Cumhuriyet
14.05.2009
Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, krize karşı 14-16 Mayıs tarihlerinde dört ülkede eylem yapacak
Önce halk düşünülsün
© Avurpalı sendikalar, Brüksel, Berlin, Prag ve bir İspanya kentinde Avrupa eylem günleri düzenliyor. Amaç yeni bir toplumsal anlaşma sağlanamak.
Küresel krizi yaratmadıkları halde en çok etkilenen kesimler, artık bu duruma dur demek ve yeni kazanımlar elde etmek için yola çıkıyor. Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) krize karşı mücadele için bir kampanya başlatıyor.
Avrupalılar kendilerini, dizginsiz spekülasyonun neden olduğu krizin faturasını öder halde bulurken toplumsal protesto hareketleri Avrupa’nın birçok kentinde düzenleniyor. Daha önce Fransa’da, İzlanda’da ve Litvanya’da yapılan eylemleri şimdi, Bürksel, Berlin, Prag ve İspanya’dakiler izliyor. Bu geniş çaplı kampanya, hükümetlerin krize karşı sadece olay bazında önlemler almasından ziyade, krize karşı Avrupa ölçeğinde cevap verebilme sorumluluğunu almasını sağlamayı amaçlıyor.
Çalışanlar, kendi hataları olmaksızın, iş dünyasının özellikle de bankaların pervasız ve doyumsuz aşırılıkları yüzünden yüksek bedeller ödüyorlar; işsizlik tırmanıyor, güvencesiz iş ve yoksulluk yaygınlaşıyor, satın alma gücü düşüyor ve kamu borçları artıyor. Sonuç olarak, artık halka bakılması gerektiğine dikkat çekmek isteyen ETUC, “yeni bir toplumsal sözleşme için” atağa kalktığını açıklayarak tüm sendikaların ‘eyleme katılın’ çağrısı yapıyor.
Konfederasyon, söz konusu eylemler dizisi ile daha fazla ve iyi iş sağlamak, istihdamı korumak, yeni ve sürdürülebilir teknoloji yatırımları yapmak ve yaşamsal kamu hizmetlerinin devamlılığını sağlamayı sağlamayı amaçlıyor.
Konfederasyonun açıklamalarında eylem günlerinin neden yapıldığı şöyle özetleniyor:
* Daha iyi maaşlar ve emeklilik ücretleri, daha güçlü refah devleti, satın alma gücünü korumak için daha yüksek yan ödemeler ve ekonomiyi canlandırmak için gerekli olan etkin katılım hakları.
* Finans piyasalarının etkin bir şekilde düzenlenmesi, adil refah dağıtımı ve kumarhane kapitalizmine ve finans piyasalarındaki 20 yılın “adi iş” düzenine dönülmemesi.
* Büyümeye ve tam istihdama katkı yapan bir Avrupa Merkez Bankası, sadece para istikrarını gözeten değil.
Önce halk düşünülsün
Önce halk düşünülsün
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi