Alıntı:alipircivan.com
İbadetin en önemli özelliklerinden biri de bilinçle ve içtenlikle yapılmasıdır. İçtenlikten uzak ve manevi hazdan mahrum bir şekilde yapılan ibadet gerçek bir ibadet değildir. İbadet ederken içtenliği ve manevi hazzı yaşamanın yolu da nasıl ibadet edilmesi gerektiğini bilmekten geçer. Kuşkusuz bu noktada, tutmakta olduğumuz oruçlarımızın gerçek bir oruç olabilmesi için, orucun nasıl tutulacağının idrakine varmamız gerekmektedir.
Oruç nasıl tutulmalıdır ?
Elbette ilk başta söylenmesi gereken şudur ki; oruç, oruç gibi tutulmalıdır. Orucu açlık, susuzluk ve bir takım başka gereksinimlerden uzak kalmak biçiminde değerlendirmek orucu anlamamak demektir. Hiç kuşku yok ki, oruç aslında kişinin tüm bedeni ve ruhuyla kendisini Tanrı’ya adamasıdır. Tanrı’ya adanan bir beden ve ruh kötülüklerin ve kötülerin karşısında iyilik ve esenliğin savaşçısıdır. Bu savaş, kötülüğün simgesi olan şeytana karşı yapılan bir savaştır. Mübarek ve mukaddes bir savaştır. Nitekim şeytana ve nefse karşı girişilen savaşı yüce peygamberimiz, “büyük cihat” olarak nitelemiştir.
Anlaşılacağı üzere oruç tutan kişi nefsiyle ve şeytanla cihat etmektedir. Bu cihat Allah rızası için yapılan bir ibadettir.
Oruç tüm bedenle tutulmalıdır. Tüm organlar oruca katılmalıdır.
Nasıl ki midemiz aç ve susuz kalarak oruç tutuyorsa, elimiz, dilimiz, gözlerimiz, kulaklarımız, kalbimiz de oruç tutmalıdır.
Ellerimiz oruç tutmalıdır ki, onlarla hiçbir canlıya zarar vermeyelim.
Dilimiz oruç tutmalıdır ki, onunla kimseyi incitmeyelim. Yalandan, dedikodudan uzak duralım.
Kulaklarımız oruç tutmalıdır ki, onlarla kötü ve çirkin şeyleri işitmeyelim.
Nefsimiz oruç tutmalıdır ki, hırs ve şehvetten uzak duralım.
Gözlerimiz oruç tutmalıdır ki, onlarla harama bakmayalım.
Kalbimiz oruç tutmalıdır ki, tüm varlığımızı Allah sevgisiyle dolduralım.
Kuşkusuz, varlığını Allah sevgisiyle dolduranlar büyük ozan Yunus Emre’nin işaret ettiği gibi; “ Yaratılanı sevecektir, yaratandan ötürü ! “
Bu, başta insanlar olmak üzere Tanrı’nın yarattığı tüm varlıkları Tanrıdan oldukları için sevmek demektir.
Ne mutlu yüreği Allah sevgisiyle dolu olanlara !
Ne mutlu orucu oruç gibi tutanlara !
Şah – ı Merdan Hazreti İmam Ali efendimiz ibadet eden insanları şu şekilde sınıflandırıyor:
“ Halkın bir bölümü sevap için Tanrı’ya kulluk eder. Bu tarz bir kulluk tüccarların kulluğudur. Bir bölümü de Allah’a korkarak ibadet eder. Bu kölenin ibadetidir. Halkın bir diğer bölümü ise Allah’a şükrederek kulluk eder. İşte özgür kişilerin ibadeti böyledir.”
Görüldüğü gibi bu sınıflandırmada ibadetin nasıl yapılması gerektiği konusunda çok dikkat çekici ve etkileyici bir yaklaşım sergileniyor.
Orucumuzu tüccarların, kölelerin orucu gibi değil, özgür kimselerin orucu gibi tutmalıyız. Yani Allah’ın rızasını kazanmak, ona şükrümüzü ifade etmek için aşkla, sevgiyle ve içtenlikle oruç tutmalıyız.
Yüce Allah ibadetlerimizi özgür kimselerin ibadetlerinden eylesin.
Gerçek mümin olup, orucu hakkıyla tutanlardan yüce Allah razı olsun !
Oruç tutan kimsenin dikkat etmesi gereken konulardan biri de oruç tutamayanlara yada tutmayanlara karşı göstereceği davranıştır. Unutulmamalıdır ki, oruç, ancak oruç tutmaya gücü yeten kimseler için farz ibadettir. Kuşkusuz yüce Allah hiç kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Allah kulları için zorluk istemez. Oruç tutamayanları incitecek söz ve davranışlardan kaçınmak oruçlu olmanın gereklerindendir.
Ayrıca daha önce de ifade ettiğimiz gibi oruç, Allah rızası için tutulur. Hiç kimse bir başkası için oruç tutuyor değildir. Yine hiç kimse Allah rızası için yapılması gereken bir ibadeti yapmadığından dolayı bir başkasını kınayamaz ve incitemez. Unutulmamalıdır ki, her can hesabını Allah’a verecektir. Allah adına hiç kimse bir başkasına hesap soramaz. Aksi halde bu, Allah’ın hududunu ihlal etmekten başka bir şey olmayacaktır.
Ne mutlu Allah rızası için oruç tutanlara !
Ne mutlu orucunu başkaları için zulme dönüştürmeyenlere !
Ne mutlu oruç tutarak kalbini Allah ve insan sevgisiyle dolduranlara !
Yüce Tanrı tüm ibadetlerimizi kabul eylesin…
İbadetlerimiz ulu dergahta hak defterine yazılsın…
Şah – ı merdan İmam Ali ve şehitler şahı Hazreti İmam Hüseyin’in şefaati üzerinize olsun !
Allah…Allah !Ne mutlu Allah rızası için oruç tutanlara !
Ne mutlu orucunu başkaları için zulme dönüştürmeyenlere !
Ne mutlu oruç tutarak kalbini Allah ve insan sevgisiyle dolduranlara !
Yüce Tanrı tüm ibadetlerimizi kabul eylesin…
İbadetlerimiz ulu dergahta hak defterine yazılsın…
Şah – ı merdan İmam Ali ve şehitler şahı Hazreti İmam Hüseyin’in şefaati üzerinize olsun !
Allah…Allah !
Oruc nasıl tutulur
Seke seke geldim ayağım yoktur
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana
Hak mehlemi sende ZöhremÂdir doktur
Kimi kafir olmuş karnısı boktur
Süzünü süzünü postunda otur.
TürkiyeÂye çıkarmışım bir gelin
Urufu Zöhre Ana onu pir bilin
Muhammet elçisi AnaÂdır deyin
Hak için dergaha niyaza inin.
Bildiren: Pir Zöhre Ana