You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Orta Doğu ve Avrupa Birliği Arasında Türkiye

Orta Doğu ve Avrupa Birliği Arasında Türkiye

Senior Member
Orta Doğu ve Avrupa Birliği Arasında Türkiye
[COLOR=darkslategray]Türkiye’nin Orta Doğu ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki konumunu incelerken birden fazla boyut bulunduğunu görmekteyiz. Avrupa tarafından bakarak bir analiz yapmaya çalıştığımızda, Avrupalı elitlerin bir paradoksu ile karşılaşırız. AB’nin global bir güç olmasını isteyen AB eliti, aynı zamanda Türkiye’yi AB’ye alarak “tehlikeli” olarak nitelendirilen Suriye, İran, Irak gibi Orta Doğu ülkeleri ile komşu olmaktan çekinmektedir. Konunun bir başka boyutu ise, Türkiye’nin uluslararası arenada nasıl algılandığı ile ilgilidir. İronik olan durum, bazı Avrupalılar için Türkiye’nin bir Orta Doğu ülkesi iken, bazı Orta Doğu toplumlarının Türkiye’yi Orta Doğu-Arap-İslam dünyasından ziyade Batı Kulübü’nün bir parçası olarak görmesidir. Aslında Huntington’ın savunduğu gibi Türkiye iki medeniyete de tam olarak ait değildir. Açıkça görülmektedir ki, Türkiye ne tam olarak Orta Doğulu ne de Avrupalıdır, fakat her iki taraftan da birçok özelliği bünyesinde barındırmaktadır. Zaman zaman dezavantaja dönüşen bu durum aslında Türkiye’yi benzersiz, değerli ve zengin kılan bir özelliğidir. Bu yazıda, Türkiye’nin komşuları ile sürekli iyi yönde gelişen ilişkiler geliştirmesinin, Orta Doğu bölgesinde daha aktif bir dış politika izlemesinin, ve AB politikaları ile paralellik izleyen, problemlerin çözümünde diplomasiyi ön plana çıkaran yaklaşımının AB’nin dış politikasına bir çok açıdan katkı sağlayacağı savunulmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’nin AB ile ilişkilerinin ve üyelik sürecinin Orta Doğu devletleri tarafından nasıl algılandığı incelendikten sonra yazara göre, cevabı “çok yönlülük” olan Türkiye için en iyi dış politika tercihinin ne olduğu sorusu cevaplandırılmaya çalışılmaktadır.Orta Doğu’nun ÖnemiOrta Doğu’nun jeopolitik önemi büyük oranda petrolden kaynaklanmıştır. Batı ekonomisinin ihtiyaç duyduğu büyük enerji kaynaklarına sahip olmasından dolayı büyük güçlerin bölgedeki varlığı daima hayati önem taşımıştır. Petrol keşfedilmeden önce ise enerji kaynakları çıkarlarından belki de daha önemli olarak, Osmanlı İmparatorluğu’na karşı yürütülen savaşların yer aldığı bir bölge olmuştur. ABD için Orta Doğu; petrol, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin çevrelenmesi ve İsrail’in güvenliğinin sağlanması açısından önemli olmuştur. 11 Eylül sonrasında bölgenin önemi terörizm nedeni ile artmıştır. Anahtar kelimeler “petrol” yerine “terör” ve sonra “İslamcılık” olduğunda, bölge, Avrupa için de bir güvenlik meselesi haline gelmiştir. Balistik füze teknolojisinin geldiği noktada, menzilde ABD değil Avrupa bulunmaktadır. Diğer taraftan bazı politikacı ve analistler, AB’nin en büyük amaçlarından biri olan, ABD gibi global bir güç olabilmek için, Avrupa’nın Orta Doğu bölgesinde var olması gerektiğinin farkındadırlar.
“Ellerinde çıralarla gezen çıplak ayaklı körlere ihtiyacı var dünyanın”

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.