You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

’Orada devleti siz temsil ediyorsunuz’

’Orada devleti siz temsil ediyorsunuz’

Administrator
‘Orada devleti siz temsil ediyorsunuz’
[COLOR="#000000"]Star Ana Haber'in ünlü spikeri Nazlı Çelik, Suruç'ta güvenlik güçlerine taş atan HDP'li Aysel Tuğluk'a tepki göstererek "çözümün bir parçası olması gerekiyor ama bu görüntüler onu karmaşanın bir parçası olarak gösteriyor." demişti. Aysel Tuğluk, Twitter adresinden Nazlı Çelik'e yanıt verdi. Tuğluk yanıtında Çelik’in eleştirilerini dikkate alacağını belirterek ’Devlet şiddetine karşı herkesin kendini savunma hakkı vardır Nazlı Hanım’ dedi. Tuğluk’un sözlerine Çelik’ten yanıt gecikmedi. Çelik, bu kez hukukçu ve milletvekili Tuğluk’u okuduğunu ifade ederek ’Elbette orada, gerilimin hat safhada yaşandığı o tabloda sizin deyiminizle 'öfke patlaması yaşamak' bir anlık boşluk olabilir’ yanıtını verdi.

Nazlı Çelik Tuğluk için şu ifadeleri kullanmıştı:

"Aysel Tuğluk bir avukat yani bir hukukçu. Üstelik uzun süredir de milletvekili yani süredir kendisine oy verenleri Meclis'te temsil ediyor. Ama elinde taş güvenlik güçlerini hedef alıyor yani çözümün bir parçası olması gerekiyor ama bu görüntüler onu karmaşanın bir parçası olarak gösteriyor. Üstelik yasaları bir hukukçu olarak çok iyi biliyorken."

TUĞLUK'TAN CEVAP

Twitter'dan Çelik'e yanıt veren Tuğluk, kendisini "güzel ve başarılı" bulduğunu belirterek " Eleştirilerini hassasiyetle dikkate alacağım. Ben de kendisinden bağımsız, özgür ve tarafsız gazetecilik beklerim." dedi.

Aysel Tuğluk şunları yazdı:

"Star TV spikeri sayın Nazlı Çelik dün akşam haberlerinde siyasetçi/hukukçu kimliğime işaret ederek beni eleştirmiş. Karmaşanın değil, çözümün parçası olmamı istemiş. Kendisini hem güzel hem de başarılı bulurum. Eleştirilerini hassasiyetle dikkate alacağım. Ben de kendisinden bağımsız, özgür ve tarafsız gazetecilik beklerim. Bir haftadır her gün halka saldıran, gerçek mermi kullanan, gaz atan, adeta işkence ederek gözaltılar yapan; toprağını, ülkesini insanlarını IŞİD vahşetinden korumak isteyen Rojavalılar'ın dönüşüne izin vermeyen, sınırda sadece oturma eylemi yapmak isteyen biz vekilleri bile darp eden, hakaret eden; ama IŞİD denen cinayet çetesinin geçişlerine göz yuman, asker ve polisin şiddetine de bir çift söz söylesin, eleştiri yapsın.

Devlet şiddetine karşı herkesin kendini savunma hakkı vardır Nazlı Hanım. Hem unutmayın lütfen; "Yasaların bittiği yerde zulüm başlar." Bir haftadır Suruç/ Kobane sınırında olağanüstü hal ile yaşıyoruz. Çünkü o çok yücelttiğiniz devletiniz IŞİD’le işbirliği içinde. çeteleri silahandırarak Kürtlerin özgür kantonlarına saldırtıyor. Yazık ki, söz konusu Kürtler oldu mu, devlet o anti-demokratik yasalarını bile tanımıyor. Kürt'e apayrı bir "yasa-hukuk" işletiliyor. Biz çözümün, barışın, demokrasinin savunucusuyuz. Ama asla kurbanlık koyun değiliz, olmayacağız da. Ne olacaksa, en onurlu haliyle olacak.

Saldırılara karşı kendimizi korumaya, savunmaya ve bu ülkenin barışını demokratik/siyasal mücadele ile sağlamaya devam edeceğiz! Saygılarımla.

Bugün yine Suruç'ta, yine sınır hattındayız. Kalbimiz Rojava ve Kobane ile birlikte atacak."

’BENİM DEĞİL BİZİM DEVLETİMİZ’

Tuğluk’un açıklamasına katıldığını belirten Çelik, Twitter hesabında şu açıklamada bulundu:

’Sayın Aysel Tuğluk, öncelikle hakkımdaki nazik görüşleriniz için teşekkür ederim. Ama özellikle de burada paylaşmış olduğunuz görüşleriniz nedeniyle. Çünkü bu kez hukukçu ve milletvekili Aysel Tuğluk'u okudum. Vurgu yapmak istediğim de bu. Ayrıca bu sabah, Muharrem Sarıkaya'nın sizinle yaptığı görüşmeyi aktardığı köşesinde, ’Gençlik yıllarımdakine benzedi ama hoş olmadı, rahatsız oldum’ cümlenizi okuduğumda aslında 'aynı noktada' olduğumuzu gördüm. Elbette orada, gerilimin hat safhada yaşandığı o tabloda sizin deyiminizle 'öfke patlaması yaşamak' bir anlık boşluk olabilir. Ancak hukukçu ve milletvekili kimliğiniz, oradaki herkes tarafından attığınız her adımın, yaptığınız her şeyin örnek tavır olarak görülmesinin başlıca nedeni. Yani size tamamen katılıyorum keşke olmasaydı. Sınırın diğer tarafındaki insanlık dışı savaş koşullarının yanında, sınırın bu tarafında günlerdir süren gerilimi ’o çok yücelttiğiniz devletiniz’ diye başladığınız cümlelerle tarif etmişsiniz. ’Çözümün bir parçası olmak yerine, karmaşanın bir parçası olmakla’ kast ettiğim de bu. Çünkü ’benim devletim’ değil ’bizim devletimiz’ en küçük ortak bölenimiz olmalı. Çünkü o devleti oluşturan bizleriz. Hatta 'milletvekili' kimliğinizle benden de önce ’siz’siniz. Yani siz 'orada' hem size oy verenleri, hem de 'devleti' temsil ediyorsunuz. Kendi adıma tek dileğim, Işid gibi bir terör örgütünün kapımıza dayattığı bu ’savaş illeti’ karşısında, hiç kimsenin kanı dökülmeden 'birlikte' bu zor günlerden çıkabilmemiz.. Saygılarımla’


odatv.com/n.php?n=aysel-tugluktan-nazli-celike-cevap-2409141200
ALİ ÇOKTUR ŞAH-I MERDAN BULUNMAZ.

Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan...

MUSTAFA ŞEREF,
      KEMAL GURUR,
              ATATÜRK ONURDUR...

          Memleketim Yozgat Yemen'dir ilim
                    Horasan köyünden geliyor pirim
                  Kırklar binasında var oldu yerim
                  Sıfatı Zöhre Ana Ali'dir dilim.
                                                      Pir Zöhre Ana

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Pir Zöhre Ana Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.