You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'

'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'

Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
Alıntı:
Adı Yavuz Bahadıroğlu. Provokatif yayınlarıyla halkın büyük tepkisini çeken Vakit Gazetesi'nin yazarı aynı zamanda. Bugüne kadar tarihi çizgi romanları gerçeküstü bir üslupla hikaye eden kişi. Güya tarihçi bir yazar. Ama uyduruk bir tarihçi. Vicdanlı bütün tarihçiler, tarihi tüm belgeler, Yavuz Sultan Selim'in 40 bin Aleviyi katlettiğini söylüyor, ama Bahadır "olmadı" diyerek tarihi gerçekleri inkar ediyor. Bahadır Alevi-Sünni kardeşliğine büyük darbe vuran sadece bu katliamı değil, yüzlerce yıl yapılan zulümleri de görmezden geliyor.

Vicdansız ve inkarcı olduğu kadar cehaletini de gözler önüne seren uyduruk tarihçi Bahadıroğlu, Haber7'den Nursel Tozkoparan'ın sorularını cevaplandırırken tarihi gerçekleri bakın nasıl tersyüz etti.

KİMSE ALEVİ OLDUĞU İÇİN MAĞDUR EDİLMEDİ

- Osmanlı’da Alevilere bakış açısı nasıldı?

- Çok severek bir bakış değildi diyebilirim. Çünkü yer yer bir takım taşkınlıklar yapıldığında sert fetvalar verilmiştir. Hatta, tarihte bazı grupları Müslüman saymayan yaklaşımlar olmuştur. Fetvalar olmuştur. Bunları inkar etmek mümkün değil. Yadırganabilir, yargılanabilir ama bugün gelinen noktadan yargılanabilir. O gün farklı bir atmosferdir, farklı bir bakıştır. Buna rağmen isyan edilmediği müddetçe kimse Alevi olduğu için de mağdur edilmemiştir. Sezar’ın hakkı Sezar’a…

İSYANLAR EKONOMİKTİ, DİNİ SEBEPLERDEN DEĞİL

- Peki niye Aleviler isyan etmiştir, niye olaylar çıkmıştır? Dini baskıdan dolayı mı?

- Yok. Daha ziyade ekonomik nedenlerden dolayı ayaklanmışlar. Mezheplerinden dolayı Osmanlı onlara bir ayrıcalık, eziyet etmemiş? Öyle bir emare yok. Ama farklı nedenlerden dolayı bazı ayaklanmalar olmuş, farklı isyanlar yaşanmış. Onların topuna birden Celali İsyanı diyor. Çünkü ilk isyan eden adam Celal’dir. Tabiatıyla isyanı bastırmak üzere hareket etmiş.

- Peki Alevilerin ilk isyanı niye çıkmış?

- Ekonomik nedenlerden, dini sebeplerden dolayı değil. Fazla vergi alınmıştır ya da kendilerinden fazla vergi alındığını, Sünnilerden daha az vergi alındığını düşünmüşler.

- Öyle değil mi?

- Hayır değil. O konularda tamamen eşitlik ve adalet vardır.

- Yani Sünniler ve Aleviler aynı oranda vergi verdiler…

- Şimdi insanlara inançlarından dolayı eziyet edilse, daha öteki olan gruplara edilir, milletlere edilir. Rumlara, Ermenilere, Musevilere… Musevilerin en rahat ettikleri topraklar, bu topraklar. İspanya’dan kovulduktan sonra Avrupa bile onları almamış, işte Kürtlerin ıraktan kovulmalarında olduğu gibi.

Türkiye gene o tarihi misyonunu zaman zaman ifa ediyor. İstanbul hükümeti sinesini onlara açmış ve onları İstanbul’a getirtmiş. Donanma gönderilmiş, oradan gemilerle getirilmiş. Bir kısım Müslümanlarla birlikte Yahudiler de getirilmiş. Çünkü ikisi de orda zulme uğramışlar.

BEN SENİN DÜNYANA AHİRETİN YÜZÜNDEN KARIŞIYORUM

- Yavuz Sultan Selim in 40 bin Alevi’yi kesti iddialarına ne diyeceksiniz?

- Yavuz Sultan Selim, 40 bin Alevi’yi kesti iddiaları, havada iddialardır. Alevi oldukları için değil. Orada Şah İsmail’e yamandıkları için, Şah İsmail’le birlikte hareket ettikleri için, Osmanlı Devleti aleyhine çalıştıkları tespit edildiğinden dolayı, tespit edilenler yargılanarak... Yoksa Yavuz Sultan Selim emrettiği için kesilmedi. Böyle bir durum yok.

