You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Pornocu Ahmet hidayete erdi!(taraf-fettoş ilişkisi)

Pornocu Ahmet hidayete erdi!(taraf-fettoş ilişkisi)

Administrator
Pornocu Ahmet hidayete erdi!(taraf-fettoş ilişkisi)
Pornocu Ahmet hidayete erdi!

Ahmet Altan, iktidar yalakalığından ne yapacağını iyice şaşırdı. Taraf ile Vakit arasında neredeyse hiç fark kalmadı. Umre haberi yapan Taraf, son olarak da bikinili mankenin pareosuyla oynayarak kadını resmen ihrama soktu.



Ramazan ayının gelmesiyle birlikte medya camiasında da bildik hareketlilik başladı. Kuponla Kur’an-ı Kerim Meali vermeler, Ramazan sayfaları ve iftar için mekan reklamları gırla gidiyor. Bu yılki Ramazan’da bazı farklılıklar da yok değil.

İktidar taraftarı Sabah (Erdal Şafak “yandaş”a kızdığı için artık böyle diyoruz) bu yılki Ramazan sayfasına Yeni Şafak’ın fetvacısı Hayrettin Karaman’ı konuk yazar olarak transfer etti.

Ancak en ilginç rekabet hiç kuşkusuz Hürriyet ile Taraf arasında yaşandı. Biliyorsunuz “amiral gemisi”nin kaptanı Ertuğrul, yanına tayfa olarak Mekke yollarını iyi bilen Ahmet Hakan Coşkun’u ve misafir olarak da Zaman’dan Ali Bulaç’ı alarak Umre’ye gitti. Ertuğrul’un Umresi küçük çapta bir bomba etkisi yaptı ve Ahmet Hakan’ın da yoğun çabasıyla günlerce tartışıldı. Şimdilerde Hürriyet’te “Peygamberin izinde” başlığıyla Umre izlenimleri yayımlanmakta. Ertuğrul’un köşesini takkeli resimleri süslemekte. Ertuğrul, geçtiğimiz hafta Cuma günü başlayacağını duyurduğu yazı dizisi ile izlenimlerini aktaracağını duyurdu ve okuru merakta bırakmak için bazı ipuçları vermeyi de ihmal etmedi:

“Mesela; bundan böyle alkol almaya devam edecek miyim? Artık oruç tutacak, namaz kılacak mıyım? Cuma namazlarına gidecek miyim? Hayatımda bir şeyler değişecek mi? Bu soruların da cevabını vereceğim. Ama dizinin en sonunda.”

Tam Ertuğrul gezinin ve uyandırdığı merakın keyfini süreceği sırada Taraf gazetesi Ertuğrul’a beklenmedik bir gol attı. Nasıl mı? Turgay Oğur, Umreye gitti ve izlenimlerini Taraf’a yazdı. Hem de “En hakiki Umre Taraf’ta” başlığıyla.

Turgay Oğur’u hatırlarsınız belki. ODTÜ mezunu ve Sabancı Üniversitesi’nin eski çalışanlarından biri. Rahatsız genç sivil insanları bir araya toplayıp abuk subuk eylemler yaptıran, kendilerine amblem olarak Amerikan Converse ayakkabılarını seçen Genç Siviller’in başı.

Hatırlarsanız bu zat, Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildiğinde Çankaya Köşkü’nde verilen resepsiyona da katılmış ve takım elbisenin altına Converse ayakkabı giymek gibi bir garipliğe de imza atmıştı.

Turgay Oğur’un Umre ziyareti, Kâbe ve Mekke üzerine ilginç gözlemleri var.

“Allah neden Mekke gibi bir şehre bu derece kutsallık atfetmiş?

Evet, Mekke’yi gördüğünüzde akla hemen bu soru geliyor. Dünya adına hiçbir güzelliği olmayan bir şehir. Ağacı bırakın bir tek ot yok.

Bu soruya birkaç cevap buldum.

İnsanlar Mekke’ye sadece Allah istediği için gider, ibadet ile niyetlerinin arasına hiçbir şelale, hiçbir tarihi eser, altın kaplama anıtlar, göz kamaştırıcı çiçek bahçeleri girmez.

Mekke güzel bir şehir olsaydı, tarih boyunca zengin Müslümanlar bu şehri parseller ve buraya yerleşirlerdi. Gelen gitmeyince de durmadan devam etmesi gereken insan döngüsü kilitlenirdi. Şimdi ise ibadetini eden dönüş yolunu gözlüyor.”

“Kâbe’yi gördüm ama büyülenmedim? Ben de bir eksiklik mi var?

Evet, Kâbe kendi başına büyülenecek bir bina, değil. Allah’ın evi (Beytullah) dünyada olabilecek en sade, en sıradan bir geometrik forma sahip, siyah örtüyle kaplı içi boş bir küp. Aslında Kabe soyut olanı kavramakta güçlük çeken insanlar için sadece bir nişan, işaret. Büyüleyici olan, Allah’a misafir olma hissidir.”

“Sonuç olarak...

Umre yaşamaya değer bir deneyimdir. Araplar pis değildir. Arapça ‘ayva, mafiş, yallah’tan oluşan bir dil değildir. Türkiye’den olmak, ayrıcalık görme nedenidir.”

Bir de bizim “rahatsız sivil”imiz arada bir rahatsızlığından bahsetme gereği duymadan geçememiş. Neymiş efendim, orada bile her yerde Türk bayrağı varmış. Bu durumu da şöyle anlatıyor:

“Ortalıkta neden bu kadar Türk bayrağı var?

Ertuğrul Özkök yüzünden. Mersin’deki bayrak yakma girişiminden sonra Hürriyet’in pompaladığı abartılı bayrak aşkı Mekke’ye kadar uzanmış. T-shirtten cep telefonuna bizim bayrak her yerde.”

Anlaşılan sadece Türkiye’de değil dünyanın herhangi bir yerinde bile Türk bayrağı bu adamlara batıyor. Yukarıdaki satırlar Türk düşmanlığının boyutlarını ele vermesi bakımından önemli.

Taraf gazetesinin bu tür bir yarışa girmesi bazı kesimleri şaşırttığı bir gerçek. Belki de bu şaşkınlığın nedeni Ahmet Altan’dır. Çünkü yılların Kürtçüsü Ahmet Altan’ın ateist olduğu biliniyordu. Hatta bunu zaman zaman köşesinde kamuoyu ile paylaşmıştı. Ahmet Altan’ın böyle bir ziyarete ve izlenimleri geniş yer ayırması gerçekten de ilginç. Ancak şaşırmamak gerekiyor. Sonuçta Taraf’a Fethullah’tan akan paranın bir karşılığı olmalı. Bugün Turgay Oğur, bir de bakmışsınız yarın Ahmet Altan kafada takke Mekke yollarına düzülür. Bu işler böyledir, kimi gün Kandil’e gidersiniz kimi gün de Kâbe’ye.

Bir de Ahmet Altan’ın bikinili manken sansürü var ki, akıllara zarar. Geçenlerde düzenlenen bir defile ile ilgili haber yapan Taraf’ta bikinili podyuma çıkan Tuğçe Kazaz, giydiği pareo uzatılmak suretiyle sansüre uğradı. Sansürle ilgili sorulan sorulara Ahmet Altan Ramazan nedeniyle böyle bir şey yapıldığını söylemiş. Ahmet Altan’ın açıklamasını görünce pes doğrusu dedik. Yılların porno romancısı Ahmet de hidayete erdi ya, artık ne desek boş.

Okan İşbecer

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.