Bugün,168 yılını doldurmuş bulunan çalışma hayatında,yurdun dört bucağından gelen yüzbinlerce vatandaşımıza şefkat ve şifa kucağı olmuş bulunan Gureba hastanesi (ki artık Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi olmuştur) tarihimizin şifa kurumlarından en önemlilerindendir.
Hastanemiz; 1843 (hicri 1261) yılında Sultan Abdülmecit’in annesi Bezm-i Alem Valide Sultan tarafından kurulmuş ve 1845 yılında ilgili vakıfname ile ‘’Bezm-i Alem Gureba-i Müslimin Hastanesi’’ ismiyle Müslüman fakirlere tahsis edilerek vakfedilmiştir.Hastanenin açılış günü ile ilgili çelişkiler var ise de,Takvim-i Vakayi gazetesinin o tarihlerdeki nüshalarının teyit ettiği şekilde hastanemiz tam olarak 24 Mart 1843 Cuma günü açılmıştır.
Tarihimizde 1826 yıllarında Ülkede ve özellikle İstanbul!da şiddetli bir kolera salgını vuku bulmuştur.Bunun üzerine Osmanlı Hükümeti İstanbul’da bir Karantina İdaresi kurarak,şehre dışarıdan gelenlerin tedavisi ve koleralıların tespit edilerek tedaviye alınmalarını bizzat sağlamıştır.O dönemde İstanbul'da mevcut sıhhi müesseseler:
- Fatih Şifahanesi
- Süleymaniye Darüşşifası
- Haseki Bimarhanesi
- Nur-u Banu Bimarhanesi olmak üzere dört farklı kurum bulunmaktaydı.
Bize ulaşan rivayetlere göre,Valide Sultan bir gece gördüğü rüyayı ertesi günü yorumlatınca ,yorumcu kendisine ''öyle bir hayır işleyeceksin ki dünya durdukça ikiyüz erkek senden hayırla bahsedecek''demiştir.Bunun üzerine kurulacak olan hastanenin ikiyüz yataklı erkek hastanesi olmasına karar verilmiştir.
O güne kadar yapılmış sıhhi müesseselerin hepsi hastane manasına gelen ''Bimarhane'' olarak adlandırılmışlardır. Hastane ismi ilk defa Valide Sultan'ın kurmuş olduğu bu hastanede kullanılmıştır.Gureba ismiyle kurulan ilk kurum 1836 yılında Edirnekapı'da Mihrimah Sultan Camisinin avlusunda kurulmuştu.Hastaların hasırlar üzerinde yerde yatırıldığı bu kurum sekiz yıl açık kaldıktan sonra kapatılmıştır.Bu tecrübeyi yaşamış olan Valide Sultan yeni kuracağı hastanenin çok daha modern olmasını istemiştir.
Kurulan hastanenin ilk resmi ismi,''Yenibağçede kain Bezm-i Alem Gureba-i Müslimin Hastanesi'' olmuştur.Bu isim halk tarafından kullanılışına göre dğeiştirilmiş ve genellikle ''Gureba Hastanesi'' ismi kullanılır olmuştur.
Hastanenin şehirden oldukça uzak bir yerde kurulması düşünüldüğünden,Yenibağçe Çayırı üzerinde kurulmasına karar verilmiştir.İnşaata nezaret etmesi açısından da Darbhane-i Amire Nazırı Saadetlü Tahir Bey sorumlu kılınmış ve inşaatın bitimine kadar bilfiil burasıyla ilgilenmiştir.Hastanenin yapıldığı yerin çukurda bir yer seçilmesinin nedeni suyun yukarılara taşınmasındaki sıkıntılar olmuştur.Eski bir Roma kalıntısının üzerine yapılan hastanenin Kalorifer odasının önündeki kemer in mevcudiyeti bunu doğrular niteliktedir.(Resim 1)
O tarihte,Yenibağçe Çayırı olarak anılan mevkii,Baltacı odaları olarak adlandırılan konaklarla çevrilmiş bulunmaktaydı.Ön tarafında şun anki Çapa tarafı arka kısmındaysa Ebubekir Paşa Bostanı (Şu andaki Vatan Cad.) bulunmaktaydı.Hastanenin arazisi kısmen Sultan Mustafa Vakfından,kısmen de Geyvanzade,Zeynep Kadın,Helvacıbaşı İskender Ağa,Mustafa Ağa ve Beyazıt-i Veli Vakıflarından satın alınmıştır.Adı geçen vakıflara yıllık olarak belirli mukataa ödenmesi kararlaştırılmıştır..............