Biliyorsunuz İstanbul’un ilk kadısı Sarı Hızır Çelebi Rum mimarın elini kestirdi diye Fatih Sultan Mehmet’in elinin kesilmesine hükmetmiştir. Bu kadar kılı kırk yaran hukukçuları olan, alimleri olan Osmanlı Devletinde padişahların zulmetmesi mümkün değildir. Yavuz Sultan Selim zulmen bir kere bir ferman yayınlamıştır. Bu gayri müslimler serkeşlik ediyor, hırsızlık oluyor, ya Müslüman olsunlar ya da kesin diye. O zaman Şeyhülislam Zenbilli Ali Cemali, çamurlu ayaklarıyla bağıra bağıra haksızsın diye padişahın huzuruna çıkmıştır.

Padişah’ın Şeyhülislam’ı kabul etmeme lüksü yoktur. Şeyhülislam isterse padişahı kabul etmez. Çünkü Osmanlı ahlakı ve anlayışına göre geciken adalet, adalet değildir. Eğer bir yerde zulüm varsa hemen durdurulması gerekmektedir. O bakımdan devletin başı bu işi durdurabilir, durdurması için de Şeyhülislam’ın müdahalesi gerekiyorsa anında müdahale etmek zorundadır. Zembilli Ali Cemal Efendi, Yavuz Sultan Selimle görüşüyor ve ‘bu fermanı derhal geri çek.

Dinde cebir yoktur hükmüne dayandırarak kimseyi zorla Müslüman yapamazsınız’ diyor. Tabi öfkesi burnunda bir padişah, “Hoca, dünya işlerine çok karışmaya başladın” diyor. Orada bir patlama oluyor. Şeyh, “Karışsam ne lazım gelir. Ben senin dünyana ahiretin yüzünden karışıyorum” diyor. Binaenaleyh, şu adamı padişah istedi kesti, filanı astı şeyleri o bizim dönemimizde okul kitaplarında maalesef geçmişi kötülemek için yazılmış, fantezilerden başka bir şey değildir.

- Neden hep geçmişimizi kötüleriz, geçmişimizden utanırız?

- Cumhuriyetçiler şöyle düşünmüşler. Biz cumhuriyeti, 600 senelik bir uygulamanın üzerine farklı bir uygulama getiriyorsunuz. Millet ondan vazgeçmiş değil. Yani tepe nokta olarak siz vazgeçiyorsunuz. Çünkü saltanat devam ederse önder olamıyorsunuz. Değil mi? O zaman ne yapacaksınız? Kötüleyeceksiniz, milletin gözünden düşüreceksiniz.

- Siz göz dolduracaksınız……

- Evet, siz göze giresiniz diye. Buna mecbur olduklarını zannetmişler. Öyle düşünmüşler, sonra milletin köksüzleştiğini, kimliksizleştiğini fark ettiklerinde de maalesef çok geçti. Birkaç nesil kaybettik. Hala pek çok meselede o tortuların bedelini ödüyoruz. Kürt meselesi, Alevi meselesi de buna dahil.

DERSİM İSYANI ATATÜRK’ÜN İSTEDİĞİ ŞEKİLDE BASTIRILDI

- Alevilerle ilgili çok konuşulan konu da Dersim olayı. Dersim gerçeğini bir de siz anlatır mısınız?

- Dersim’den önce bir tespit yapayım izninle. Şu çelişkiye bakar mısınız? Dersim isyanı, Atatürk’ün emri ve direktifi ile Atatürk’ün istediği bir şekilde bastırıldı. Öngördüğü biçimde bastırıldı. Çünkü o dönemde Atatürk her şeydir.

Şimdi CHP sözcüsü, Dersim’de öldü o insanlar, analar ağladı vaz mı geçtiler? deyince Aleviler bu defa ayaklanıyor. Bir Alevi önderin etrafında kümelenen unsurların ayaklanmasıdır.

Bir Alevi önder vardır başta. Şimdi Alevi kardeşlerimiz hem Atatürk’ün politikalarını tasvip ediyorlar hem de temel olarak Atatürk’ü çok seviyorlar. Sevsinler bir diyeceğim yok. Kimsenin sevgisini kontrol edecek güç de yok yeryüzünde. Ama bir taraftan da o politikayı tasvip eden, tasdik ettiğini söyleyen bir siyasetçiyi dışlıyorlar, istifaya çağırıyorlar.

