You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Photoshop’ ve Balonlar!

Photoshop’ ve Balonlar!

Posting Freak
Photoshop’ ve Balonlar!
Cumhuriyet
26.06.2009

KAVŞAK

ÖZGEN ACAR

Photoshop’ ve Balonlar! (1)


16. yüzyılın Bolulu ozanı Köroğlu ne demişti? “Delikli tüfek icat olundu mertlik bozuldu!” Birkaç yıl önce “sahte rakılar” çıktı, keyifler bozuldu! Bilgisayarın kes, biç, yapıştır gibi “katakullileri” çıktı, görsellikteki gerçeklik, gerçeküstülüğe dönüştü. Türkçesi ile “sahte”, “gerçek” oldu!

40 yaşına merdiven dayadığı söylenen yazar Ayşe Arman’ın güzelliğini, seksiliğini gösteren “Hello dergisi”nin kapağı ile gözümüz gönlümüz açıldı! Dergi, kapışıldığı için edinemediğimden, gazetelerde çıkan resimle yetindim. Doğrusu “Helal olsun Ayşe Hanım’a!” dedim.

Ama iki gün sonra bir de ne göreyim? Rakip basında Ayşe Hanım’a “photoshop” uygulandığına ilişkin haberler görünce şaşırdım, Ayşe Hanım’ın güzel bacaklarında düş kırıklığı yaşadım. Meğer bilgisayarda 40’lık hatunu 20’lik fıstık gibi gösteren ya da Angelina Jolie’yi kucağında oturtan “Facebook” meraklısı Türk delikanlısının bilgisayarda “photoshop” tekniklerini kullanarak “katakulli” yaptığı gibi Ayşe Hanım’ın bacakları da inceltilerek uzatılmış!

Gerçekten Köroğlu haklı! 21. yüzyılda “Photoshop” denilen düzenbazlık çıktı, mertlik bozuldu. Bakalım daha ne numaralar göreceğiz?


]Kılıçdaroğlu Randevuevindeymiş![/color]

Almanya emniyetinde çevirmen olarak çalıştığını söyleyen Talip Doğan Karlıbel adlı bir kişi, bir TV programında “bomba” etkisi yapan bir belge açıklamıştı.

Alman polis belgesi niteliğindeki tutanağa göre “CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyesi Ali Kılıç, Deniz Feneri soruşturması için gittikleri Frankfurt’ta randevuevi gibi çalışan bir sauna çıkışında uyuşturucu kaçakçısı Nevzat Rıdvan ve Mustafa Güler adlı iki PKK’li ile bir araçta trafik polisi denetiminde” yakalanmışlardı! Ayrıca, Alman polisi bu kişilerin telefon konuşmalarını da dinlemişti! Ama ne “bomba belge” değil mi?

Birkaç gün sonra Essen Eyalet Başsavcılığı, “6100 UJS 27 9491/09 POL numaralı ve 27 Mayıs 2009 tarihli” ve Başsavcı Claud imzalı yazıyla söz konusu “belgenin sahte” olduğunu açıklamakla kalmadı, şu noktalara da dikkati çekti:

1. Frankfurt am Maln’de Braubacher diye bir cadde yok.

2. Sözü edilen karakol da yok.

3. 11 Eylül 2008 tarihli Essen Emniyet Genel Müdürlüğü başlıklı belge de sahte.

4. Hamburg’da ne böyle bir adres, ne de HH plakalı bir araç var.

5. Belgede adı geçen kişiler hakkında hiçbir soruşturma yok.

6. 9 Eylül tarihli telefon dinleme tutanağı da gerçek dışı.

Bir balon böyle söndü!

]Doğrucu Davut Akman![/color]


Adı, neredeyse Deniz Feneri yolsuzluğu ile özdeşleşen RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın bu olaydan dolayı Almanya’ya girmesi durumunda gözaltına alınacağı, bu nedenle girişinin 5 yıl süre ile yasaklandığı bilgileri Alman resmi kaynaklarına dayalı olarak Türk basınına yansıdı.

Akman, bu haberin “yalan” olduğunu, hakkında soruşturmayı yürüten Almanya’nın Main-Taunus Bölge Yabancılar Dairesi’nin bir belgesi ile açıkladı. Belgeyi mahkeme aracılığı ile tekzip için ilgili gazetelere de gönderdi!

“Doğrucu Davut”un belgesi hakkında Alman resmi makamından bilgi istendi. Dairenin sözcüsü Deike Vichman “soruşturma gizli olduğu için bir şey söyleyemeyeceğini, ancak Akman’ın yalanlama belgesi kendisine gönderilirse bir değerlendirme yapılabileceğini” bildirdi

Kendisine yalanlama belgesi iletildikten sonra Vichman, “Bize gönderilen belge kesinlikle özgün değildir. Konu ile ilgili olarak savcılık ayrıca sahtecilikten de soruşturma başlattı” dedi. Akman’ın balonu da tısladı!

