You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...

Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...

Posting Freak
Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...
Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...

Hrant Dink’inöldürülmesinden 2 yıl, Uğur Mumcu’nunkinden de 16 yıl geçti. Devlet, yani hukuk ve yargı daha fazla bekletmemeli. Katil zanlıları ile ilgili yeni gelişmelerden de bahsediliyor ki sevindiricidir.
Yargının işlediği ile ilgili olarak da, birkaç gün önce Türk-İş’ten bir tepki, Ergenekon operasyonunda, “Sapla samanın karıştırıldığını” vurguluyordu. Bunlar, yargının üstünde toplanan kuşkulardır ki, kaygılandırır.
Ergenekon soruşturması, kaygılandırdığının ötesinde, korkutuyor.
Tanıkların söyledikleri var, Prof. Yalçın Küçük de onlardan biri...
*
Prof. Yalçın Küçük, zengin bir kültürü ve fikir haysiyeti olan bir aydındır. Dalga dalga genişleyen Ergenekon soruşturmasının ona da çarpmaması mümkün değildi: O da alındı içeri ve bir süre sonra ilginç gözlemlerle çıktı. Çıktığında, gazetelerde, özellikle SKY Türk Televizyonu’nda, Gürkan Hacır’ın sunduğu “Şimdiki Zaman” programında söyledikleri önemlidir.
Tahliye olmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Prof. Küçük, soruşturmanın polis kontrolünde yürüdüğünü belirterek, savcılık makamının etkin görev almadığı eleştirisinde bulundu.
Soruşturmanın geldiği noktanın hukuktan uzak bulunduğunu belirten Küçük, şöyle diyor:
“En acı olan nokta, benim tutuklanmam dahil, ortada etkin bir savcılık makamı göremiyorsunuz. Her şey Emniyet’te. Bana çok fazla Ergenekon’dan bahsetmediler. Çok acı bir şekilde, NazlıIlıcak’ın yazılarından benim Kemalist olmadığım iddiasını gösterdiler. O kadar telefonlarımızı dinlemişler, her şeyimizi dinlemişler. Hiçbir sıkılma yok. Sadece telefon konuşmaları soruldu. Şu an gelinen noktada, Ergenekon soruşturması Türk ordusunun kökünü kazımaya yönelik bir operasyona dönüştü.”
Prof. Küçük’ün SKY Türk Televizyonu’ndaki konuşmasındaki değerlendirmelerden biri olarak “Silivri, Cumhuriyet tarihinin, avukatsız olan İstiklal Mahkemeleri’ni bir yana bırakacak olursak, Yassıada davaları ve Barış davası ile birlikte tarihimizin en önemli davasıdır. Bir hukukçular davasıdır. İyi avukatlar çıktı. Bir de şu anda Yargıç Köksal Şengül, ne karar verir bilmiyoruz, çok başarıyla yönetiyor bu işi. Bir karar vermiş, avukatım Hasan Fehmi’nin dediğine göre. Fevkalade önemli bir karar. Efendim bu dosyaya göre böyle bir adam tutuklanamaz. Ben bu davanın dışında kalmam. Bu bir cumhuriyet davasıdır, beni atsalar bile sanıklıktan ayrılmam. Uçakla gelirken Tuncer Paşa’ya da söyledim. Paşam sizinle aynı tertipte olmak beni çok onurlandırdı, biz burda cumhuriyeti savunacağız. Herkes tahliye olmalıdır, Hurşit Tolon tahliye olmalıdır, Ümit Sayın tahliye olmalıdır. O depo boşaltılmalıdır. Ortada bir suç, delil yok ki!”
Bombalar ekiliyor...
“Şimdi sağa sola bomba ekiliyor. Kimin tarafından ekildiğini bilmiyoruz. Bu memlekette ne oluyor? Türk ordusu müdahale etmek için bomba atılmasına mı muhtaç? Onların, İbrahim Şahin’in yaptıklarını, hangi ilişkiyle, benimle ya da Tuncer Paşa’yla bağlayabiliyorsun? Böyle, bir torba dava nerden çıktı? Tuncay Güney, hiçbir şey değildir. O bizim insanımızın aklını almak demektir. Zaten AKP iktidarıyla bizim insanımızın aklı gitti.”
“Bu ülkede kaos var. Bir erkek bir kız beraber yürürken, bir adam geliyor, erkeği öldürüyor, kızın ırzına geçiyor; daha fazla bir devrim sebebi olamaz. 15. yüzyılda Türkiye! TSK’nin müdahale etmesi için sebebe ihtiyacı yok. Şükredelim ki ordu müdahale etmek istemiyor.”
Prof. Küçük’ün konuşmasında, gençlere bir seslenişi de var ki, hiç unutulmayacak.
Şöyle diyor: “Biz devrimciyiz. Biz gençliği düşünürüz. Liselileri, üniversitelileri. Uludağ’a gider gibi, Paris’e gider gibi hapse giden aydınlarımız var. Benim işim gençliktir. O gençliği tekrar, emekçi halka, emekçi cumhuriyete bağlı hale getireceğiz. Başkası boştur bize. Bunlar 30 yıldır bu gençliği sürü yaptılar. Her adımım benim için ne olursa olsun, o gençliğe, bu halka fedakârlığa değer olduğunu göstermek için. Benim gibi bir insan için hapiste olmakla, dışarda olmak arasında çok fazla bir fark yok.”
Gençler, bir kez daha okuyunuz bu satırları.
O satırlarda, siz de varsınız; sizle beraber, “daha insanca bir dünya” da. Katılın o dünyanın inşasına!

Server Tanilli
31 Ocak 2009 - Cumhuriyet
ATALAR ATASI GİDER
ANALAR ANASI DÖNER
ERMENİLER BİZİ KÖRLER
DÖK DERSİMİ ZÖHRE ANA


MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Junior Member
Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...
evet.bende 32.günde konusmalarını dinledim,bayagı etkileyiciydi.
Posting Freak
Profesör Yalçın Küçük'ün Dedikleri...
Keşke bütün aydın geçinen insanlar Yalçın Küçük kadar yürekli olabilseydi.Kendisi başka bir kanalda ilginç birşey anlattı seneler önce yine bir davadan yargılandığında davanın savcısını aşırı inatçı tutumundan kanser etmiş.Bunu kandisine söyleyen de davanın hakimiymiş ve bu olay şaka değil gerçekten oldu dedi.

Programın sunucusu size deli diyorlar dedi.Yalçın Küçük "Başkalarının sözüyle alim olacağıma kendi aklımla deli olmayı tercih ederim" bu benim onurumdur dedi.

Bu sözleri beni çok duygulandırdı ve yüreklendirdi. umutların yokolduğu bu son günlerde.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Mustafa Kemal Atatürk

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.