Pelin Çift'in konukları; Prof. Dr. Osman Eğri ve Bektaşi Babası Dursun Gümüşoğlu
Bu programı sonuna kadar izledim ve yararlı bir program olarak değerlendirdim. Tabi ki bizim öğrendiğimiz bilgilerle zıtlık içerisinde olan konular vardı fakat Aleviliğin toplum tarafından yanlış bilinen konularında gayet net açıklamalar oldu.
Genel olarak Alevi inançlarından 4 kapı 40 Makam, İbadetlerimiz , Muharrem Yası, Kırklar Cemi, Alevilerde Namaz gibi konularda bilgiler verildi.
Benim merakla beklediğim Aleviler Namaz kılar mı sorusuna verilen cevap tı ki videoyu izleyince siz de şok olabilirsiniz !..
Yüce Mürşidimiz Zöhre Ana'nın 1982 yılından bu yana üstüne basa basa vurguladığı ancak Alevi toplumunun önderlerinin bir çoğu tarafından kabul edilmeyen, yoktur denilen Ehlibeyt Namazının bugün gelinen noktada Bektaşi Babası Dursun Gümüşoğlu tarafından " Bütün eski samimi Alevi büyükleri namaz haktır der. İnkar etmezler." demektedir.
Aleviler ve Alevi dernek veya vakıfları bu konuda iki yüzlü davranıyorlar. Şöyle ki hem Cenaze namazını kıldırıyorlar hem de normal gün içinde kılınan namaza Alevilerin namazı yoktur diyerek reddediyorlar !..
Ölülere namaz var ama dirilere yok
Namaz konusunda bazı Alevilerin "Bizim abdestimiz alınmış, namazımız kılınmış diyorlar"
Pir Sultan Abdal : " Alınmış abdestim aldırırlarsa , Kılınmış namazım kıldırırlarsa, Siz de Şah diyeni öldürürlerse, Ben de bu yayladan Şah'a giderim. " demektedir.
Yani ben Pir Sultan Abdal'ken bu ibadetlerimi yerine getiriyordum ancak Muaviye soyu bana ŞAH'ı zikretmemem, yolumdan dönmem, yol erkânımı terketmem için bu zulümleri yaptı ve zindanlara attı, hakaretler etti en sonunda Şah dediğim için "öldürüldüm" ve ŞAh'ıma kavuştum...
Hacı Bektaş Veli'nin dar-ı çeç üstünde kerametini göstererek Ehlibeyt namazını kılması da bilinir.
***
Bu dönemde yaşanan bir mesele şu ki sevgili Alevi canlarımız muharrem yasını tutuyor, "cem" yapıyor semah dönüyor ama ne için; büyüğünden öyle görüp öğrendiği için...
Peki, bu ibadetlerde Batıni nefesler, ummanlar ve üryan büryan bir semah var mı? Vallahi de yok billahi de yok !..
Olsa zaten türbe başlarında halay çekip, içki içmezler, davul çalmazlar. Aşure çorbasını gelişigüzel sokak ortalarında dağıtmazlar, siyasilere haşa haşa meze yapmazlar !
Allah geçmişteki dedelerden, ocak zadelerden binlerce kez razı olsun bu güzelim yolumuzu aşklarıyla, inançlarıyla bugünlere kadar getirmişler ancak bugün ki kravatlı, pilavcı dedelerden razı değiliz bilsinler !
Yaşayan Tek Ehlibeyt Evliyası Mürşit Zöhre Ana'nın bir cemine girseler batini manaya ne kadar kapalı olduklarını ve ibadetlerini sadece kültürel kimliğe bürünmüş olarak yaptıklarını göreceklerdir. Bu Alevi olduğunu söyleyenlerin bir çoğu "öz olarak Alevi değildir".
Hz.Üseyin'i kimler yalnız bıraktı?
Pir Sultan Abdal'ı kimler o dar ağacına götürüp yezid Hınzır'ın önüne attı?
Her ağacın kurdu kendi içinden çıkar.
Evliya yaşarken inanmamak bir kader değil bir intizar meselesidir. Alevilerin yüzyıllardır çektikleri çilelerin altında, yaşadıkları eziyetlerde kusura bakmasınlar Erlerine, Pirlerine, Evliyalarına sahip çıkmamaları vardır. Siz Ere, Pire sahip çıkmayıp, arkasında durmazsanız O yüce Şahlarda sizin arkanızda durmaz, onlar nasıl çile çektiyse sizlerde çekersiniz !..
Evliya'ya güman getiren, gurur yapan, ardından kuyu kazan, yüzüne baka baka yalan söyleyen, inanıyormuş gibi görünüp ikilik yapan her kim olursa olsun bilmelidir ki Ehlibeyt'in tokadını ve Fatıma Zöhre'nin topuzunu yemeye adaydır.
Bir sual soruyorlar her kafadan bir ses çıkıyor, niçin; bilinmeyen gerçeklere öz teşkil etmeye yönelik hurafelerle zihinler kirletildiği için.
Madem evliya, hadi beni çarpsın da görelim,
Madem evliya, beni iyileştirsin de inanayım,
Madem evliya, uçsun da bakalım gibi
Hz.Muhammet ve Hz.Ali'ye güman getirenlerin varlığı ortada iken bugün Zöhre Ana'ya da getirmelerine şaşırmıyoruz doğrusu.
![[Resim: imza3cp.gif]](http://img29.exs.cx/img29/203/imza3cp.gif)