Mürşidine, Pir’ine, yoluna bağlı ikrarlı bir Alevinin Hakka giden manevi yolda belirlenmiş kapılardan geçmesi gerektiğini söylemiştik. Benim değimimle bu kapıları manevi bir okulun dört sınıfına benzetmiştim. Bu sınıfların birincisine ‘’ Şeriat ‘’ ikincisine ‘’ Tarikat ‘’ üçüncüne ‘’ Marifet ‘’ ve son sınıf olan dördüncüsüne de ‘’ Hakikat Kapısı‘’ diyoruz. Sırrı Hakikat Kapısı da dediğimiz bu son kapıdan yani bu sınıftan eğitimini tamamlamış kişi artık İrfan Mektebini bitirmiş ve o mektepten mezun olmuş demektir. Bir alevinin hakikat kapısında uyması gereken on makamı yani öğrenmesi gerektiği on dersi şunlardır:
HAKİKAT KAPISININ ON MAKAMI
Turab olmak.
Bir kusur varsa önce kendisinde aramak.
Canlı, cansız tüm yaratılmışları sevmek ve onları korumak.
İnsan birliğine önem vermek, herkese eşit davranmak.
Allahın, kâinata ve insanlara bahşettiği güzelliklerin sırrına vakıf olmak.
Hiçbir zaman gerçeklerden ayrılmamak, gerçekleri gizlememek.
İnsanları daima doğruya ve güzele yöneltmek.
Allahın sırrına vakıf olmak, Manayı bilmek.
Özünü bilmek, Enel Hak, Eynim Hak gerçeğinin sırrına ermek.
Hakkın varlığı ve birliği içinde onunla bütünleşmek, Birlik âleminde yok olmak.
Sevgili Canlar, Sırrı Hakikat kapısı dediğimiz bu kapıda manevi hizmetini tamamlamış olan Alevinin geldiği son nokta onun ‘’ ölmeden önce ölmüş olması demektir. Hz Muhammed bir hadisinde buyuruyor ki: Bir kişinin hakka varabilmesi için ‘’Ölmeden evvel Ölmesi gerek ‘’
Biz Alevilerin tasavvuf anlayışında gerçek ölümü Pir Yolunda yürürken ve bu yolda manevi görevimizi yerine getirirken yaşamış olmalıyız. Bu ölüm bir manada nefsimizin ölümüdür.
Her türlü kötülükten kendisini arındırmış ve nefsini öldürmüş olan bir can Hakikat kapısında Hak ile Hak olmuş demektir. Ve o kimsenin bedenen ölmüş olması bizde ölüm sayılmaz. Bakın bu konuda Pir Sultan Abdal ne güzel söylemiş: Ölürse ten ölesi gerek. Can ölesi değil’’
Biz bu ölümün adına Hakka yürüdü, Hak ile Hak oldu, damla ile deniz buluştu, Ãşık Maşukuna kavuştu. Sır ile sır oldu. Devriyesini tamamladı. Devriyesi mübarek olsun. Vahdeti Mevcut idi, Vahdeti birlik oldu. İnsan-ı Kamil mertebesine ulaşıp yaratanla buluştu deriz. Bizim tasavvuf inancımızda Dört kapı kırk makamdan nasibini almamış birisini ölümüne biz ölü deriz. Çünkü bizim felsefemizde ‘’ Ölüm ölür Biz ölmeyiz. Yine bu hususta Hz Mevlana kendi ölümünü Kutlu Düğün ( Şebb-i Aruz ) olarak nitelendirmiştir. Yanı onun için ölüm günü Hak ile yaptığı düğün günüdür. Yaratana kavuşacağı günü kendisinin manevi düğünü olarak kabul eder.
Hz Muhammed bir hadisinde şöyle der: Nebiler ve Veliler Allah’ın insanlığa bir hediyesidir.
Sırrı Hakikat kapısında hak ile hak olmuş bir insan-ı kâmil’in bulunduğu makam ‘’Velilik ‘’ Makamıdır. Aynı Hallacı Mansur’un, Nesimi’nin Hacı Bektaş Veli’nin ulaşmış olduğu Velilik makamı gibidir.
Hz İmam Ali derki: Sen kendini küçücük bir zerre sanırsın. Ama Kâinatın sırrı sende gizlidir. Bu sırra vakıf olanlara ne mutlu.
Yine gerçek bir İnsan-ı Kamil’in ölümsüzlüğüne atıfta bulunan Kuranı Kerim Bakara suresinin 154. ayeti oldukça manidardır. Bu ayetin batini ( içsel ) manadaki Türkçe anlamı şöyle emredilmiştir. Allah yolunda ölenlere ‘’ölüler’’ demeyiniz. Bilakis onlar diridirler Ama bazılarınız bunu anlayamazlar. Bu ayette anlatılmak istenilen ve doğru anlaşılması gereken mana Allah yolunda savaşarak yani cihat ederek kan dökerek öldürmek veya ölmek manası çıkarmamak gerekir Gerçi bazı yobaz kafalar bu ayetin manasını cihat sayıp Allah yolunda savaşarak ölmek olarak algılar ama Biz Alevilerde kimseyi inancından dolayı bırakın öldürmeyi ayıplamayız bile. Çünkü Hacı Bektaş Veli’nin dediği gibi bizler ‘’ Yetmiş iki millete bir nazarda bakarız. Bizim Allah yolunda ölmemiz demek onun gösterdiği yürümemiz gereken PİR YOLU DUR. Biz bu yolu yürürken her türlü kirden, kötülükten arınmış olarak nefsimizin kötü alışkanlıklarını da öldürmüş, insanı kâmil mertebesine varmış olmayı ölmek olarak kabul ederiz. Bize göre de bu ayetin manasından bu gerçeği çıkarmak gerek.
Cümle Canların Hak Muhammed Ali yarı ve yardımcısı olsun. Eğer bu yolda yürümüş ve böylesi mukaddes bir ölümü tatmış ise. Vardıkları menzil Hakkın menzili durdukları darın hakkın darı yürüdükleri yolun da Pir’in Yolu oldukları dileklerimle.
kaynak:Ali Bektaş Dede
PİR YOLUNUN DÖRDÜNCÜ KAPISI ’’ Hakikat Kapısı ’’
Konu Sahibi / Yazar
donanma44
Kategori / Forum
Alevi Haber
Yorumlar / Cevaplar
0
Okunma / Görüntüleme
4247
PİR YOLUNUN DÖRDÜNCÜ KAPISI ’’ Hakikat Kapısı ’’
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi