You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Örtülü Değil Açık Faşizm!..

Örtülü Değil Açık Faşizm!..

Posting Freak
Örtülü Değil Açık Faşizm!..
Cumhuriyet
13.11.2009

TERÖR VE TOPLUM / MEHMET FARAÇ



Örtülü Değil Açık Faşizm!..


URFA / DİYARBAKIR - Süreç aslında generallerin ve bazı savcıların ses kasetlerinin YouTube’da yayımlanmasıyla başlamıştı da, kamuoyu, yaratılan fobi nedeniyle olayı yeterince anlayamamıştı! Belki de amatör bir hacker’ın sanal âlemde kozmik oyunlar oynadığı bile düşünülmüştü!.. Oysa bugün yaşananlar da çok net gösteriyor ki, devletin derinliklerine sızan cemaat kafası, Cumhuriyet güçlerini ezmek için sistemli bir saldırı yürütmektedir!..

Eski YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler Komutanı Tuğgeneral Münir Erten, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Öğretim Komutanı Tümamiral Kadir Sağdıç, Dağlıca Tabur Komutanı Onur Dirik ve Özel Yetkili Ankara Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci’ye ait ses kayıtlarının YouTube isimli internet sitesinde yayımlanmasını kimse pek önemsemedi!..

Ergenekon iddiasıyla toplum üzerinde yürütülen sindirme operasyonu nedeniyle kritik makamlardaki üst düzey asker-sivil görevliler arasında tedirginliğe neden olan dinleme olayının üzerine yeterince gidilemedi...

AKP iktidarı, konuyu soru önergeleriyle TBMM’ye taşıyan CHP milletvekillerine ise doyurucu bir yanıt veremedi!..

Ergenekon’dan yola çıkarak rejim yanlısı güçler üzerinde siber terör uygulayanlar, Cumhuriyet gazetesi santralını dinlemekten bile çekinmedi. Sanal saldırı en sonunda İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, hatta Yargıtay santralına kadar ulaşınca olayın vahameti anlaşıldı...

Dinleme skandalları, görevden alma tehditleri de gösteriyor ki, Atatürkçü güçler ve TSK’nin ardından, YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu ve Cumhurbaşkanı Gül hakkındaki takipsizlik kararını kaldıran Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Osman Kaçmaz üzerinden tüm yargıya gözdağı verilmektedir!..

“Islak imza” iddialarıyla orduyu, ses kayıtları ve telekulak üzerinden yargıyı hedef alan saldırılar, kimi çevrelerin tanımladığı gibi “örtülü faşizm”i çoktan aşmıştır!..

Pervasızlık; tek başına iktidar gücüyle devletin dengeleriyle oynayanlar açısından artık örtüye gerek duymuyor!.. Devlet sırrını YouTube’a düşürmekten çekinmeyen mekanizma, AKP zihniyetinden aldığı cesaretle laik Cumhuriyetin ve demokrasinin kilit taşları üzerinde tamtam çalıyor!..

Cumhuriyet, apaçık bir faşizm saldırısı altında inletiliyor!..


]Klasördeki Tuzak!..[/color]

Fethullahçı medyanın, Ergenekon tartışmalarının başladığı dönemde yürüttüğü psikolojik harbin merkezinde terör örgütlerini devlet güvenlik güçleriyle ilişkilendirme hastalığı vardı!..

Onlara göre DHKP-C’den Hizbullah’a, El Kaide’den PKK’ye kadar tüm örgütlerin ardında Ergenekon varmış!.. Anlaşılıyor ki, bu sinsi söylem, iğrenç bir tuzağı bünyesinde barındırmakta ısrar ediyor!

Üç gün önce medyaya yansıyan son iddia da, Ergenekon davası iddianamesinin 248’inci ek klasöründeki safsatalara dayandırılmıştı... Ergenekon operasyonlarına katılmış bir emniyet amiri, bir başkomiser ve iki polis memurunun hazırladığı “Ergenekon ve PKK / Kongra-Gel Terör Örgütü Arasındaki Bağlantı” başlıklı 273 sayfalık raporda, “Ergenekon ismiyle tanımlanan yapılanmanın içindeki kişilerin, PKK içinde inisiyatifi ele geçirmeye çalıştıkları, PKK’nin diğer terör örgütleriyle olduğu gibi Ergenekon ile de ilişki ve işbirliğine girdiği” öne sürülmüştü!..

Raporu yazanlar apaçık şöyle demek istiyor; “25 yıldır PKK terörüyle mücadele eden ve binlerce şehit veren TSK aslında teröristlerle işbirliği içindedir!..”

Bu yaklaşım, orduya yönelik telefon dinleme ve YouTube üzerinden sürdürülen kozmik saldırının bir parçası olmaktan başka hiçbir anlam taşımıyor!

Orduyu telekulak tezgâhı, Ergenekon kumpası ve ıslak imza düzeneğiyle vurmaya çalışacak kadar ileri giden zihniyet; askeri terör işbirlikçiliğiyle suçlamaktan çekinir mi?..

Yuh olsun deyimi bile bu senaryo için az kalıyor!..

]Cephe ve Siper!..[/color]

AKP kendi kafasından siyasal rant amaçlı bir “açılım” sevdasında çırpınıyor ya, kimse olayın asıl muhataplarının nasıl bir beklenti içinde olduğuna bakmıyor!..

Tartışmalı bir planın Ata’nın ölüm yıldönümünde Meclis’e getirilmesinden bir gün önce PKK’den AKP’ye “çözüm” uyarısı gelmişti! Bakınız, PKK’nin üst birimi (KCK) yani “Kürdistan Topluluklar Birliği”nin açıkladığı 7 maddelik “çözüm talebi”nde neler istenmişti:

“Yol Haritası kamuoyuna açıklanmalıdır. Askeri operasyonlar kesinlikle durdurulmalıdır. Kürt kimliği anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Kürtçe ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim-öğretim dili olmalıdır. Kürt halkının kendi kimliğiyle kendisini ifade etmesi önündeki engeller kaldırılmalıdır. Güneydoğu’dan Özel Harekâtçı güçleri çekilmeli, koruculuk lağvedilmelidir. Bölge halkı için güvenlik içinde yaşamını kurup geliştirme imkânları yaratılmalıdır.”

Açılım planı halktan gizlenirken, “Aksine, yeniden çatışmaya gireriz” diyen PKK işte bunları dayatıyor!.. Hatta örgüt, AKP’yi ısrarla “dar siyasi hesaplar peşinde koşmak”la suçluyor.

PKK’nin tutumunu daha iyi anlamak açısından örgüt içindeki yöneticilerin açıklamalarını göz önünde bulundurmak gerekiyor. Örneğin PKK’lilerin “Halk Savunma Merkezi Başkanı” diye adlandırdığı Duran Kalkan da “demokratik açılım söylemi adı altında PKK’ye karşı sinsi bir tasfiye planının yürütüldüğünü” söylüyor. Kalkan’a göre “PKK’nin gönderdiği barış gruplarıyla AKP’nin maskesi düşürülmüştür!..”

Oysa açıklamalardan da anlaşılıyor ki, PKK salt maske düşürmek peşinde değil!.. İşte tasfiye endişesi yaşayan PKK’nin, Duran Kalkan’ın ağzından yansıtılan planı:

“O zaman biz de temel direnme gücümüz olan ‘gerilla’yı büyütmeliyiz. Çünkü gerillasız demokratik siyasi çözüm asla gerçekleşemez. Başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm emekçi halkın örgütlenmesini şehirde, kasabada, köyde, her yerde büyütmek hayati önem taşıyor.”

Peki ya Öcalan?.. O ise geçen hafta avukatlarına şöyle demişti:

“Türkiye şunu iyi bilmelidir ki, bu alçakları kullanarak sonuç alamaz. Barzani, Talabani’yi de kullanarak PKK’ye silah bıraktırmaya çalışmasın. PKK’yi tasfiye edemezler.”

Öcalan, PKK’nin dayatmalarına güvenerek özgürlüğünü istiyor!.. PKK ise “Öcalan’a özgürlük” hedefi üzerinden şiddeti dayatıyor!.. Ülkede “açılım” adı altında kaos yaşatılırken, belli ki, İmralı-Kandil hattında yeni cepheler açılıyor, yeni siperler kazılıyor!..

"İlim Çin'de de olsa gidip alınız."- Hz. Ali.

"İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır."- Hacı Bektaşi Veli.

"Hayatta en hakiki mürşit ilimdir." -Atatürk.


Söz bir, söyleyen bir.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.