda yapılan etkinliklerde izleyerek Aleviliği örmeye, öğrenmeye çalışıyordu.

Ama dışa açılmanın sınırı içkili toplantılarda semah dönmek olmaya başlayınca iş bir anlamda çığırından çıkabilirdi.

Bu nedenle semahlar,Alevilerin ibadeti olan cemin bir parçasıdır.’O’ nun yeri orasıdır. Semah ibadetin bir parçasıdır. Semah dönmek bir eğlence aracı olamaz. Semah içkili,eğlenceli toplantılara ise asla meze olamaz. Semah dönmek cem ayini dışında , olsa olsa çok ağır başlı bir biçimde özüne uygun bir tarzda;Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri, Abdal Musa Anma Törenleri gibi ağırbaşlı etkinlikler dışında yapılmamalıdır.

Bu kaygımı ifade ederek semahın kaynağı olan Hz. Muhammet’in Miraca gitmesi ve Kırklar Meclisi’ ne uğramasını tarihsel kaynaklarımıza dayanarak vermeye çalışalım. Çünkü Alevi inancında ;Cemin ve semahın kaynağı olan Kırklar Cemi dir. Bu kaynağı bilmeden Cem ve Semah anlaşılmaz.

Kırklar meydanına vardım
Gel beri ey canlar dediler
İzzet ile selam verdim
Gir işte meydan dediler

Sıdk ile tevhit edelim
Çekilip Hakka gidelim
Aşkın dolusunu içelim
Kalalım mestan dediler

Düşme dünya mihnetine
Talip ol Hak Hazretine
Ab-ı Kevser şerbetine
Keşkülünü ban dediler

Şah İsmail HATAYİ
Junior Member
Semah nedir?
donanma44 yazdı:Semah nedir?

HAŞA Kİ BİZİM SEMAHIMIZ
OYUNCAK DEĞİLDİR.
O BİR AŞK HALİDİR
SALINCAK DEĞİLDİR.
HER KİM Kİ SEMAHI
BİR OYUN SAYAR
ONUN NAMAZI
KILINIR DEĞİLDİR
HÜNKAR HACI BEKTAŞİ VELİ

Alevilerin temel ibadeti olan CEM ayinlerinin ayrılmaz bir parçası da semah dönmektir. Semah cemin belli bir aşamasında bağlama eşliğinde kadın ve erkek canların çalınan ezgiler eşliğinde birlikte yaptıkları dinsel törenlerdir. Semah dönülmeyi,cem ayininden ayırmak olası değildir. Semah dönmek,cem ayini içinde yapılan 12 hizmetten biridir.

Cem ayini sırasında törenin bazı bölümlerinde ve özellikle son bölümünde dedenin işareti ile kadın ve erkek canlar semaha kalkarlar. Semah dönen canlar duygunun,sevginin,aşkın doruk da olduğu bir duygulu an yaşarlar.

Semah dönenler adeta kendinden geçercesine büyük bir aşkla,şevkle,huşu içinde ayrı bir dünyaya yolculuk edercesine izleyen canları da büyüleyecek tarzda su gibi akıp giderler.

Alevilerin döndükleri Semahı onların ibadeti olan cem ayinlerinden ayrı düşünmek ve incelemek yanlıştır. Aleviliğin kutsal kitabı olan İmam Cafer Buyruğu ve halk arasında yaşayan mevcut inançta semah 12 hizmetten biri olarak yapılır. Yani Semah Alevilerin yaptıkları bir ibadetin parçasıdır.

Ülkemizde son üç beş yıldır Alevilik kendisini tanıtmaya başladığından beri,semah dönmek daha da bir güncellik kazanmıştır. Yüzyıllarca gizli saklı yapılan cem ayinlerinin bir parçası olan semah,yapılan çeşitli törenlerde,şenliklerde folklorik gösteriler içine konmuştur. Bu durum ilk başta Alevilerin hoşuna gitmiş. Kendi kültürlerinin tanınmasına hizmet eder düşüncesi ile seyirci kalınmıştır. Yapılan semahlar alevi olan ve olmayan kesimlerce tanınmış ve beğeni kazanmıştır.

Çünkü alevi ana babadan doğup da bugün cem görmemiş bir kuşak oluşmuştur. Bu kuşak bir anlamda semahları dışa açık alanlarda yapılan etkinliklerde izleyerek Aleviliği örmeye, öğrenmeye çalışıyordu.

Ama dışa açılmanın sınırı içkili toplantılarda semah dönmek olmaya başlayınca iş bir anlamda çığırından çıkabilirdi.