Atatürk’ün partisinde bu olmaz falan diye bağırıyorlar. Tam olacak parti o partidir.

İSYAN EDENE GÜL VEREMEZSİNİZ

- Bir anlamda CHP sözcüsü, Atatürk’ün politikalarını tasdik ediyor.

-Alevi kardeşlerimizin bu çelişkisini kendi mantığımla izah edemedim. Bu ne yaman bir çelişki. Herkesin kafası çok karışık. Ve Dersim isyanı, çeşitli meselelerden dolayı ortaya çıkmış; sadece bir meseleye bağlamak çok doğru olmayabilir. İşin özünde dini gerçekçeler de vardır.

Bir tarafı dine dayanır. Çünkü oradan da güç almak isterler. Mezhep farkından, din farkından güç almak isterler. Matbaaya karşı çıkan o katipler grubu, hattatlar grubu bile “Din elden gidiyor. Kafir icadı geliyor” falan diye söylevler geliştirmişler. İsyan çok sert bastırılmış, mazlum ve mağdurlar, çocuklar yanmış. Elbette devlet kendini korumak zorundadır. İsyan edene gül veremezsiniz.

Celali isyanları da bastırılmıştır. Ama mazlumlar ve mağdurları ayırmak gerekiyor. O bakımdan modern devlet anlayışı Kürtlerle, PKK’yı ayırın der. Hep bu söylev geliştirilir. Çünkü burada çok fazla mazlum insan da vardır. Devlete sadık gruplar, aşiretler de vardır. ‘Madem orada bir isyan var bunların kökünü kazıyalım” mantığı ile yaklaşamazsınız. O kadar çok insan göç ettirilmiştir ki, yerlerinden yurtlarından ettirilmiştir ki biz hep evrenin göçüyle falan kafalarımızı uğraştırıyoruz. Ama biz kendi kendimize yaptığımız cebri göçler vardır.

Burdur’a sürmüşüzdür, efendim Karadeniz’e sürmüşüzdür. Karadeniz’de belli Kürt bölgeleri, köyler var. Buradakileri oraya göndermişizdir. Bir asimilasyon politikası uygulanmış ve bugün olup bitenlerin temelinde de bu yanlış politikalar yatıyor diyebiliriz.

- O çelişkide çok haklısınız. Mesela yıllarca aleviler CHP’ye oy vermişlerdir?

- Evet. Analarını ağlatan CHP’ye.

- Bugün AK Parti Hükümeti’nin yaptığı şey bir Osmanlı ruhu. Kürt açılımı, Alevi açılımı yaparak özgürlükler alanını genişletmek istiyor diyebilir miyiz? Özeti bu mudur?

- Yok, bunu ben Tayyip Bey ile konuşmadım tabiatıyla ama…

- Gözlemlediğiniz nedir?

- Gözlemlediğim şey farkında olarak ya da olmayarak bir Osmanlı mantığını, Osmanlı ruhunu arama ceddi, gayreti gibi gözüküyor.

BAŞBAKANIN TARİH DANIŞMANININ DA OLMASI LAZIM

- Başbakan o zaman size göre doğru yolda …..

- Çok kısa bir şey söyleyeyim. Başbakanların her meslekten danışmanları var. Bir tarih danışmanları yok. Türkiye’de doğru tarihçiler vardır. Tarih, güne ışık tutan bir bilim dalıdır. Her ne kadar bize masallar manzumesi gibi takdim ediliyorsa da tarih güne hükmediyor.

Hala çok rahat görebiliyorum. Mesela bazı uygulamalar, bazı politikalar gördüğümde, “geçmişin şu olayını bilseydiler bunu böyle yapmazlardı” diyebiliyorum. Politikalar belirlenirken bunu Başbakan’a rapor olarak sunabilecek, geçmişin ışığını tutabilecek tarihçilerimiz vardır. Keşke başbakanımız bir danışman alsa bu konuda.

- O zaman bu röportajla seslenelim Sayın Başbakan’a. Bir tarihçi danışmanı yanında bulundursun..

- Mutlaka birkaç danışman bulundurması lazım. Edebiyat danışmanı bile var. Bir sürü ekonomi danışmanları, dış politika danışmanları var. Ama tarih danışmanının da olması lazım. Mutlaka çok yararlarını görürler.
Sadece başbakanın değil, hatta bakanların da olması lazım.

