You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Şahkulu Sultan Dergahı

Şahkulu Sultan Dergahı

Posting Freak
Şahkulu Sultan Dergahı
Eline ,Diline, Beline Sahip Ol.
Çalışmadan Geçinenler Bizden Değildir.
En Yüce Değer Emektir.
Asıl körlük Nankörlüktür.
ŞAHKULU SULTAN’IN
AYDINLATTIĞI 600 YILLIK
IŞIK YUVASI

Şahkulu Sultan Dergahı; Osmanlı Dönemi’nde
kurulu bulunan yaklaşık 20 Alevi-Bektaşi Dergahın’dan sadece biridir.Horasan erenlerinden kabul edilen Şahkulu Sultan Bizans’ın son dönemlerinde; yaklaşık 1370-1380 yıllarında İstanbul’a gelip dergahını kuran ve kapısını 72 millete, 18 bin aleme açıp, çevresini aydınlatan bilge bir yol eri’ dir.

Şahkulu Sultan ile birlikte aynı yılda dergahlarını
kurup halkı ; barış, kardeşlik ,insan severlik ve halkça bölüşüm düşüncesi ile eğiten diğer gönül erleri ise; Karacaahmet Sultan ,Gözcü Baba , Eren Baba , Sancaktar Baba , Kartal Baba gibi isimlerdir. Bu ‘yol erenleri’ kurdukları dergahlarda halkı aydınlığa yönelten çalışmaları ile ölümsüzleşmişlerdir. Bu ‘gönül erleri’,dünyamızdan göçüp gittikten sonra da kurdukları dergahlarda isimlerini verdikleri semt adları ile yaşamaktadırlar.

Eren Baba’dan Erenköy, Kartal Baba’dan Kartal, Gözcü Baba’dan Göztepe, Karacaahmet Sultan’dan Karacaahmet semti adını almıştır.
OSMANLI’DAN BU YANA
Şahkulu Sultan dergahı’nın tarihi; Osmanlı’nın ilk dönemlerine dek uzanır.Bizans’ın sanıldığı gibi sadece Osmanlı Orduları değil , esas olarak Anadolu’ya gelen Horosan Erenleri’nin Anadolu ve Rumeli yakasında açtıkları dergahlardan halka ulaşan ; barış , kardeşlik ve halkçı bölüşüm fikirleri halkın gönlünü fethetmiştir.
İşte İstanbul , Göztepe - Merdivenköy’deki Şahkulu Sultan’ın kurduğu dergahlarda bunlardan birisidir.
Şahkulu Sultan buraya gelmeden önce ; bir süre Hacı Bektaş Dergahı’nda kalmış.Oradaki hizmet döneminden sonra yaklaşık ,1390’lı yıllarda bir Ahi Dergahı olan Merdivenköy’deki dergaha görevli olarak gelmiştir. Şahkulu Sultan burada yaklaşık 15 yıl postnişinlik yapmıştır.
Bizanslılara karşı girişilen savaşta Şahkulu Sultan 1402 yılında şehit olur. Ve Derga’hın bahçesinde defnedilir. O günden biri Dergah O’nun adıyla anılır. Alevi Dergahları , bu dünya ve öte dünyaya ilişkin, felsefi,dini,tarihi,sosyal meselelerin tartışıldığı, dergaha gelen canların eğitildiği birer okuldur. Oralarda toplumcu bir hayat sürer.Olan olmayana hem bilgi, hem de emek dağarcığını ardına dek açar.
Şahkulu Sultan Dergahı, ilk kez Sultan Orhan zamanında Osmanlı Ordusu ile tanışır. İznik’e akın eden Osmanlı kuvvetleri ile Bizans İmparatoru Genç Andranikes kuvveleri arasındaki barış görüşmeleri önceleri av sarayı olan bu Külliye’de gerçekleşir.
Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u kuşatmasında; Anadolu ve Rumeli Hisarları’nın inşaası sırasında ve fethinde diğer Alevi Dergahları gibi Şahkulu Sultan Dergahı’nında maddi ve manevi yararları olmuştur.
O yıllarda Avrupa’yı Engizisyon mahkemeleri denen tutucu dini mahkemeler yakıp kavururken Şahkulu Dergahı, Hacı Bektaş Veli’nin açtığı aydınlık yolda her türlü dinsel gericiliğe karşı mücadele vererek Osmanlı İstanbul’unda halkı aydınlatan ’Işık Yuvaları’ olmuştur.
[Resim: sah5.jpg]
Şahkulu Dergah’ında gün olmuş 500’ü aşkın derviş ve dervişan(bacı) barınmış, eğitilmiş, hizmet verilmiş. ‘İnsan-ı Kamil’ olmanın merdivenleri yürünmeye çalışılmıştır.Bir zamanlar Anadolu ve Rumeli’de altı saatte bir yol boyu dergahlar bulunurmuş. Bu mekanlar yolcuların , güvenilir konaklama yerleriymiş.
Şahkulu Sultan Dergahı’nda bu tahrihsel geleneğin İstanbul Göztepe’deki tahrihsel mirasın bir parçasıdır. Bu dergah , Alevi – Bektaşi yoluna onlarca, yüzlerce isimsiz muhip yetişmiştir.
Bugün düşünce ve kültür hayatımızda adlarından
Olağanüstü övgü ile söz edilen; Edip HARABİ, Neyzen TEYFİK, Mehmet Ali Hilmi DEDEBABA gibi ‘batın’ Ve ‘zahir’ biliminde yetkin kişiler bu dergahta Yetişenlerden birkaçıdır.
[Resim: sah6.jpg]
Dergah ,II. Mahmut Döneminde ‘Yeniçeri Olayı’ Bahane edilerek yerle bir edilmiş ve içindeki Kütüphane ve arşiv İstanbul ve Anadolu’daki Diğer dergahlar gibi yakılmış yıkılmıştır.
Yönetimine getirilen Nakşibendi şeyhleri ise Dergahı geleneğinden uzaklaştırarak Sünnileştirmeye çalışmıştır.
Bu gidişe Dergahın son postnişlerinden olan Mehmet Ali Hilmi Dedebaba (1842-1907) dur Demiştir.Mehmet Ali Hilmi Dedebaba , bir vakıf kurarak Dergahı yeniden inşa etmiş ve muhipleri irşat etmeye çalışmıştır. Restore edilen dergah gelişmiş bir dizi ev, bahçe, işyeri açılmış.Arazi genişletilmiş sebze, meyve ve ipek böceği için dutluklar yetiştirilmiştir.
Kurtuluş Savaş’ında İstanbul’da Kuvva-i Milliye’cilerin baba ocağı olan dergah Mustafa Kemal ve arkadaşlarının önderliğindeki Ulusal Kurtuluşun yanında yer almıştır.
Laikliği ve Cumhuriyeti canla başla desteklemiştir.
[Resim: sah8.jpg]
[Resim: sah2.jpg]


[Resim: sah1.jpg]

[Resim: sah3.jpg]



[Resim: sah4.jpg]

[Resim: sah7.jpg]

Tuttum aynayı yüzüme
Ali göründü yüzüme
Kıldım nazarı özüme
Ali göründü gözüme
Adem ata Havva ile
Ol’Alem-el esma’ile
Çarb-ı felek sema ile
Ali göründü gözüme
İsa’yı Ruballah O’dur
Müminlere penah O’dur
İki alemde Şah O’dur
Ali göründü gözüme

MEHMET ALİ HİLMİ DEDEBABA
Horosan şehrinden huzur eyleyen
Hünkar Hacı Bektaş Veli pirimdir
Gelüp Rum diyarda pür nur eyleyen
Hünkar Hacı Bektaş Veli pirimdir
Güvercin donunda pervaz eyledi
Gelüp rum Erleri niyaz eyledi
Tevella remzine ağaaz eyledi
Hünkar Hacı Bektaş Veli pirimdir

MEHMET ALİ HİLMİ DEDEBABA

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.