Bu nedenle semahlar,Alevilerin ibadeti olan cemin bir parçasıdır.’O’ nun yeri orasıdır. Semah ibadetin bir parçasıdır. Semah dönmek bir eğlence aracı olamaz. Semah içkili,eğlenceli toplantılara ise asla meze olamaz. Semah dönmek cem ayini dışında , olsa olsa çok ağır başlı bir biçimde özüne uygun bir tarzda;Hacı Bektaş Veli Anma Törenleri, Abdal Musa Anma Törenleri gibi ağırbaşlı etkinlikler dışında yapılmamalıdır.

Bu kaygımı ifade ederek semahın kaynağı olan Hz. Muhammet’in Miraca gitmesi ve Kırklar Meclisi’ ne uğramasını tarihsel kaynaklarımıza dayanarak vermeye çalışalım. Çünkü Alevi inancında ;Cemin ve semahın kaynağı olan Kırklar Cemi dir. Bu kaynağı bilmeden Cem ve Semah anlaşılmaz.

Kırklar meydanına vardım
Gel beri ey canlar dediler
İzzet ile selam verdim
Gir işte meydan dediler

Sıdk ile tevhit edelim
Çekilip Hakka gidelim
Aşkın dolusunu içelim
Kalalım mestan dediler

Düşme dünya mihnetine
Talip ol Hak Hazretine
Ab-ı Kevser şerbetine
Keşkülünü ban dediler

Şah İsmail HATAYİ


Gayet güzel anlatılmış. Semah'ın folklor olarak görüldüğü bir dönemde anlamlı bir paylaşım. Semahımıza folklor muamelesi yapanlar Hz.Üseyin'in can aşına da tatlı muamelesi yapması kabul edilebilir bir şey değil ne yazık ki !..

Sünnileri anlarım da aga en başta Alevi olduklarını iddia edenler bu yanlışı yapıyorlar.

-Açılış var haydi semah ekibi, yuhh olsun böyle yapanlara...

Ey yolunu yitirmiş Alevi kendine gel, bu yola peygamber soyu kanını döktü, yüzyıllardır hangi pir geldiyse yaşamadığı kötülük kalmadı. Sen hangi hakla, hangi cüretle boyunu aşan işlere kalkıyorsun.

Hünkarımızın mesajı gayet net bu tür insanların namazı dahi kılınmaz, böyle yolunu satanların cenazesine dahi gidilmez.

İsmini vermeyeceğim geçmiş zamanda bir Alevi sanatçı cem evi kurup , postuna oturmayı düşünüyordu !.. Alevi deyişleri okudun diye dede, ocakzade mi oldun ey zavallı !

Ne yazık ki Alevilik kendi içindeki hainler nedeniyle birlik sağlayamıyor. Herkes bir taraftan kendine çekiyor ve sonunda gümmmm. Ne oldu katliam, ne oldu gözyaşı...

Geçmişte Hz.Üseyine yapılan ihanetin bedelini çektiğimizi herkesin bilmesi lazım.

Çok etkilenmiştim okuduğumda...

Zöhre Ana'nın son türbe ziyareti bildiğiniz gibi Ankara "Beyler Pazarına" oldu. Bu imansız beylerin, bu kafirlerin Kara Göl yakınlarında cellatlar tarafından yakalanıp beyler pazarının içinde dar ağacında asıp , başını kestikleri Seyit Muharrem pirimizi hatırlıyorsunuz değil mi?

Bu yol yüzyıllardır içinde barındığı alçaklar yüzünden pirlerini kafirlerin önüne atmıştır. Seyit Muharremi ispiyonlayan oradaki Alevi köyün sakinleridir !..

Pir Sultan Abdal'ı dar ağacına götüren musahip kardeşi, hınzır değil midir?
Bunlar dergahın insanları değil midir?
Hem Pirin lokmasını yiyip hem de O'na bu eziyetleri yapanlar elbette cezalarını çektiler ama Yüce Pir Sultan Abdal O acıları yaşadı.
Tek suçu Ali'yim demesidir...
Yoksa tarihte hangi peygamber veya evliya toplumu haşa haşa yoldan çıkarmıştır veya kötü yola sevketmiştir söyler misiniz?

İmam Üseyin'i satan Küfe kafirleri siz de alçaksınız. Bakınız tarih unuttu ama Ehlibeyt unutmadı. Bugün bu sözleri bizim söylememizi sağlayan ve bunları bildiren Ehlibeyt'in son gülü, Zöhre Ana ile Allah'ın sesi duyuldu...

[BZöhre Ana'nın facebook grubunda paylaşılan bir paragrafı burada paylaşmak isterim bizim gibi boş kullara ders niteliğinde...

[COLOR=#141823]] ]" Eşine,aşına, gardaşına,kızına,oğluna Ehlibeyt'ten fazla değer veren bu yola layık olamaz..." [/B][COLOR=#141823]]

Zöhre Ana şahsında tüm Ehlibeyt Ulularına layık olmak dileğiyle...











İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.