- Boşuna dememişler aslında tarih tekerrürden ibarettir diye

- Evet. O yüzden tekerrür ediyor. İbret alınsaydı tekerrür etmezdi diyor Akif.
midyathabur.com
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende Zöhrem’dir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.

Türkiye’ye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi Ana’dır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.


Bildiren: Pir Zöhre Ana
Member
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
önü yalan,arkasi yalan,sagi yalan,solu yalan.
yalanoglu yalan.yezitoglu yezit.
Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
Küllü Yalan,kuyruklu yalan.......
YESILDIR GÖKYÜZÜNDE GÖRDÜGÜN GÜNES
SICAKLIGI SENI,HAKIKATI BENI YAKAR...


"ZAMANA ZAMAN EVLIYASI"
Bir sıfatı Allah olan
Bir sıfatı Ali inan
Bir donu var Şahımerdan
Duyanlara Helal Olsun
Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
ne zaman doğru söledilerki, ne zaman suçluyuz dedilerki, ne zaman haklısınız dedilerki, adamlar gözle görülen gerçekliği aşikar olan zulmleri katliamları inkar edicek nerdeyse...inkarlık özlerinde kanlarında var bunların, öyle olmasaydı yüzyıllardır muhammed mustafanın vasiyetini emaneti olan ehlibeytini inkar etmezlerdi...
[SIZE="5"]Dört Kapıda da Ali'yi Gördüm. [SIZE="4"](Pirim Zöhre Ana)
Zöhre Ana Pirimiz, Yolundayız Hepimiz.
Bitmeyen yas
Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
Alıntı:işte Kürtlerin ıraktan kovulmalarında olduğu gibi .

Kürtlere sınırı açtık. Güzel. Bu çok insani bir davranış.
Hemen bir yıl sonra Ermeniler Azerbaycan'a saldırdılar.
Karabağ'lı bir milyon Azeri Türk'ü "kaçkın" oldu, yani göç etmek zorunda kaldılar.
Özal'a bu konu sorulduğunda "Onlar iran'a daha yakındırlar." diye cevap verdi.
O insanlara sahip çıkmadı.
Kürtlere gösterilen şevkat Azerilerden neden esirgendi?

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.
Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
Astığım astık ,kestiğim kestik,şeyhülislam'ların fermanlarıyla hareket edip cana kıyan Osmanlı da Alevi kıyımı keşke de olmasaydı.
Biz halktan geçtik, gelen Allah evliyaları bile kıyıma uğramadı mı.Bir Pir Sultan Abdal, padişah sözüyle dar ağacına yollanmadı mı, Hallacı mansur"Enel Hak-Ben Hak'kım"dediği için şehit edilmedi mi, Nesimi yüzülüp,Mansur asılmadı mı.Bunları yapan başka bir devletmiydi.
Osmanlı değilmiydi.
Kelimelerim sistem hatasından yanlış yerden ayrılıyor...

“Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.”
[Resim: imza3cp.gif]


Özü bitmiş, gümanı pak olmamış,şeytana tapmış, nefsi çıkarı için arayıpta birşey bulamamış, kuyruk acısı varsa,Derviş Muhammed'in de dediği gibi" bir kılını çektiyse" Zöhre Ana, onu değerlendirmek ister aklısüre.Ehlibeyt'in meyvası bitmez, dalı budağı kurumaz,sen ne kadar kezzap dökersen dök, O'nun Zemzem çeşmesi ALİ'dir

Derviş'in HAK kelamını can kulağıyla dinliyebliyorsan yeter,firdevs bağından bir gül alabiliyor musun,O'nun ibadetine,saldığı yola,yaşatmak istediği güzelliğe canı gönülden yürüyebiliyorsan en büyük mutluluk budur.
(Pir Zöhre Ana)
Posting Freak
'Osmanlı'da Alevi kıyımı yok'
Nalet olsun osmanlının soyuna sopuna yedi sülalesi geçmişi pislik insanlar insan bile diyemiyorum insan dedimmi lafı sözü belli kişilere denir.
Ne olduğu belirsiz kişiler:'(Asdılar kesdiler öldürdüler neoldu Naletten başka ne geçti ellerine ( hendek mekanları ) olsun osmanlıların ve osmanlı gibi düşünenin.:mad:
Bir ismim Bektaş bir ismim Ali
Bir ismim Mustafa Kemal'im teni
Bozatlı Hızırdır vallaha Piri
Bir ismim Muhammet Mekkede yeri.

ZÖHRE ANA

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.