hadi yaparsın[/i][/b]” demek ise bu yetersiz özgüveni daha fazla yaralamaktan başka bir işe yaramaz. Peki ne olmakta da bu çocuklar özgüven sorunu yaşamakta? Bu çocukların ebeveynleri nerede ve nasıl hata yaptılar ve yapmaya devam ediyorlar? Bu hatalar fark edilebilir ve hatta aşılabilir mi? Bu soruların tümünün yanıtı siz de…eğer kendinizin ve çocuğunuzun davranışlarını doğru okuyabiliyorsanız.
Çocukta özgüvenin ana bileşeni olan güven duygusunun temeli
yetersizlik ve suçluluk duyguları ile kendisi ve çevresi ile barışık ve uyumlu olmama hali ortaya çıkacaktır.Anne ve babaların
bebeklerinin yaptığı her şeyi nasıl heyecanla karşılayıp herkese anlattığı zamanları düşünelim. Ancak birkaç sene geçtikten sonra bu ilgi ve hevesi göstermek güçleşir ve hataların eleştirileri başlar.Yapılan araştırmalara göre
özellikle aşırı koruyucu annelerin (ebeveynlerin) çocuklarında özgüven yoksunluğu ve yetersizliğine daha sık rastlanmaktadır. Eğer bu anneler istemeden ve bilmeden çocuklarına kötülük ettiklerini bilseler bu tarzı sürdürürler miydi?Aşırı koruyucu ebeveynler çocuklarına bağımsız hareket etme olanağı sunmayan
çevreyi tehditkar olarak algılayan ve güveni düşük ebeveynlerdir. Kendilerinde özgüven sorunu olunca bu kaygı ve yetersizliğin çocuğa sirayet etmesinden daha doğal bir sonuç ta olmaz.Çocuğu bir şey yapmadan onun yerine yapan ve çocuklarına iyilik ettiklerini zanneden ebeveynlerin kaygı düzeyi de yüksektir. Bir çok endişe ile “ya dökerse
kötü arkadaştan koruyan konumda buluverirler kendilerini. Aslında ne kendileri ne çocuk nefes alamaz haldedir.Ebeveynler ya da destek yapıları çekildiğinde ise gerçek anlamda beceriksiz
ancak çocuk bu serbestlikle ne yapacağını bilemediğinden bocalar o zaman da şımarıyor diyerek yine dizginler geri çekilir. Bu iki uçta salınım iki tarafı da yıpratmaktan başka sonuç getirmez.Çocukta özgüven eksikliğinin temel sinyallerini şöyle sıralayabiliriz:
§Çocuk kendi başına hiç bir karar alamaz
her şeyi ebeveynlerine sorar ve onay ihtiyacı hisseder.§Hata yapmaktan çok korkar ve hata yapmamak için hiç bir şey yapmaz.
§İçe kapanık
yaşıtları ile iletişim kurmakta zorlanır. Arkadaşları daha çok kendisine benzer.§Özbakımı ile ilgili sorumlulukları yerine getiremez.
§Dönemsel ve olağan çocukluk korkuları dışında yoğun korkuları vardır.
§Bireysel kimliği ve otonomisi gelişmemiştir
kendisini savunamaz.§Bağımlı olmasına rağmen ve hatta bu nedenle ebeveynlerinden çekinip korkar.
§Davranışları tutuktur.
§Uyaranlara karşı orantısız ve abartılı tepkiler verebilir.
§Sıklıkla eleştiriye uğrar. ( bir çocuğa işe yaramaz ve kötü olduğunu söylemeye başlarsanız
çünkü o bu durumu biz yetişkinlerin düşünce yapısı ile kavrayamamak ta ve dışarıdan aldığı tepkilere dayanarak kendi özdeğer derecesini tayin etmeye çalışmaktadır.)Peki bu özgüven yoksunluğu yada yetersizliğinin üstesinden gelebilmek için neler denenebilir? Bir kaç küçük öneri sıralayalım:
§Öncelikle yaşama ve olaylara dair kendi bakış açınızı gözden geçirmeye çalışın.
§Çocuğunuza güvenmeyi öğrenin ve bunu sergileyin ki o da kendisine güvensin.
§Çocuğunuzun başarısını bir başka çocukla değil
kendi içindeki gelişim çizgisi ile kıyaslayın. (Dünü ve bugünü arasındaki fark onun başarısıdır.)§Başarısızlıkları için kişiliğine yönelik suçlayıcı ve aşağılayıcı ifadeler kullanmayın. Davranışı zorlama ile değiştirebilirsiniz ama kişiliğini değiştiremezsiniz. Yani yapılan iş ile kişiyi ayırın.
§Özbakım sorumluklarını mutlaka kazandırın bu süreç sancılı da olsa onunda karlı çıkan siz ve çocuğunuz olacaktır.
§Onun başarabileceğine inandığınız durumlar yaratın. Kolaylıkla yapabileceğini bildiğiniz bir işten başlatarak
çıtayı birer adım yükseltin ve bir aşamayı geçmeden diğerine zorlamayın.§Çocuğunuzu 'yinelenen başarısızlıklardan' koruyun bir aktiviteyi defalarca deneyip beceremeyen çocuğu
isteği yoksa bir tekrara daha zorlayarak yeni bir başarısızlık daha tattırmayın.§Güvenle ilgili olumsuz ifadeler kullanmayın
güveninizi fiziksel ve sözel olarak gösterin.§Kendi ideal ve standartlarınızı çocuğunuza dayatmayın. O sizin yapamadıklarınızı becermekle görevli değildir. Sizin beklentileriniz onun beklentileri değildir.
§Başardıkları için topluluk önünde övün.
§İletişiminizde empati kalitesini arttırmaya çalışın. 'Yapamayacak ne var' demek yerine
neden yapamayıp ne yaşadığını anlamaya çalışın.§Başa dönersek öncelikle kendi beklenti
alanın uzmanları vb.)Oktay Şılar
Klinik Psikolog
![[Resim: 114ld.jpg]](http://b1112.hizliresim.com/s/c/114ld.jpg)