Şırnak'ta şehit olan Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan'ın cenaze töreninde ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan'ın isyanı güne damgasını vururken, taziye evi de hem Osmaniye, hem de ailenin uzun yıllar önce ayrılıp geldiği Malatyalı hemşehrileri ve diğer kardeşlerin dostlarının akınına uğradı.
Namazı kıldırmadığı ve AKP’li yöneticilere ön safta yer açtığı iddiasıyla tepki gösterilen İl Müftüsü Ramazan Çortul da bir açıklama yaparak, "Bizler bu hizmetleri yürütürken her türlü siyasi vesayetin ve siyasi düşüncenin üstünde hareket ederiz" dedi.
Jandarma Yarbay Mehmet Alkan'ın kardeşi Şehit Yüzbaşı Ali Alkan'ın büyük boy Türk bayrağı çekilen Fatih Mahallesi 3026 sokaktaki evine taziyeye gelenlere, dün akşam şehit olmadan önce babası Hasan Alkan'dan istediği ancak yiyemediği Bayram Kömbesi (yöresel kurabiye) dağıtıldı. Bugün de başsağlığı için gelenler şehit Yüzbaşı Ali Alkan için dua etti.
8 kardeşten biri olan şehit yüzbaşının yakınları, dedelerinin Malatya'nın Doğanşehin İlçesi Sürgü beldesinden gelip uzun yıllar önce Osmaniye'ye yerleştiğini söyledi. Sosyal medyada aileye yönelik olarak inanmak istemedikleri birçok saldırı ifadesi bulunduğunu üzüntü ile gördüklerini belirten aynı kişiler, Alkan Ailesi'nin Sünni olduğunu, başka bazı yakıştırmalar yapılarak diğer mezheplere de büyük saygısızlık yapıldığını ifade etti.
YARBAY AĞABEY SUSKUN
Şehit yüzbaşının Türk bayrağına sarılı tabutunun başında "Buradaki vatan evladı daha 32 yaşında. Vatanına, sevdiklerine doyamadı. Bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Düne kadar çözüm diyenler ne oldu da sonradan savaş diyor" diye isyan eden ağabeylerinden Yarbay Mehmet Alkan, bugün gün boyu sakin bir şekilde telefon ve bizzat gelenlerin taziyelerini kabul etti. Yarbay Alkan'ın acı içinde olduğunu belirten yakınları, sosyal medyada yazılanları olabildiğince kendisine intikal ettirmediklerini, bunlardan suç unsuru olanların hukuki takibinin yapılacağını belirtti.
'DİNİ KURALLARA GÖRE HAREKET EDRİZ'
Öte yandan bazı yayın organlarında 'Cenaze namazı kılınmadı' şeklinde haberler çıktığını, cenaze namazında AKP’li yöneticilere ön safta yer açtığı iddia edilerek tepki gösterilen Osmaniye İl Müftüsü Ramazan Çortul bir açıklama yaptı. Ali Alkan'ın son şehit olması temennisinde bulunan Çortul, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın uyguladığı cenaze formatı olduğunu ve bu formata göre hareket ettiklerini söyledi.
Bu formatı şehidin töreninde de uyguladıklarını kaydeden Çortul, "Bizler bu hizmetleri yürütürken, şunun altını kesinlikle çizelim, her türlü siyasi vesayetin ve siyasi düşüncenin üstünde hareket ederiz. Dolayısıyla bağımsız hareket ederiz. Dini kurallar, kitap ve sünnetin kuralları neyse biz ona göre hareket ederiz" diye konuştu.
"GÖREVİMİZİ HAKKIYLA YAPTIĞIMIZA İNANIYORUM’
Cenaze namazını tarif ettiğini ve tekbirleri de tam olarak verip okuduğunu söyleyen Çortul, şöyle devam etti:
"Tarif ettiğim gibi okunması gereken duaları da okudum. Ama belki bir grup insanların çıkartmış oldukları gürültü ve tartışmadan dolayı duyamayanlar olmuş olabilir. Ses cihazlarını da jammerlar ses frekanslarını da düşürmüş olabilir. Ama en arkadaki arkadaşlarımız almış olduğumuz tekbirleri duymuş olduklarını ifade ettiler. Bizim kılınan cenaze namazı hususunda hiç bir endişemiz yok. Üzerimize düşen son görevimizi hakkıyla yaptığımıza inanıyorum, öyle oldu öyle ifade ediyorum. Şehidimizi tekrar rahmet diliyorum. Cenaze namazında bazı insanlar gürültüden patırtıdan bunun farkına varmamış olabilirler o da kendi takdirleridir."
Odatv.com
Şehit acısı yetmedi yapılan saldırılar da üzdü
Konu Sahibi / Yazar
Elif-K
Kategori / Forum
Güncel Olaylar
Yorumlar / Cevaplar
2
Okunma / Görüntüleme
2116
Şehit acısı yetmedi yapılan saldırılar da üzdü
Åehit acısı yetmedi yapılan saldırılar da üzdü
Milletimi hür ve bağımsız yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar vermiştir.
Zaman zaman, şurada burada, üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imasına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır.
Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lâzım olduğunu söylediğim kaynak  ki milettin vicdani imanıdır  mevcuttur.
Ordu ise arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur.
Malûm bir askeri hakikat, felsefi hakikattir ; ’Ordunun ruhu subaylardadır..!!!’.
O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler.
İşte subayların yüce vazifesi budur.
Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlâl edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.
Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılarda üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde, birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.
Şahsi ve hususi hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler.
Çünkü düşmanlarımız, herkesten evvel onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler.
Hayatında bir an bile subaylık yapmamış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü muamelelere katlanamaz .
Onun yaşamak için bir çaresi vardır : Şerefini korumak..!!!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır.
Dolayısıyla subay için ’YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ vardır.
Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz..!!!
Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız.
Milletimizi daima bağımsız görmekten bahtiyar olacağız..!!! ’
[COLOR=#ffffff]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [COLOR=#ffffff]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt )
Zaman zaman, şurada burada, üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imasına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır.
Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lâzım olduğunu söylediğim kaynak  ki milettin vicdani imanıdır  mevcuttur.
Ordu ise arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur.
Malûm bir askeri hakikat, felsefi hakikattir ; ’Ordunun ruhu subaylardadır..!!!’.
O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler.
İşte subayların yüce vazifesi budur.
Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlâl edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.
Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılarda üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde, birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.
Şahsi ve hususi hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler.
Çünkü düşmanlarımız, herkesten evvel onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler.
Hayatında bir an bile subaylık yapmamış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü muamelelere katlanamaz .
Onun yaşamak için bir çaresi vardır : Şerefini korumak..!!!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır.
Dolayısıyla subay için ’YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ vardır.
Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz..!!!
Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız.
Milletimizi daima bağımsız görmekten bahtiyar olacağız..!!! ’
[COLOR=#ffffff]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [COLOR=#ffffff]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt )
Nefsi ÂPirÂin gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o Ânefs öldürenÂin eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''
ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Åehit acısı yetmedi yapılan saldırılar da üzdü
Milletimi hür ve bağımsız yaşamak lüzumuna tam bir iman ile kani olmuş ve buna kati azim ile karar vermiştir.
Zaman zaman, şurada burada, üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imasına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır.
Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lâzım olduğunu söylediğim kaynak  ki milettin vicdani imanıdır  mevcuttur.
Ordu ise arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur.
Malûm bir askeri hakikat, felsefi hakikattir ; ’Ordunun ruhu subaylardadır..!!!’.
O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler.
İşte subayların yüce vazifesi budur.
Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlâl edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.
Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılarda üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde, birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.
Şahsi ve hususi hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler.
Çünkü düşmanlarımız, herkesten evvel onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler.
Hayatında bir an bile subaylık yapmamış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü muamelelere katlanamaz .
Onun yaşamak için bir çaresi vardır : Şerefini korumak..!!!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır.
Dolayısıyla subay için ’YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ vardır.
Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz..!!!
Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız.
Milletimizi daima bağımsız görmekten bahtiyar olacağız..!!! ’
M.KEMAL ATATÜRK
[COLOR=#ffffff][B]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [/B]
[COLOR=#ffffff][B]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [/B]
Zaman zaman, şurada burada, üzüntü verici karaktersizliklerin görülmüş olması hiçbir vakit milletimizin genel kanaatine, hakiki imasına sekte vurmamıştır ve vuramayacaktır.
Dolayısıyla kuvvetin, ordunun vücudu için lâzım olduğunu söylediğim kaynak  ki milettin vicdani imanıdır  mevcuttur.
Ordu ise arkadaşlar, ancak subaylar heyeti sayesinde vücut bulur.
Malûm bir askeri hakikat, felsefi hakikattir ; ’Ordunun ruhu subaylardadır..!!!’.
O halde subaylarımız, düşmanlarımız tarafından yıkılmak istenilen ordumuzu tamir edecek ve canlandıracak ve ordu ve milletimizin bağımsızlığını muhafaza edecektir.
Millet, bağımsızlığının muhafazasından ibaret olan hayati gayesinin teminini ordudan, ordunun ruhunu teşkil eden subaylardan bekler.
İşte subayların yüce vazifesi budur.
Allah göstermesin, milletin bağımsızlığı ihlâl edilirse bunun vebali subaylara ait olacaktır.
Subaylar, izah ettiğim yüce, mukaddes ve bütün açılarda üzerlerine düşen vazife itibariyle, bütün mevcudiyetleriyle ve bütün dikkat ve ferasetleriyle giriştiğimiz bağımsızlık mücadelesinde, birinci derecede faal ve fedakâr olmak mecburiyetindedirler.
Şahsi ve hususi hayatları itibariyle de subaylar, fedakârlar sınıflarının en önünde bulunmak mecburiyetindedirler.
Çünkü düşmanlarımız, herkesten evvel onları öldürürler. Onları aşağılar ve hor görürler.
Hayatında bir an bile subaylık yapmamış, subaylık izzetinefsini, şerefini duymuş, ölümü küçümsemiş bir insan, hayatta iken, düşmanın tasarladığı ve reva gördüğü muamelelere katlanamaz .
Onun yaşamak için bir çaresi vardır : Şerefini korumak..!!!
Halbuki düşmanlarımızın da kastettiği, o şerefi ayaklar altına almaktır.
Dolayısıyla subay için ’YA İSTİKLAL YA ÖLÜM’ vardır.
Fakat arkadaşlar ölmeyeceğiz..!!!
Bağımsızlığımızı muhafaza ederek yaşayacağız.
Milletimizi daima bağımsız görmekten bahtiyar olacağız..!!! ’
M.KEMAL ATATÜRK
[COLOR=#ffffff][B]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [/B]
[COLOR=#ffffff][B]( Atatürk’ün Bütün Eserleri, 9.cilt ) [/B]
Nefsi ÂPirÂin gölgesinden başka hiçbir şey öldüremez; o Ânefs öldürenÂin eteğini sımsıkı tut.
''HZ MEVLANA''
ÜSEYİN'in Aşkına Şahitsen, Bu Şahadet Kutlu Olsun... Sen ÜSEYİN'in Aşkı ile Her Dem Diri Kalanlardansın, Ve Sen
'' Aşkın Şehidi'sin!..''
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Ben HZ. ÜSEYİN'DEN NASIL YAŞAMAYI VE NASIL ÖLMEYİ ÖĞRENDİM
ÇELEBİ
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi