You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş’ı çiğnediniz

Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş’ı çiğnediniz

Administrator
Pir Sultan Abdal ve Hacı BektaşÂ’ı çiğnediniz
Sevgili dedelerim, ortalığı öyle bir kokuttular, millet olarak o kadar kirletildik ki, sanki sağımız, solumuz, önümüz ardımız lağım kuyusu. Hükümetin, devletin, yargının, medyanın düştüğü duruma bakın! Ortaklıklarına, hırsızlık havuzlarına, kepazeliklere, ortaya saçılan konuşmalara bakın, medyaya, ülkemizin itibarına bakın’ Paramızı çalan bu namussuzlar anamıza sövüyorlar!

BU KİRLİLİĞE SİZ DE BULAŞTIRILDINIZ?

Ben sizi ’gül yüzlü, aksakallı, helal sütü emmiş’ dedelerim diye sever, ayakta karşılar, ellerinizden öperdim’ Keşke şunca kirlenmişlik içinde hiç değilse siz bari temiz kalsaydınız. Elinizi ve öğretinizi kirletmeseydiniz, din-inanç kisvesi altında teklif edilen rüşvete bulaşmasaydınız’ Sizi peşkeş çeken ’akil Alevinin’ tuzağına düşmeseydiniz’

[Resim: pir-sultan-abdal-ve-haci-bektas-i-cigned...76f627.jpg]

NE OLDU SİZE; HANGİ İBLİS YOLDAN ÇIKARDI?

Bu milletin en temiz vicdanını temsil ediyordunuz’ Alevinin, Sünni’nin, inançlı, inançsız 73 milletin, demokrasinin, laikliğin, cumhuriyet değerlerinin, Atatürk ilkelerinin en dirençli kaleleriydiniz’ Siz ki, ’haram yemez itlerimiz’ diyen öğretinin önderleri olarak sorumluluklarınız vardı, harama, rüşvete bulaşmamıştınız. Yezide biat etmeyen, Maviye’ye lanet okuyan, hiçbir dünya malına teslim olmayan İmam Hüseyn’in yol evlatlarıydınız.

’Bizi Hacca götüreceğinize, ibadethanemizi tanıyın; çocuklarımıza ve bize zulmetmeyin, çocuklarımızı ’din dersi’ adı altında kendinize benzetme çabasından vazgeçin’ deseydiniz ya; İmam Hüseyn’in yol evlatları olarak, ecdadınıza yakışanı yapsaydınız ya!

İmam Hüseyn’i, Şah Kalender’i, Pir Sultan Abdal’ı tanır mısınız; mücadelelerini bilir misiniz?

Meydanlarda; ’işte bunlar Alevi’ Beni mahkûm ettiler’ Bunların mezhepleri, meşrepleri böyle’ diyen, inancımızı aşağılayan, düşmanlık besleyen günümüz Yezidinin ’hac’ teklifini, rüşvetini kabul ettiniz; tuzağa düştünüz, ’gayrimeşru bir hükmet’ noktasına gelen Erdoğan Hükümetine, Ömer Çelik’e biat ettiniz!

Üzgünüm sevgili dedelerim ama ne kadar da ucuz ve hazırmışsınız? Yezid’in; ’ey Hüseyn! Biat edersen canını bağışlayacağım ve buradan gitmene izin vereceğim’ teklifini reddeden, biat etmeyen Gönüller Padişahı İmam Hüseyn’in huzuruna nasıl vardınız?

Sevgili dedelerim;

Öğretimiz insanı kutsar, merkeze insanı koyar değil mi? Muhabbet, nasihat ve nefeslerinizde; ’her ne arar isen kendinde ara/ Küdüste, Mekke de Hac da değildir’ der, şaşmaz ’gerçeği’ vaaz ederdiniz’ Parayı merkeze almak, rüşvete ’eyvallah’ demek, iblise biat etmek, haramı, AKP’yi, Diyanet’i meşrulaştırmak da neyin nesi? Nereden çıktı, kim, hangi iblis aracılık etti?

Şu malum şahıs mı; Fetullah’ın dedesi, cami-cemevi mucidi’

Nasıl yaparsınız bunu bize, ulular ulusu yolumuza’ Madımak yitiklerimize, daha dün katledilen 7 evladımıza, Ali İsmaillere nasıl kıyarsınız; evlatlarımızın, eren ve evliyalarımızın Pir Sultan’ın, Hace Bektaş’ın, Hamdullah Çelebi’nin mirasını nasıl çiğnersiniz?

Aah, sevgili dedelerim ah!

DEVLET PARASIYLA, YETİMİN HAKKIYLA İBADET HA’

Bir bilseydiniz neleri feda ettiğinizi, neleri yıktığınızı, direncimizi, mücadelemizi nasıl sattığınızı! Bizler; ’din ve devlet ayrı dursun Diyanet ve zorunlu din dersi kalksın’’ derken, ecdadımız bin yıldır, bizler otuz yıldır öle-kala, yana yakıla bunun mücadelesini verirken, siz kalkıp bir de Hac icat ediyorsunuz’

Kerbela ve Necef ziyaretiniz kabul olsun ama bu görevi kendi olanaklarınız ve paranızla yapmalı, öncelikle de Mürşitten, talipten rızalık almalıydınız’ Alevi, gönül haccı yapar, Kabesi, kıblesi insandır, gönüllerdir’ Ondan öte Hac sorumluluğumuz yoktur, Hac yoktur, şeytan taşlama yoktur’ Kaldı ki, şeytanla işbirliği yaparak şeytan taşlanmaz! Rızasız parayla ibadet edilmez! Aynileşmek, benzeşmek olmaz; biz farklıyız’

Hepimiz aynıysak, farkımız yoksa neden asıldık, yüzüldük, yakıldık?

RIZALIK YOLU

Yol ocaklara, ocaklar da Serçeşmeye bağlıdır.

Serçeşme, Mürşit, Pir, Rehber, Dede; ’silsile bu’ derdiniz’ Ve biz bu nefesinize ’eyvallah’ ederdik’ ’Rızasız lokma yiyenin derdine derman yoktur’ der; dedelik yapmak için ’Serçeşmenin iznini, talibin rızasını’ arardınız. Talibin rızasını almadan posta oturmazdınız. Önce talip sizi, sonra da siz talibi görürdünüz’ En temel unsur, rızalıktı’ Kıldan ince, kılıçtan keskin yol böyle sürülürdü’

Serçeşme Postnişini Veliyeddin Ulusoy’un 10.02.2014 tarihli nefesinden bir paragraf; ’Devletin parasıyla seyahat eden bu dedeler yıllık görgülerinde taliplerine soru sorma hakkına sahip olabilecekler mi? Burada Pirimizin sözü bize kılavuzluk eder: ’Arı Olmayan, Arıtamaz!’

Öğretinin iç disiplini böyle sağlanmış, bütün ölüm-zulüm ve baskılara rağmen bugüne taşınması, bu hiyerarşik kurumlaşmayla mümkün olabilmiştir. İşte şimdi bu hiyerarşik kurumlaşma, sistemin akıl almaz saldırısıyla karşı karşıyadır. Günümüzün Yavuzları, Yezitleri bu hiyerarşiyi kırıp, öğretiyi berhava ederken, yine bizden birilerini, zayıf halkaları satın alıyor, kullanıyorlar’ Tıpkı tarihte olduğu gibi’

Bu yüzden saldırının hedefi Serçeşmedir. Sistem, suyun gözünü tartışılır duruma getirmek istiyor. Tuzağın farkında olamayan dedelerimiz de, Ocakları yarıştırmaya, ’Er’i Er’den üstün tutmaya,’ bünyemize virüs bulaştırıp, hasta etmeye çalışıyorlar’

Lütfen sevgili dedelerim, ecdadınız hakkına; Yol, iz, iç disiplin kaybolur, başıbozuk hale gelirsek, yok uluruz!

Murtaza Demir

Odatv.com
Posting Freak
Pir Sultan Abdal ve Hacı BektaşÂ’ı çiğnediniz
1500 yıldır Aleviler hayatlarını nasıl sağlıyordu, kimden yardım alıyordu, ibadethanelerini nasıl inşa ediyorlardı?

Bu dedelerin Umre'ye gitmesi neden bu döneme denk geldi?

Sözüm ona dedeler ,size diyorum , Suriye'de Aleviler katledilirken ve 1500 yıl önce Kerbela'da kanlar aktığı için sizler, o kanların üzerine basarak , o topraklara gittiniz...

Ceddimiz sorar birgün..


Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.