........1989 yılında Vakıf Gureba Hastanesi bünyesinde Bezm-i Alem Üniversitesi kurulmuş,ancak yine aynı yıl Cumhurbaşkanlığı Devlet denetleme Kurulunun raporuyla üniversitenin tüzel kişiliği ortadan kaldırılmıştır.2000 yılında hastane Bakanlar Kurulu kararı ile SSK Genel Müdürlüğüne 10 yıllığına tahsis edilmiş fakat bu kararla ilgili yürütmeyi durdurma davası açılmıştır. Hastanenin devriyle ilgili Danıştay 10. Daire'de açılan davada devrin iptaline karar verilmişti. Ancak Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu, Danıştay 10. Dairesi'nin kararını bozarak SSK'ya devri onaylamıştı. SSK hastanelerinin Sağlık Bakanlığı'na devriyle ilgili kanun 19 Ocak 2005'te Resmi Gazete'de yayımlanırken, 'mazbut vakıflara' ait sağlık birimlerinin Sağlık Bakanlığı'na devri kapsam dışında tutuldu. Kanundaki bu düzenlemenin ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü harekete geçerek Vakıf Gureba Hastanesi'ni yeniden devraldı. Yapılan anlaşmada SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'na bağlı olanlar ile yeşil kartlılar burada tedavi olabilecekti.
24 Nisan 2010 tarhli ve 27561 sayılı Resmi Gazete ile 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilat Kanununa eklenen Ek 124.maddesiyle ,Bezm-i Alem Valide Sultan Vakfı
Abdülhamit Sani vakfı
Silahtar Abdullah Ağa
mazbut vakıfları adına T.C.Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğünce Bezmialem Vakıf Üniversitesi kurulmuştur.
Anılan vakıflara ait tüm menkul ve gayrimenkullerin intifa hakkı Bezmialem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyeti'ne verilmiştir.Dolayısıyla Valide Sultan vakfına ait olan Vakıf Gureba Hastanesi tüm eklentileriyle birlikte 25 Ekim 2010 tarihinde Üniversiteye devrolarak ''Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'' ismini almıştır.
bugunku durumu.....
[COLOR=#8b0000]
İki yıl önce Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’ne devredilen Vakıf Gureba Hastanesi servislerinin tek tek özelleştirildiği ortaya çıktı.
Hastanenin laboratuarını Acıbadem Hastanesi işletirken, radyoloji ünitesinin işletme hakkını ise Medical Park aldı. Onkoloji ve nükleer tıp servisleri ise MNT firması tarafından işletiliyor.
Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 15 Nisan 2010’da Bakanlar Kurulu’ndan kuruluş onayı alan Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’ne kuruluşundan çok kısa bir süre sonra 25 Ekim 2010 tarihinde devredilmişti. Bu tarihten sonra Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi olarak çalışmaya başlayan hastanenin birçok servisinin tek tek özelleştirildiği ortaya çıktı.
Paralı tıp eğitimi ve sağlık hizmeti veren vakfın bütün haklarını aldığı hastaneyi şimdi de parça parça özelleştirildiği öğrenildi. Hastane içinde faaliyet gösteren laboratuar servisinin Acıbadem Hastanesi tarafından işletildiği belirtilirken Radyoloji ünitesinin işletim haklarının ise Medical Park'ta olduğu onkoloji ve nükleer tıp servislerinin ise MNT firmasını verildiği ortaya çıktı. “Vakfa ait olan bu hastanenin kuruluş amacı dışında kullanılması ve özel üniversiteye devredilmesi hukuka, Anayasa’ya aykırıdır”
Önce yenilendi, sonra devredildi şimdi parça parça özelleştiriliyor
Sağlık Bakanlığı'na değil de dönemin Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın denetimindeki Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne (VGM) bağlı olan hastane VGM kaynaklarıyla yenilenerek o haliyle özleştirilmişti. Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’ne devrini ve bu nedenle asistan hekimlerin başka illere gönderilmesini protesto etmek için hastane çalışanları ve onlara destek veren örgütler eylem yapmıştı. Yapılan eylemlerde Vakfa ait olan bu hastanenin kuruluş amacı dışında kullanılması ve özel üniversiteye devredilmesinin hukuka ve Anayasa’ya aykırı olduğu dile getirilmişti.
Sağlık emekçileri kararı protesto etmiş, Anayasa Mahkemesi ise yürütmeyi durdurmamıştı
İstanbul Tabip Odası ise bir rapor hazırlamış ve kararı durdurması için Anayasa Mahkemesi’ne çağrı yapmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi’ne işlemin iptali için açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verilmemişti.
![[Resim: 27.jpg]](https://www.zohreanaforum.com/images/imported/2012/05/27.jpg)
Tabip Odası hazırladığı raporda, Sosyal devlet ilkesinin bir parçası ve gereği olan ‘yoksul hastaların ücretsiz olarak tedavi ve bakımlarının yapılması’ amacının yerini ‘paralı eğitim ve paralı sağlık hizmeti sunacak bir üniversite’ kurmak haline geldiği, hastanenin kurulu olduğu arazi de vakfa ait bulunan diğer gayrimenkullerde İstanbul’un en stratejik bölgelerinden birinde, daha açık bir ifadeyle rant alanı içinde yer aldığını ve söz konusunu düzenlemenin toplumun sağlık hakkı ve hastane personelinin özlük haklarına vereceği zararların yanı sıra, değerli arazisi nedeniyle rant paylaşımlarına da konu olabilecek bir konumda olduğunu ifade etmişti.