]Milliyet ve Alman İstihbaratı![/color]


Vakit gazetesi de 9 Haziran’da yine Almanya çıkışlı bir başka “bomba” belge patlattı! 3 Nisan 2009 tarihli belgede şöyle deniliyordu:

“Aydın Doğan Yayın Grubu, Deniz Feneri e.V. sürecinde bizim lehimize haberler yayımlamış, böylece her zaman işbirliklerine güvenebileceğimizi kanıtlamıştır.”

Yalancının mumu 10 gün sonra Almanya Federal Anayasayı Koruma Örgütü (BfV) Başkanı Heinz Fromm’un şu açıklaması ile söndü: “Bu yazı kaba bir sahteciliktir.” Ayrıca Federal İçişleri Bakanlığı Sözcüsü de “belgenin sahteliğini” doğruladı!

]Alman Vakfından CHP’ye Avro![/color]


Yine Vakit gazetesinden, yine Almanya’dan bir başka “bomba belge”! Belgeye göre Alman “Friedrich Ebert Vakfı” 2005 yılında CHP’ye 85 bin Avro yardım yapmıştı.

Alman yetkililer belgeyi incelemeye aldılar. Sahte olduğunu saptadılar. Ankara’daki Büyükelçi Eckart Cuntz, belgenin “sahte” olduğunu Türk Dışişleri Bakanlığı’na “resmen” bildirdi. Ama bakanlık bu “gerçeği” Türk kamuoyuna açıklamadı. CHP’ye suçlamalar sürdü. “Yıllarca Avrupa’da CHP için çalıştığı” bir internet sitesinde açıklanan “araştırmacı yazar” Talip Doğan Karlıbel “Yargıtay Başsavcılığı’nı göreve çağırarak CHP’nin kapatılması gerekir” dedi! Her nedense bu ad bana hiç de yabancı gelmedi!

Bu gelişmeler üzerine Büyükelçi Cuntz, bir basın toplantısında gerçeği açıkladı. Dışişleri Bakanlığı’nda bazı kişiler hop oturdular hop kalktılar. Cuntz bakanlığa çağrılarak “teamül dışı açıklama yapmakla” suçlandı.

Ardından da Alman Dışişleri Bakanlığı adına Valter Hassman, 3.12.2005 tarihli “belgenin bakanlık yazışmaları uygulamaları açısından içerik ve biçimine uygun olmadığı” bunun sahtelik açısından bir “kanıt” olduğunu açıkladı. (Bu noktaya salı günü döneceğiz!) Hasmann, bununla da yetinmedi, belgeyi imzalayan Dr. Aleksander Kaminski adlı bir kişinin bakanlıkta çalışamadığını da sözlerine ekledi! Bir balon daha gaz kaçırdı!

[COLOR="red"]
Ayak Bacak Fabrikası!


Rahmetli Ankaralı meslektaşım, ama “tiyatro âşığı” Sermet Çağan’ın “Ayak Bacak Fabrikası” oyunu Türkiye genelinde pek çok yerde sahnelenmişti. Sermet, bu oyunun İstanbul’daki bir provasında kalp bunalımı geçirdiği sahnede ölmüştü.

Ürünün bol olduğu bir yıl derebeylerinin köylülerin dinsel duygularını kullanarak nasıl sömürdüklerini, dolaplar çevirerek onları kötürüm bıraktıktan sonra, onlara “ayak bacak fabrikası” kurma vaatlerini anlatan 1963 tarihli bu oyunla, 2009’daki oyunlar arasında hiç mi hiç fark yok. Yalnız 2009’da bu oyunlara “Sahte Belge Fabrikası” da eklendi.

İçinde insan bulunan balonları harekete geçiren iki temel araç vardır. Birincisi “safra” denilen kum torbaları… Kullanıcısı, bu safraları ata ata balonu yükseltir… Günümüzde iktidarın da pek çok tafra atan safrası var. Ama onlar da eninde sonunda balonun yükselmesi için boşluğa atılacaklardır.

İkincisi, balonun içindeki “helyum gazı”! Kullanıcı, balonunu indirmek için bu kez, helyum gazının musluğunu açar, bu kez gaz boşlukta kayboldukça balon da tıslayarak söner ve yere iner… Herkesin ayakları yere basar. Günümüzde de balonlar, üstelik “sahte” balonlar teker teker helyum gazlarını kaçırmaya başladılar.


Elmek: [email protected] Faks: 0312. 442 79 90

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.